Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
674
 

CHP nam-ı diğer Baykal fan kulüp

CHP nam-ı diğer Baykal fan kulüp
 

Cumhuriyet Halk Partisi siyasi bir oluşum değil.

bir fan kulüp.

Yani hayranlar kulübü.

Kimin?

Elbette Deniz Baykal’ın

……..

Baykal istifa ettiği gün,

hayranlarının ifadesine göre,

tüm Türkiye, hatta kuşlar, böcekler bile ağlamış,

bu hüzünlü ve yürek dağlayıcı istifaya.

Bir yağmur eksikti, o da yağsa, tüm doğa bu hüzünlü tabloya eşlik etmiş olacaktı

…….


Bu fan kulüp yeni ve çarpıcı bir etkinliğe daha imza atıyor,

Baykal’ın evinin önüne açlık grevi çadırı kurulmuş.

Yurdumun açlık grevi geleneğine, yeni ve özgül bir katkı daha sunuyor bu hayran kitlesi.

Büyük bir ilgiyle takip ediyorum.

……..


Baykal, 21. yüzyılda hala kahramanlara ihtiyaç duyan bir toplumsal kesimin,

plasebo etkisi yapan niteliksiz ilacıdır.

Baykal bir anti kahramandır, loser / kaybedendir

Fan Kulüp üyeleri de, onun kaybedişlerine, yenilgilerine, çektiği acılara kutsallık atfeden, 20. yüzyılın modern müridleri.

Baykal onlar için, kendi kaybedişlerinin somutlaştığı isim. Tüm bu çileleri onlar adına çekiyor ve kendi sırtına yükleniyor. Fan kulüp üyeleri de, yeni çile törenlerinde üstüne düşenleri yapıyorlar.

……..

Oysa ortada ne bir hastalık var, ne de kaybedilen bir şey.

Dolayısı ile ilacın ne gerçeğine ne de sahtesine ihtiyaç yok.

Yeter ki, hastalığın da, ilacın da sahte olduğu bilinsin.

Statik duran her düşünce, bir süre sonra inanca dönüşür.

CHP’liler de fikirlerini inançlaştırmış durumdalar.

Ve her inancın bir ruhani lidere ihtiyacı vardır.

Bu nedenle CHP, 21. yüzyılın modern bir tarikatı, hayranlar kulübüdür.

…….


Bugün bu Fan Kulübün üyelerinin hiçbiri, Baykal, CHP’nin başına geri dönse toplumun buna tepkisi ne olur diye düşünmüyor?

Politik hırsı, koltuk sevdası, tek adamcılığı siyasi hayatı boyunca eleştiri almış bir insanın, 72 yaşında hala koltuğuna tekrar dönmeye çabalaması, bunun için uğraşmasını nasıl değerlendirir bu halk?

Bunun seçimlere etkisi nasıl olur?

Toplum, Baykal’ın artık küflenmiş ekmek tadı veren bu politik manevralarından bıkmamış mıdır?

Ama fan kulüp üyeliğinin de en zayıf halkası budur.

Dışarıya değil içeriye bakarsın.

Dünyayı bulunduğun yer zannedersin.

Kendi duygularını, fikirlerini, o kadar büyütür, o kadar önemser ve o kadar hayatın tamamı yaparsın ki, toplumla yüz yüze geldiğin ilk seçimde duvara toslarsın.

…..

Ama dediğim gibi, Baykal’ın dönmesini en çok arzulayanlardan birisi benim.

Bir kez daha haklı çıkmak ve bir kez daha Baykal’ı gayet iyi tanıdığımı ispatlamak için.

Hadi arkadaşlar az daha çabalarsanız olacak bu iş,

Biraz daha gayret…..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şu yazdığınız yazıyı bir kez daha okuyunda kendinize gülün ne diyeyim ben size. İflah olmaz önyargılarınızla sizi başbaşa bırakıyorum.

kartal0634 
 19.05.2010 17:17
Cevap :
Yazıyı tekrar okudum. Bir genelbaşkanın, demokrat bir partinin lideri değil kendisine tapulu bir alanın tek adamı olduğunu vurgulayan bir yazı. Haksız mı? Değil. 18 yıl süren bir iktidardan bahsediyoruz. Yola çıktığı insanların tamamını tasfiye eden, partideki aklı başındaki tüm solcuları, sosyal demokratları partiden uzaklaştıran, ayaklarını kaydıran, partiyi devletçi, ırkçı insanlarla dolduran, parti içi demokrasiyi ortadan kaldıran, başka birisinin genelbaşkan adaylığına dahi tahammül edemeyen, derin devlete, ergenekona hizmet etmeyi ilke edinmiş ve toplumun beklentilerine kulak tıkayan bir adamdan bahsediyorum. Yetenekleri var mı? Elbette. Müthiş bir hitabet yeteneği var. Konjonktürden de faydalanıp ortamı germeyi, ülkeyi kamplara bölmeyi çok iyi biliyor. Zaten bu sayede belli bir kitleyi peşinden sürükleyebiliyor. Ama toplumun çoğunluğuna karşısına alıyor. Bu yüzden girdiği 10'un üzerindeki seçimin hiçbirinde başarı sağlayamıyor. Ama şimdi devrildi. Her diktatörün bir sonu vardır,  21.05.2010 8:36
 

Bari şu yazıyı kaldırın şuradan. Hiç güleceğim yoktu:)))

kartal0634 
 18.05.2010 20:35
Cevap :
Tarihin bir dönüm noktasında, yani tarihin uzun dönemine damgasını vuran bir olayın bitiminde, o uzun süreci tarif eden bir yazı, sırf o değişimden dolayı yok sayılamaz. Yani bu gün Baykal'ın dönüş yolu tıkandı ve parti tarafından tasfiye edildi diye geçmiş 18 seneyi yok sayamazsın sevgili Kartal. Evet, anlaşılan hemen unuttunuz ama Deniz Baykal, 1992 yılında tekrar açılan CHP'de iki ufak kesinti haricinde, 18 yıl boyunca genelbaşkan olmayı bildi. Hem de hiç seçim kazanmadan. Hatta partisini meclis dışına düşürmesine karşın. Baykal öyle bir sihirbazdı ki, her kurultayda delegeleri, partilileri söz oyunları ile el çabukluğu ile mest etmeyi başarıyordu. Bu yeteneğinin farkında olduğundan, canı sıkıldığında olaganüstü kurultaya gidiyor ve önüne çıkan ufak tefek rakipleri ezip stres atıyordu. Hatta bir keresinde, hiç unutmuyorum delegelerin tamamının oyunu alarak seçilmişti. Saddam Hüseyin bile gıpta etmiştir bence bu duruma. Anlaşılan sizin için kral öldü, yaşasın yeni kral, saygılar  19.05.2010 0:49
 

Değerli Blogdaşım çok güzel v eyerinde bir tespit! Günümüz CHP'si= Deniz Baykal fan club :)) Yanılıyorsam düzeltin lütfen yanlış hatırlamıyorsam iki gün sonra yani 14 Mayıs aynı zamanda "Çok Partili" hayata geçişimizin yıl dönümü olsa gerek... Yıllar sonraki çok partili hayata bakınca, ne kadar çok yol katettiğimizi daha net görüyorum... Sağlıcakla Kalın...

Yorum Dükkanı 
 12.05.2010 15:02
Cevap :
Çok teşekkür ederim, tespitlerimi uygun bulduğunuz ve beğeninizi dile getirdiğiniz için. 14 Mayıs yanılmıyorsam DP'nin iktidar olduğu tarih. Oysa ben, ikinci ya da daha fazla partinin kurulduğu ilk günü çok partili bir dönemin başlangıcı olarak kabul edebilirim. Yani seçilmiş olma zaruriyeti bence yok. Amam seçilebilir olduklarını, süs olmadıklarını, demokrasinin olgunlaştığını göstermek açısından elbette 14 Mayıs tarihi önemli. CHP ne yazık ki, genlerindeki değişim talebine direniyor. Oysa toplumlar gibi, toplumun yansıması olan bu tip örgütlerin, yapılarında değişime ayak uydyrması gerekir ama CHP hala tek parti gibi davranmakta inat ediyor. Katkı için teşekkürler..  13.05.2010 9:32
 

Ben de ağladım, hatta kanlı gözyaşları döktüm. O gözyaşları ki hayatımın en değerli gözyaşlarıdır. KIyamadığımdan dolayı bi ilaç şişesine doldurdum. O gözyaşlarımı ömrümün sonuna kadar saklayacağım. Anlamı çok büyük:) Selamlar...

Nev 
 12.05.2010 13:14
Cevap :
Bence ileride o gözyaşları çok para edecek, antika değeri filan olacaktır. Çünkü, iki günde badem gözlü olan Baykal, bir 5 - 10 yıl sonra filan aziz mertebesine çıkar diye düşünüyorum. Eh o vakit, "işte onun istifa ettiği gün döktüğüm kutsal gözyaşları" diye bir meblağa elden çıkarabilirsiniz:-) Aslında ben şöyle 1000-2000 şişe musluk suyunu bir yana istiflesem, ilerde de aynı şekilde pazarlasam fena olmaz. 10 yıl sonra göz yaşı ile musluk suyunu kimse ayırt edemez herhalde. Baykal sen hangi cin fikilerin ilham babasının görüyor musun?:-) Bu değerli fikir için Baykal'dan önce size teşekkür etmem lazım tabi ki... Bu arada bu yazdıklarımızın latife olduğunu anlamayacak üçüncü kişiler yoktur umarım:-) selamlar, saygılar  12.05.2010 13:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 453
Toplam yorum
: 1886
Toplam mesaj
: 174
Ort. okunma sayısı
: 1700
Kayıt tarihi
: 14.11.06
 
 

36 güneş yılı. 27 yıl G.antep, 9 yıl İstanbul. İstanbul, 90’lı yıllarda yaşandı, bitti.  Hep şe..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster