Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mayıs '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1234
 

Çığlıklı nesil

Çığlıklı nesil
 

Görsel alıntı


Gaye yarınlar için yürekleri sağlam, vicdanları tamam nesiller yetiştirmektir. İçimizdeki zehirli yılanlar ve vicdansız yarattıklar yüzünden yarının genç nesilleri olacak çocukları dar alanlarda, kapalı kutularda büyütmeyi, yüreksiz, beceriksiz, çekingen ve pısırık yetiştirmeyi marifet ve tek çare olarak görmemeliyiz.  

 

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız “ Çocuklarınıza çığlık atmasını öğretin” diye ailelere sesleniyor. Hani biz medeni olmak için kırsaldan, köylerden uygarlığı ve medeniyeti öğrenmek için şehirlere, kentlere yerleşmiştik.

 

Hani terbiyeli, görgülü, cesaretli, metanetli,kibar, ince ve Faziletli olacaktık. Köylerde, kırsalda kimse çocuklara acımasızca davranmıyor, çocuk haklarını ihlal etmiyor. Çocuklara acımasızca davranma ve çocuk hakları ihlali hep şehirlerde ve kentlerde meydana geliyor. 

 

Çocuklara çığlık atmasını öğreteceğimize zehirli yılanların ve vicdansız yarattıkların kökünü kurutmak öncelikli gayemiz olmalıdır. Anaların, babaların yüreklerinde yanan alevleri söndürmek, akan gözyaşlarını dindirmek için köklü çareler üretmeliyiz. Sağlam ve muhkem temeller inşa etmeliyiz.

 

Çağa yaşta çığlık atmayı öğrenen ve çığlığı adet haline getiren çocuklar, civan yaşlarından itibaren ömür boyu çığlık etkisinden kurtulamayacaklar. Yaşanacak bir dünyayı hep dar alanlı bir dünya olarak görecekler.

 

Her şehirli medeniyetli, uygar, görgülü, terbiyeli, kibar, nazik, ince görüşlü olabilir mi? Sözde uygar ülkelere gitmiş ve orada yaşamaya başlayanlarımızın çoğu bile uygar olamamışlar aksine kaba olmuşlar.

 

Yazımızın gayesi yürekleri yanmış anne ve babaların acılarını deşmek değil, yürekleri yanmamış anne ve babaları uyarmaktır.

 

Uygarlık insanın içinde olmalıdır. Uygar insan günahına, sevabına sahip çıkar. Günahını, sevabını saldım çayıra Mevla’m kayıra yapmaz.

 

Günahımızı, sevabımızı on sekiz yaşına getirdikten sonra salabiliriz çayıra. Artık kayırır mı, ayırır mı takdir Yüce Yaratanındır.

 

Kanun anne ve baba şefkatine muhtaç küçük yaştaki çocukların korunmasını ve mesuliyetini annelerin ve babaların sorumluluğuna tevdi etmiş, anne ve babaları yükümlü kılmıştır.

 

Park ve bahçelerde, sair oyun yerlerinde çocuklarımızı yalnız başına bırakmamalıyız. Çocuklarımızı birinci derece akrabalar haricinde kimseye teslim etmemeliyiz. Sorumluluğu kreşlere, servislere, okul ve okul idaresine yüklememeliyiz. Küçük yaştaki çocuklarımızı kesinlikle alış verişe göndermemeliyiz.

 

Siyasetçi ticaretçiler hiçbir zaman çocuklar için, gençler için ve nihayetinde yaşlılar için bir şey yapmadılar. Onların yaşam düzeyleri için yeterli önlemler almadılar. Ancak, toplumda infial uyandıran sesler yükselince konunun ucundan tutar gibi yaptılar.

 

Öyle en az üç çocuk her yiğidin karı değildir. Hayatlarını garantiye almış, zevk ve sefa içinde yaşayanların söz ve söylemleri yarar ve getiri içindir. Cefa içinde yaşamlarını sürdüren insanların halinden ticaretçi, siyasetçi, insanlar anlamaz. Sazın sesi ayrı, davulun sesi ayrıdır.

 

Aksine çocuklarımızı pısırık, mızmızlı yetiştirmekten ziyade sağlam yürekli, cesaretli, tam vicdanlı yetiştirmeliyiz. Çocuklarımıza yeterli düzeyde güven duyguları aşılamalıyız.

 

 

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Mehmet Bey. Böyle bakan olursa, böyle toplum olur ve her söylenene başını uzatır. Selamlar..

Mesut KARİP 
 15.05.2014 12:12
Cevap :
Kıymetli Mesut KARİP : İşte köklü tedbirlerimizden biri de çocuklarımıza çığlık atmalarını öğretmekmiş.Daha ne olsun, daha ne istiyoruz.Bizi yönetenler bizden daha iyi bilirler.Saygılar sunuyorum.  15.05.2014 16:31
 

Merhaba değerli Mehmet bey, eğitim hayatından ilk önce "Ahlak" dersleri çıkartıldı buna bağlı olarak da ahlak zaafiyeti başladı. Melih Aşık Milliyet gazetesindeki 30.04.2014 köşesinden,"Çocuk ölümleri ürkütücü boyutlara ulaştı! Erdoğan en az 3 değil, 5 istemeli! Biri sapığa, biri teröre, biri trafiğe, biri sağlık sistemine gidince vatandaşın elinde bir tane kalacak..." Gülhan Elmas, diyor. Her zaman olduğu gibi önemli bir konu ve etkili üslubunuzla okudum emeğinize sağlık saygılarımla selamlıyorum

Cemile Torun 
 06.05.2014 22:41
Cevap :
Kıymetli Cemile Torun :Evet yarını, ve daha sonraki günleri yani geleceği tahlil eden Sayın yazarlarımız doğruyu söylemişlerdir. Çığlıkla sapığın, trafiğin, terörün ve sağlığın vicdansızlığına çocuk yetiştirilemez.Bu ülkede köklü tedbirler alınmadığı sürece daha çok yürekler yanacak, daha çok gözyaşları akacak.Zahmetiniz için, ayırdığınız zaman için ve bu paha biçilmez yorumunuz için teşekküre ediyorum.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   07.05.2014 14:42
 

İyilik,doğruluk ve güzellikte yeni nesillerin ruh gücünü olgunlaştırıp güçlendirmek gerek.Gençlliğimizi bilim,sanat ve edebiyatla felsefeyle beslemek gerek... Yine oldukça anlamlı ve güzel bir çalışma.Elinize,yüreğinize sağlık değerli Burakgazi dostum.Selam,sevgi ve saygılarımla sağlıcakla kalınız.

Abbas Oğuz 
 05.05.2014 10:55
Cevap :
Kıymetli Öğretmenimiz, Sayın Abbas Oğuz; Ülkeyi yönetenlerin meseleye köklü tedbirler yerine yine rüzgara söylenmiş bir çığlık tavsiyesi derde çare olamaz.Mesele Köklü tedbirler, sonrası ailelerin çocuklarına sahip çıkmasıyla deva bulur.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.  05.05.2014 11:56
 

Ben de diğer yorumcuların yorumlarına yürekten katılıyorum. Farklı bir şey söyleyemeyeceğim. İpin ucu gerçekten kaçmış durumda ve kaçıyor da... Kimse kalıcı gerçekçi çözüm bulamıyor. Herkes konuşuyor, kızıyor. Ama düzeltmek adına kimse bir şey yapamıyor. Bu işin ehli dediğimiz bakanlık mertebesine gelen şahsiyetler bile eften püften çözümlerle çözebildiklerini sanıyorlar. Biz ne diyelim başka bilmiyorum...Allah sonumuzu hayra çıkarsın diye dua ediyorum. Emeğinize yüreğinize sağlık, selam ve saygılarımla, sağlık ve mutluluklar diliyorum..

Hanife MERT 
 05.05.2014 0:08
Cevap :
Kıymetli Hanife MERT: Siyasettir, Ticarettir,toplumun sesi yükselince meselenin ucundan tutmaktır.Sesler kesilince ucu bırakmaktan ibarettir.Evet tek dileğimiz Allah sonumuzu hayra yönlendirsin.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.  05.05.2014 11:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 608
Toplam yorum
: 7071
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2115
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster