Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Kasım '16

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
716
 

Chicago Başkonsolosu Umut Acar ile özel röportaj

Chicago Başkonsolosu Umut Acar ile özel röportaj
 

Chicago’ya gelip Türkiye’nin başkonsolosu ile görüşmeden olmaz dedik. Şehrin merkezinde, nehrin hemen yakınında, şeffaf ve bir o kadar sıcak konsolosluğumuzu ziyaret ettik. Şeffaf diyorum çünkü konsolosluğun kapısından girer girmez şeffaf bir çalışma ortamı ile karşılaşıyorsunuz. Başkonsolosumuz Umut Acar bizi güler yüzü ve sıcak Türk çayı ile karşıladı. Ah bir de simit ve peynir olsaydı... Aklımızda simit ve peynir önümüzde taze Türk çayı, karışımızda başkonsolosumuz Sayın Acar’la Chicago’yu, mesleğini, ve Türkiye’yi konuştuk.

1 yıldır Chicago başkonsolosu olarak görevdesiniz hangi eyalatlerden sorumlusunuz?

13 eyaletten sorumluyuz. Illinois, Indiana, Iowa, Kansas,Kentucky, Michigan, Minnesota, Missouri, Nebraska,North Dakota,Ohio, South Dakota, Wisconsin. Türkiye’nin iki buçuk katı büyüklüğünde bir alan ve 75 milyona yakın nüfusu var. Şimdiye kadar 13 eyaletin  ikisine gitmedim. Güney ve Kuzey Dakota. Yakın zamanda ziyaret etmeyi düşünüyorum. Sorumlu olduğumuz 13 eyalette de yaklaşık 35 bin vatandaşımız yaşıyor. 

En yoğun İllinois ve Ohio bölgesi. Chicago’nun içinde olduğu İllinios’te yaklaşık 10 bin vatandışımız yaşıyor ve bunların 9 bini kayıtlı seçmen.

Türkiye’de devlet dairelerinde uzun kuyruklar olur burası ise sakin.. Konsoloğu günde ortalama kaç kişi ziyaret ediyor? Ve genelde ziyaretlerinin sebebi nelerdir?

Aslında Avrupa’ya göre kıyasladığımız zaman iş yükü çok değil. Vatandaş sayısı az. Diğer taraftan da son yıllardaki teknolojik gelişmeler, vatandaşın şahsen gelmesi gereken işlemleri azalttı. Durum böyle olunca günde ortalama 30 vatandaşımız ziyaret ediyor diyebilirim. Randevu sistemi ile çalıştığımız için hiç bir zaman kuyruk olmuyor. Genelde nüfus işlemleri ile ilgili geliyorlar; yeni doğan çocuğun kaydı, nufüs cüzdanı alınması. Bunu noter işlemleri takip ediyor. Bazı vekaletnamalerin şahsen gellip düzenlenmesi gerekiyor. Bunun dışında pasaport iş yükümüzün önemli kısmını tutuyor. Burası tam anlamıyla şeffaf bir konsolosluk. Benden önceki meslektaşlarımıza ve bakanlarımıza müteşekkirim örnek bir baş konsolluk yapmışlar. Diğer konsolosuklarımız da gelişiyor. Dünyada en fazla temsilciliği olan ülke sıralamasında Türkiye altıncı sırada yer alıyor. Ödüllü mimarlar tarafından çizilen binalarımız var. Somali’de 75 dönümlük arazi üzerine yapılan büyükelçilik gibi örnek projelerimiz var. 

Sizinle birebir görüşmek isteyenlerin sayısı fazla mı? Onlara kapınız açık mı?

Tabii. Benimle görüşmek isteyip de görüşememiş biri varsa, bu röportajdan sonra temasa geçsin lütfen (gülüyor). 21. Yüzyılda 2016 yılında artık ulaşamamak bir mazeret olamaz. Twitter, facebook, email, çağrı merkezi ve konsolosluğun telefonu var. Sahiden bu 5 ayrı yolu kullanıp bize ulaşamayan bir vatandaşımız varsa lütfen bana adresini versin..Bizzat gidip özür dileyeceğim ve işlemini bizzat ben yapacağım. Bizimle email,  sosyal medya ya da telefon ile iletişime geçenlere hemen dönüş yapıyoruz. Bu bir medeniyet göstergesidir. İnşallah tüm kamu kurumlarımız da böyle olacak. Ben bir kamu görevlisiyim ama aynı zamanda da vatandaşım. Ben de kurumlara başvuruyorum birisi size cevap verirse ki cevap ne olursa olsun, seviniyorsunuz. Karşınızda bunu takip eden bir sistemin olması mutlu ediyor insanı... Hazır yeri gelmişken; bize sosyal medyadan, e-mailden, telefondan her yerden ulaşabilir vatandaşlarımız. Facebook ve twitter adresimizi takip etsinler. Duyuruları, thy indirimleri, özel mesajları oradan duyuruyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti Chicago Başkonsoloşluğu İletişim Bilgileri

Telefon: +1 312 263 0644

Sosyal Medya Adresleri

Facebook

Aktif bir konsolossunuz. Öğrenci buluşmalarınızı gördüm. Diğer eyaletlerde yaşayan Türkler ile ne sıklıkla görüşüyor ziyaret ediyorsunuz?

Ekim 2015’ten beri buradayım. Geçen sene her ay 1 eyalete gittim. Bir turu tamamladım, yeni bir tura daha başlayacağım. Bu turlarda vatandaşlarımz ve öğrencilerimizle biraraya geliyorum. Aslında en büyük sıkıntımız eğitim ateşemiz yok. Vizontele filminde kütüphane müdürü var ama kütüphane yok ya? tam da o mesele...  Eğitim ateşesi istiyoruz çünkü; öğrenci size gelmek zorunda hissetmediği için bir bağlantı kuramıyorsunuz. Konsolosluğa resmi işlemi varsa geliyor yoksa bağlantı kuramıyorsunuz. Bu yüzden Devletimizden eğitim ateşemizi bir an önce yollamalarını bekliyoruz ve öğrencilerle organik bir bağ kurup onlara nasıl daha çok yardım edebiliriz ve talepleri neler öğrenebiliriz böylece...

Konsolosun bir günü nasıl geçer?

Standart olarak sabah Türkiye’den Bakanlığımızdan gelen yazışmalara bakıyoruz. Bize gelen bir talimar var mı? Ardından basında Türkiye ve görev yerimizle ilgili haberlere bir gözatarız. Gün içinde etkinlik konferans ya da toplantı varsa ona hazırlık yaparız. Meslek içi eğitimlerimiz de oluyor çoğu zaman. Bence ideal bir başkonsolos vaktinin ne kadar çoğunu dışarda geçiriyorsa görevini de okadar iyi yapıyor demektir. Sonuçta Konsoloslukta günlük başvuru işlemlerini yapan ben değilim. Bunu yapan 15 e yakın personelimiz var. Bir konu çok yorumlanması gerekirse bana gelir. En çok ilkokullara gitmeyi seviyorum. Öyle sorular soruyorlar ki... Türkiye’de Nike var mı diye soran var mesela. Çocuk. Nasıl benim aklımda yer ediyorsa onun da aklında yer edecektir Türkiye... 

Siz Türkiye Başkonsolosu olarak kendinizi tanıttığınızda Amerikalılar neler söylüyor. Okyanus ötesinden Türkiye’yi nasıl görüyorlar?

Türkiye ile ilgili olumsuz bir imaj yok ABD’de. Türk denilince suça karışmayan, düzgün işi olan, Amerikan toplumuna katkıda bulunan, istihdam oluşturan bir ülke insanı imajı var. Türkiye Amerika’nın dostu ve müttefiki yıllardır. Kendimi tanıttığımda Türkiye ile ilgili olumlu tepkiler alıyorum. İnsanlardan güler yüz görüyorum bunları da fazlasıyla hak ediyoruz açıkçası... Ama maalesef yurt dışında mücadele ettiğimiz bir diaspora var. California ve Boston’dan sonra Michigan Ermeni Diasporası’nın en güçlü olduğu yerler. Bu insanlar ekonomik ve nüfus güçlerini bizim aleyhimize kullanıyorlar. ABD bir sivil toplum ülkesi. Vergi mükellefiyseniz ve oy gücünüz varsa siyasetçileri etkileyebilirsiniz. Değilseniz, benim gibi bir ülkeyi temsil ediyor ve makamınız varsa sizi de dinlerler ama nezaketen dinlerler. Türkiye olarak bu alanda çalışmamız lazım.  Devlet eli ve resmi ellerle yaptıklarımız sınırlı kalıyor.

Los Angeles’ta iki başkonsolos ve bir konsolos görevlisi şehit edildi. Boston’da bir fahri konsolos, iki de Kanada’da olmak üzere toplam 6 Türk görevli Kuzey Amerika’da şehit edildi. Tüm bunlara rağmen Türkiye’ye karşı tavır var... Değiştirmek için mücadele ediyoruz. Dava sürekli canlı tutulmaya çalışılıyor. Nesiller nefretle yetiştiriliyor ama neden nefret ettiğinin farkında değil. Milletler rarasında tarihi olaylar bölünmeye yol açıyorsa o artık tarih olmaktan çıkmış propoganda olmuş demektir...

Türkiye ile Ermenistan konuşamayan görüşemeyen sınırları kapalı iki komşu ülke. Düşünün ABD’nin, Kanada ya da Meksika ile temasının olmadığını? İleriye bilrikte bakıp komisyon kuralım tarih ile yüzleşelim diyoruz. Neyseki içimiz o konuda rahat...  

Benzetmek ne kadar doğru bilmiyorum ama babamın işi gereği biz her tayinde her şehirde yepyeni başlangıçlar yaptık. Siz de ülke değiştiriyorsunuz. Zorlukları elbet vardır.. Dışişleri’nde göreve başladığınızdan bugüne kadar nasıl geçti yıllar?

Bizim bakanlık herhangi birinin şans eseri girebileceği bir bakanlık değil. Devlete bir kapağı atalım diyerek olmuyor. Herkes isteyerek bilerek giriyor. Ben şahsen şikayet edene rastlamadım. Zorlukları elbet var; aile, hele bir de çocuklarınız  varsa... Türkiye’den her ayrıldığınızda geride bıraktığınız insanları görememe ihtimaliniz var. Anneniz babanız yaşlanıyor ailenizden uzakta.. Türkiye’ye sürekli gidip gelememe ihtimaliniz var. Sevdiklerinizin özel günlerinde acılı günlerinde yanlarında olamıyorsunuz.           Bunun dışında ülkenizi başarıyla elinizden geldiğince temsil etmek gurur verici. Herkese nasip olmaz. İyi tarafları zorluklarından fazla. 18 senede çok büyük zorluklarla karşılaşmadım. Herkese önerebilirim bu mesleği. 

 

Maalesef yakın geçmişte Türkiye darbe girişimini atlattı. Siz 15 Temmuz’u ilk nerede duydudunuz, izlediniz?  O gün nasıl geçti. Tepkiniz ne oldu?

Temmuz’un başında izne ayrılmıştım. Kayınpeder ve kayınvalide de buradaydı ailecek Türkiye’ye gitmeyelim burada geçirelim dedik bir araba kiraladık. İşte böyle bir gezi sırasında bir yakınım bana whatsapp’tan mesaj attı İstanbul boğaz köprüsünde yolu kesmişler diye. Bana sordu; hani ben kamu görevlisiyim bilmem lazım ya? Türkiye’den bana soruyor. Bende kendi kendime Işid saldırısı heralde bizimkiler önlem aldı bravo dedim. Fakat işin öyle olmadığı anlaşıldı. Aklımıza hayalimize gelmeyecek bir şey oldu. Hislerim üzüntü ve mahcubiyet. Türkiye’de insanlar hayati tehlikede, biz burada güvendeyiz mahcubiyetiyle sosyal medyadan takip etmeye başladım. İlk tepkimiz sosyal medyadan mesajlarla uğraşmaktı. Bazıları bunun bir tiyatro olduğunu dillendiriyordu. Bunlara refkles gereği başkonsoloşluğun resmi sayfasından bazı yanıtlar verdim. Çok resmi olmadığının farkındayım fakat o an o ruh hali ile yapabileceğim başka bir şey yoktu. Bazı vatandaşlarımızın böyle düşünmesine üzüldüm. Bir ülkenin cumhurbaşkanı yanına ailesini alacak böyle bir şey planlayacak sonra onların hayatını riske atacak ve uçağa binecek? Milleti millet yapan tasa ve sevinçte birlik olmaktır. Ortada böyle bir durum varken üzülemeyenler var. Çok şükür hızlıca atlattık. Pek çok insan hayatını kaybetti, yaralandı kolunu bacağını kaybetti. Buna kimsenin hakkı yok. Türkiye böyle bir şeyi hak etmedi. Hiç bir ülke hak etmez. Bu bir ihanettir. Tarihimizdeki en büyük ihanetlerden bir tanesi. Bunu Türkiye’de biz biliyoruz, ama asıl sıkıntı bunu yabancılara anlatmak. Amerika’da insanlara bunu anlatmak zor. Çünkü onların tarihinde böyle bir örnek yok.

ABD’lilerin başına da 11 Eylül geldi ve yapanı buldular. Binlerce mil ötede cezalandırdılar. Bizim düşman ise içimizde. Nereye gidip savaşacaksınız? Kendi içeimizde yıllardır büyün bir ihanet şebekesi.

Türkiye’de operasyonlar hala sürerken sizin FETÖ’ye karşı aldığınız önlemler var mı?

Devletin bütün kurumları mücadele ediyor. Biz de dış teşkilatız ve mücadelenin ön saflarındayız. Bu örgüt yurt dışında çok kuvvetli. Benim görev bölgem ABD’de, 150’ye yakın charter sözleşmeli okulu olan bir yapıdan bahsediyoruz. İş kuruluşları, 40’a yakın okulları var. Tabiiki hukuk içerisinde mücadele etmeliyiz. Kimseyi haksız hukuksuz itham etmiyoruz. Gelen talimatlar doğrultusunda hareket ediyoruz. Benim görüşmelerde altını çizdiğim nokta, bu yapının artık terör örgütü olarak kabul edilmiş olduğu. Eğer örgütle bağlantın varsa terör örgütü olmakla yargılanırsın. 

Biz de soralım ABD, Fethullah Gülen’i Türkiye’ye iade edecek mi?

Bu konuda benim söyleyebileceğim tek şey iade edilmesine inanmak istediğimdir. Bu durum adalet ve hukukun gereğidir aslında. Bu örgüt ulusal güvenliğimizi tehdit eden bir örgüt. Amerika da bizim dost ve müttefiğimiz. İkili anlaşmalar gereği ABD’nin bu zor günlerde gerekli adımları atacağını umut ediyorum. 

Röportaj: Anıl Sural

Twitter.com/AnilSural

ABD Röportaj Dizisi - 3

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1331
Kayıt tarihi
: 20.02.16
 
 

11 Ağustos 1990 Amasya doğumludur. Diyarbakır, Karabük, Sakarya, Orlando - Florida, Trieste ve İs..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster