Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mayıs '07

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
327
 

Çiçek sinemalar

Çiçek sinemalar
 

Yazlık sinemalar. İsimleri gibi gerçekten yaz aylarında hayat bulan, akşamları uyanık, gündüzleri uyuyan sinemalardır. Dört yanı yüksek duvarlarla kaplı. Tahta sandalyeli, dev beyaz badanalı perdeleri, perdenin tam karşısında, en arkada makine binasıyla yazlık sinemalar. Özlediğim geçmiş içinde önemli bir yer kaplar.

Nisan ayının son haftası bir telaş başlardı evimizin tam karşısındaki yazlık sinemada. Yıkılan duvarlar onarılır. Boyası badanası yapılır. Ses ve elektrik aksamı gözden geçirilir. Araba araba yeni sandalyeler gelir yerleştirilir. Afiş panoları elden geçirilir tam bir telaş ve özenle hafta sonuna açılmaya hazırlanırdı.

Yolda Anadol kamyonet üstünde eli megafonlu bir adam üç gün sonraki açılış filmlerinin anonsunu yapardı. Kamyonetin iki yanında filmin afişleri renk renk... Bizler arabanın peşinden koşarız. Sanki elimizi uzatsak Türkan Şoray’la el ele tutuşacağız, ya da Yılmaz Güney sert bakışlarıyla saçımızı okşayacak, koşmayın çocuklar düşeceksiniz, diyecek kadar yakındı bize. Hafta sonunu iple çekerdik tüm mahalleli. Akşam aynı anda evlerden çıkılır, aynı anda biletler alınır, yan yana arka, arkaya koltuklar kapılırdı en ön sıralardan. Çekirdek, gazoz alınır. Gündüzden hazırlanan börek, kek ve simitler çıkarılır daha film başlamadan hepsini tüketirdik.

Çişi gelen ufaklıklar tuvalete götürülür ki film sırasında rahatsızlık yaratmasınlar. Yaşı büyük olanlara sandalye minderi kiralanır. Hoparlörlerde "sevda yüklü kervanlar" şarkısı son ses.

Yağmur yağmasın diye dua edilir belli etmeden. İlk zil sesi... İkincisi, üçüncüsü ve perdeee. Herkes sus pus. Gözler perdede. Yuvarlak hareler geçer önce perdeden. Rakamlar akar gözümüzün önünden. Film başlar. Mendiller elde. Her an herkes ağlamaya hazır. İlk ara, ikinci film, ikinci ara ve biter film. Saat gecenin kaçı evlerine dağılır herkes. Boşalır sinema. Kapılar kapanır. Işıklar söner. Arka sandalyelerden birinde bir ağlama sesi duyulur. Bir çocuk ağlar avaz avaz. Kapılar tekmelenir ansızın , açın çocuk kaldı içerde diye bağıran bir kadın sesi duyulur.

Yazlık sinemalar, çocukluğumun çiçekleridir onlar. Daima taze ve canlı...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 405
Toplam yorum
: 240
Toplam mesaj
: 59
Ort. okunma sayısı
: 903
Kayıt tarihi
: 19.04.07
 
 

Okumayı ve kendimce yazmayı severim. Samimi eleştirilere açık biriyimdir. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster