Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mayıs '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
289
 

CHP İle DSP seçim işbirliği yapmasın!

Seçimlerden önce yazarak, bu sitede yayımladığım ve daha sonra sildiğim bir yazımı yeniden yayımlamak istiyorum. Konu, CHP-DSP işbirliği idi. Bu işbirliğinin CHP'ye zarar vereceğini o zamandan söylemiştim. Yanılmış mıyım, yanılmamış mıyım? Yazıyı okuyup değerlendirin.

İşte o yazım:

"Günlerdir parti birleşmeleri, seçim işbirliği konuları tartışılıyor. Her şeyde olduğu gibi bu konuda da her kafadan bir ses çıkıyor.

Sağ siyasetteki olaylar beni fazla ilgilendirmediği için ben sol siyasetin durumu üzerinde duracağım. Tüm sol partilerin bir çatı altında toplanması, siyasetin doğasına aykırıdır.

Sosyalistlerle komünistlerin, sosyal demokratlarla aynı çatı altında bulunmasını istemek, siyaset curcunasını istemek demektir ülkemizde. Sosyal ve ekonomik bakışları ayrı olan grupların, birlikte siyaset yapma olanağı yoktur. Çünkü bizim siyaset anlayışımıza henüz "ortak paydalarda uzlaşma" anlayışı yerleşmemiştir. Bunlar ancak ülke koşullarının gerektirdikleri dönemlerde seçim dayanışması ile yola çıkabilirler. Ortak hedefler saptanarak, ayrılıklar rafa kaldırılır. Hiçbiri, uzak hedeflerinden vazgeçmez. Ancak bu hedefleri öne çıkarmadan, ivedilik gerektiren konular üzerinde uzlaşırlar. Bu tutum partilerin birleşmesini değil, güç birliğini gerektirir.

Birleşme konusu, aynı dünya görüşüne sahip olan partiler arasında öne çıkar. Ve bu partilerin birleşmesi, ülke çıkarları açısından kaçınılmazdır. Çünkü aynı dünya görüşünü savunan grupların ayrı partilerde örgütlenmesi başarıyı engeller. Daha net bir anlatımla, sosyal demokratların birkaç partide örgütlenmesi iktidar olmalarını zora sokar. Bu nedenle, tüm sosyal demokratların tek bir partide örgütlenmeleri kaçınılmazdır. Aksi durum, rakiplerinin başarısını arttırır.

Gelelim ülkemizde yaşanan gerçeğe… 12 Eylül darbesinden sonra CHP’yi terk eden lideri, yeni bir parti kurdurarak siyasal yaşamını orada sürdürmeyi seçti. Tüm propaganda çalışmalarında CHP’yi hedef aldı. Bu partinin başına geçtikten sonra, parti içi muhalefete hiçbir koşulda izin vermedi. Tam bir diktatörlük anlayışı ile yönetti partisini. Eşi de yetkili ve etkili bir danışmanlık görevi üstlenmişti. İlçe yönetimlerinde bile seçimle iş başına gelinemiyordu. Yönetimleri lider ve eşi belirliyordu. Böyle bir sosyal demokrat parti, iktidar olma olanağı buldu bu ülkede. Ancak iktidarı da başarısızlıkla sonuçlandı. Temsil ettiği kitlelerin hiçbir sorununu çözemedi. On binlerce insan, onların iktidarında işsiz kaldı. On binlerce esnaf kepenk kapattı. IMF reçetesini uygulayıp ekonomiyi darboğaza soktular. Sonuçta %22’lerde olan oylarını %1’lere düşürdüler.

Şimdi bu insanlar, tüm kamburlarıyla partilerini kapatmadan, CHP’yi sıçrama tahtası yaparak meclise girmeye çalışıyorlar. Kendini sol yelpazede gören seçmen kitlesi de bu çabaları destekliyor, hatta tetikliyor. CHP’nin yöneticileri; gerçeği bilmelerine karşın; DSP ile kitlelerin kıskacında bu olumsuz oluşuma boyun eğmek zorunda kalıyorlar. Baykal’ın seçim işbirliğinin anayasaya karşı hülle olduğunu söylemesi, son derece gerçekçidir. Bunun bir muta nikâhı olacağı tespiti de doğrudur. Ancak ülkemizin bugünkü durumunda, tabanın zorlaması ile hülle girişimini kabul etmek zorunda kalacakmış gibi gözüküyor.

Yanlışlığını bile bile durumun kabullenilmesi CHP’ye gelecekte zarar verecektir. Parlamentoya taşınan DSP’lilerin eski hastalıkları nüksedecektir. CHP’yi baş düşman ilân edeceklerdir. Büyük olasılıkla, DP ve MHP ile birlikte hareket ederek, CHP’yi yıpratma çabalarına girişeceklerdir. Çünkü partilerinin yaşamını sürdürmesi, CHP’nin yıpranıp erimesine bağlıdır. Başka bir anlatımla, CHP’nin güçlü ve başarılı olması, DSP’nin erimesi sonucunu getirecektir. Bu yüzden, mecliste CHP’nin başarısızlığını hedefleyeceklerdir.

CHP’nin yapması gereken, DSP’yi terk edip kapsamlı bir özeleştiri ile CHP’ye gelenleri kabul etmektir. "Biz DSP’nin kapatılmasını kabullenemeyiz, " diyenlerin meclise taşınmaları; hem CHP’yi hem de ülkeyi karmaşaya sürükleyecektir. Önümüzdeki seçimlerde, sağduyulu solcuların koşulsuz CHP’yi destekleyecekleri kesindir. Bunun için DSP ile seçim işbirliğine gereksinim yoktur. DSP kapatılarak CHP’de birlik oluşturulması elbette çok daha iyi sonuçları beraberinde getirecektir. Ancak DSP’nin kapatılmadan sağlanacak bir seçim işbirliğinin sonuçları hiç de olumlu olmayacaktır. Hatta CHP’nin amblemine DSP ambleminin eklenmesi bile oldukça yanlıştır. Fethullah’ın okullarından övgüyle söz eden; Atatürk’ün “hain” olarak nitelediği Vahdettin’in hain olmadığını savunan bir liderin partisinin simgesi, CHP’nin simgesine eklenemez. Bu Atatürk’e saygısızlık olur.

Bu yazımın amacı, CHP’lileri uyarmaktır. Düşüncelerimin CHP için tarihsel bir uyarı olduğunu düşünüyorum. Gelecekte hep birlikte göreceğiz."

Sanırım bu işbirliğinin CHP'ye hiçbir katkı sağlamadığını gördük. DSP seçmeninin büyük çoğunluğu oy bile vermedi. Çünkü DSP milletvekili adaylarının bu oylara gereksinimi yoktu. İlk sıralarda oldukları için CHP'lilerin oyları ile, zaten seçileceklerdi.

Yaşanan bu olaydan da anlaşılıyor ki, sorunu, işbirliği değil, birleşme ve bütünleşme çözer. Gerisi boşa çabadır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ortak paydada. Yoksa her ikisi de tarihe gömülecek. Türkiye' nin geleceği her türlü hesaptan çok daha önceliklidir. Saygılar.

Ayrıntıda gezinmek 
 20.05.2007 16:25
 

Haklısınız. Soldaki diğer partilerin siyaseti mitingle savunulanlarla fazla çakışmaz ancak tuhafı mitinglerde haykırılan pek çok slogan da soldaki tüm yelpazeyi kapsıyordu. bilinçlenmenin bir işareti mi? Umarım gel-geç bir bilinçlenme olmaz. Kanımca sosyal demokrat seçmenin büyük bölümü CHP ye oy verecek. Çünkü herkes bu mitinglere koşarken aynı zamanda sosyal demokrat kesimde bir adres de aradı. Beni üzen o ilk büyük mitingin ertesi günü yapılan kurultayda DSP başkanının aynen daha öncesi için saptadığınız gibi bir gün önceki mitingi yok sayabilecek bir tavırla CHP ve liderini hedef alan söylemi. Oysa gün sosyal demokratlar için el ele verme günüydü. O konuşmaları dinleyen pek çok kişi seçim konusunda kararını vermiştir. Bir de Seçim barajının indirilmesi gündeme asla gelmiyor. AKP neredeyse tüm sistemi altüst edebilecek Anayasa değişikliğine giderken ; kimliğini de ilan etti. Barajı düşürmek ve dokusunulmazlıkların kaldırılması CB seçimine göre daha kolay değil mi?

Ezgi Umut 
 10.05.2007 9:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 90
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 745
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Emekli Öğretmenim. Anadolu Üniversitesi, AÖF, Eğitim Önlisans Programı mezunuyum. İlgi Alanım: Si..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster