Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mart '09

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
552
 

Çikolata

Çikolata
 

Benim çalışmalarımdan örnekler.


- Bir parça istiyor musun?

Sorusu ile irkildim. Otobüste, koltukta oturmuş, dışarıyı seyrediyordum, dalmıştım. Ses arkamdan gelmişti ve sahibini göremezdim. Belli ki soru yanındaki kişiye sorulmuştu.

- Hayır, teşekkür ediyorum! Diyette olduğumu biliyorsun! İki kilo fazlam var!- anlaşılan, kızlardan birisi diyette.

- Tamam da, bir parçadan bir şeyin olmaz, fındıklı üstelik…

- Hayır istemiyorum, beni kandıramayacaksın!

- Nasıl istersen! Kaybeden sen olursun! Onun için hep ekşisin… Dün akşam televizyonda yine izledim, çikolata mutluluk veriyormuş… morali düzeltiyormuş… biliyorsun.

Herkesin başına gelmiştir, istemeden başkalarının konuşmalarını dinlemek. Dinlememek imkânsızdı… Tam arkamda oturuyorlardı. Başka bir odadayken televizyondan gelen ses gibi. İnsanların yüzlerini görmeden, sadece konuşmaları duymak gibi…

Arka koltukta oturanları hayal etmeye çalıştım. Çikolatayı seven kız muhtemelen zayıf ve formunda, kilo fazlalığı yok. Kendinden emin bir ses tonuyla konuşuyordu. Diğeri, diyette olan, hafif tombul ama çok fazla değil ne de olsa sadece iki kilo fazlalığı olduğunu söyledi. Demek ki çok kilolu değil.

- Anlamıyorum, neden bu diyetler ile kendine eziyet ediyorsun! Bu yıl içinde kaçıncı diyetin? Hani fitness salonuna yazılacaktın?

- Spora gitmeye vaktim yok. İş yerinde çok yoğun çalışıyorum, biliyorsun. Evimin birkaç mobilyasını değiştirmek de istiyorum, bütçe ayırmak zor ayrıca.

Kız ciddi, hedefleri ve sağlam bir karakteri var anlaşılan.

- Seni anlamıyorum! Ne zaman yaşayacaksın? Hep kendini üzmek için nedenler buluyorsun. Onun için sana çikolata teklif ediyorum. Bir parça alsana, lütfen… Moralin düzelir - arkadaşını cezp etmekten vazgeçmiyordu.

- Boşuna uğraşma, is- te- mi- yorum! – üstüne basa basa söyledi kız. Belli ki teklifi reddetmek zordu.

- Bu akşam çıkıyoruz biliyorsun, yine mi sadece maden suyu içeceksin! Bir kadeh bir şey içmeyecek misin ?

- Maden suyu çok faydalı. Ayrıca günde en az iki litre su içmek gerekiyor. Bir kadeh içkide ne kadar kalori olduğunu bilmiyor musun?

- Bilmiyorum, umurumda bile değil! Senin gibi değilim. Her lokmamı sayamam. Kalori hesabı yapmak istemiyorum! Ayrıca, zayıflamaya niyetim yok… Böyle iyim. Benim için, kendimi iyi hissetmek önemli… Seni de bu konuda ikna etmeye devam edeceğim!

Kızın sesi yükselmişti. İçimden gülümsedim, galiba kavgaya tutuşacaklar…Heyecanlı olabilirdi. Belli ki bu konu ilk defa gündeme gelmiyordu

Otobüs durakta durdu… Bir grup öğrenci bindi. Yüksek sesle konuşmaya başladılar, birbirleriyle şakalaşıyorlardı. Kulak misafirliğime son verilmişti. Arkama dönüp bakmak istedim, fakat utandım. Filmin en enteresan yerinde televizyonun arızalandığını tasavvur ettim. Hayalimde, sohbetin nasıl devam edeceğini getirmeye çalıştım, fakat başaramadım. Kendi düşüncelerime daldım.

Birden hakim olan sessizlik, beni gerçek dünyaya getirdi. Öğrenciler inmişti. En azından “filmin“ sonunu öğrenebilecektim. İki duraktan sonra inmem gerekecekti. O zamana kadar sohbetin bir şekilde sonuçlanmasını umuyordum.

Aralarında tartışma yoktu, anlaşmışlardı muhtemelen. Kim galip gelmişti? Her şeye rağmen küçük bir parça çikolata kabul edilip yenmiş miydi? Nasıl görünüyorlardı? Onlara bakmak istiyordum. İşte bu düşünceler aklımda dolaşıyordu.

- Bir sonraki durakta ineceğiz, kalk arkaya doğru ilerleyelim.

Şansım yaver gitmişti, aynı durakta inecektik. Onları görme fırsatım olacaktı. Kalktım ve arkama döndüm. Otobüste fazla yolcu yoktu.Onları, arka kapıya doğru ilerlerken görebildim. Birisi formunda hatta biraz zayıf gibi göründü bana. Diğeri, diyette olan hafif kiloluydu, fazla değil, ama gerçekten birkaç kilo verebilse daha hoş görünecekti. Arkalarından, ben de kapıya doğru ilerledim, otobüsten indikten sonra yüzlerini görmek istedim. O anda şoför frenlere biraz sert bastı, dengemi koruyamadım ve önümdeki, hafif kilolu kıza çarptım.

- Affedersiniz!- dedim, mahcup bir ses tonu ile. Şimdi, çikolata parçasını eğer yemediyse o çökük ruh haliyle, bütün sinirini benden çıkaracaktı.

- Bir şey değil efendim, bazen oluyor… – bana güler yüzü ile döndü kız. Güzel, kahverengi, sımsıcak gözlerı ışık saçıyordu.Dudaklarının kenarlarında çikolatayı ele veren izler vardı.

Ona dinozor gibi baktım. Kendimi öyle hissettim daha doğrusu. Bu ses öteki kızındı. Diyetleri kabul etmeyen, kendini olduğu gibi seven, kendinden emin olan kızın sesi. Bana çok güzel göründü…Fazla kiloları yok olmuştu sanki...

14 Mart 2009
Bursa

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 143
Toplam yorum
: 333
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1832
Kayıt tarihi
: 13.03.08
 
 

Doğduğum ve büyüdüğüm şehir Kırcali, Bulgaristan. Yıl 1964. Makina Mühendisiyim. Evli ve iki çocu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster