Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Kasım '10

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
23094
 

Cicim ayları çabuk biter, sakın üzülmeyin!

Cicim ayları çabuk biter, sakın üzülmeyin! Bu aylar, evliliğin ilk aylarıdır. Kocanın karısını el üstünde tuttuğu ve kadının kocasına geyşalık yaptığı bu aylarda herşey ama herşey toz pembedir, ortalık günlük güneşliktir. Gökyüzünde tek bir kara bulut bile yoktur. Bu hep böyle olmuştur. ''Aşkım, canım, birtanem, güzelim, hayatımın anlamı, prensim, prensesim... vb'' İşte cicim aylarında karı-kocanın dialog başlıkları bunlardır. Koca karısının bir dediğini iki etmez ve ona güller alır, hediyler getirir. Kadın da kocasının gözüne, gönlüne girmek için süslenir, püslenir ve ona binbir çeşit yemek yapar, türlü türlü hizmetler eder.

Cicim ayları ne zaman başlar, ne vakit biter peki? Bu ayların bitmesine etki eden şartlar nelerdir?

Cicim ayları genellikle balayı ile başlar,

İlk çocuk dünyaya geldiğinde cicim ayları biter,

İlk yıl geçtiğinde cicim ayları biter,

Balayı sonrası, iş yoğunluğu nedeniyle biter,

İlk kavgadan, hakaretten ve kalp kırıldıktan sonra biter,

Kavga sonrası, kadın annesinin evine gidince biter,

Kavga sonrası, erkek geceyi dışarda geçirdiğinde biter,

Erkek ya da kadın üçüncü kişilerle birbirlerini aldatınca biter,

Koca karısına dayak attıktan sonra biter,

Çevreden gelen dedikodular arttığında biter,

Eşlerin birbirlerine karşı saygıları bittiğinde biter,

Özellikle kadınlar, cicim aylarına kanıp da evliliklerinin hep aynı güzellikte, dinginlikte geçeceğini sanmasınlar! Yoksa üzülürler, kırılırlar ve büyük hayal kırıklıklarına uğrarlar. Erkeklere gelince, karısının, ilk günkü gibi bakımlı, alımlı, çekici, saygılı olacağını düşünmesinler. Gerçi, erkekler kadınlardan daha dayanıklıdırlar ve çabuk toparlanırlar ama gene de boş hayaller kurmamaları kendi faydalarınadır diyorum.

Aslında, bu güzel ayların bitmesine, en büyük etken çevre faktörüdür. Mahalle sakinleri, yakın komşular, aile üyeleri, iş arkadaşları, çocukluk arkadaşları... vb Çevreden gelen yorumlar, eleştiriler, ayıplamalar, akıl-fikirler yeni evli çiftlerin düzenlerini oldukça etkiler. Çevreden gelen bu etkileşimler, çiftler arasında kavgalara ve hakaretlere, kalp kırmaya kadar gider. Hani bir söz vardır '' Karı-koca arasına kimse girmemelidir.'' Bu söz çok doğrudur. Evli çiftler için söylenmiştir tabi ki.

Fakat uygulanmasına gelince, bu söze ne kadar dikkat edilmektedir? ''Hiç'' diyebiliriz. Herkes, bildiğini okur. Hiç düşünmeden, evli çiftlerin hayatına müdehale ederler, düzenlerini bozarlar.

Zaman geçtikçe, eşlerin şikayetçi oldukları konular artar! Gelin bu şikayetlere birlikte göz atalım.

Karım son zamanlarda kendine hiç bakmıyor, süklüm büklüm, kılık kıyafetsiz, suratı beş karış ortalıkta dolanıyor,

Kocam artık eve hiç erken gelmiyor, her akşam başka bir bahane uyduruyor,

Karım, eve hiç bakmıyor, ortalık darmadağınık ve hep aynı yemeği önüme getiriyor,

Kocam son günlerde sürekli olarak bana bağırıyor ve üstüme yürüyor,

Karım, evde hiç durmuyor artık, sık sık annesine gidiyor ve annesinden geldiğinde bana karşı davranışı değişiyor, yanıma bile yaklaşmıyor uzak duruyor benden, kavga çıkarmaya yer arıyor adeta.

Evde hiç misafir eksik olmuyor, eşimin akrabaları, yakınları yatıya kalıyor ve huzurumuzu, düzenimizi bozuyorlar,

Kocam, eskisi gibi bana iltifatlar etmiyor, güzel sözler söylemiyor, güller getirmiyor ve kaba bile davranıyor bana.

Kocamın gömleğinde ruj izi, kadın saçı, parfüm kokusu farkettim. Galiba beni ikinci bir kadınla aldatıyor,

Karımın bana hiç saygısı kalmadı. Her sözüme cevap veriyor ve karşı çıkıyor,

Çocuklar doğduktan sonra, karım hep onlarla ilgileniyor, benim yüzüme bile bakmıyor,

İşte böyle, sevgili okuyucularım! Büyük umutlar ve hayallerle başlayan evliliklerin geldiği son noktalar bunlardır. Evlenirken, hangi çift bu durumlara gelmek ister ki? Hiçbiri istemez tabi ki! Çiftlerin tüm iyimserliğine, çabalarına ve çırpınmalarına karşın sonuç değişmez! Cicim ayları erkenden biter ve kavga-gürültü sürgit devam eder. Dışardan bakıldığında, herşeyin dört dörtlük olduğunu sandığınız idialı evlilikler bile ayrılıkla bitebiliyor. Ben şuna hiç inanmıyorum. Pembe evliliklere hiç inanmıyorum. Şayet, siz de şu sözleri duyarsanız gülüp geçin derim! '' Evliyim ve çok mutluyum, kocam dört dörtlük bir erkektir, bunca yıllık evliyiz karım bir defa bile sözümden çıkmamıştır, kocam yıllardır hep aynı saatte eve gelir, hiç gecikmez, bunca yıllık evliyiz kocam bana bir kötü söz etmemiştir... vb Bu örnekler sürgit devam eder!

Ben neye inanmıyorum biliyor mu sunuz? İki farklı, ayrı tabiatlarda ki karı- koca nasıl olur da dört dörtlük anlaşırlar? Bu mümkün mü? Değil tabi ki! Herşeyden öte, doğaya aykırı bu! Bazen evlilikler ''iki kişilik bir yalnızlık'' olur. Güzel bir şarkıda da anlatılır bu yalnızlık! Bazen, çiftler, aynı evde ''iki yabancı'' olurlar.

Siz siz olun evlenmeden önce baya bir düşünün! Sonradan başınız ağrımasın, gönlünüz kırılmasın diyorum, sevgili ve değerli okuyucularım.

Temennimiz, mutlu mesut evlilikler elbette ki!

Hep söylediğimi gibi,

Sevginiz yüreğinizde, sevgiliniz hep yanınızda olsun.

Aşkla ve sevgiyle kalın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Hanife ÇITA, insanın yapısının (bedeninin) ve işletim sisteminin (aklının) mükemmel olmasına karşılık, uygulamalarındaki kalite, bilgi-deneyimi derecesindedir. Bu kısa özeti ile, "İnsan inandığıdır." Ve insanı, inandıkları ile çıkarlarının hareket ettirdiği bilinmektedir. İnsan da; ihtiyaçları, zaafları ve beklentileriyle insandır. Sorumluluk anlayışının yüksek olması da insanı taçlandırmaktadır. Yazılanları toparlarsak; İnsanın kalitesi, bilgisi-inancı-beklentisi ve sorumluluğu ile doğru orantılıdır. Bunlardan ileri de sorun çıkaran unsurlardan en önemlisi, beklentisidir. Bu karşılandığı sürece; arkadaşlık, ortaklık, evlilik ve benzerlerinde fazlaca sorun çıkmayacaktır. Ve insanın olduğu her yerde, her zaman sorun olasıdır. Asıl sorun, çıkmayacakmış anlayışı içerisinde olmaktır. Siz yağmurun yağacağını hisseder ve beklerseniz, elinizde bir şemsiye hazır olacağından ıslanmazsınız. Bizde, kişi (hayalindeki) beklentisi ile evlenmektedir. Sorun buradadır. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 12.11.2010 16:28
Cevap :
Mehmet bey doğrudur, ülkemizde malesef ki kadın olsun erkek olsun büyük beklentiler sonucu evlenmektedirler. Tabi ki bu böyle olmamalıdır.Fakat ben bu yazımda herşeyden önce eşler arasındaki karşılıklı saygı sevgi ve anlayıştan bahsetmek istedim.Cicim ayları dediğim aylar evliliğin ilk aylarındaki ilgi alaka ve eşlerin birbirine karşı sevgi saygılarıdır. Eşler, neden başladıkları gibi devam etmiyorlar? Yıllar geçtikçe eskimeyen evlilikler nerede kaldı? Eşlerin birbirlerinden beklentileri saygı sevgi anlayış ve ilgi alaka olmalıdır.Çıkarcı beklentileri kastedmedim.Yorumunuz için tşkkürler.saygıyla  24.11.2010 20:53
 

Evet yazdıklarınız genelde doğru ama istisnalar yani bir ömür boyu süren mutlu beraberlikler de vardır! Hayatta her şeye yer olduğu gibi cicim aylarının bir ömür boyu sürdüğü nadide evlilikler de vardır... Ayrıca beraberliklerde her şeyi ile uyuşmak değil birbirini sevmek ve birbirine saygı duymak esastır... Her şeye rağmen çok güzel bir yazı yazmışsınız tebrik ederim...

Dr Atanur Yıldız 
 11.11.2010 7:04
Cevap :
Teşekkürler doktor bey; tabi ki aynı yastığa uzun yıllar baş koymuş, saygı ve sevgi dolu evlilikler var. Hani derler ya, ''kadınlar yıllanmış şarap gibidirler, gün geçtikçe güzelleşirler'' İşte bazı evlilikler de tıpkı yıllanmış şarap gibidirler.Yıllar geçtikçe saygı ve sevginin arttığı, tıpkı şarap gibi hiç eskimeyen evlilikler de vardır. Zaten yazımın sonunda da belirttiğim gibi, gönül ister ki mutlu mesut evlilikler olsun! Beğendiğiniz için sevindim tekrar teşekkürler.Saygıyla  11.11.2010 19:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 369
Toplam yorum
: 494
Toplam mesaj
: 67
Ort. okunma sayısı
: 1884
Kayıt tarihi
: 11.08.08
 
 

1965 doğumluyum.. İstanbul'da oturuyorum.. Edebiyatla ilgiliyim.. Öykü ve denemelerim var.. Öykül..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster