Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Haziran '14

 
Kategori
Hukuk
Okunma Sayısı
893
 

Cezanın amacı adaleti sağlamaktır; topluma ibret olsun ya da caydırıcı olsun diye ceza verilemez

Cezanın amacı adaleti sağlamaktır; topluma ibret olsun ya da caydırıcı olsun diye ceza verilemez
 

Eski zamanlarda herkes görsün ibret alsın diye suçlular halkın gözleri önünde asılır ya da kellesi kesilir hatta ölüsü sokak sokak gezdirilirdi. Bunda amaç insanlar görsün ibret alsın suç işlediği zaman başına ne geleceğini bilsin korkup vazgeçsin diyeydi.

Peki, aynı şeyler şimdi niye yapılmıyor? Gerçek adalette suç kişiseldir, toplumsal yansıması olamaz. Artı sen bana sadece cezamı verebilirsin, cezamı başka amaçlarla kullanamazsın. Şeyh Bedrettin idam edildikten sonra ölüsü Serez sokaklarında dolaştırıldı. Ama bakıyoruz yakın zamanlarda  infazlar bir kaç kişinin şahitliğinde geceleyin gizlice yapıldı. Örneğin Menderes'in, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının,12 Eylül'de gençlerin idamını görmedik, bilmiyoruz.

Yine de bu çağdışı düşüncenin devam ettiğini görüyoruz. Özellikle kanunda cezaların tespitinde " ceza caydırıcı olmalı" yanlışına düşüldüğünü görüyoruz. Malesef ben kendim de yazılarımda bu caydırıcılık konusunu doğru bir düşünce gibi yazma hatasına düştüm. Ya sen kişinin hak ettiği cezayı ver, caydırır caydırmaz. Aslında benim gibi hukuk savunucusu birinin bu hataya düşmesinin nedeni ülkemizdeki ceza miktarlarının kabul edilemez derecede düşük olmasıydı.

Verilen cezanın caydırıcı olması halen hukukumuzda var ve doğru olmadığı bilindiği halde uygulanıyor. İnsanlar bu cezaları görüp korksunlar suç işlemekten vaz geçsinler fikri var. Böyle bir şey çağdaş hukuk ilkelerine aykırı. İşte bakın Ahmet bilmem neye ağırlaştırılmış müebbet hapis verildi. Kanunun gücünü görün ve kanunlara itaat edin. Ne kadar sakat düşünce değil mi? Şu anda bile ülkemizde adaletin sorumlularından bazılarının bunu savunduğunu görebilirsiniz.

Kişiye ceza yaptığı eylemin karşılığı olarak verilir. Yani amaç adaleti sağlamaktır. Topluma örnek olsun ya da insanları suç işlemekten alıkoysun diye ceza verilmez. Ceza toplumu eğitme ve kanunlara uyulmasını sağlama yolu değildir. Cezalandırma gücünü böyle kullanırsanız sübjektif davranır, duygularınızla hareket eder vereceğiniz cezada hataya düşersiniz. Çocuk tecavüzcüsünü hücreye atayım da diğerlerine ibret olsun diyemezsiniz.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hak konusu yalnız başına sadece kendinden mütevellit bir kavram değildir. Zira ilk yorumuma ilaveten işin zaten ve asıl bir de "had" yönü vardır! Ve hak-hukuk hususunda bir şeyleri değerlendirirken had ile de birlikte değerlendirmek zorundayızdır.Çünkü işleyiş yasasıdır,işleyişin temeli zaten böyledir. Yoksa neyin hak-hukuk neyin haksızlık-hukuksuzluk olduğu ve yanlış düşünmek-yanılmak işten bile değildir! Zira, birşeyin ne olduğu bir yanda,o da yine bir şeydir ama aynı zamanda o şeyin miktarı-ölçüsü de ayrıca bir şey dahadır!! ve bu ikisi BİRLİKTE DÜŞÜNÜLMEK ZORUNDADIR. Çünkü Had sınırları dahilinde kalan herhangi birşey direkt hak olup, zaten hukukun ASLİ çerçevesine girerken, aynı şeyin had aralığını aşan kısmı veya daha altında,eksik-yetersiz kalırsa,aynı olgu için bile bu defa haksızlık hukuksuzluk söz konusu olur! İşte sizin dediğiniz şey de, o şeyin hak veya hukuk kapsamında olmadığının değil, had aşımının konusuna girmektedir! Uzmanıyımdır bu konuların Kerim Bey, güvenin bana:)

Filiz Alev 
 01.07.2014 15:19
Cevap :
İşte bu da sizin benden farkınız...  01.07.2014 19:55
 

Hukuk anlayışımızın en büyük aptallıklarından biridir ceza kavramı. Ceza ne zaman verilir? Suç işlendikten sonra değil mi? Yani, adam öldürülmüş, kadın iğfal edilmiş, çocuğunda canı çıkmıştır ve verilen ceza elbette ki o suçun bir daha işlenmemesini mümkün kılmaz. Suç sürekli işlenmiştir ve işlenmeye de devam edecektir. Bence asıl suçlular "neden suç işleniyor?" sorusunu araştırmayan ve ne gibi önlemler almak gerekir konusuna kafa yormayan sosyal bilimcilerdir. Devletin görevi suç işlenmesini önlemektir, masum vatandaşları korumaktır. Suç işlendikten sonra ceza variyorsan, sen asıl görevini yerine getirmiyorsun demektir. Ben boşuna mı sosyal bilimciler bilim adamı, öğretmenler de öğretmen değildir diyorum? Bu saydıklarım bir halta yaramıyor ve biz aptallar onlara saygı gösteriyoruz. Oysa her suç işlendiğinde bir profesör, 5 öğretmen, 10-15 tanede bürokrat ve hukukçu atacaksın içeri, hem de ömür boyu, bak bakalım sorun çözülüyor mu, çözülmüyor mu? Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 01.07.2014 11:52
Cevap :
Alkışlıyorum tek kelimeyle!Onlarca yazıda aynı şeyleri yazdım.Hayret, bu konuda aynı düşünen Türkiye'de iki kişi varmış!Sadece iki kişi,ama yine de umutlandım valla! Ölen öldükten sonra adama ceza versen nolur değil mi? Diyorum Atilla ben sizin gibi benim gibi insanların bu ülkenin yönetiminde mutlaka sorumluluk alması lazım!  08.07.2014 19:50
 

Şunu atlamışsınız. Bilimler arası disiplin diye de bir şey vardır. "Caydırıcılık" ise direkt sosyoloji ve psikoloji biliminin bir gereği olarak, zaten hukuğun da destek aldığı en etkin ve birincil bilimler bağlamında pek tabii ki hukuğun da unsurları arasında yer alır. Yani nerden çağdaş hukuk ilkelerine aykırı olduğu gibi bir fikre kapıldınız bilemiyorum ama, hukuğun asli unsurlarından biridir caydırıcılık, ve dahi eğitmek de zaten insanı, yani o insanı kazanmak, yaptığı yanlıştan pişman olup eğer mümkünse topluma düzgün bir insan olarak yeniden kazandırabilmektir hattâ! "İdam" dahi sırf bu nedenle zaten kaldırılmıştır ya da kimi duayenlerce "caydırıcılık ve suçlu insanı da cezasını çektikten sonra topluma kazandırma amacı-ilkesi" nedeniyle DE 'idam' hukuğa aykırı bulunmaktadır üstelik. Siz hukuğa çok yüzeysel bakmışsınız bu yazınızda. Oysa çok daha derin ve çok yönlü bir alandır hukuk. Sevgiler...

Filiz Alev 
 29.06.2014 0:49
Cevap :
"Caydırıcılık" doğru bir amaçsa eski zamanlarda suçluların kellesi kesildikten sonra halka gösterilmek için mızrakların ucuna takılıp dolaştırılması da doğru sayılmalı. Sonuçta bu vahşi hareket de halk görsün ibret alsın ve suç işlemesin diye yapılıyordu. Görüşünüze kesinlikle katılmıyorum. İbret olsun diye ceza verilemez. Ve yazık ki insanlar da sizin gibi düşündüklerinden hukukta yeni bir anlayış yaratacak böylesine önemli bir konuyu okumuyorlar. Bir arkadaşım "Bu halk bilgi ve kültür bakımından senden çok geri olduğu için yazılarını anlayamıyor. Bazı yazılarının okunmayışı bu nedenden" demişti.  30.06.2014 21:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 6232
Toplam yorum
: 15267
Toplam mesaj
: 283
Ort. okunma sayısı
: 635
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster