Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Aralık '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
1160
 

Çiçeği burnunda karikatürcüler Adana'da buluşuyor

Çiçeği burnunda karikatürcüler Adana'da buluşuyor
 

Çiçeği Burnunda Karikatürcüler 19 Ocak 2008'de Adana'da buluşuyor.


Oğuz Aral’ın yüreklendirmesi ile içimizdeki karikatür, mizah, sanat aşkını keşfederek yazıp çizmeye başlayan, bugün Türkiye’nin değişik illerinde, ilçelerinde yaşayan biz ÇİÇEĞİ BURNUNDA KARİKATÜRCÜLER ilk kez bir araya gelip, birbirimizi tanıyacağız ve “o günleri” anıp, tekrar yaşayacağız?
19 Ocak 2008 Cumartesi günü Adana’da düzenlenecek olan, TÜYAP Çukurova Kitap ve Eğitim Fuarı’nda buluşuyoruz.

“Dünyanın üçüncü büyük mizah dergisi” der, öğünürdük GIRGIR ile.

Amerika’nın MAD ve Sovyetlerin KROKODİL’inden sonra dünya üçüncülüğü GIRGIR’ındı.

Türkiye olarak sporda, sanatta, ekonomide, teknolojide dünyada esamemizin okunmadığı o yıllarda bu “üçüncülük” bizim için çok büyük bir onurdu.

Oğuz Aral’ın 70’li yılların başlarında kurduğu GIRGIR, büyük bir mizah dergisi olmasından başka, diğer büyük özelliği ise Türkiye’nin ilk “Açık Öğretim Fakültesi” olmasıydı.

Başında büyük usta Oğuz Aral’ın olduğu bu “Açık Öğretim Fakültesi”nde günümüzün en büyük karikatüristleri, mizah yazarları eğitim gördü.

Bu Açık Öğretim Fakültesi’nin adı, “ÇİÇEĞİ BURNUNDA KARİKATÜRCÜLER”di.

Anadolu’nun dört bir yanından, her yaştan onlarca (hatta yüzlerce) GIRGIR okuru, karikatür çizmeye başlamıştı.

Büyük bir heyecanla yazıyor, çiziyor ve gönderiyorlardı “GIRGIR DERGİSİ ALAYKÖŞKÜ CAD. ERYILMAZ SOK. CAĞALOĞLU-İSTANBUL” adresine.

Sonra, daha da büyük bir heyecanla yayınlanmasını bekliyorlardı karikatürlerinin. O hafta göremiyorlardı kendilerini GIRGIR’da, bir sonraki Pazar gününü iple çekmeye başlıyorlardı “Belki bu hafta çıkar” umuduyla.

Ama kolay değildi GIRGIR’da karikatürün yayınlanması.

Önce 4. sayfada yukarıdan aşağı doğru inen ÇİÇEĞİ BURNUNDA KARİKATÜRCÜLER köşesinde 50-60 şişe çini mürekkebi tüketilmesi, 100-200-300 tane tarama ucu eskitilmesi, sayfalarca, sayfalarca, sayfalarca kağıt harcanması gerekiyordu.

Bir Pazar günü, artık tüm umutları tükenmiş, “Bu iş buraya kadar” diye düşünmeye başlamışken… Karikatürlerini görürlerdi ansızın… Heyecandan eli titrer, konuşamazken, dizlerinin bağı çözülürken, sevinçten havalara uçarken… Oğuz Aral’ın sonraları alışılan fırçaları başlardı.

Oğuz Aral, ta İstanbul’dan Anadolu’nun en ücra köşesindeki bu “Çiçeği Burnunda Karikatürcüler”e bir başöğretmen edasıyla, kızar, bağırır, kırık not verir, bazen de sınıftan kovardı.

Oğuz Aral’ın Çiçeği Burnunda Karikatürcüler’e verdiği eğitim şu sözle özdeşleşmiş, adeta bir slogan haline gelmişti:

“Gereksiz taramalardan kaçının!..”

Çiçeği Burnunda Karikatürcüler köşesindeki sınavları başarıyla verip, Oğuz Aral’dan geçer not alanlar arka sayfaya terfi ederlerdi.

Arka sayfaya geçmek çok büyük bir başarıydı. Nobel ödülü gibi bir şeydi bu Çiçeği Burnunda Karikatürcüler için.

Büyük bir gurur ve onurdu.

* * *

ÇİÇEĞİ BURNUNDA KARİKATÜRCÜLER köşesi ve ARKA SAYFA, 70’li yılların ortalarında başladı, 80’li yılların sonunda GIRGIR ile son buldu.

ÇİÇEĞİ BURNUNDA KARİKATÜRCÜLER köşesi bir okuldu… İstanbul’dan, Adana’dan, İzmir’den, Zonguldak’tan, Gaziantep’ten, Mersin’den, Trabzon’dan… Kısacası tüm Türkiye’den onlarca, yüzlerce öğrencisi olan bir okul.

Bu okulun öğrencileri birbirlerini görmeden tanıdılar, sevdiler, birbirlerine bağlandılar. Araya yıllar da, yollar da girse kopmadılar.

Aynı karavanaya kaşık sallamış, nöbetteki kaçak uykunun keyfini birlikte tatmış, komutandan fırça üstüne fırça yiyip 3-5 nöbetlerinin gediklisi olmuş asker arkadaşları gibi, bir zaman, bir yerde karşılaştıklarında hasretle kucaklaştılar.

Birçoğu birbirinin yüzünü bile görmemiş, sesini bile duymamış ÇİÇEĞİ BURNUNDA KARİKATÜRCÜLER yıllar sonra ilk kez buluşuyor, bir araya geliyor.

Değerli Çiçeği Burnunda Karikatürcüler, www.cicegiburnundakarikaturculer.com adresinden en ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

tanıklık etmeyi çok isterim doğrusu..Çizgilerle verilen mesajların ustalarından, aynı zamanda tiyatronun ağbilerinden Savaş Dinçel'de aramızdan ayrıldı. Hepimiz üzgün olsak ta siz karikatüristlerin duyguları farklıdır...Sevdiklerinizle güzel bir bayram dileğiyle...

Tuğba 
 20.12.2007 12:16
 

Hepsine selam ve saygılar. Neden "Yeniden Gırgır " olmuyor hiç anlayamıyorum. Anlayamadığım pek çok şey gibi...

sedataydın 
 19.12.2007 17:14
 

Çok iyi hatırlıyorum o yılları. Büyük adamdı Oğuz Aral. Saygıyla anıyorum

vakayinüvis 
 18.12.2007 22:23
 

Ben 8o'li yıllarda son buldu diye düşünmüyorum "kan kaybetmeye başladı" diyelim çünkü ben Gır gır'ı yakaladığım dönemde(yakaladım derken girişten bahsediyorum) yine gır gır "GIR GIR" dı.En son sayıları okuyor musunuz? İğrenç ötesi.Ben utanıyorum Gır gır'ımı bu hale soktular diye.Oğuz Aral'ın kemikleri sızlıyor sızım sızım...Öğrencilerinden çoğu da yakalayamadı o dönemleri. Bölündükçe bölündüler.Bir arada tutamadılar hiçbir şeyi. Bu aralar UYKUSUZ okuyorum.Bir sürü saçmalık onda da var. Ama tarzını beğendiklerim de var(Fırat Budacı,Yiğit Özgür).İşte söz konusu "mizah" olunca böyle çenem düşer benim.Sizlere iyi buluşmalar dilerim.SAYGILAR

Lavinya 
 18.12.2007 12:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 118
Toplam yorum
: 150
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 1562
Kayıt tarihi
: 20.06.06
 
 

70'li yılların sonlarına doğru (1977 veya 1978... Belki de 1979...) tüm zamanların efsane dergisi GI..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster