Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mart '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
460
 

Çiftlik Bank'tan Sonra, Sıradakiler...

Çiftlik Bank'tan Sonra, Sıradakiler...
 

Çiftlik Bank dolandırıcılık faciası bağıra bağıra geliyordu. Neyle karşılaşılacağı gelişinden belliydi. Bu ilk değildi. Geçmişte de pek çok benzerini gördüğümüz dolandırıcılık hikayelerinden biriydi. Kısa sürede onbinlerce kişiden yüzmilyonlarca lira dolandırılarak sırra kadem basıldı.

Medyamız, yazılı, görsel ve internet sitelerimiz iki gündür adeta Çiftlik Bank’la yatıyor, onunla kalkıyor.

Oysa daha düne kadar bir iki cılız ses dışında şu günlere varacağımızı söyleyen yoktu.

Söylemiyorlardı, çünkü bal tutan parmağını yalıyordu.

Gariban insanlardan dolandırılan paralardan medyamız da “reklam geliri” adı altında payını alıyordu.

Ve muhtemeldir ki, bu organizasyona ilişkin televizyon-gazete-internet reklamlarından elde edilen gelirler, emsallerinden ballıcaydı.

Dolandırılan kişilere (bedavadan) bir akıl vermekte sakınca görmüyoruz. Çiftlik Bank reklamlarını yayınlayan medya kuruluşları aleyhine dolandırılmalarına iştirak suçundan ceza ve devamla tazminat davaları açsalar elleri boş dönmeyeceklerinden eminim.

Bu dolandırıcılık ilk değildi, öncesinde de benzer pek çok örneğiyle karşılaştık dedim ya, bu dolandırıcılık son da değil…

Benzerleri sırada… Yakında döküleceklerler.

Çiftlik Bank faciasını yüz gün öncesinden haber vermiş olmamızın[1] özgüveni içinde sıradakini yazmakta sakınca görmüyoruz.

Ancak bu kez hukuksal sakıncaları itibariyle firma adı belirtmeden, vak’ayı tarif etmekle kifayet etmek zorundayız.

Sıradaki vak’a bir “tık ticareti” teknolojisi firmasının başrol oyunculuğuyla vizyonda.

Kişiler ve kurumlar internet sayfalarının geniş kitlelerce ulaşılabilir olmasını arzularlar. Kazançları buna bağlıdır.

Bu amaç peşindeki kişilerin ve kurumların arama motorlarında üst sıralara çıkabilmeleri, arama yapanların önüne öncelikle düşebilmeleri, internet teknolojisi olanakları içinde kendilerine yardımcı olabilecek profesyonellerin yardımlarıyla da ilgilidir.

İşte, vizyondaki dolandırıcılık faaliyeti, kişilere ve kurumlara bu yardımı yapabilme kabiliyetine ve kapasitesine sahip olduğu iddiasındaki bir organizasyondur.

Bu organizasyon “tık”lanma ihtiyacı olan kişilerin web sayfalarına, tabi bedeli mukabilinde “tık”lama hizmeti veriyor.

Bunu aynı anda pek çok bilgisayar üzerinden yapmak zorunda. Ve öyle yapıyor.

Ancak bu bilgisayarlar, paraları üyelerden alınan, kumandaları ise internet üzerinden organizasyonun elinde olan bilgisayarlar.

Organizasyon, üye kaydı yapıyor. 3 üyelik paketi var. 600, 1500 ve 2250 dolarlık paketler. Üye olmak isteyenden arzularına göre bu üyelik ücretlerinden biri alınıyor ve kendilerine fiyatları alınan bu paraların çok çok altında bilgisayarlar “hediye” ediliyor.

İsteyene istediği sayıda üyelik veriliyor. Ve çok sayıda üyelik alabilmenin meraklılarının oldukça çok olduğu sanılıyor.

Bu bilgisayarlar 24 saat açık ve internete bağlı tutulma koşuluyla veriliyor.

Bu bilgisayarlar üzerinden, özel yazılımlar kullanılarak, uzaktan, otomatiğe bağlanmış olarak ve seri şekilde müşterilerin web sayfaları “tık”lanıyor.

Bu “tık”lanma gelirlerinden, bilgisayarı elinde tutan üyeye de pay hesaplandığı (tahakkuk ettirildiği) iddia olunuyor.

Şüphe, üyelerin paylarına düştüğü iddia olunan gelirlerin, hak sahiplerine verilmeme ihtimalinden kaynaklanıyor.

Ve hacim çok çok büyümüş deniyor.

Ve yakın zamanda bu da “patlayacak” deniyor.

Burada bir de "gizli" dolandırıcılar var, farkettiyseniz... web sayfalarını "çok tıklanmış gösterenler". Bu da bir başka blog konumuz olsun, üşenmezsek...

Neyse.

Sıradaki sansasyon bu.

Ve ne yazık ki sadece bu da değil.

Peşinden 11 (yazıyla onbir) adet benzer vak’anın[2] ayak sesleri de yaklaşmakta git gide… Detaylarına girmiyoruz. Zaten detaylandırmanın yararını da görmüyoruz. Dolandırılmaktan korkan kendisi araştırsın.

Şu memlekette ne çok insan kolay yoldan çok para kazanabilme uğruna her önüne gelenin kayığına biniyor… Emeğini, alın terini hırsıza uğursuza kaptırıyor ama bir türlü de akıllanmıyor…

 

Kenan IŞIK

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli arkadaşım, hayret bir şey. Bu çağda her türlü iletişimin olduğu ve sorup soruştuma yapılmadan takılıp gitmeler. Demek ki, üzüm üzüme baka baka kararıyormuş. Sevgiler.

Şahin ÖZŞAHİN 
 16.03.2018 17:33
Cevap :
Bu Çiftlik Bank'ın sahibi bugün Uruguay'dan çıksın gelsin, yarın yine dolandıracak onbinler bulur üstadım:))) Sevgiler, saygılar  16.03.2018 22:10
 

Dolandırılan kişiler, bu işin peşinden gidecek ve dava açacak kadar bilinçli olsalar zaten kolay kolay dolandırılmazlardı diye düşünüyorum Kenan bey..Bizim halkımız saf, iyi niyetli ve bilinçsiz ondan dolayı bu tür olaylar çok oluyor..Umarım dolancırıcılar cezalarını bulurlar.. Sevgi ve selamlarımla ellerinize sağlık..

Selda Çakmak 
 16.03.2018 10:50
Cevap :
Dava açmama sebeplerinden biri de açığa çıkmamak, gizlenmek... Para kaptırırken gözleri kararıyor da, foyalarının ortaya çıkmasına gelince maşallah cin kesiliyorlar:))) Sevgiler, selamlar Selda kardeşim...  16.03.2018 16:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 432
Toplam yorum
: 640
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 2707
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

Mülkiye mezunuyum. Emekli müfettişim. Ankara'da yaşıyorum. S'oligarşi isimli kitabı yazdım. Kitap..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster