Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Eylül '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
564
 

CHP ne kadar sol? Neden seçimi kaybetti?

CHP ne kadar sol? Neden seçimi kaybetti?
 

22 Temmuz seçimlerinin Demokrat Parti ile birlikte kaybeden diğer adresi CHP’dir. Seçimler öncesi yaratılan gerginlikler, muhtıralar ve bunlarla paralel yapılan cumhuriyet mitinglerinin havsına ek olarak DSP ile gerçekleşen seçim ittifakı da, CHP’nin büyük hedefler beslemesine neden oldu. Esasında sürekli gerginlik politikası izleyerek, bu iz üzerinde yaratılan laik-anti laik ekseninde laik kanadın tarafı olan ya da kendini öyle sunan CHP’nin aldığı % 20’lik oy ciddi bir hezimettir.

Cumhuriyetin kurucu partisi olan, bu nedenle ülkenin elitini temsil eden CHP, statükonun da sürekli bekçisi oldu. CHP’ye biçilen sol elbise, üzerine hiç oturmadı. Statükonun temel çimentosu olan bir partiden, yıllarca ‘sol’ söylemler beklenildi. 1965’ten sonra söylenen ‘ortanın solu’ söyleminin, pratikte bir karşılığı yoktu. Bu söylemin temel nedeni, 1965 seçimlerinde, meclise 15 vekil sokan Türkiye İşçi Partisi’nin(TİP) yarattığı toplumsal sol muhalefeti, kendi terkinine almaktı. Bunda bir dönem de olsa başarılı olduğunu kabul etmek gerek. Cumhuriyeti kuran kadroların sol olmadığının en basit ve en bariz örneği, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından sonra hiçbir zaman bir toprak reformuna gitmemesini örnek gösterebiliriz. Toprak reformu, sol dünya algılayışının olmazsa olmazı, koşullar da uygun olmasına rağmen, bunun tersi bir yoldan ilerleyerek, milli bir burjuva sınıfının yaratılmasına uğraştı CHP’nin kurucu kadroları. Aynı partinin darbe kesintilerini saymazsak, siyaset sahnesinde yer aldığı yaklaşık seksen yıllık süreçte, sol’un yapacağı, yapması gereken hiçbir şeyi yapmadığını açıklıkla görebiliriz. Yapmadığı gibi, aksine bir coğrafya üzerinde yaşayan birçok topluluktan, tek millet, tek kültür, tek lider, tek dil yarattığı gibi, belli bir etnisitenin milliyetçiliğine soyunduğu da aşikârdır. Bütün bunlara ilaveten, askeri kanadın sözcülüğüne soyunması, 301. maddenin kalması için ateşli mücadele vermesi, savaş rüzgârları estirmesi, yüzde 10 gibi çok antidemokratik olan barajın kalması için AKP ile birlikte davranması, seçim pusulalarında bağımsızlara yer verilmesinde, cumhurbaşkanlığı seçiminde yapmadığı mutabakatlığı göstermesi, günümüz CHP’nin geldiği noktanın neresi olduğu konusunda anlaşılır bir tablo sunmaktadır. Bütün bunlar bir yana, seçim süreci boyunca Türk milliyetçiliğinin adresi olan MHP ile gösterdiği uyum, dayanışma ise bırakın sol ile açıklanmasına, liberal düşüncedeki bir partinin bile kolay kolay yapmayacağı bir şeydir. Özgürlüklerden bu kadar korkan, bu kadar karşısında olan bir partiye ‘sol’ demek, sonrasında ise ‘sol neden yenildi?’ manşetlerini atmak gerçekçi değil. Evet, CHP yenildi ama sol yenilmedi.

CHP neden yenildi ya da yenildi mi? Partinin seçim öncesi söylediklerine bakarsak ortada ciddi bir hezimet var. Birinci olacağını iddia eden bir partinin, birinci olan partinin yarısından daha az oy almasının başka açıklaması olamaz. Ama farklı bir açıdan yaklaştığımızda, CHP’nin kısmen başarılı olduğunu kabul edebiliriz. Muhtıradan önce oyları yüzde 11-12’lerde seyreden CHP’nin 22 Temmuz’da aldığı yüzde 20 oy kısmen başarıdır. Ama bu oy artışı için yaptığı siyasetin, Türkiye tarihinde kara bir leke olarak kalacağını da ekleyelim. Ben gelmesem darbe olur, şeriat olur, kaos olur tarzı siyaset nedeniyle, Antep, Adıyaman, Maraş, Malatya, Mersin, Adana, İstanbul gibi yerlerde DTP’ye gitmesi muhtemel yüzde 2–3’lük Alevi oyu, bu nedenle CHP’ye kaymıştır. Birçok demokrat, solcu insan yine bu korkuyla CHP’ye oy vermiştir. Yalnız bundan CHP’nin anlaması gereken en önemli ders şu olmalı: korkular yaratarak yapılacak siyasetle yüzde 20 oy alabilirsiniz ama iktidar olmayı hiçbir zaman başaramazsınız. Oysa bunun yerine: demokratikleşme, insan hakları, işsizlik, hakça paylaşım ve bölüşüm, sol değerler gibi söylemleri kullansaydı daha çok oy alırdı diyen yaklaşıma şöyle bakmak gerekiyor. Evet bir noktaya kadar doğru bir yaklaşım bu ama bu söylemi sol bir parti söyleyebilir, CHP gibi sol olmayan bir partinin, sol dünya değerlerine vurgu yapması, eşyanın tabiatına aykırı. Kitlesel bir sol, sosyal demokrat partiye acil ihtiyaç var. İhtiyaç olan bu parti, kesinlikle CHP değil.

Tuzu kuru olanlardan, yani zenginlerden, yani beyaz Türklerden oy alan bir parti gittikçe sahillere sıkışmakta. Unutmayalım ki sahillerden öte koca bir deniz var.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Honkonk'un Çin'e devredilmesinden sonra nasıl bir ekonomi politikası uygulanacağı konusunda çinli bir devlet adamınınsözü kedinin siyah veya beyaz olması önemli değil önemli olan kedinin fareyi yakalaması demişti.evet bu bağlamda sağ veye sol olarak değil sağlam yetişmiş yani çürük olmayan siyasetcilerimizin yetişmesi lazım.

ismail kabadayi 
 21.09.2007 11:03
 

Foucault diye postmodernist bir filozof vardır bu gözetleme kulelerinden bahseder toplumun nabzını ve hareketlerini elinde tutan ve izleyen kulelerdir bunlar günümüzde maalesef bu kulelerin sayısı ve etkinliği o kadar arttı ki okyanusumuz bizden fersah fersah uzaklaştırılmakta yazdıklarınıza tamamen katılıyorum ancak sağ ve sol dediğimiz çizgi artık o kadar flulaştırıldı ki keskin duruşlar ve çizgiler beklemek yersiz bizim keskin duruşlarımız olmalı artık
sevgilerimle

duygusel 
 20.09.2007 8:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 67
Toplam yorum
: 533
Toplam mesaj
: 128
Ort. okunma sayısı
: 1634
Kayıt tarihi
: 11.08.07
 
 

Adıyaman'da doğdu. ilk ve ortaöğrenimimi yatılı bölge okullarında okudu. İzmir 9 Eylül İktisat Fa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster