Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
713
 

CHP tipi solculuk (Nasıl anlatmalı? - 5)

CHP tipi solculuk (Nasıl anlatmalı? - 5)
 

Hüseyin Ergün


İdris Küçükömer’in kabaca, “Türkiye’de solcu bilinen partiler sağcıdır, sağ diye bilinenleri ise solcudur” biçiminde özetlenebilecek tezini biraz açmamız gerek. Bu tez öyle her sağcı anlayışın aslında solcu olduğunu, tersinin de sağcı olduğunu iddia etmez. Türkiye siyasetinde CHP ve Demokrat Parti (DP) çizgisindeki siyasi akımların pratikte nasıl bir işlev gördüklerine bakılarak ortaya atılmıştır. Bu iki akımdan CHP, kuruluşundan 40 yıl sonra bir gün solculuğu keşfedip “ortanın solunda” olduğunu ilan etmiş, DP ve onun devamı niteliğinde olan partiler ise siyaset sahnesine hiçbir zaman bir sol parti olarak çıkmamışlardır. Ne Demokrat Parti, ne öncülleri TCF ve SCF, ne de ardılları Adalet Partisi, Anavatan Partisi, Refah Partisi ve nihayet günümüzde AKP birer sol partidir. Bu partilerin hiçbiri sol bir felsefeye ve programa sahip değildir; kendilerini sol içinde tanımlamamışlardır.

Ancak bu partiler gerçekleştirdikleri icraatlarla içe kapalı, devletçi ekonomiden piyasa ekonomisine geçişin yollarını açmışlar, üretici güçlerin gelişmesini sağlayarak ilerici bir rol oynamışlardır. Siyasal alanda ise halka ceberrut, katı devletçi CHP’den daha yakın olmuşlar, onların taleplerine bir ölçüde cevap vermişlerdir. Türkiye’nin ekonomik alanda büyük atılımlarının DP, AP, ANAP, AKP dönemlerine denk gelmesi tesadüf değildir. CHP, kendi yarattığı siyasal ekonomik sistemle sadece kendisi için var olan bir devletin temsilciliğini yaparken DP çizgisi halkın ihtiyaçlarına ve taleplerine cevap vermeyi esas alır. Dolayısıyla, başka bir ülkede bir sol partinin tabanını oluşturacak olan ezilen, dışlanan kesimler ta TCF’den başlayıp SCF, DP, Adalet Partisi, Anavatan Partisi, Refah Partisi ve nihayet günümüzde AKP’yle süregelen çizgideki partilere oy verirler. CHP devletçi, DP geleneği sivildir; CHP izolasyonist, DP geleneği dışa açıktır; CHP muhafazakâr, DP geleneği ilericidir; CHP otoriter, DP geleneği özgürlükçüdür; CHP seçkinci, DP geleneği halkçıdır; CHP vesayetçi, DP geleneği demokrattır. İşte İdris Küçükömer, “sol sağdır, sağ soldur” derken bunu anlatmak ister.

Esasında bu da Türkiye’ye özgü yanlış ve çarpık bir temsildir. Yani solun işlevini gören partiler adıyla sanıyla sol parti olarak ortaya çıkmalıydı. Ama bu olmamıştır; çünkü Devlet solu en büyük düşmanı olarak görmüş ve bütün gücünü onu ezmek için seferber etmiştir. Eğitim sistemiyle, polisiyle, basınıyla halkı da bu yönde koşullandırmıştır. Gerçek bir devlet gazetesi olan, günümüzün “solcu”, “ilerici” gazetesi Cumhuriyet’in 60 yıl önceki yayınlarına bir bakın, anasayfasına Nazım Hikmet’in fotoğrafını koyup, “Yüzüne Tükürün Diye Resmini Basıyoruz” yollu başlıklar göreceksiniz. Devlet sola karşı her yöntemle böyle cengâverce bir savaş yürütmüştür. Buna karşı sol da kendini ancak böyle görünüşte “sağ” bir muhalefetin içinde ifade edebilmiştir. Cumhuriyet gazetesinin bugün çoğu kimse tarafından “solcu” bir gazete olarak bilindiğini hatırlarsak İdris Küçükömer’in ne demek istediğini daha iyi anlarız.

Bu durum bugün yaşadığımız kafa karışıklığının en önemli sebeplerinden biridir. Aslında sağcı, gerici, statükocu, devletçi bir parti olan CHP solun doğal tabanının enerjisini kendinde toplayıp tüketmektedir. Spontane biçimde solun taleplerine cevap veren AKP gibi partiler ise solcu bir programa ve sol bilince sahip değildir. Hem programı hem de kendisi solcu olan yapılar ise ortada görünmemektedir. “CHP tipi solculuk” öylesine kötü bir bulaşıcı hastalıktır ki, gerçek bir solcu, sosyaldemokrat olan SHP Başkanı Hüseyin Ergün kendi partisinin genel merkez yöneticileri nezdinde bile destek bulamamaktadır. Türkiye solunun önündeki en büyük engellerden biri, zihinlerde CHP tipi devlet solculuğunun yarattığı tahribattır. Sürekli "CHP" "CHP" deyip durduğuma bakmayın, CHP tipi solculuk zihniyeti Türkiye'ye özgü genel bir hastalıktır; Türkiye solunun bütün yapılarına sinmiş durumdadır. Adı "Türkiye Komünist Partisi" olan partinin haline bir bakın, CHP'nin berbat bir kopyası olduğunu anlamakta hiç zorlanmazsınız.

Bugün solcuların en önemli görevlerinden biri bu tahribatı giderip, programıyla, karakteriyle, adıyla sanıyla gerçek bir sol örgütlenme yaratmaktır. Bu yazı dizisiyle, kendi payıma, karınca kararınca buna katkıda bulunmaya çalışıyorum.

<ı>(Sürecek)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 431
Toplam yorum
: 4967
Toplam mesaj
: 287
Ort. okunma sayısı
: 3602
Kayıt tarihi
: 30.06.06
 
 

Anahtar kelimeler: Antep, İstanbul, Haziran, İkizler, Beşiktaş, MÜ İletişim Fakültesi, Gazetecilik. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster