Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Temmuz '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
186
 

CHP ve MHP'nin "Çatı adayı" Ekmeleddin bey, Atatürkçü medyayı tornistan ettirdi

CHP ve MHP'nin "Çatı adayı" Ekmeleddin bey, Atatürkçü medyayı tornistan ettirdi
 

Atatürkçülük'en verdiği bu ödünü, Cumhuriyet Gazetesi'ne hiç yakıştıramadım doğrusu...


CHP VE MHP'NİN ORTAK CUMHURBAŞKANI ADAYI EKMELEDDİN İHSANOĞLU İÇİN ATATÜRKÇÜLÜKTEN ÖDÜN VEREN KİMİ MEDAYNIN AKIL ALMAZ DEĞİŞİMİ...

5 Haziran 2014'te, "İnsanların en tatsızı hiç değişmeyendir" başlıklı bir blog yazdım. Bloğumda, bu değişimin "özde" ve "samimi" olması gereğini vurgulamıştım. 

Zaman ve zemin koşullarında insanın değişimi gibi, medyanın değişimi de dürüst ve samimi olmalıdır.

Ekmeleddin İhsanoğlu'nun, CHP ve MHP'nin, ortak cumhurbaşkanı adayı olarak  belirlenmesinden sonra, Atatürkçü çizgide yayın yapan bazı gazetelerin ve televizyon kanallarını birdenbire bu çizgiden sapmaları beni çok şaşırttı...

Hükümet yanlısı medyada bir değişiklik yok; onlar çizgilerini koruyorlar...Hatta, İhsanoğlu'nun cumhurbaşkanı adayı olmasından memnun oldukları bile söylenebilir. Çünkü onlara göre, Ekmeleddin bey kolay bir rakip...

Ancak, Cumhuriyeti değerlerine sahipliği kimsenin tekeline bırakmayan, Atatürk'ün düşünce sistemini, Kemalizm ile radikalleştiren bazı gazete ve televizyon kanallarının, Atatürkçülüğü askıya almaları çok endişe vericidir bence...

İlk falso(yanlış davranış) "çatı adayı" arkasında duran Kılıçdaroğlu'ndan geldi..Başlangıçtan beri, her vesile ile partilerinin "Atatürk'ün partisi" olduğunu gururla söyleyen Kılıçdaroğlu, Haziran ayı sonlarına doğru Diyarbakır'da katıldığı bir toplantıda, "CHP'nin artık 1930'lardaki CHP olmadığını" söyledi.

Kılıçdaroğlu ve CHP'nin bu değişimi, değişim kavramının samimiyeti açısından oldukça olumludur. Ancak, bu değişim söyleminin zamanlaması bana biraz ilginç geldi...

Tekrar yazılı ve görsel medyaya dönelim...

Tamamı demeyeyim ama, Atatürkçü çizgide yayın yapan bir kısım gazeteler ve televizyon kanalları şu anda tanınmaz halde...Bloğumun başlığında vurguladığım gibi, bu gazeteler ve televizyon kanalları, tam anlamıyla Atatürkçü ve Kemalist çizgiden tornistan etmiş durumdadırlar...

Bu gazetelerin ve kanalların, Cumhurbaşkanı adayı  Ekmeleddin beyi savunmalarının tek nedeni, Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olmasını istememelerinden geliyor..."Erdoğan, Cumhurbaşkanı olmasın da kim olursa olsun"... Ekmeleddin beyin kara kaşı kara gözü için değil...

Bir örnek vereyim...Cumhuriyetin ve onun değerlerinin en önde gelen savunucusu bir gazetenin, bir bayan köşe yazarının katıldığı bir söyleşiyi izledim bir televizyon kanalında..

Bir zamanlar, sürekli olarak, "tehlikenin farkında mısınız?" diyerek Cumhuriyet rejiminin tehlikede olduğunu vurgulayan bu gazetenin bir bayan köşe yazarı, tüm konuşmasında cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin beyi övdü durdu; ama adını hiç söylemedi --belki bir iki kez ağzından kaçırmıştı; ama ben duymadım-- konuşmalarının tümünü "nasıl bir cumhurbaşkanı olmalıdır" şeklinde klasik çizgide sürdürdü...Program yöneticisinin "yani Ekmeleddin İhsanoğlu..."  şeklinde söz atmasını da geçiştirdi ve isim vermedi. Ama, halka verdiği mesaj, "alnıdı ve anlaşıldı"

Başka bir örnek de, "hem halkçı ve hem de Atatürkçü" çizgide yayın yapan bir televizyon kanalından...

Bana göre, bu kanalın müdavimleri --yani bu kanala konuşmacı olarak katılanlar--GENELDE Atatürkçülüğü kimseye kaptırmayan, çeşitli gazetelerden ve televizyon kanallarından kendi istekleriyle ya da zorlanarak ayrılmış; 10-15 yıl önce Türkiye'nin geleceği ve yöneticileri konusunda yaptıkları yorumların tümü "fos" çıkmış köşe yazarları ve televizyonr programcıları, siyasi geleceklerinin önü tıkanmış siyaset eskileri ya da emeklileri, mevcut hükümete, özellikle de, kaldıkları bu durumda sorumlu tuttukları Başbakan Erdoğan'a tepkili olanlar; ÖZELDE de, muhalefet partilerin başkanları ve ileri gelen parti yetkilileridir.

Bu halkçı ve Atatürkçü kanal(!?), günlük haberlerinin büyük bölümünü CHP ve MHP'nin ortak "çatı adayı" Ekmeleddin İhsanoğlu'na ayırmaktadır...Amaç, Başbakan Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkmasının önlemek, Çankaya'daki Cumhurbaşkanlığı köşküne, Kahire doğumlu, "Mısır-İslam" kültürü ile yoğurulmuş; akademik kariyerini Atatürk'ün yaptığı devrimlere karşı çıkan El Hezer Üniversitesi'nde yapmış; "laikliği" bile İslam düşüncesi içinde yorumlayan kişiyi çıkarmak...

Bu televizyon kanalında gördüğüm ilginç ve bir o kadar da, Ekmeleddin bey için Atatürkçülük'ten verdiği inanılmaz ödündür.

Bu kanalı izleyenler bilir... Bu kanal, Ekmeleddin İhsanoğlu'nun Cumhurbaşkanı adayı olarak topluma tanıtılmasından önce, program aralarında verdiği reklamların büyük bölümünü, "Türk Bayrağı, Atatürk resmi, Atatürk resimli Türk Bayrağı ve Nutuk"  pazarlamasına  ayırırdı. Ekmeleddin İhsanoğlu'nun adaylağı kesinleşince, bu reklamı geri çekti ve "Atatürk ve İslam"  ve de "Atatürk ve Din" adlı kitapların reklamına  başladı...Bunun değişikliği amacı ve anlamı da gayet açıktı, Atatürk'ün dine karşı olmadığını vurgulamak ve bu yönden "İslam" kültürü ile yetişmiş Ekmeleddin İhsanoğlu'nu, halkın nezdinde Atatürk'e yaklaştırmak

Umarın, halkımız, yalnızca Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı  olmasını engellemek ve Ekmeleddin İhsanoğlu'nun cumhurbaşkanı olmasını desteklemek için Atatürkçü'lükten tornistan eden kimi medyanın farkındadırlar...

cdenizkent

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Zaten bu kanalları bu konulara kanalize edenler, CHP tabanını sandığa göndermemek ve RTE'nin çok rahat bir şekilde köşke çıkmasını sağlamayı hedeflemektedirler bence.Öylede olacak maalesef. Bu adaylar konusunda bende bir yazı yazmıştım, bu yazınızla birlikte değerlendirildiğinde her iki yazıda amacını anlatıyor. Elinize sağlık. H. Çetinkaya, Hakan Aygün ve Barış Yarkadaş gibi Fetullah muridlerinden başka ne beklenir ki?. Her şeyden önce Cumhuriyet'in ve Halk Tv'nin bu insanların elinden kurtulması gerekir. Saygılar..

cevodem1957 
 13.07.2014 11:03
Cevap :
Merhaba Cevodem bey...Bloğumda konu ettiğim televizyon kanalı ve gazete ile benzerlerini tanımasan söylediğinizin doğru olabileceğine hak verirdim. Tayyip düşmanlığı kine dönüşmüş bu tür medyanın, bilerek Tayyip lehine çalışacaklarını hiç sanmam. Ekmeleddin'in, Atatürkçü ve laik olduğunu, Cumhurbaşkanlığı için en uygun aday olduğunu söyleyen bu medya midemi bulandırıyor. Bu kanalı sürekli izleyenlerin de, az çok tanıyorum. Bu konuşmadan etkilenmediklerini söylemek çok zor.... Benim asıl dikkat ettiğim şey, insanların ve medyanın, bu kadar keskin dönüşlerle, savundukları çizgiden kolayca sapmaları ve dik duruşlarını muhafaza edememeleridir...Dikkat ettiniz mi, meydanlarda, ellerinde Atatürk resimli bayraklarla "Türkiye laiktir, laik kalacaktır" sloganları ile yeri göğü inletenlerden hiç ses çıkmıyor. Atatürkçü Düşünce Dernekleri sanki kapandı; hiç ses yok. Mustafa Kemal'in askerleri de sanki kurşun askere döndü...Selamlar.  16.07.2014 16:56
 

Değerli cdenizkent, Bilirsiniz, Batı Medenyeti'nin temel anlayışlarından birisi de; "kazanmanın ahlakı mı olur mu?" Anlayışıdır. Aristo ve Makyavel'in felsefesi buna en güzel örnektir. Bizlerde Osmanlının son dönemi dahil, "Batılılaşmak" çizgisinde ilerlerken, herhalde bu anlayışı kutsayarak ve uygulamışız. Cumhuriyet Gazetesinin geçmişinde de; "Faşist" Almanya ve "Komünist" Rusya dönem dönem (kazananlara göre)kutsananlar arasındadır. Mustafa kemal Paşa'da, 1919-1920 döneminde sıkı bir saltanat ve hilafet taraftarı, 23 Nisan 1920'en sonra güçlendikçe halkçıdır. İlerleyen dönemde de, hangi (otoriter)siyasi anlayışı takip ettiği meraklılarınca bilinir. Tekrar edersek (hazmettikten sonra!)Kazanmanın ahlakı mı olur? Ülkemizdeki Ermeni ve Rumların yurt dışına çıkarılmalarından sonra burada kalan mallarına ne olmuş dersiniz? Kimi zenginlerin hastalık derecesinde CHP'likleri nereden gelmektedir? Tekrar edersek, "kazanmanın ahlakı mı olur/muş? İşte bizim hikayemiz. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 11.07.2014 14:37
Cevap :
Merhaba Canmehmet bey...Yakın geçmişte,"insanların en tatsızı hiç değişmeyendir" başlığı ile bir blog yazmıştım. Bu "tatsızlar" arasına ben de vardım. Ancak, geçirdiğim zaman ve zemin koşullarında bazı değişiklikler yaşayarak kendimi "tatlandırmaya" çalıştım. Örneğin önceleri Cumhuriyet Gazetesi okur,ikinci sayfada da yazılar yazardım. Hatta, 28 Şubat öncesinde, gazetenin birinci sayfasını tamamen kaplayan "İrticanın ayak sesleri" başlığı altında yazılan yazıların %60-70'i benim yazdıklarımdan alıntı idi. Ama 28 Şubat'tan kısa bir süre sonra, yanıldığımı anladım. Ve gazeteyi bıraktım.Yavaş yavaş "tatlanıyordum".Bu nedenle, 28 Şubat ve diğer darbe girişimleri ile epeyce blog yazdım. Sadede gelirsek, Cumhuriyet Gazetesini iyi bilirim. Benim gibi o da değişti. Sizin de belirttiğiniz tarihlerden beri. Benim değişimim, beni bağlar, bilgilenmeye dayanır, samimidir. Ama medyanın değişimi samimi değildir. Bir ikbal, bir kazanç gizlidir. Böyle değişim,"tatsızdır". Selamlar.   12.07.2014 14:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 926
Toplam yorum
: 2425
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1385
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster