Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
209
 

CHP ve CHP’liler ya da 'dost acı söyler'...

CHP ve CHP’liler ya da 'dost acı söyler'...
 

Biraz düşünelim...

Ben, CHP’li vatandaşların büyün kısmının, parti yöneticilerinin aksine, hukuken yasaklı bir insanın, demokrasi adına başbakanlığa getirilmesini doğru bulduklarına inanmıyorum örneğin...

...


Örneğin, ben, CHP’li vatandaşların büyük kısmının, parti yöneticilerinin aksine, halkla içiçe, bir bütün halinde, toplumcu bir mücadeleden can-ı gönülden taraf olduklarına inanıyorum... Kapalı kapılar arkasında, bir avuç destekçiyle halkçılık oynamadan..


...


Ben, CHP’li vatandaşların büyük kısmının gerçek sol değerleri özümsemiş insanlar olduklarını düşünüyorum örneğin. Serbest piyasa ekonomisine sadakatini bildiren, TÜSİAD’a güvence verme gereği duyan parti yönetcilerinin aksine...


...


Örneğin, devrimci olduklarının düşünüyorum... Çürümüş, köhnemiş bütün değerlerin, akıl ve bilim gereği, yerini yeni değerlere bırakması gerektiğine inandıklarını... Bunu gerçekleştirmekte tereddüt etmeyeceklerini... Yani, muhafazakarlığa yaltaklanan parti yöneticilerinden farklı olduklarını...


...


Ben, CHP’li vatandaşların Mustafa Kemal laikliğinin yılmaz savunucuları olduklarını düşünüyorum örneğin... Sulandırmadan, ciddiyetsizleştirmeden, pazarlık konusu etmeden... Oy uğruna laikliği satılığa çıkaran, parti yöneticilerinin aksine... Türbana rozet takıp, Kuran kursları vaadleriyle iki oy fazla almak için kendi ilkelerine ihanet edenlerin aksine...


...


Örneğin ben, CHP’li vatandaşların, CHP’yi Atatürk’ün partisi olduğu için ayrı bir yere koyduklarını düşünüyorum; bunun ayrı bir değer kattığını, ilkelerinin değişmezliğini vurguladığını... Hem de iki laf arasında ‘bu CHP’nin 90 sonrası kurulduğuna’ dikkat çeken parti yöneticilerine rağmen...


...


CHP’li vatandaşların yüzleri sola dönük olmakla birlikte, Kemalizmle barışık, onun temel ilkelerini özümsemiş insanlar olduklarını düşünüyorum örneğin; sosyal demokratlıkla yalancı solculuğa soyunan, sağdan devşirilmiş adamlarla seçim planları yapan yöneticilerine rağmen...


...


Ben, CHP’li vatandaşların, bu ülke için üretmek, çözüm sunmak isteyen ve bunda samimi; fayda beklemeyen insanlar olduğunu düşünüyorum; sürekli şikayetten başka söyleyecek lafı olmayanların aksine...


...


Örneğin, CHP’li vatandaşların hizipçilikten değil, gerçek parti içi demokrasiden taraf olduklarını, düşünüyorum...


...


Seçim kaybedince, ‘vatandaş bize muhalefet görevi verdi, zaten oylarımızı da şu kadar arttırdık’ diyen değil, ‘nerede hata yaptık?’ diyenler olduğunu...


...


Laiklikle kavgalı bir aday Mustafa Kemal’in koltuğuna oturup cumhurbaşkanı olduğunda, ‘Bu bizim zafermizdir, Erdoğan’ı seçtirmedik’ diyen değil, ‘Neden milletvekilliğinden istifa edip, verilebilecek en sert tepkiden sakındık’ diye soranlar olduğunu düşünüyorum...


...


Ne milliyetçiliğinin parti yöneticilerinin milliyetçiliği; ne laikliğinin parti yöneticilerinin laikliği, ne halkçılığının, ne devletçiliğinin, ne devrimciliğinin ve hatta ne de cumhuriyetçiliğinin Baykal ekibiyle aynı anlamlar taşıdığını düşünüyorum...


...


Yani, bugünkü CHP’ye en uzak kesimin, gerçekten CHP’ye inanan, onun bugün sözde kalan temel ilkelerini özümsemiş, bu uğurda mücadele vermiş, oy kullanmış insanlar olduğunu düşünüyorum...


...


AKP’si, AKP medyası, dönme solcusu, ikinci cumhuriyetçi liberali, bizzat CHP’nin yaptığı saçmalıklarla CHP’ye vurur, dalga geçerken, yine en çok bu insanlarının içlerinin acıdığını biliyorum...


...


Ve yine bu insanların; ‘oylar bölünür’; ‘AKP daha da güçlenir’; ‘meydan boş kalır’; gibi endişelerle, bu düzenin aynen devam etmesine oylarıyla katkıda bulunmalarına anlam veremiyorum...


Deniz Baykal ve ekibinin, gerçek CHP’lilerin yurtseverliğini bu tip korkularla sömürdüğünü görememelerini anlayamıyorum...


Yeniden başlamak, yeniden örgütlenmek, temel Atatürkçü ilkelerle, evrensel sol, sosyalist değerlerle oluşturulmuş bir program dahilinde; doğru insanlarla, yeni bir siyaset yolu aramak yerine, bu sorumluluğu üstlenmek yerine; mevcut düzenin suç ortakları olarak her seçim, gidip bu yönde oy kullanmalarını, bu siyasi tembelliği, savundukları değerlerle bağdaştıramıyorum...


...


Çünkü, Atatürkçülüğün en önemli ilkelerinden biri 'devrimciliktir' ve devrimcilik eskimiş, köhnemiş olanın, işlevini yerine getiremeyenin yerine daha iyisi koymaktır...


Çünkü, örneğin, Mustafa Kemal, Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’ni yeri geldiğinde İttihat Terakki’ye katılmak için nasıl terk ettiyse; kötü gidişi gördüğünde İttihat ve Terakki’den de istifa etmekten çekinmemiş, gerektiğinde herşeye sıfırdan başlamış, sonunda CHP’ye uzanan devrim mücadelesini vermiştir...


...


Siyasi partilere anlamlarını veren, adları, tarihleri değil; savundukları siyasetler, benimsedikleri ilkeler, ortaya koydukları politik tavırlardır...


...


Kendilerine devrimci diyen insanların bugünün Türkiye’sinde çeşitli korkuların arkasına gizlenip, CHP’ye mahkum olmaya sessiz kalması, kimse kusura bakmasın, basbayağı 'muhafazakarlığın' dik alasıdır...


Çünkü CHP ve CHP’lilerin yolu uzun zaman önce ayrılmıştır...


Bunu göremeyenler, Türkiye’nin mevcut halinin ne yazık ki en hafif deyimle 'suç ortakları'dır...


...


Önümüzde yerel seçimler var...


Dilerim bu sürecin ardından, genel seçimler kapıya dayanıp, yine korkular egemen olmadan, gerçek CHP değerlerini, altı oku savunacak, solun gerçek değerlerini dillendirmekten çekinmeyecek, cumhuriyetçi demokrasiden taraf, Kemalizmle kavgalı olmayan tüm sol partilerle işbirliğine hazır, ama –yazık ki- adı CHP olmayan bir parti ve o partide siyasal mücadelelerine kaldıkları yerden devam edecek yurtseverler siyaset sahnesinde belirir...


...


Çünkü CHP bugün artık sırtını CHP’lilere dönmüştür...


Ve Baykal ve ekibinin elinde, her fırsatta iktidarın değirmenine su taşıyan bir ihanet odağına dönüşmüştür...


Bunu görememek için ise ancak kör olmak gerekir...


...


Hiçbir gerçek CHP’linin de, ülke bu haldeyken, bu denli kör olmaya hakkı yoktur...

(www.taylanozbay.com)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 139
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 1780
Kayıt tarihi
: 06.05.07
 
 

Zonguldak’ta doğdu. On altı yaşından beri çeşitli yerel, bölgesel ve ulusal gazete-dergilerde, ay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster