Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Şubat '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
645
 

CHP ve açılımları: Parti mi, komedi tiyatrosu mu?

CHP ve açılımları: Parti mi, komedi tiyatrosu mu?
 

CHP’den açılım üstüne açılım geliyor! “Anadolu Solu” açılımı, “Şeyh Edebalı” açılımı, “Çarşaf” açılımı falan derken şimdi de “her mahalleye bir Kuran kursu” açılımı yaptı! Kocaeli Belediyesi başkan adayı Sefa Sirmen, başkan seçilirse her mahalleye bir Kuran Kursu yaptıracağına söz verdi. Bundan iki ay önce de İstanbul’da çarşaflı kadınlar törenle CHP’ye üye yapılmıştı. İşin ilginç tarafı ise tam da Kuran kursu açılımının yapıldığı günlerde çarşaf açılımı tersine döner gibi oldu! Eyüp Belediye başkanlığına aday adayı olan kişi aday gösterilmeyince çarşaflı hemşeri ve yakınlarını da yanına alıp CHP’den kaçtı!

Sırada ne var acaba diye düşünmeden edemiyor insan… Mesela her evden birini hacca gönderme vaadi hayli oy getirebilir CHP’li adaylara… Ramazanlarda davul yerine orkestrayla sahura kaldırma hizmeti ve yanı sıra her caddeye bir iftar çadırı vaadi de tutar bence… Sokakların her gün gülsuyuyla yıkanıp hacıyağı serpilmesi vaadi de epey oy toplayabilir!

CHP’nin çarşaflı, türbanlı, başörtülü kadınlara sahip çıkmasını, halkın dini hassasiyetlerine kulak vermesini yanlış bulmuyorum. Ama bu işler bir ilkeler bütünü çerçevesinde yapıldığı zaman anlam kazanır. Daha bir sene önce AKP’nin kapatılması için gerekçe gösterilen girişimleri maşallah bugün takır takır CHP yapıyor. O çarşaflı kadınlara parti rozeti takma görüntüleri, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun tarikat liderleriyle görüşme talebi, Sefa Sirmen’in her mahalleye bir Kuran kursu açma vaadi gibi şeyleri AKP yapmaya kalkışsaydı bunlar da kapatılma davasına delil olarak eklenir, hiç kuşku yok CHP de bunların geçerli deliller olduğunu savunurdu!

Yani CHP yaparsa halkın beklentilerine cevap vermek oluyor, AKP ya da bir başka parti yaparsa şeriatı getirmek… Burada bir samimiyet var mı gerçekten? CHP yöneticilerinin kendilerine inandırıcı geliyor mu bu “açılımlar”? Acaba CHP yönetimi, bu ilkesizliği, bu çelişkiyi vatandaşın fark etmeyeceğini mi sanıyor? Öyle sanıyorsa bence çok yanılıyor. O aptal sandığınız halk böyle şeyleri hem fark etmekte gecikmez hem de bu tutarsızlığı hiç affetmez.

Ayrıca dini hassasiyetlerle oy veren seçmen bu politikaların asıl temsilcisi olan AKP, Saadet Partisi gibi partiler varken niye CHP’ye oy versin?

Baykal’ın parti başkanı olduğu günden beri sağın da sağına savrulan CHP son yıllarda milliyetçi – sağcı politikalar izledi de ne oldu? Milliyetçi seçmen de gitti MHP’ye oy verdi. Hatta MHP’nin milliyetçilik propagandası yapmasına bile gerek kalmadı. CHP’nin milliyetçilik propagandasından bedava yararlandı ve barajın altında kalan oylarını yükseltip Meclis’e girdi. Bir şeyin aslı varken taklidine niye oy versin ki millet?

Sanırım CHP artık işi iyice gırgıra vurdu. “Nasılsa bu millet bize oy vermeyecek, bari biz de dalgamızı geçelim” diye hareket ettiklerini düşünmeye başladım ben. Bir siyasi parti olmaktan vazgeçip komedi tiyatrosu olmaya karar verdiler galiba. Nasılsa CHP’ye gözü kapalı oy verecek yüzde 15-20’lik bir kitle var. Bu oran da Baykal’ı ve arkadaşlarını Meclis’e taşımaya, birkaç ilde belediye başkanlığını kazanmasına yeter. Eh, Baykal ve arkadaşları için başka bir şeye de gerek yok zaten…

Seçmene yaranmak için her renge bürünen CHP’nin denemediği bir tek politika kaldı. Bizim oralarda böyle durumlar için kullanılan bir söz vardır; her boyayı boyadın bir tek fıstıki yeşil kaldı derler! Şimdi CHP'nin fıstıki yeşili de gerçek bir sol politika; gerçek bir sosyal demokrat çizgi; gerçek bir demokrasi… Bugün Türkiye’de eksik olan bu; bugün Türkiye’de insanların çarşafa, Kuran kursuna ihtiyacı yok; insanca, özgür bir yaşam için tam bir demokrasiye, devlet koruması altındaki çetelerden arınmış Türkiye'ye ihtiyacı var acilen. Gerçi bu ilkesizlikle ona yönelseniz de fazla kimseyi inandıramayacaksınız ama hiç değilse bir kere olsun doğru bir iş yapmış olursunuz; memlekete azıcık faydanız dokunur. Örneğin Ergenekon avukatlığından çok daha fazla oy ve itibar kazandırır bu size…

Ama parti içi demokrasinin D’sine bile tahammül edemeyen, demokrasiyle kan uyuşmazlığı olan bir yönetim zihniyetinin öyle bir politikaya yönelmesini beklemek de hayalcilikten de öte bir şey olur sanırım.
........

Foto: www.radikal.com.tr

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sanıyorum bu; CHP'nin iflâsını ilân etmesidir. Yazınız için kutlarım.[Yazınızdaki her satıra, virgülüne kadar katılmanın zevkini yaşıyorum] Selâmlar.

Verşan Gür 
 08.02.2009 0:41
Cevap :
Değerli dostum, CHP politikası çoktan iflas halinde ama alternatifsizlikten dolayı ona oy verenler bunu bir türlü görmek istemiyor. Çok teşekkür ederim. Selam ve saygılarımla...  08.02.2009 14:04
 

Maalesef alternatifsizlik nedeniyle hala varlığını sürdürüyor CHP. Tüzüğüyle, misyonuyla bunca çelişen, sosyal demokrasinin yanından bile geçmeyen politikalara rağmen...Ehven-i şer partisidir kanımca artık. Bahsettiğiniz ihtiyaçların aciliyetine katılıyorum. Ciddi ve gerçek bir muhalefet umuyorum ülkemiz için.

Ariadne 
 07.02.2009 23:18
Cevap :
Bence CHP önceden ehven-i şerdi, giderek o kimliğini de kaybetti. İnsanların alternatif diye CHP oy vermesi alternatifsizliği doğuruyor aslında. Siyaset boşluk kabul etmez, yeri mutlaka doldurulacaktır. Selamlar, saygılar...  08.02.2009 14:02
 

Ezber bozalım derken kendi ezberleri bozuluyor. Şirazesinden mi çıkmış ne...

Müyesser Saka 
 07.02.2009 19:05
Cevap :
:) Haklısınız Müyesser Hanım, şiraze falan kalmadı ortada!  07.02.2009 22:17
 

Oy toplamak için her yola giren bir partinin olması utanç verici. Nerede bunun çizgisi, sınırı, yasası,

Fethullah 
 07.02.2009 12:40
Cevap :
Merhaba. Yarın tam tersi bir politika uygulamaya başlarsa hiç şaşırmam şahsen.  07.02.2009 22:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 431
Toplam yorum
: 4967
Toplam mesaj
: 287
Ort. okunma sayısı
: 3560
Kayıt tarihi
: 30.06.06
 
 

Anahtar kelimeler: Antep, İstanbul, Haziran, İkizler, Beşiktaş, MÜ İletişim Fakültesi, Gazetecilik. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster