Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mayıs '14

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
796
 

Cıbıldaklı Blog

Cıbıldaklı Blog
 




          Şu bizim dış temsilcilerimizden İsviçre'den Zuhal Hanım olsun. Almanya'dan Culduz Bey olsun, Amerikasından Newyorker olsun, hiç birinin  faydasını ve de hayrını göremedik gitti. Oradaki haberleri, sayfalarında  işlemiyorlar, bu tarafa aktarmıyorlar. Bütün güzellikleri kendilerine saklamışlar.

          Herkesin işi gücü oluyor tabi. Pazarları, Culduz’un (C’ nin çengeli yok.) Blog günleri. Dikkat. O gün kimse blog yazmasın. Yoksa ötelenirler. Bir de azarlanırlar. “Pazar'ları blog günüm, bilmiyor muydun? Sen zaten neyi takip ediyorsun ki” diye de zılgıt yersiniz. Bu,  örnek verirsek “Hem Londra’da yaşıyorsun, hem de Big Ben saat kulesinden haberin yok” demeğe benzer bu.
          Eskiden bu kategori için tatlı kıyametler kopardı. Herkes birbirini kollar, arada eften bükten bir yazı kor, sizi, Blog’lardan baş aşağıya  “pat” diye düşürüverirlerdi. Habersiz, selamsız. Zafer, “Sabah kalktım. Yüzümü yıkadım. Dişimi fırçaladım. Çişimi ettim. Kahvaltıya oturdum. Canım blog yazmak istiyor. Üşendim. Bu kadar karalayabildim” diyen nayloncunun olurdu.

          Bazen de biz araya girerek:
 

“Ey yolcu /  Dur yolcu /  Ey Nayloncu / Ey BLOG'cu /  Dur bakali. / Bu yazım önemli / Çıtlatıyorum meseleyi /  Dinleyesin beni /  Çık aradan ki / Yazım daha önemli / Anlayasın beni / Tepe takla getirme beni / Düş blogdan bari / Eccük öteye gidive gari / Kafamın tasını attırmadan / Dan dan dan / Sana diyom öte yandan / Çık aradan / Geliyor vatman /  Çıkıyor musun aradan / Bozulmasın aralar / Önüm arkam sobe. / Elma da desem, / Armut da desem / Çık sen aradan / A be iki gözümün hiç biri / Yesinler seni, / Anla artık, derdimi / Seni seni / Seni seni / diye seslendiklerimize laf  anlatmağa çalışırdık. Söz dinleyenler de olurdu, sağ olsunlar.
          Centilmenler de tası tarağı toplar, çıkarlardı blog’dan, başka köşeye giderlerdi.
Şimdi ise, Culduz başka oynuyor. Bozulmasın aralar kabilinden “kusura bakma Pazarlar benim Blog günüm.”  Diyor. Gün 24 saat, hep bloğu düşünüyor. Pazarları  yuvasına konacak ki,  aşağı kurtarmaz. Blog onun kazanç kapısı. TIR parası biriktiriyor. Blog’dan yazı başına Euro alan, nadirlerimizden o. ( Kendisinin yalancısıyız. Sevgili İdaremiz yalanlamadığına göre, demek ki doğru)


          Sen istediğin kadar ulusal gazetelerde dirsek çürüt. Nafile ki, nafile. Al bakalım işte. Bir tek blogcumuz var cımbızlanarak “Milliyet com.tr’ye” alınan. Gözümüz zaten yok. Amma bunun makul bir sebebi, şimdiye kadar izah edilemedi. İdarenin bu ketumiyetidir bizleri yıkan.
          Herkesler Culduz’un Pazarını bilecek, yol verecek, önünde gitmeyecek, el freni daima çekik olacak. Yürü önden de, ense traşını göreyim diyecek. En önemlisi de bu önemli CULDUZ gününü, evdeki ocak başına yazacaksın ki unutmayasın. Dediğim gibi, işin zevkini kaçırmayasın.
          Yoksa Culduz Beyimiz, bu kadar kazandığı Euroları, nasıl biriktirirdi? Dolarla yazmıyor bu sitede. Euro çalışır diyor. Seni düşüreceğim blogdan amma, n’apıyım. Kusura bakma” diyerek de centilmenlik yapabiliyor. Ama, bir de zılgıt çekerek: “Pazarları” blog günümdür. Bunu bile öğrenememişsin de diyebiliyor. Bu kadarcık da centilmenlik yapabiliyor hani.
          Culduz’un hakkından kim gelebilir? İzmir’in Denizci Paşası Serhatt bilir. Geçen yıl, düello’ya az kaldıydı. Araya hava muhalefeti girmişti. Şimdi yine bahsi geçiyor. “ En kısa zamanda” diye, uzaklardan el sıkıştılar, sözleştiler.
          Şimdi bu lafa alınsam Serhatt gibi, Culduz’u düelloya davet etsem nasıl olur? Ama sıra Serhatt’ta.
          Yahu, durun hele. Müsvettesiz çala klavye yazdığımızdan, görüyorum.  İkinci sayfayı bitirmek üzereyim. Yazının en başında ne demiştik? Dışarıda yaşayan blogcuların hayrını göremedik demiştik. Yazı, Ağırlıklı olarak BLOG yazısına dönüştü. Şimdi meseleye gelelim.
          Ey benim Çemişgezekli  Amerika’sında yaşayan Newyorker arkadaşım. Oralarda neler oluyor, bi de senin ağzından resimlerinden anlasak olmaz mıydı?
          Bu sıralar Newyork’ta “Üstsüz Okuma  Klübü” varmış. Bikinilerin üstlerini çıkarıp çıkarıp, çimenlere uzanıp uzanıp haa bire kitap okurlarmış. Bu kitap kurtlarına hiç rastladın mı?
Buradaki gazeteler öyle diyor. Ben de onların yalancısıyım. Suyun başında sen varsın. Yap bir muhabirlik. Yolla resimleri bana. Not da iliştir. Blog sayfanda, sen  de , ben de yayınlayalım be birader. Bunu da  sana, ben mi öğreteceğim.


          Ben sana tüyo vereyim. Olur mu kardeşim. Söz dinle de yap şu işi sevabına. Diyorlarmış ki o kitap kurtları “ Polis geldi yanımıza, o kentte üstsüz gezme izni veren yasaya uygundur davranışımız dedik, polisler gülerek yanımızdan ayrıldılar “ diyesiymiş. Halktan da laf atanlar oluyormuş falan.
O kitap kurtları, Central Park’ta  imişler. İstanbul’daki  “Gezi Parkı” gibi mi orası?  Git bakiver biyo. Hala orada duruyorlar mı? Bir de diyesilermiş ki “ Kadınlar da, erkekler gibi üstsüz dolaşmaları yakındır”  Allah aşkına git şu parka da bunlar sahi sözler mi, bir soruşturuver, olur mu benim Çemişgezekli kardeşim.
          Gördün mü, Çemişgezek’ten bu yana dünya ne kadar değişmiş.
Unutma olur mu? Makineni de al yanına. Zaten sen bi tuhaf adamsın. Hiç de resim çekmediğinin farkına şimdi vardım. Sahi  sitede neden resimlerini göremiyoruz bre!  Bir makine edin, Allahasen git şu resimleri çek be yau.
          Bekliyorum.
          Ey sevgili İdaremiz. Yarı çıplaklı blog ilk defa görüyorsunuz değil mi? Ama kategori sağlam. Yazının her santimetre karesi blog kategorisi fışkırıyor. Uzaktan da parfüm gibi kokuyor bu köşe.
Serhatt’ın bir zamanlar sizlere dediği gibi,  blog kategorisinin kapısına gelip “ bir bakıp çıkacam” demeden  yüzde yüz blog yazısı bu. Yine Serhatt’ın tarifi üzerine, elinizde ucu çatallı mızrakla  Blog kapısına yanaşıp, beni aramıyorsunuzdur inşallah.
          Şunun şurasında,  Törkiş lira almadan Culduz gibi Dolar almadan Euro ile yazı yazmıyoruz henüz.
          Bu kategoriden öteleyip ötelememenizin takdiri, sizlere ait.
          Ha, Newyorker Kardeşim. Bizi unutmaaaa!
          Ört ki, ölem !

 

 

 

 

 


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerek yazılı, gerekse "görsel" yönden cinsel güdüleri gıdıklayanlara bir yazımızda "Sanal mezevenk" demiştik! Yaşınız gereği bu tabiri size kullanmamız mümkün değil! "Yakışmıyor size" dememiz bu yüzden! Polis çocuğuyuz... Sırtımızı dönmememiz gerekenleri iyi biliriz! "Fırsatını bulur bulmaz hançerleme" gibi kötü huylarınız var! Eveliyatınızı biliriz!' Siz Ayda Hanımın tek bir yazısını bile okumuş değilsiniz. Kostuvar'dır memleketiniz! Siz; "MEMNUN ETTİREN'SİNİZ" yeni resimlerinizi bekleriz! Bu işlere "damardan" yatkın olduğunuz belli! Bu yaştan sonra sizi düzeltmek bizim üzerimize vazife değil efendim! Eşrefpaşa Yağhaneler, Tepecik Tıkhaneler! Karşıyakadadır şeyler! Bu kadar basit üstadım! Ciyaklayanın kaşığı" kırılsın! Selam ve saygılarımla tabii!

Ümit Culduz  
 09.05.2014 2:46
Cevap :
Merhaba. Bizim sevgili Çemişgezekli'den cevap geldi. Peşinden de New York'lu cici bici kızlardan resimler geldi diye sevinmişken, bir de baktım, bizim Culduz Efendi arz-ı endan eylemişler.Güneye doğru yola çıkmak üzereyim. Marmarise, cıbıldaklar memleketine gidiyorum. Kısa keseceğim. Polemik hudutlarını zorlayan yazınıza bakıp " Culduzdan ne dost olur, ne pösteki" demiyeceğim. Siz, bana göre polemiğe elverişli değilsiniz. Burada keselim dostluğu. Birbirimizi hiç tanımamış gibi davranalım. NÜ konusundaki laflarınıza, en iyi cevabım, hançerlemek dediğiniz, iki uzun cevabi yazımın satırları arasındadır. Sanat anlayışımız farklı. Buna rağmen, senin eşeğin kaancık, yok benimki daha kancık gibi ağız dalaşlarına da girmek istemiyorum.Hakarete de yeltenmiyorum.Herkesin taşı, kendisine göre ağırdır ddiyorum. (Şahin ve İlyas Beylere verdiğim cevaplar) Bunun adına hançerlemek denmez. " Aydınlatmak" denir, diyorum ve saygılar bizden diyorum.   09.05.2014 8:35
 

Çok kıymetli Muzaffer Abi, resimli blog yapmakla çığır açtın, ama cıbıldak resimli bloglarla kendini de aştın. MB'a daha ne yenilikler getireceksin merak ediyoruz. Merak ettiğim bir başka konu da bu kadar huriyi nerede buluyorsun...pes valla. Seninle o kadar toplantılara katıldım, fuarlara gittim bu sırrını bi sölemedin, alcen olsun :)) Selamlar, (Senden tüyo aldım, Marmaris'e gidiyom....)

İlyas Bayram 
 08.05.2014 23:29
Cevap :
Ama şunu anlayamıyorum Erkekler, NÜ resim kullandıklarında, kınayan halleri var. ”Yakışmıyor size” diyenler var. Bu lafı kadınlar daha çok söylerler halbuki. Erkeklere ne oluyor? Değil mi? Heykeltıraş veya ressam olsaydım, meydanlara salonlara NÜ figürler koyamayacak mıydım? Bu hurileri nerden buldun diyorsun. Elbette, ulusal yayın organlarından. Onların ne cürüm işliyorlarsa, ben de onlar kadar cürümümle yer yakıyorum. Magazincilik yapmasın mı magazin editörleri? Bizde kıskanılan ve porno yazan bir blogcu vardı. Takılmış olmak için onu konu yaptık. Temelli kaybolunca da, idam ettiğimiz sehpahasının dibinde oturup ağlamadık mı? Bu işler böyle. Bunu anlayamayan at gözlüklü, bölünmüş beyinli, Avrupa görmüş ama medeniyeti hazmedememiş insanların var. Selaml   09.05.2014 0:21
 

Düello herkese açık, yeterki katılım olsun, hesaplar masada kalandan nasıl olsa:)))) sevgiler...

serhatt 
 07.05.2014 23:26
Cevap :
Aynen üle.)))   08.05.2014 0:18
 

Erdal Ceyhan arkadaşıma ikisi birden diyerek katılıyorum.

Şahin ÖZŞAHİN 
 07.05.2014 21:01
Cevap :
Resimlere bakıp bakıp,artık siz, bir hafta camiye uğramazsınız zannederim)Şaka bir yana, toplumumuzun estetik sanat değerleri ne kadar yüksek olursa, ruh yüksekliği ile paralel,insanlığın algılaması da yüce olur. Medeniyet tarlasındaki otlar bile bilimsel olur.Ot gibi yetişenler, ot kültüründen geldikleri için, kendini yenileyemenler,hidrojen gibi daima açıkta kalır. Böylesi yayınlardaki hikmeti anlayamazlar.Karalamağa kalkarlar.Maksat, atı suya kadar götürüp,orada bırakmak değildir.Devamlı meşgul olmaktır. Nü tablolar, Nü makalelerin ayrı ayrı yeri vardır hem. Bizim estetiğimize hitabeder.Porno yazılar, konumuz dışıdır.Türkiye'de ilk defa bir ilki gerçekleştirdik: "Blog yazısına resim koyduk. Üstelik NÜ resimler ekledik."Hem üzüm yeyip, hem bağcı dövmedik. Blog İdaresine,usulüne uygun nü'lü yazıyı kabul ettirirken,yazı sanatını ortaya koyduk. "Pat" diye yırtık dondan çıkar gibi çıkmadık.İdarenin hassas terazisini yamultmadık.Bu arada İdaremizin çağdaşlığına, bir kere daha şahit olduk  08.05.2014 16:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 881
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster