Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '11

 
Kategori
Estetik / Güzellik
Okunma Sayısı
3743
 

Cildinizi Gençleştirin Bayanlar ve Baylar

Cildinizi Gençleştirin Bayanlar ve Baylar
 

Gençleşmek isteyen bayanlar mutlaka okuyun 

Genç kalmak, yaşlanmamak özellikle bayanlar için vazgeçilmez bir istek gibi gözükse de erkekler de yaşlanmayı azaltmak için makul olabilecek formülleri araştırma eyilimi içindedirler. Gelişen tıp teknikleri, ilerleyen beslenme bilimi çalışmalarında amaç insan ömrünü uzatmak ve yaşlanmayı geciktirmek üzere kuruludur. Bir de insanların sağlıklı beslenerek, vücudunu ve cildini genç tutması üzerinde tavsiyeler ve bilgiler yer almaktadır.  

Her insan genç kalmayı, yıllara karşı koymaya ya da yavaş yaşlanmayı ister. Vücudumuzun, iç organlarımızın yaşlandığını ancak yapılan tahlil, film, röntgen , MR çekimleri vb. daha çok fiziksel ve kimyasal tetkiklerle öğrenirken, cildimizi oluşturan ve görebildiğimiz kısımlarının yaşlandığını görerek yaşlanma eğilimleri ya da cildimizin yaşlandığını daha yakından görebiliriz. Yaşlanma ya da cildimizin yaşlanmasında genetik veya ırsi, soy, sop ile ilgili özellikler çok önemli faktörler arasında yer alsa da çevre koşullarına karşı uygulayacağımız koruma uygulamaları ya da beslenme rejimleri cildimizin yaşlanmasını engelleyebilir ve gençleşmeyi olumlu yönde etkileyebilir.  

Sağlıklı ya da düzenli beslenmek her zaman pahalı ya da hap şeklindeki besinleri (balık yağı, omega3 vb haplar) hazır almakla olmaz. Her insanın ya da çoğu insanımızın ucuza ve ekonomik olarak temin edebileceği hem sağlıklı hem de cildimizi ve vücudumuzu gençleştirebileceği bazı besin maddeleri vardır. Bunlar arasında;  

-Omega-3 kaynağı semiz otu her zaman pazarlarda ucuza bulunabilecek bir bitkidir ve özellikle taze şekillerde (salataya doğranmak, doğramadan doğrudan yapraklarının ve saplarının yenmesi, yoğurtlama ile yenmesi vb.) tüketilebilir.  

-Hamsi, çoğunlukla, belli dönemlerde en ucuza bulunabilecek balıktır ve bol miktarda omega-3 içerir ve çoğu zaman temizliğini de balıkçılar yapmaktadırlar  

-Likopen içeren domates; her evin olmazsa olmazı domates her zaman taze ve pişmiş olarak tüketilmelidir. Kış aylarında tüketilmelerinde herhangi bir sakınca yoktur. Rengi kış aylarında kapalı güneşsiz havalardan etkilense de bol bol tüketilmelidir.  

-Turunçgiller içinde özellikle portakal ve mandalina daha ucuz ve bol miktarda temin edilebilir ve tüketilebilir.  

-Ayçiçek yağını zaten ülkemizde halkımız yoğun bir şekilde tüketiyor. Yemeklerde ayçiçek yağı, salatalarda eğer alınabiliyorsa zeytin yağı tercih edilmelidir.  

-Taze yeşil biber iyi bir C vitamini deposudur. Özellikle ucuz olduğu bahar ve yaz aylarında bol bol tüketilmelidir.  

-Soğan ise ağız kokusundan korkmadan iyi bir antibiyotik türevi olarak tüketilmelidir.  

Sonuç; ucuza cildimizi korumak ve gençleştirmek mümkündür, bunun için pahalı beslenme rejimlerine gerek yoktur.  

 

Konuyla ilgili benzer bilgiler ekteki yazıda bulunmaktadır.  

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU  

Hürriyet, 21 Ocak 2011  

Cilt gençlestiren besinler  

Cildi ile ilgilenmeyen yok! Özellikle kadınlar 30’lu yaşlardan sonra cilt sorunlarıyla daha ilgililer.  

Güneşti, sigaraydı, egzoz dumanıydı, kötü kremlerdi derken cilt tam da bu yaşlarda yıpranıp yaşlanmaya başlıyor. Bu nedenle yaş 30’u geçti mi onu “içten beslemek” çok daha önemli bir konu haline geliyor. İşte size Yaşasın Hayat uzmanlarının hazırladığı cilt gençleştiren beslenme önerileri...  

Daha fazla domates ve domates ürünü tüketin: Domates ürünlerindeki likopenin güneş ışınlarının cilt yaşlandırıcı etkisini yüzde 20-40 oranında azalttığını gösteren çok sayıda araştırma var.  

Antioksidan gücü yüksek meyvelere öncelik verin: Yüksek antioksidan içerikleri nedeniyle erik, üzüm, elma, çilek, böğürtlen, yabanmersini, nar ve kiraza öncelik verin. Erikte proantosiyanidin, elmada kuversetin, üzümde resveratrol var ve bunlar dünyanın en güçlü antioksidanları arasında sayılıyor.  

Omega-3 zengini balıklardan daha çok yararlanın: Omega-3 yağ asitlerinden EPA’nın güneş ışınlarına bağlı cilt hasarını azaltmada önemli bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Ülkemiz balıklarında da omega-3 bol miktarda mevcut: Uskumru, hamsi, levrek bunlardan bazıları. Ayrıca ceviz, ketentohumu ve yeşil yapraklı sebzelerde (semizotu) de omega-3 var.  

Omega-6 yağ asitlerinden de faydalanın: Bitkisel yağlarda (zeytinyağı, fındık yağı, ayçiçeği yağı) bulunan omega-6 yağ asitlerinin de az miktarlarda alınınca cilt dostu olduklarını unutmayın. Ama fazla miktarlarının dost değil, düşman olabileceklerini de aklınızdan çıkarmayın.  

Turunçgillerden zengin bir besin planı yapın: Sadece portakal, greyfurt yemekle yetinmeyin. Turunç limon ve portakal kabuğunda bulunan “d-limonene” isimli maddenin cilt dostu olduğu belirlendi. Özellikle cilt kanserine karşı ciddi bir koruyucu olan d-limonene’den yararlanmak için portakal veya turunç kabukları ile hazırlan mışşekersiz reçellerden yiyin. Bu gruptaki meyvelerde antioksidan, vitamini, folik asit ve lutein de boldur.  

Yeşil ve siyah çaydan yararlanın: Özellikle yeşil çayın güçlü bir cilt dostu olduğu kuşkusuz. Yeşil ve siyah çaydaki(daha az etkilidir) bu güç, ihtiva ettikleri polifenollerle ilişkilidir. Özellikle kateşinler çok güçlü antioksidan cilt destekleridir.  

Keten tohumu ile tanışın: Keten tohumunda omega-6 yağ asitlerinin de bulunduğunu bilirseniz, bu ucuz ama etkili besinin cildiniz için de önemli bir destek olduğunu unutmazsınız. Salatalarınıza keten tohumu ekleyin.  

Ceviz, badem ve fındığı unutmayın: Yağlı tohumların tümü E vitamini, kalsiyum, omega-3 yağ asitleri cildiniz içindost besinlerdir.  

Antioksidan destekler cildi genç tutar  

Cildinizin özellikle hoşlandığı etkin antioksidanlardan birisi doğal karotenoid olan “Likopen”dir. “Likopen” en çok domates ve domates ürünlerinde bulunur. Karpuz, pembe greyfurt ve kayısıda da mevcuttur. Ciltte birikmekte, cildi oksitleyici, yaşlandırıcı, serbest radikallerin zararlarından korumaktır.  

“Likopen”in dışında başka antioksidan desteklerde var. Cildiniz bunlardan özelikle zeozantin, yeşil çay ekstraklarını, piknogenolleri, alfa lipoik asidi, koenzim Q-10 ve üzüm çekirdeği özütlerini sever. Yeşil çayda bulunan EPCG ve benzeri antioksidanlar, üzüm çekirdeği yağında bulunan proantosiyanidinler ve çam kabuğu ekstrelerinden elde edilen piknogenoller, cildinizi yaşlanmadan korumada, çevresel yaşlanmaya engel olmada ustalaşmışlardır.  

Cildinizi ağız yoluyla güzelleştiren “güzellik reçeteleri” arasına “gecesefası çiçeği yağı” yani “EPO” kapsüllerini de ekleyebilirsiniz.  

Eğer güzellik vitaminlerinden daha iyi sonuç almak istiyorsanız bunlara başlamadan önce “hangilerini, ne zaman, ne dozda ve ne kadar süre ile” kullanmanız gerektiğini öğrenmeye çalışın.  

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kim istemez ki... Teşekkürler bilgi için.

Ayrıntıda gezinmek 
 25.01.2011 2:15
Cevap :
Umarım birilerine faydalı olur. Teşekkürler  25.01.2011 12:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 540
Toplam yorum
: 197
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1800
Kayıt tarihi
: 10.06.10
 
 

Gündemi ve olayları yakından takip etmeye çalışıyorum. Sinema, kitaplar, spor, doğa, siyaset, miz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster