Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Şubat '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
2625
 

CHP bölünüyor mu?

CHP bölünüyor mu?
 

Dünkü kurultayı izlerken gerçekten de bu düşünce kafamda dolaşıp durdu. Türk siyasi tarihi büyük umutlarla bölünmüş, açılmış, kısa sürede yok olmuş birçok parti ismi ile doludur. CHP ise Türkiye’nin ilk partisidir ve kurucusu Mustafa Kemal’dir. Bu itibarla onun yeri siyasi hayatımızda bir başkadır.

Sayın Kılıçdaroğlu’nu dinlerken bu yeni CHP denilen partinin Atatürk’ün kurduğu CHP ile bir ilgisi olmadığını gördüm. Sayın Kılıçdaroğlu’nun konuşmaları, restleri bana AKP nin kötü bir kopyası gibi geldi. Kurultayı bir şölene benzetirken giderek su üzerine çıkan muhalefete tehditleri savurdu durdu.

Oysa yapılan bir tüzük kurultayı idi. Bir seçim değildi. Yani parti yönetimi ve organları kendilerinin yüzde yüz bağlayacak, bundan sonraki yaşamlarına rehber olacak bir metin üzerinde çalışacaklardı. Bu ise çok fazla özen ve dikkat isteyen bir uğraştır. Parti yönetimi alınacak kararlar ışığında partiyi yönetecektir.

Partiye motor işlevi kazandıran ise yürürlükteki programın nasıl uygulanması gerektiği noktasından hareket ederek farklı öneriler ileri süren parti üyelerinin oluşturacakları kanatlardır. Lider partilerinde kanatlar hizipleşirler, program partilerinde ise kanatlar örgüte güç ve devingenlik kazandırırlar.

Ülkemizde de lider partisi niteliğini sağ benimsemiştir. Bilindiği gibi de çok güçlü bir lider odaklı parti de iktidardadır.   CHP, eğer güçlü bir siyasal parti olmayı amaçlıyorsa “lider partisi” niteliğinden vazgeçip bir “program partisi” olmayı hedeflemelidir. Çünkü lider partisi gibi davranması ancak bir taklit bir kopya olabilir ki hakikisi varken kopyaya gerek yoktur. Filmlerde dublörler, yani kopyalar esas oyuncunun zarar görmesi ihtimali olan yerlerde kullanılır.

İşte Türkiye’de neden sürekli AKP zihniyetinin iktidar olduğunun gerçek sebebi burada yatmaktadır. Türkiye’de bin yıldır yaşayan insanlar sürekli olarak liderin emirlerini Allah emri gibi algılayarak yaşamışlardır. Batı, bu sistemden bir ölçüde kurtulup demokrasi, insan hakları gibi kavramları üç yüz yıl boyunca nice kanlı badirelerden geçerek içselleştirirken, taassup altında içine kapanık Osmanlı toplumu bu çabalardan ve gelişmelerden hemen hemen tamamen uzak kalmıştır.

Mustafa Kemal ve arkadaşları büyük özveri ve çabalarla batı değerlerinde bir millet oluşturmaya, batının çağdaşlık kavramlarını genç cumhuriyete monte etmeye çalışmışlardır. Buna rağmen kabul etmek gerekir ki ilk cumhuriyet hükümetlerinde Atatürk otorite olarak kabul edilmiştir.

Halk, yüzyıllardır geri bırakılmışlığın faturasını çok çalışarak ödemeye çalışırken gelen ikinci paylaşım savaşı da başka bir zorluk fazlalaştırıcı unsur olarak yerini almıştır. Çiftçilikten, savaşmaktan başka bir şey bilmeyen halk, bir yandan yepyeni bir halk olmaya gidişin zorluklarını yaşıyor, büyük bir kesim de o eski kul hayatının daha rahat olduğunu düşünüyordu.

1950 lerden itibaren onların isteklerine uygun politikaların üzeri dinsel söylemlerle kaplanınca bu coğrafyada yaşayan halkın büyük bölümü kendini ifade eden zihniyetin adını koymuştur.  Bu az çalışıp çok kazanmanın yollarını arayan, az okuyup çok bilen, enerjisini üretmeye değil kandırmaya yönelten, sözde ve şekilde dindar gibi görünen, aslında kuranı, hem de Arapçasını bile kat kat sarıp duvara astığı için kulaktan duyma hurafeleri din bilgisi sanan bir toplum oluşmuştur.

CHP, 1970 li yıllarda örgütlenerek çoğalan işçi kesimi ile yükselişe geçmiş, ancak 1980 de işçi kesiminin yediği darbe ile de inişe başlamıştır.

Sayın Kılıçdaroğlu ile CHP büyük bir yanlışa düşerek AKP ye oy veren kesimlerden oy devşirme politikalarına öncelik vermiştir. Yani AKP leşmştir. Başka bir deyişle AKP nin dışardan aldığı emirleri yerine getirmesinde yardımcılık rolüne soyunmuştur. B ir kısmı eski solcu bir kısmı din tüccarı olan AKP kalemşorları ne diyorsa onu yapmıştır. Hatırlayalım,

“CHP Genel Başkanı, Türkiye tarihinin en özgürlükçü anayasasını getiren ve emekçi sınıfların siyasal hayata girmesi koşullarını sağlayan 27 Mayıs Devrimini yapanlara utanmadan “utanıyorlar” dedi.”

“CHP Genel Başkanı, AKP’nin rolünü çalarak “Dersim katliamı” nedeniyle özür dilenmesini talep etti.

1937-38 yılları Cumhuriyet yönetiminde Atatürk, İnönü, Celal Bayar, Mareşal Fevzi Çakmak vardı.”

“CHP Genel Başkanı, “yerel özerkliği” gündeme getirdi.

“Yerel özerklik” AKP Hükümet Programlarının başköşesinde, kanun tasarılarını bile hazırlamış.

CHP Genel Başkanı, ne hikmetse “Dersim Arşivi”ni açın diye tempo tuttu.

AKP, “Dersim Arşivi”ni açıyor.”

Ben birkaç örnek verdim. Siz düşünün daha çok bulacaksınız. Bunlarla kalsa yine iyi. Birde ABD ile olan utandırıcı ilişkiler var.

“ABD Başkanı Obama’nın danışmanlığını da yapan Washington merkezli Center for American Progress adlı düşünce kuruluşu temsilcileri, CHP ve USAK’ı ziyaret ederek  “yeni anayasa çalışmaları ve açılım”  konularında bilgi aldı. USAK yetkilileri,  “Amerikan heyeti, özellikle Suriye konusunda Washington’un Türkiye’den beklentilerinin yüksek olduğunu ifade etti” açıklamasında bulundu.”

“Aynı kuruluşun, son Türkiye raporunda  “Yeni CHP” nin olumlu adımlar attığı ifade edilerek,  “CHP’nin Onur Öymen ve Şükrü Elekdağ gibi Türkiye’nin yeni dış politikasına direnen isimlerden kurtulmasının önemli bir adım olduğu” vurgulanıyordu.”

Sayın Baykal ve ekibinin tasfiye nedenleri daha açık ortaya çıkıyor. ABD belki de artık yüzgöz olduğu AKP nin üzerine bütün suçları yükleyip onu tarihin çöp sepetine gönderecek ve yerine yeni CHP yi hazırlayacaktır. Ne yazık ki bu günkü CHP de onların asla tahammül edemeyeceği unsurlar mevcuttur. Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu tehditleri de bu kesimi tasfiyeye yöneliktir.

Dünkü kurultayda Sayın Kılıçdaroğlu’nun tehditleri yakında gerçek CHP nin yeni CHP den ayrılacağını düşündürüyor. Zira birbirine taban tabana zıt iki yapının aynı çatı altında barınması imkânsızdır.

İzmir 2012

Mesut KARİP bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Üstat İzmirli 97: CHP oldum olası hep doğum sancısı çeken bir partidir.Demokrat parti CHP den doğumla meydana geldi.Yani saymakla bitmiyor,Bunlar İktidarın ekmeğine hep yağ sürmüşlerdir.Böyle ayrı düşünce sahiplerini nasıl bir araya getirmişlerdir,Nasıl aday gösterilmişlerdir.neyse CHP de doğum sancıları tuttu ben doğumun yakın ve ikiz değil üçüz olacak diyorum.Selam ve saygılar sunuyorum..

Mehmet Burakgazi 
 03.02.2013 1:12
Cevap :
Merhaba Mehmet bey, CHP artık doğurmaktan yorulan, hasta olan kadınlara benziyor. Allah sonunu hayır etsin.Saygı ve selamlar...  05.02.2013 19:03
 

Merhaba Osman bey. Önder Sav, CHP liderini ve etrafını sav(!)maya çalışırken, kendisi derdest oldu! Selamlar...

Mesut KARİP 
 02.03.2012 14:20
Cevap :
Merhaba Mesut bey, Evet, benim derdim Önder sav değil. Emine ülker tarhan gibiler nasıl orada duracaklar merak içindeyim. Saygı ve selamlar...  02.03.2012 19:16
 

Merhaba Sayın izmirli97 tüm cümlelerinize katıldığımı belirtmek istiyorum. ''CHP ilk olarak bana(halka) seçimden önce ABDye gönderdikleri gizli heyeti açıklayacak! ve ABD'ye ''Sizinle uyum içinde çalışırız'' demekle ne demek istedi bunun hesabını verecek. AKP'yi eleştirmek yerine İsrail'in neden ''umudumuz Kılıçtaroğlu'' dediğini anlamadığımızı ve görmezden geldiğimizi düşünmeyecek. Bir an önce CHP kendine gelmeli eğer gelebilirse. kaleminize sağlık. Saygılar selamlar

Yağız 
 29.02.2012 17:45
Cevap :
Merhaba, Benim gibi aileden CHP li birisini bile umutsuzluğa düşürdüler. Umarım dediğiniz gibi bir an önce toplanırlar. Saygı ve selamlar...  29.02.2012 21:22
 

Osman Bey... Bölünme falan olmaz. Gidenler ne yapacaklar? Biliyorum bizim ülkede en kolay iş, parti kurmak. Parti içinde bağırıp çağırmalar olur; sonunda "taban" ağırlığını koyar. CHP'de hep böyle olmuştur. Parti içi iktidar kavgası hiç bitmez. Şöyle ya da böyle bir görev kapan, kendisini "bulanmaz" sanır; ondan olunca da velveyi basar. Şu anda muhalefet yapanların dünkü durumların düşünüldüğünde, kişiler çıkarlara dayalı bir politika izledikleri görülür. CHP, iç çekişmelerle ne uzar ne kısalır. Umalım, uzar...Saygılar, selamlar.

TURGUT ÇELİK 
 29.02.2012 14:29
Cevap :
Merhaba Turgut bey, CHP nin içindeki çekişme kültürünü biliyorum. Hatta bir ölçüde yararlı da buluyorum. Ancak sanki bu sefer durum biraz farklı gibi görünüyor. Köklerine karşı çıkan bir anlayışla o kökleri savunanların bir arada olabileceklerini düşünemiyorum. Saygı ve selamlar...  29.02.2012 15:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1588
Toplam yorum
: 5526
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1332
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

66 yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflık yaptım. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster