Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '17

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
3102
 

Çiğdem Taşlıdan ile Hayata Dair Bir Röportaj

Çiğdem Taşlıdan ile Hayata Dair Bir Röportaj
 

Çiğdem Taşlıdan - Merve Acar


Hayranım başarılı insanlara…

Her zaman “bir başkası nasıl yapıyorsa bende yaparım” diyerek giriştim birçok işe. NLP Eğitimi alan danışanlarım bilirler, NLP de modelleme tekniği ile başarılı insanların hayatları ve neyi nasıl yaptıkları incelenir. Bende size işte tam da böyle bir hayatı yazmaya karar verdim. Sağ olsun o da beni kırmadı ve geri çevirmedi. Kim mi? Çiğdem Taşlıdan…

O Beylikdüzü’nde ilk villa anaokulunu açan, gelişime asla doymayan, öğretmekten ve öğrenmekten yorulmayan bir bilgi deryası.

Beylikdüzü’nde tam üç tane anaokulu var. Röportajımızı okullarından birinde gerçekleştirdik. Öyle nazik, öyle kibar, öyle yaratıcı, öyle öğretici biri ki onu yazmaya kelimeler yetmiyor bir yerden sonra. Kendisi ayrıca Türk Sineması’nın ünlü oyuncularından rahmetli Kenan Pars’ın biricik kızı.

Şimdi gelelim o muhteşem sohbete;

M.A Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Ç.T   :Yaşımı sormuyorsun herhalde(gülüyor). Yaş sadece bir sayıdan ibarettir. İlk-orta-lise öğrenimimi Bakırköy’de tamamladım. Marmara Üniversitesi’ni bitirdim. Atatürk Üniversitesi’nde Çocuk Gelişimi okudum. Şuanda da Açık Öğretim Fakültesi’nde Sosyoloji okuyorum. Benim için eğitim doğumdan ölüme kadar olması gereken bir süreç. Bende hayat yolculuğumda kendimi öğrenmeye adamış biriyim.

 

M.A  İlk Anaokulu’nu ne zaman ve nasıl açtınız?

Ç.T.   :İlk anaokulunu 1990 yılında bir tesadüf sonucu devraldım. 10 yıl Bakırköy’de çalıştım. 2000 ile 2001 yılları arasında 2.şubemi Beylikdüzü’nde açtım. 1 yıl ikisini de  beraber götürdüm. Daha sonra Beylikdüzü’ne geçtim ve buradaki yoğunluktan dolayı Bakırköy’ü sonlandırdım. 2013 yılında yoğun talep üzerine yine aynı bölgede Megakent Villalarda 2.şubemi açtım. Daha sonra 2014 yılında da yine talepler doğrultusunda 3.şubemi açtım. Şuanda 3 şubem ile 200 e yakın öğrencimle eğitim ve öğretim yapmaktayım.

Onların mutlu, paylaşımcı, saygılı, sevgili, özgüvenli, erdemli, adaletli ve doğru bireyler olmaları yönünde elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

 

M.A    4. Bir anaokulu hedefi var mı?

Ç.T    :Yok. 4.bir anaokulu hedefim yok çünkü benim en büyük hedefim kolejdi. Ama koleji de açmadığım için bir 4. Anaokulu düşünmüyorum.

 

M.A.  Neden çocuklar? Neden başka bir iş değil de anaokulu?

Ç.T     :Çünkü çocukları çok seviyorum. Kendi çocuklarımı da, torunlarımı da bütün çocukları çok seviyorum.

 

M.A Çocuklar size neler katıyor?

Ç.T.    :Çocuklar beni yeniliyor. Enerjimi yükseltiyor. 9-10 yaşlarındaydım Bakırköy’de ki komşularımız çocuklarını uyutmam için bana getirirlerdi. Onları ben sallardım. Anneleri alüminyum kase içinde muhallebilerini yapıp bırakırlardı. Yemeklerini de ben yedirirdim. Çocuk benim için çok farklı bir şey. Onlar bizim geleceklerimiz, yarınlarımız. Ben çocukların yüzüne baktığım zaman mutlu oluyorum. Çıkarsız sevip boynuma sarılmalarını, itmelerini, üstüme çıkmalarını, seni seviyorum demelerini vs… Onlar benim enerji kaynağım. Bana inanılmaz enerji veriyorlar.

 

M.A   Sizce anne baba olmak neden önemli? Herkes anne baba olmalı mı?

Ç.T  : Evet herkes anne baba olmalı ama herkes anne baba olamaz. Anne baba demek eşittir fedakarlık demektir. Eğer kişi bencilse bunu mutlaka çocuğunda da görürsünüz. Bunu çocuğuna da yansıtır. Çünkü fedakarlık yapamaz. Onun yaşam becerilerine katkıda bulunamaz, beslenmesine dikkat etmez, ara öğünlerini umursamaz. Ben bunları da görüyorum. Anne baba doğulmaz ama anne baba olunur. Doğurmak anne baba olmak değil. Onun bütün ihtiyaçlarını karşılayabilmek demektir. Ama tabii o çizgiye de çok dikkat etmek gerekiyor. Hayatını fazla kolaylaştırıp kendi kanatlarıyla uçmasını engellememek gerekiyor.

 

M.A  Peki bu dengeyi nasıl sağlayacağız?

Ç.T.   : Onu biraz hissederek yapmalısınız. Gözlemlemelisiniz. Baktınız ki dozu kaçırıyorsunuz geri çekileceksiniz. Bunun içinde sürekli okuyup kendinizi geliştirmeniz, farklılıkları görebilmeniz lazım. Çocuk hem özgüvenli olacak, hem ayakları yere basacak, çevresiyle ilişkileri güzel olacak, mutlu olacak. Siz onun mutlu olması için bir şeyler yapacaksınız ama onun yerine karar alıp, onun adına davranışta bulunmayacaksınız. Bu ona yardım etmemek değil tabii. Yani bu kıldan ince, kılıçtan keskin bir aşama. O dengeyi çok iyi sağlamak gerek. Çok sevdiğimiz için çok hata yapıyoruz. Bu sefer özgüveni zayıf, kişiliği gelişmemiş bireyler yetiştirirsiniz.

 

M.A  Günümüz çocukları teknolojiye aşırı düşkün. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Ç.T         : Biz yapıyoruz! Bunu yapan bizleriz. Çocuk doğduğu an teknolojiyle doğmuyor ki! Televizyon hep açık. Yemek yesin diye elinde cep telefonu. Bir taraftan tablet. Anne baba sürekli televizyon izliyor. E kendi izlerken çocuğa izleme diyemiyor ki. Onunda kolayına geliyor. Bilgisayar, tablet, televizyon tek taraflı iletişim verir size. Konuşma ihtiyacı duymadıkça ona bağımlı hale gelirsiniz. Ne olur? Yavaş yavaş içe dönersiniz. Çevre iletişiminiz kesilir. Belli bir zaman sonra obezite de gelir. Bunlar görmezden gelinip, birde çocuğa akademik başarısı olsun diye sürekli baskı yapılır. Nasılsın? Dediğinde iyiyim diyemeyen çocuklar yetişiyor. Öğrenilmiş bir davranıştır teknoloji bağımlılığı. Ve tamamen anne babadan kaynaklanır.

 

M.A  Siz sanıyorum hiç televizyon izlemiyorsunuz?

Ç.T.   :Şöyle tv izlerim;  eğitici bir program varsa! Genelde belgesel tercih ederim.  Televizyon karşısında oturacak kadar zamanım yok benim. Eğitimim var, seminerlere gidiyorum. Öyle bir zamanım yok.

 

M.A   Bir gününüz nasıl geçiyor?

Ç.T.  : Sabah 6:00 – 6:30 gb kalkarım. Eğer randevum varsa kahvaltımı okulda ederim. Yoksa muhakkak evde kahvaltı sofrası hazırlarım. Önce birinci okul, sonra ikinci, sonra üçüncü okulu gezerim. Okulların bütün alışverişlerini ben yapıyorum. Haftada bir yada iki gün 3-4 saat alış verişe zaman ayırırım.

 

M.A. Kitaplarla aranız nasıl?

Ç.T.  Kitap okumayı çok severim. Şuan da da devam eden bir masal anlatma eğitimim var. Bunun için daha çok masal okumaya çalışıyorum. Hint,İran,Dede korkut masallarını okuyorum. Bir de iki Üniversite okuduğum için ders çalışıyorum. Ayrıca el sanatları mezunuyum. Sürekli cam, seramik, mum, kokulu taş bir sürü şey yaparım. Mutlaka elimde bir iş vardır. Ben tv. Karşısında boş kaldığımı hiç hatırlamam.

 

M.A Hep böyle bir pozitifmiydiniz?

Ç.T   :Hep böyleydim. Çocukluğumda böyleymiş. 2,5 yaşındayken mahalleye yeni gelen komşulara hoşgeldine gidermişim. Eskiden senin benim evim diye bir şey yoktu. Ermenisi, Rumu herkesin kapısı birbirine açıktı. Kirazlar, tavuklar vs. hep böyle bir ortamda yetiştim. Annem anlatırdı evlere yeni taşınanlara gidip hoş geldiniz mahallemize, ben Kenan Pars’ın kızıyım diye kendimi tanıtırmışım. Çok kurallı bir evde büyüm. Hak, hukuk, adalet vardı evimizde hep. Ama annem çok sinirli bir kadındı. Çok fazla döverdi.

 

M.A  Peki rahmetli Kenan Pars?

Ç.T.  Mükemmel bir babaydı. Çok inanırdı bana hep motive ederdi. Annem bunun tam zıttıydı ama ben olumsuzu değil de olumluyu seçtim. Annemin olumsuz cümlelerini babamın olumlu söylemleriyle değiştirdim.

 

M.A  Pozitif yapınızı nasıl korudunuz?

Ç.T.  Hiç pes etmem. Ölüm diye bir gerçek var. Ölümün olduğu yerde pes etmek çok anlamsız. Siz ne anlatırsanız anlatın her şey karşınızdakinin anladığı kadardır. Genelde tartışmadan uzak dururum. Çünkü bence her tartışma ilişkinin türü ne olursa olsun muhakkak bir şeyler alıp götürür. Kırgınlık olur, kopmalar olur.

 

M.A Çok ölçülüsünüz yani?

Ç.T.  Evet. Ben genelde düşünüp konuşurum. Hani bazıları der ya “yanlışlıkla söyledim” ben ne söylüyorsam istediğim için söylemişimdir.

 

M.A Sizce hayata geliş amacınız ne?

Ç.T.  İnsanları aydınlatmak. Öğretmeyi, bildiklerimi paylaşmayı seviyorum. İnsanların hayatını kolaylaştırmak beni çok mutlu ediyor.

 

M.A Sizi daha yakından tanıma imkanı erdiğiniz için teşekkür ederiz.

Ç.T  Ben teşekkür ederim.

 

 

 

Şahin ÖZŞAHİN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne büyük bir özveri ve mutluluk, topluma faydalı birer iş yapmak. Kutlamaya değer doğrusu. Esen kalınız.

Şahin ÖZŞAHİN 
 27.12.2017 21:37
Cevap :
Çok teşekkürler Şahin Bey, esenlikler...  03.02.2018 23:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 670
Toplam yorum
: 3227
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1887
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster