Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Nisan '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
597
 

Çiçek dönencesi...

Çiçek dönencesi...
 

Bahar’dı…  Küçük bir gülücükle başlayan yağmurun tadıydı. Beton bloklara, asfalt yollara yağar, uzaklardaki yeşil toprakların kokusunu şehre taşırdı.  Kalbimin terasları ıslanırdı…

Sana gelirken yağmuru giyinirdim ben. Şehrin içinde yürüdüğünde çıplak ayaklarınla kalbime bas diye…

Matruşka bebeklere benzerdin…  O kadar çok açılması gereken kapın vardı ki… Bozuk asansörlü yüksek bloklar gibi. Çarpıntılarla çıkarken merdivenlerini acil hırslara kapılıp giderdim…

Kim bilir kaçıncı katın sahanlığında açık kalmış bir pencerenden sızan yağmur kokusu durdururdu beni.  Durup soluklanırdım. Yalnız başımı değil göğsümü de çıkarırdım camdan dışarı. Sana değen her parçamdan bir kır çiçeği açardı. Kulağımın arkasında kalırdı biri. Saçlarımda kök salardı… Bu yüzden solmazdım.  

Şehirdeyken istediğin hiçbir yere gidemezsin. Şehirler götürür seni istedikleri yerlere. Hoyrat bir sevgiliye benzer şehirler. Başta çekicidir… Renkli barları, uzun bacaklı kadınları, seyrek sakallı yakışıklı çocuklarıyla… Ama sonra… Hep onun istediği yerlere gitmekten yorulduğunu anlarsın. Ve hiçbir yere varamadığını… Şehirler terk edilmeye mahkûmdurlar bu yüzden. O kadar kalabalık dursalar da… Şehirlerde yaşayan insanlar hep başka nedenlerle oradadır.

Cemre, elbiselerine düştüğünde anlarım baharın geldiğini. Çiçekli bahçelerin özlemini elbiselerinin kandıran desenlerinde taşırsın. Bazen bilemem, baştan çıkaranın sen mi yoksa çiçekler mi olduğunu…

Betondan, asfalttan ve paradan oluşan şehirleri, balkonlara asılan çiçekli elbiseler güzelleştirirler. Her balkonda bir Çehov vardır sanki… Vişne bahçelerini taaa içime fısıldayan…

Açıkdenizde liman: http://www.youtube.com/watch?v=ai5TvCCRiEM 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İş yoğunluğu nedeniyle çokkk uzun zamandır okuduğum ilk yazı ve iyi ki okumuşum...Sevdaya dair bir tim rap rap geçiyor satıraralarından ve yaklaşıp pencerelerimden usulca içerilerimle sohbete daldı sanki...her ne kadar hüzün barındırsa da içinde bana iyi geldi be Levo, sevgilerimle.

sevtap özkahraman 
 19.04.2012 15:51
Cevap :
Sevgili Sevtap, beğenmen beni herzamanki mutlu etti... Seni her anlamda yormayan günlerin olsun diye diliyorum. Sevgilerle, dostluklarla sana...  28.04.2012 10:43
 

dağlardan kopup gelmiş deniz çağırır seni çocukluğunda erik aşırdığın bahçe pembe vişneleriyle eskisi gibi değil artık ve sessizliğin esintisinde kaldırımlarda gitar sesleri ruhuna sağlık

özeleğitimci 
 18.04.2012 12:36
Cevap :
Kaldırımlarda gitar sesleri çaldıkça gülecek bu memleketin genç yüzü... Teşekkürler...  18.04.2012 22:38
 

"Didiniyorsam ben türkülerin ışığında Be ne ikbal, ne ekmek parası için Ne fildişi sahnelerde keramet tellallığı Ne işin cakası için filan Didindiğim hep gönüllerin en kapalı kapısından Verilesi hayrata." Şiirsel satırlarınız; kır çiçeğinin sade kokusu, buhurlu yağmurlarla iliğime kadar ıslandım...Size bir süre önce de bir kaç ilgi yazmıştım. Anlaşılan gelmemiş:(( Dilerim bu ilgim elinize ulaşır...Esenlikler dilerim....

Nil ALAZ 
 17.04.2012 16:29
Cevap :
Efkar edilen memleketin halidir... Sağolun...  18.04.2012 22:39
 

.

nedim üstün 
 07.04.2012 20:13
Cevap :
:-)  12.04.2012 20:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 153
Toplam yorum
: 2918
Toplam mesaj
: 56
Ort. okunma sayısı
: 1454
Kayıt tarihi
: 16.09.06
 
 

Tıka basa dolu bir adam değilim. Balığı gördüysem derine inerim. Uzun süre gölgede kalamam. Okuru..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster