Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
611
 

CHP Ergenekon sanıklarını aday gösterecek mi?

CHP’nin halkta yarattığı hareketlilik, ön seçim sonuçlarına da yansıdı. Aralarında tanınmış simalarında bulunduğu çok sayıda milletvekili ön seçimlerde listeye dahi giremedi. Listeye girenlerse son sıralarda yer bulabildi. Böylece halkın bir parçası konumundaki CHP üyeleri, AKP’ye karşı son sekiz yılda ordu seviciliği ve evrensel laiklikten vareste sığ söylemlerle yürütülen muhalefete prim vermemiş oldu. İma yollu bile olsa CHP tabanının ordudan gelebilecek “muhtemel desteğe” mesafe koyduğu görülüyor. Dahası, CHP tabanı, her seçim öncesinde ordunun bir yolunu bulup, Hükümet’e çakar gibi yapmasının da AKP’ye prim yaptırdığına inanıyor. 27 Nisan -bildirisinin sonuçlarını biliyoruz; TSK’nın, “mensuplarımızın tutukluluklarının sürmesi anlaşılmamaktadır” açıklaması, aynı çapta olmasa da, halktaki Ergenekon kuşkusunu, Hükümet lehine çevirmeye hizmet edici bir nitelik taşıyor. 

Halk, CHP’den, “ama-fakat” demeden, karşısına çıkıp projelerini ve muhtemel iktidarı sırasında yapacaklarını anlatmasını bekliyor. Aile Sigortası ile başlayıp, kısa askerlik önerisiyle devam eden ve 41’e tamamlanacağı açıklanan projelerin halkta yarattığı coşkuyu böyle anlamak gerekiyor. Aile Sigortası’na verilen desteğin referandumda verilen evet oyları oranına yükselmesi de bu beklentiyi haklı çıkartıyor. 

KARA LEKEDEN KURTULMAK

Halk, CHP’den yalnızca proje açıklamasını beklemekle yetinmiyor; aynı zamanda, herkesin alnının açıklığıyla kendisine bulaştırıldığını iddia ettiği “kara leke”den kurtulması için zaman ve zemin hazırlamasını da istiyor. Ergenekon sanıklarının CHP’den aday olmasını siyaseten problemli bir duruşa işaret ediyor. Bu problem, sanıkların suçlu olmalarına ilişkin kanaatten kaynaklanmıyor; tam tersine, arkalarına dokunulmazlık zırhını almadan alınlarının akıyla yargılanarak aklanmalarını gerektiriyor. Hürriyet’ten Şükrü Küçükşahin’in yazdığı gibi, Menderes döneminde yargılanma riski bulunan Metin Toker’in aday yapılarak korunması isteğinin bizzat kendisi tarafından reddedilmesi de, sosyal demokrat bir parti için evrensel normların anlamını ortaya koyuyor. 

12 Eylül darbesinin zarar vermediği, travma yaratmadığı CHP’li aile yok gibidir. CHP tabanı, en olmadık koşullarda, en olağanüstü mahkemelerde, suçsuzluklarını kanıtlayarak, 12 Eylül’ü vicdanlarda mahkûm edenlerle aynı safı oluşturuyor. İktidarın uygulamalarına karşı çıktığı için içeriye atılmış birinin yakınlarının neler yaşadığını; sürüp giden bir hayatın orta yerinden alınıp içeri atılmanın dışarıda kalanları nasıl da çırılçıplak, yapayalnız bıraktığını CHP seçmeni de çok iyi biliyor. Bu ruh hali, en zor koşullarda dahi, yargılama prosedürünün tamamlanmasını gerektiriyor. 

12 Eylül toplum vicdanında mahkûm oldu; sırada, 12 Eylül’ün yarattığı ideolojik hâkimiyeti kırmaya gelmiş bulunuyor. Bu ideolojik hâkimiyet söyleminin içine sinmiş bulunan ordu seviciliği ve evrensel laiklikten uzak sığ söylemin birleştiği noktada Ergenekon davası duruyor. Genelleyerek söylenebilir ki, Ergenekon sanıklarının karşısında iki yol duruyor: ya her türlü haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı evrensel hukuk kurallarına ve toplumun vicdanına güvenerek süreci doğal sonucuna ulaştıracaklar ya da suçsuz olduklarını düşündükleri halde yargılanma süreçlerinden imtina edecek formüller arayacaklar. 

GÜNÜ KURTARMAK YETMEZ! 

Tarihe geçmek isteyenlerin birinciyi; günün ağır koşullarını atlatmak isteyenlerin ikinciyi seçecekleri anlaşılıyor. Hiç kuşkusuz bu süreçte adaylık başvurusunda bulunan Ergenekon sanıkları kadar CHP Parti Yönetimi de tarihsel bir sorumlulukla karşı karşıya bulunuyor. Alacağı karar, suçsuzluğuna inandığı isimler hakkında küçük de olsa var olan soru işaretlerini gidermeye neden olacağı gibi, bazı Ergenekon sanıklarını aday göstererek, günün ağır koşullarını atlatmalarını sağlayıp, seçim tartışma süreçlerinin ana malzemesinin üretilmesine neden olacaktır. 

CHP’nin Ergenekon sanıklarından bazılarını aday göstermesi halinde AKP’nin bunu seçim propagandasının merkezine koyacağı; sekiz yıllık icraatlarını unutturmak için bunu bir seçim malzemesi olarak kullanacağı açıktır. Söz konusu edilen AKP kullanacak diye gerçeklerin arkasında durmaktan kaçınmak değildir; bahsedilen, AKP’nin icraatlarını tartışmaktan kaçınacak her kapının kapatılması gereğidir. 

Tarih CHP’ye, suçsuz da olsalar, yargılananları yargılanmaktan kurtarmayı değil; adil bir yargılanma hakkını savunarak iktidara gelme görevini yüklemiş bulunuyor. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"CHP ergenekon sanıklarını aday gösterecek mi" şeklindeki başlığınız yanlış. Basit bir Türkçe yanlışı, çünkü ergenekon davasında kaç kişi var bilmiyorum ama onlarca kişi olduğu kesin. Yani sizce CHP bu onlarca kişiyi mi aday gösteriyor? Onu geçelim diyelim ki bazılarını gösteriyor. Peki kaç tane bazısını gösteriyor? Bir mi iki mi? Benim adını duyduğum Balbay var. Başka kim var? Peki bir ya da iki kişi nasıl oluyor da onlarca kişiye dönüşüyor? Bu basit bir Türkçe hatası mı? Yoksa gerisinde CHP'ye kolayca saldırma alışkanlığının yattığı bir refleks mi var? İkincisi bir ya da iki kişi için geçerli olan bir konu bu ve Balbay bir kaç yıldır içerde, neredeyse herkes bunun hukuksal olarak yanlış olduğunu kabul ederken, siz kararı yanlış olan bir hakimin yanlış kararını sürdürmesini hukukun işlemesi olarak mı görüyorsunuz? Yani adam bir kaç sene daha mı yatsın hukuksuz olarak. Yazınız gerçeği çarpıtarak sonuç çıkarmaya çalışıyor.

Erdal Aydın 
 08.04.2011 21:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 102
Toplam yorum
: 67
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 677
Kayıt tarihi
: 06.07.10
 
 

8 Ocak 1961'de doğdu. Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu Gazetecilik ve Halkla İlişkiler..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster