Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Temmuz '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
787
 

CHP nasıl iktidar olur?... Tabii ki, Kürt Sorunu'nu çözerek!.. / ''Türkiye Defteri''

CHP nasıl iktidar olur?... Tabii ki, Kürt Sorunu'nu çözerek!.. / ''Türkiye Defteri''
 

"İnsanlar tarihlerini kendileri yaparlar, ama onu serbestçe kendi seçtikleri parçaları bir araya getirerek değil, dolaysızca önlerinde buldukları, geçmişten devreden verili koşullarda yaparlar. Tüm göçüp gitmiş kuşakların oluşturduğu gelenek, yaşayanların beyinlerine bir kâbus gibi çöker...

Kendilerini ve bir şeyleri altüst etmekle, şimdiye dek hiç olmamışı var etmekle uğraşıyor göründükleri esnada, tam da böylesi devrimci kriz dönemlerinde, endişe içinde geçmişten ruhları yardıma çağırır, onların adlarına, sloganlarına, kıyafetlerin sarılır, dünya tarihinin yeni sahnesinde bu eskilerde hürmet edilen kılıklara bürünür ve bu ödünç dille oynamaya çalışırlar.... / Karl Marx / Louis Bonaparte'ın 18 Brumaire'i ''

CHP nasıl iktidar olur?... Tabii ki, Kürt Sorunu'nu çözerek!... Peki bu mümkün mü?... Bir aşamaya kadar, tabii ki mümkün!...

Bundan yirmi yıl önce, İsmail Cem'in önerisiyle, 12 Eylül' lü zamanların sosyal demokrat parti olma sürecindeki SHP' si ve onun genel sekreteri Deniz Baykal'ın öncülüğünde(!), ''Kürt Raporu'' hazırlanıp onaylanıyor ya da genel sekreter en azından bu süreci onaylamış görünüyordu!... Ve yıllar sonra gene bu kez Baykalın parti başkanı olduğu zamanlarda halk kitlelerinin karşısında, bu görüşlerden180' dönüş yapan sözümona sosyal demokrat , bir CHP vardı!...

Şimdi ise bir nedenle ve bir şekilde, kendini yenileme sürecine sokmuş, bir olası ''Yeni CHP'' var!...

İşte bu ''Yeni CHP'' ve kurmayları, Güneydoğu da, ateşin ve şiddetin bilinçlice yükseltildiği, yaşadığımız sıkıntılı ve dar zamanlarda bu raporu tozlu, kirli arşivlerin raflarından indirip, bir güzel temizlemeli!... Bir güzel de, yönetim kurullarında gözden geçirmeli, istimdat etmeli!...

Çünkü o raporda, ülkenin geleceği adına, çok ciddi, önemli şeyler vardı!...

Eğer CHP, bu kez gerçekten iktidar olmak istiyorsa ki, Kılıçdaroğlu öylesine bir atak içinde görünüyor; Batı'dan alabileceği gibi, Doğu ve Güneydoğudan da, ciddi düzeyde bir oy alamazsa, iktidara ancak yamanabileceğinin de, artık bilincinde olmalı!...

CHP, AKP'nin başlattığı ama yarı yolda takıldığı bu ''Açılım'' sorununa ve gerçekten çözüm için sorunun yapılandırılmasına ciddi bir taraf olursa, ülkenin bu siyasi krizden çıkmasına çok mu çok önemli bir katkı sunduğu gibi, bölge halkının önemli bir kesiminin de güvenini yeniden kazanabilir!...

Kürt Sorunu'nun demokratik yollardan adaletli bir şekilde çözülmesiyle ilgili yapılacak girişimler, ülkenin de demokratikleşmesini, gerçek bir hukuk devletine dönüşmesini ve aşın, işin, eğitimin adaletli ve adil bir şekilde dağıtılmasını da sağladıkça, o zaman, bölgedeki durumlarda da, görece iyiye giden bir değişme söz konusu olacaktır!... ...

Baykal döneminin CHP'si, yukardan bakıldığında, İttihak ve Terakki'nin son dönemlerine yakın bir şekilde, toplumun Türk kesimini temsil eden bir parti izlenimi yaratmaktaydı ki, bu durum ülke siyasetindeki dengeler açısından, çok sakıncalı bir durum yaratmıştı!... Tarihin tekerlekleri sanki geri geri döndürülmeye çalışılıyordu!... Neyseki bu duruma, biraz mekanik de olsa bir şekilde, son verdirildi!...

Kürt Sorunu'nun demokratik yollardan adaletli bir şekilde çözülmesiyle ilgili yapılacak girişimler, örneğin; yerel yönetimlerin nitel bir şekilde güçlendirilmesi için ciddi düzeylerde yapılacak köklü destek ve değişimler, ülkenin de demokratikleşmesine büyük katkılar sağlayacaktır... Örneğin; ülkenin gerçek bir hukuk devletine dönüşmesine katkı sunacak, üniversal değerlerde, ancak bizim için radikal(!) yasal değişimler kadar, aşın, işin, eğitimin adaletli ve adil bir şekilde dağıtılması da sağlandıkça, o zaman, bölgedeki sosyal ve siyasi durumlar da, farklılık arz edecektir!...

''Hayır'da hayır vardır'' popülist söylemin arkasını, eğer ki ''laik'' CHP, somut , insanlara güven verecek ciddi bir programla dolduramazsa ve bunla ilgili plan ve programı'' biz iktidara gelirsek, işte şöyle şöyle yapacağız!...'' lafazanlığı dışında bir an önce hazırlayıp halka sunmazsa, ''Kılıçdaroğlu Efsanesi'' de, ''Karaoğlan Efsanesi'' gibi ve ondan çok daha kısa bir zamanda silinip gidecektir!...

Unutulmamalı ki, bir sorunu gündeme taşıyıp, çözüm ve bunun için de bir öneri getiremiyorsanız, sizde o sorunun bir parçasısınız!...

Ve bu ülkenin artık, hele ki bu zor zamanlarda, ne ''Amerikan Güreşi'' ve güreşçilerine, ne de , ''Sandalcı Kavgası'' ve kavgacılarına ihtiyacı var!...

19. temmuz. 2010 / Uğur Mumcu - Altınoluk,

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Soğuk Savaş'la birlikte Alman'dan çıkıp(!), bu kez ABD etkisi altına giren CHP politikaları ve çeşitli şekillerde ABD istihbaratı etkisi altına giren MİT ve yanısıra Teşkilat-ı Mahsus'a geleneğinin sürdürüldüğü askeri kanatta olası Sovyet işgaline karşı bir direnişi yapılandıran ve zaman içinde bir takım çalışması halinde anti kominist mücadele ve gereğinde provakatif eylemlere de yer veren(!), İsmet Paşa döneminde başlayan gayrı nizami savaş yapılanmaları ki ucu karmaşık bir ''Ergenekon'a giden, bir garip, utanılası gayrı milli(!) bir süreç!..Şimdi ABD o zamanlar yarattığı Ergenekon'u ve onun içinde bir nedenle ve bir şekilde yer alan, Armstrong'un dediği gibi ''sistemden beslenen'' siyasi ve sosyal gücü çökertiyor!... Ama o sistemden beslenen o güç her iktidar döneminde, AKP dahil her partide hep karşımıza bir ''Gelenek''le çıkmaya devam ediyor!... O yüzden CHP belki(!), ülkenin 'İleri Bir Demokrasiye'evrilmesine katkı sunabilir; gömleğini değiştirebilirse!... Dostça selamlarımla..

zeki etferat 
 02.08.2010 12:17
 

Değerli Zeki Bey, "Meşhur Türk Düşmanı" İngiliz ajanı, H.C. Armstrong'un "Bozkurt", isimli eserinde, (CHP) Halk Fırkasının kuruluşunu detaylı ve tüm ilginçlikleriyle anlatmaktadır. İzninizle kısa bir alıntı vermek istiyorum. Gerçeğinde yeni kuşağın CHP’yi (anlayışını) öğrenilebilmesi için yeniden büyük bir çoğunlukla iktidara gelmesi gerekmektedir. Maalesef az okuyan bir millet olduğumuz için meselelerimize, işin mutfağını görmeden, Neon lambaları ile süslenen vitrinlere göre karar veriyoruz. “...Rauf ve Refet’le birlikte 1919’da yarattığı yerel direniş komiteleri (Anadolu ve Rumeli Mudafaa-i Hukuk Cemiyetleri) zamanla tüm ülkeyi saran büyük bir örgütlenmeye dönüşmüştü. Bu cemiyetler. Yunanlıları ve İngilizleri sürüp çıkaran ve Türkiye’yi zafere götüren milliyetçi örgütün belkemiğini oluşturmuştu. Cemiyet hâlâ varlığını koruyordu. Bu askeri bir örgüttü. Hâlâ ateşli bir yurtseverlikten esinleniyordu. Cemiyet, Başkumandan olarak (M. Kemal Paşa) doğrudan onun emri altındaydı...

Canmehmet 
 30.07.2010 9:42
Cevap :
H.C.Armstrong isimli bu Britanya zabitini ikinci bölümde değerlendirdik.CHP'ye gelince, bu partinin ve dolayısıyla cumhuriyetin kuruluş sürecini yeni kuşak ''idrak''etmek istiyorsa; öncelikle batıda feodalizmden kapitalizme geçiş sürecini ve nedenlerini(!), Fransız Devrimi ve batıda başlayan ''Aydınlanma Hareketi''ni ve onun diğer emperyal ülkelerle sömürgelerde yarattığı etkileşimi önce öğrenmeliler!...Ve sonra Osmanlı'da batılılaşma hareketlerini, yıkımı kendince durdurmaya çalışan Abdülhamid ve reformlarını,bu gün Kürtler'in ABD vesayetine alındığı gibi o zaman da Ermeniler'in bir hesapla Rusya'nın vesayetine girişini, Jön Türkleri,Osmanlı Sosyalist hareketlerini ve ardından Alman emperyalizminin güdümüne girerek, dış dinamiğin karşı konulmaz etkisiyle iyice ulusalcılığa kayan İttihak ve Terakki'yi ve Teşkilat-ı Mahsusa'yı liderlerinin ölümle tasfiyesini(!)ve ardılı olan CHP'yi ve gene bir Alman istihbaratçı Walter Nikolai'nin denetiminde kurulan MAH'ı, MİT'i vs.öğrenmeliler...  02.08.2010 11:47
 

Bu örgütü sıkı disiplinli ve doğrudan kendi denetimine bağlı bulunacak ve Türkiye’nin gerçek yöneticisi olacak bir partiye dönüştürmeye karar verdi. Ona “Halk Fırkası” adını verecekti. Parti yöneticilerinin maaşlarından ayrı bir gelirleri olması, kendi alanlarında güç ve memuriyete atama hakkı bulunması gibi özel ayrıcalıkları olacaktı. Bir kasaba ya da köydeki Halk Fırkası komitesi, resmi dairelerde görev yapmak üzere kimin belediye başkanı. Muhtar, imam, mal müdürü, polis, postacı, çöpçü, gündelikçi kadın olarak çalıştırılması gerektiğine karar verecekti. Böylelikle komiteler kişisel olarak kendisine bağlanmış olacaklardı; kendi başarısı ya da başarısızlığı onları da doğrudan etkileyecekti….” Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 28.07.2010 11:24
Cevap :
Bilahare cevaplarken uçurduğum yorumunuzun ilk bölümünde anımsadığımca, yeni kuşağın,CHP'yi objektif olarak tanıması gerektiğinden yola çıkarak kısa bir tanıtım yapıyor,H.C.Armstrong'un ''Bozkurt ''kitabıına da gönderme yapıyordunuz...(İlk yorumu bekliyorum...) Bu Britanya zabiti, Selman-ı Pak'da ve nihai Kut'ül Ammare'de esir alınan 14000 erattan, 500 Britanya subayından biri olsa gerektir!... Ve dünya hakimi Britanya ordusunda Çanakkale savaşı başarısızlığı dışında,bu esirlik en aşağılanacı bir durum olarak tarihlerine yazılmıştır ki, hiçbir İngiliz kurmayı ve diplomatı kin ve nefretle bunu unutmadı!...(Biz de, bilinçli ülke aydınları olarak, Mareşal Allenby'nin İslamın ''ilk Kabesi''Kudüs'e beyaz at üstünde girişini ve Selahaddin Eyyübi'nin mezarını tekmeleyerek,''Gene geldik Selahaddin!..''sözünü unutmadık...)Bu yü zden, dahi,hırslı, üstün yetenekli,insan,risk yönetiminde başarılı,devletçi ve örgütçü gelenekten beslenmiş bir lidere öznel yaklaşımı doğaldır... Dostça selamlarımla.  30.07.2010 11:00
 

CHP iktidar olursa İsmet İNÖNÜ zamanına döneriz kıtlık derebeylik adam kayırmalar devri geri gelirki bu sefer Türkiye çok zarar görür böyle felaketten allah korusun

Dursun OCAK 
 27.07.2010 17:06
Cevap :
Değerli Dursun Bey, öncelikle, bir takım taraftarı gibi,CHP'li olmadığımı,CHP'nin de bu ülkenin kuruluş sürecinde yaratılan bir merkez parti olarak ondan türeyen(!)diğer partiler gibi ona da saygı duyduğumu çünkü son tahlilde,bu ülkede yaşayan ya da yaşamaya çalışan yurttaşların iradelerini belli bir oranda yansıtan bir parti olduğu için,değer verdiğimi de belirtmek isterim... ''İsmet İnönü Zamanı''na gelince,o yıllar II.Büyük Savaş'ın ve ardından paylaşılan dünyada Demir perde ülkeleriyle ve karşısında cepheleşen ülkeler arasında, Pax Americana etkinliğinde ortaya çıkan ve Sovyetlerin yıkılmasıyla sonlanan bir Soğuk savaş yıllarının 1950'lerde iktidarı DP'ye terk etmesiyle biten bir süreçtir...Şüphesiz Celal Bayar ve Adnan Menderes'de o CHP içinde bir şekilde sorumluydular!...İnönü bu ülke çocuklarını aç bıraktı ama yetim bırakmadı!..Kürt Sorunu'nda 'geleneksel' taraf olan CHP ve zihniyeti, kendini yenileyerek çözüme de taraf olabilir..Yoksa çözüm, ileri bir demokraside!..Selamlar  10.08.2010 10:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 392
Toplam yorum
: 729
Toplam mesaj
: 164
Ort. okunma sayısı
: 4550
Kayıt tarihi
: 12.03.07
 
 

İstanbul doğumluyum. Sağlıklı beslenme, yüzme, doğada yürüyüş ve çevre özel ilgi alanlarım. Şiiri ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster