Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ekim '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
33
 

Cid'diyet!..

Cid'diyet!..
 

İmar barışında süre iki ay uzatılmış.

Bekliyorduk aslında… Klasiktir bizde bu tip uzatmalar… Vergi barışları, yapılandırmalar, bedelli başvuruları… “Uzatılmayacak, asla ek süre verilmeyecek, son gün şu gün” denir denir denir… Sonra bakarsınız, uzatım kararı gelmiş.

Devlet ciddiyetinde diyet yapıldığının, ciddiyetin kaybolduğunun, cid’diyet haline dönüşüldüğünün, bizatihi devlet eliyle vatandaşın cıvıklaştırıldığının resmidir bu tablo.

Dünyanın hiçbir ciddi, medeni ve sağlıklı idare yapısı işleyen gelişmiş devletinde böyle uygulamalar göremezseniz.

Devlet, kendimizi bildik bileli dürüst ve ideal vatandaşını cezalandırır, yükümlülüklerini yerine getirmeyen vatandaşa ise hak üstüne hak vererek mükafatlandırır.

O nedenle yüz bulan vatandaş kural dinlemez hale gelir.

Vergi kaçırır, SGK primi ödemez, çünkü bilir ki devlet üç beş yılda bir vergi barışı çıkaracak, yapılandırma yapacak; şimdi ödemek varken, o zaman ödemenin, takside böldürmenin muhasebesini yapar ve netice itibariyle bugün yapması gerekeni yapmaz, günü kurtarır.

Hatta devlet vergi kaçıranın kaçırdığının bir kısmını da affeder, matrah artırımı gibi yeni icatlar çıkarır; defterlerinin incelenmesini istemeyen kim varsa herkes matrah artımına girer, kapsam içinde bulunan yıllarla ilgili hiçbir incelemeye tabi tutulmaz, kaçırdıysa kaçırdığıyla kalır, işini bilir, minareyi çalsa da bu kez resmi yoldan kılıfını uydurur.

Önümüzdeki son örnek de imar barışıdır.

Sayısız aflarla Türkiye’nin her tarafının cılkı çıkarılmışken, şimdi kaynak bulma gerekçesiyle de olsa yeniden imar barışı var ya kaç aydır…

Devlete para gerek diyerek bu imar barışı uygulaması alkışlanabilir mi?

Yoksa kural tanımazlığa gelen devlet izni ile tümüyle cid’diyetsizliğin tavan haline mi vurulur?

Nedir imar barışı?..

Yasaya, imara, yönetmeliğe aykırı bina dik, ek kat çık, alan genişlet, oradan buradan bir yerlere taş, olmayacak-yapılmayacak ne varsa yap.

Hem de korkmadan yap.

Çünkü bilirsin, af gelecek.

Sonra yatır üç beş lira…

Tamam, kaçağın resmi hale gelsin, kaçağı kurtar, yasal kılıfa uydur.

Devlet buna imkan verdiğine göre siz imar anlamında Türkiye’de bir şeylerin doğruya gideceğine, yanlışların düzeltileceğine inanabilir misiniz?..

2018’e kadar Türkiye’de 33 kez vergi affı çıkmış.

14 kez imar affı çıkmış.

Salt bu iki rakam dahi Türkiye’de bu uygulamaların “rutin”e dönüştüğünün ve süreklilik halini aldığının bir göstergesi değil mi?..

Aynı husus ceza hukuku alanında da yok mu?..

Geneli olsun, özeli olsun, ister ceza indirimi yapılsın ister şartlı tahliye… Bugüne kadar kaç af çıktı. Aftan toplum olarak ne kazandık? Suç oranında düşme mi oldu, suçlu sayısı mı azaldı?..

Yoksa suçluya da mı mesaj verildi, sen suçunu işle, ara sıra ben seni affederim mi denmiş oldu?

Devlet, tüm bu yanlış uygulamaları ile cid’diyetini kaybetmektedir.

Bunu fırsat bilen vatandaş hukuksuzluğa, kuralsızlığa alışmakta; bunları günlük rutini haline getirmektedir.

Kuralı bıraktınız mı böyle olur.

Ne dikiş tutturabilirsiniz ne yama ile günü kurtarabilirsiniz.

Devlet idaresinde hukuka bağlılık, kurallara bakış açısı, doğru anlayış, kararlılık ve ciddiyet gelişmiş bir demokrasinin vazgeçilmezleridir.

Vazgeçtiniz mi böyle olur…

İmam yanlış yaptı mı cemaatin ne yaptığı ortada…

Ciddiyeti giden devletin vatandaş gözünde cid’diye alınacak tarafı kalmamıştır.

Nihayetinde ise kaybeden öncesinde devlet sonra ise tüm toplum olmaktadır.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 64
Kayıt tarihi
: 07.02.18
 
 

1971 Balıkesir doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Balıkesir'de tamamladıktan sonra Ankara Ü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster