Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Nisan '14

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
109
 

CHP'li Arkadaşlarım, Üzülmeyin, Üzülmeyi Haketmiyorsunuz

CHP'li Arkadaşlarım, Üzülmeyin, Üzülmeyi Haketmiyorsunuz
 

  • CHP seçmeni, üzülmeyin! Bırakın başkaları üzülsün, başkaları utansın, başkaları sıkılsın… Siz üzülmeyin… Üzülmeyi, başı önde eğik olmayı haketmiyorsunuz. Her ne kadar CHP politikalarını eleştirsem de, her ne kadar CHP’nin kimi açıklamalarını, kimi yaklaşımlarını onaylamasam da, bence siz üzülmeyi haketmiyorsunuz. Hatta ve hatta bence kendinizle gurur bile duymalısınız. Gurur duymayı fazlasıyla hakediyorsunuz.
  •  
  • CHP yönetiminin, HDP’lilere yaklaşımını eleştirmiştim. Hatta ve hatta öyle bir kızmıştım ki… Kızmak ne kelime, MHP ile Cemaatle ilişki geliştiren CHP’nin, HDP’ye mesafeli durması, yetmiyormuş gibi, “Sizinle görünmek bize zarar verir” gibisinden bir yaklaşımda bulunmaları, sonrada, “HDP, AKP ile işbirliği içerisinde” demeçleri vermeleri, CHP yönetimine o denli kızmama neden oldu ki, anlatamam! CHP yönetimine halen de kızmaktayım… Lakin kazın ayağı hiç de öyle değil. Kazın bir de başka ayağı var. Hem de çırılçıplak görünen…
  •  
  • xxxxx
  •  
  • Rahmetli annemle babam sıkı birer CHP’liydi. Hayatları boyunca CHP’den başka partiye oy verdiklerini bilmem… Yakalarına altı ok rozetini takmadan sandığa gitmezlerdi. Hoş, aile efradımın tamamı CHP’li olmasına karşın ve ben de annemle, babamın burnundan hık demiş düşmüş olmadığımdan CHP ile arama hep mesafe koymuşumdur. Bu mesafe koyma halim, halen devam etmektedir ve kolay kolay da o mesafenin kapanacağını sanmıyorum. Derdim burada ideolojik açıklamalar yapmak değil. Bu hadiseyi çok defalar buralarda tartıştık. Tekrarının pek de bir anlam ifade ettiğini düşünmüyorum. Mesele başka… Mesele CHP seçmeni…  
  •  
  • xxxxx
  •  
  • Oturduğum, kalktığım, yediğim, içtiğim, dost bildiğim ne kadar arkadaşım varsa CHP’lidir. Hemen hepsiyle ailece görüşürüz. Kâh onların evlerindeyizdir, kâh kendi evimizde… Sık sık bir araya gelir, konuşur, tartışırız. Bütün bu CHP’li arkadaşlarımı o deni çok severim ki… Çok sıkı tartışmalarımız da olsa bir tek gün dahi olsun alınganlık gösterdiklerine şahit olmadım. O kadar eleştiriler yapmama rağmen, o kadar çok üzerlerine gitmeme rağmen, bir kez bile bana sitem ettiklerine de şahit olmadım. Tartışırlar… Konuşurlar ama kızmazlar, bozulmazlar, naifliklerinden ödün vermezler. Kişiliklidirler…
  •  
  • “Birbirimizin evlerinden dışarı çıkmayız” demiştim. Evlerinde kendi evimdeki gibi kendimi rahat hissederim. Mutfaklarında, en az kendi evimin mutfağındaki kadar rahatımdır. Bütün CHP’li arkadaşlarımın evleri, “Bal dök yala” kıvamındadır… Tertemiz, tiril tirildir. Evlerinde öyle pahalı eşyalar yoktur ama o ucuz eşyalarla mükemmele yakın bir ev konforu yaratmışlardır. CHP’li arkadaşlarım güzel yemek masası hazırlar… Masada öyle pahalı yiyecekler yoktur ama menü zengindir. Kalamar, karides, havyar, yengeç gibi yiyeceklerin hayalini bile kurmazlar ama turp otundan, maydanozdan, tereden, rokadan, kabaktan, nohuttan, istavritten nefis lezzetler yaratmayı bilirler… İlle de masada rakı veya ucuzundan bir sofra şarabı, olmadı bira mutlaka bulunur. En pahalı içki bunlardan ibarettir. CHP’li arkadaşlarım öyle zengin değildir… Ucu ucuna geçim sürdürürler ama ellerindeki parayı en iyi şekilde kullanmayı bilirler. Har vurup harman savurmak diye bir şey CHP’li arkadaşlarım için geçerli değildir. Hayattan sonuna kadar zevk almasını bilirler. Aylık gelirlerinden küçük bir kısmını bir kenara koyarak yıllık tatil parasını biriktirip, tatilin en güzelini yaparlar. Görülmedik yerleri gidip görürler, tarih ve doğa kültürlerini geliştirmenin yollarını ararlar. Kitap okumayı severler… Belki sosyolojiye, felsefeye fazla düşkün değildirler ama kesinlikle hepsi edebiyata meraklıdır. İlle de her zaman ellerinde okudukları bir roman vardır.
  •  
  • Bütün CHP’li arkadaşlarımın ortak bir başka özelliği ise ailelerine olan düşkünlükleridir. Hepsi aşk evliliği yapmıştır. Bu yüzden hepsi de mutlu insanlardır. Bir gün gelip de, eşlerinden ayrılmak zorunda kalmış olanlar ise bu işi adabına uygun bir şekilde yerine getirmiştir ve bitirilmesi gereken bir ilişkinin de hakkını teslim etmişlerdir.  “Ailelerine düşkünlerdir” demiştim… Aynen öyle. Hele ki çocuklarına olan düşkünlükleri tartışılmaz bile. Çocuklarına Tanrı muamelesi çekerler. Yanlış okumadınız, aynen öyle. En fazlasının iki çocuğu vardır. Yani çekirdek ailedir. Çocuklarına en iyi eğitimi aldırabilmek için kılı kırk yarıp, kırk takla atarlar. Ve yetmez, çocuklarının ille de güzel sanatların bir dalıyla uğraşmaları için ellerinden gelenin daha fazlasını yapmak için çaba gösterirler. Bütün CHP’li arkadaşlarımın çocukları, mutlaka bir müzik aletini çalabilmek için müzik kurs mekânlarından ders alırlar. Resim, heykel, bale gibi güzel sanatların dallarına ilgi gösterip, ille de sporun bir dalıyla uğraşırlar. CHP’li arkadaşlarım yüzme, voleybol, basketbol, tenis gibi spor dallarıyla şu veya bu şekilde bizzat kendileri uğraşmakta oldukları gibi çocuklarına da bu alanlarda öncülük ederler… CHP’li arkadaşlarımın çocuklarının bir başka dikkat çeken özellikleriyse, genellikle eğitim hayatı içerisinde sınıflarının en başarılı öğrencileri arasında yer almalarıdır.
  •  
  • CHP’li arkadaşlarıma övgü diziyorum ama gerçeğin bu olduğunu bir kez daha hatırlatmaktayım.
  •  
  • CHP’li bütün arkadaşlarımın bir başka ortak özelliği ise doğaya olan tutkuları ve sevgileridir. Her bir CHP’li arkadaşım mutlaka bir tracıng kulübüne, dağcılık kulübüne üyedir. Hafta sonları fırsat bulduklarında mutlaka doğa yürüyüşlerine katılırlar. Sadece doğa yürüyüşleri değil aynı zamanda haftanın belirli günlerinde düzenlenen bisiklet turlarına da katılmaktan imtina etmezler.
  •  
  • CHP’li arkadaşlarım içki de içerler. Ama sosyal içicidirler. Öyle işin suyunu çıkartacak düzeyde içmezler. Ancak ve ancak aile toplantılarında, dost meclislerinde içerler… “Canım sıkıldı yada bu gün çok mutluyum, hadi demlenelim” türünden bir içicilik değildir.
  •  
  • Her Türkiye yurttaşı gibi CHP’li arkadaşlarımda bir futbol takımı tutarlar. Ya Fenerlidir, ya Cimbomludur yada Kara Kartallıdır… Ama üzerinde fazlaca kafa yormazlar. Maçlarını izler, işin tadını çıkartır, orada bırakırlar.
  •  
  • Hiçbir CHP’li arkadaşımın kimsenin inançlarına laf söylediğine, inanç şekline karıştıklarına şahit olmadım. Kim neye inanır ilgilenmezler. CHP’li arkadaşlarımın inançlarının var olup olmadığını dahi bilmem. İnançlarını muhabbet meselesi yapmazlar. Her inanca saygılıdırlar ve aralarında inancı olmayanlarda dahi kutsal değerlerle alay edenine hiç rastlamadım.
  •  
  • Başka mı?
  • Tabi var, başka şeylerde var.
  •  
  • Mesela kadını olsun, erkeği olsun güzel giyinirler. Kıyafetleri öyle pahalı değildir… Gelirleri nispetindedir ama kendilerine yakışanı giyerler. Yani giyinmeyi bilirler ve bakımlı olmaya özen gösterirler.
  •  
  • Ve bence daha da önemlisi… Evet, kişiliklidirler. Onurlarına düşkündürler. Yani öyle kendisini ötekileşmiş görenlere tepeden bakmazlar. Belki öyle bir hissiyat söz konusudur ama insana karşı saygı duymaktan imtina etmezler. En azından benim çevremdeki CHP’li arkadaşlarımın hiç kimseyi ötekileştirmek gibi bir dertlerinin olmadığını, böyle bir karakter kimliği taşımadıklarını çok çok iyi bilirim.
  •  
  • “Kişiliklidirler” dedim ya… Kişilikleri üzerine en küçük bir olumsuz laf edemem. Yalan bilmezler, dolan bilmezler, küçük hesap peşinde koşmazlar… Çıkar arkadaşlıkları diye bir arkadaşlık türü kurmazlar, böyle bir şey hissetiklerinde sessiz sedasız o kişilerden uzak durmaya özen gösterirler. Bu kişilikli yapıları gereği toplumun birçok kesiminden, farklı siyasal kimlik ve görüşlerden ayrılırlar. Misal ki geçtiğimiz günlerde başbakan ve bakanların ortaya çıkan yolsuzluklarının benzerini, benzerini bırakalım, böyle bir yolsuzluğun, hırsızlığın çapı, ortaya çıkanların yüzde birini CHP genel başkanı ve vekilleri yapmış olsaydı, ilk önce CHP’lilerin kendi genel başkan ve vekillerine şamarı vuracaklarına yüzde yüz eminim. Yani AKP seçmeni gibi kişiliksiz olmadıklarını kesinlikle söyleyebilirim. Utanma duyguları vardır. Hırsıza, yolsuza, rüşvetçiye aman vermezler. Kimden olursa olsun, ne taraftan olursa olsun… Montajdı, dublajdı, şantajdı, komploydu mazaretlerinin ardına sığınmazlar. Kandırılmaya karşı tahammülsüzdürler. Hele ki kendi partileri tarafından böyle bir davranışa maruz kaldıklarını hissederlerse, ilk tokatı yine kendileri atarlar.
  •  
  • O halde…
  •  
  • Evet, üzülmeyin CHP’liler… Sizler kıt kanaat gelirlerinizle örnek alınması gereken bir yaşam kalitesini insanların önüne koyuyorsunuz.
  •  
  • AKP yine kazanmış… Hem de % 45 oy almış… Bence bununla gurur duyan, AKP’li seçmenler, onca hırsızlığa, onca yolsuzluğa, onca rüşvete gark olmuş başbakan ve bakanlarına sahip çıktılar. Grurusuzca, onursuzca, haysiyetsizce…
  •  
  • Ve unutmayın ki CHP’li arkadaşlar… Tarih bu günleri yazacaktır ve sizler torunlarınızın nazarında gıptayla anılırken, bu gün başbakan ve bakanların hırsızlıklarına, yolsuzluklarına, rüşvetçiliklerine sahip çıkmış olan AKP seçmenleri, torunlarının yüzüne bakabilecek yüzü kendilerinde bulamayacaktır.
  •  
  • Evet… Üzülmeyin…
  •  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Teselli ikramiyesi gibi olmuş Nihat bey ama olsun :) Bu kadara da teşekkürler. Selam ile...

Hasan Hüseyin Dulun 
 05.04.2014 13:06
Cevap :
:))))  07.04.2014 9:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 1509
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1133
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster