Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ocak '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
215
 

Çıldırdık mı?

Çıldırdık mı?
 

haberler.com


Toplum normal düzenini , disiplinini kaybetti mi , ondan her şey beklenilir…
 
Artık yasalar yasa değil… Yasaları uygulayanlar memnun değil… Onlardan insanlar memnun değil… Baştakilerden herkes memnun değil..
 
Toplum , ala ala hey… Gidiyor .. Gidiyor da nereye gidiyor. 
 
Baştakiler bunu bilmek bile istemiyorlar… Çünkü onlar da biliyorlar ki , toplum ipini kopardımı, artık onun önünde duracak olan yoktur. Bir saman alevinin yakılışına bakar. Ondan sonra bütün yurt, bütün insanlar kül olur, çıkar…
 
Süreç aynıdır.
 
Önce bir korku belası insanların kafasının içine sokulur. Herkes önce kendinden, sonra çevresindeki herkesten korkmaya başlar.
 
İnsanların içine korku girince… Bu hayat korkusu, yaşama korkusu, ölümden korku… Ne derseniz deyin. Korkudur işte! İnsanlar korkar. Korkan insan kendini savunmak ister.Nasıl?
 
İnsanlar silaha sarılırlar.
 
Ve herkes silahlandırılır. Küçüğü büyüğü… Ağası, köylüsü, şoförü, milletvekili cebinde kocaman bir tabanca taşımakla kendisini kötülüklerden koruyacağını sanır. Ve böylece herkes aldanır ve aldatılır. Korkunç bir silah ticareti sürer gider. Her ev bir kale olur. Ve ilk fırsatta o silahlar ortaya çıkarılıp, kullanılacaktır… Bazı insanlar toplumu öylece hazırlarlar. “Silah erkeğin namusudur..!” Ya kadının... Kadının esamisi var mı, okunur mu… Kadın bir kurşunluktur.
 
Sonra insanlar korkudan uyuşturucuya alışırlar.
 
Çünkü toplumda kimse mutlu değildir. Herkes sigara içer. İçebilenler içki içer. Alıştırılanlar uyuşturucuya müptela olurlar. Satıcılar şeytan gibi, gençliğin içine sokulur. Önce parasız verir. Sonra ucuza. Sonra namusuna..! Görüyorsunuz gençliğimiz elimizden gidiyor. Güzel Deniz mahpus damlarında yanıyor. Yazık oluyor. Bazıları ellerini oğuşturuyorlar. Doğu elden çıkmak üzere, niye? Orasını esrar, eroin, afyon .. yetiştirme tarlasına dönüştürmek istiyorlar. Mesele bu kadar basit. Mafya, bütün toplumu esir etmek için planlarını hiç sektirmeden uyguluyor.
 
Sonra da dine…
 
Çünkü insanlar yalnızdır. Toplumda ona doğru yolu gösterecek; iyilikten, güzellikten, doğruluktan söz edecek hiç kimse yoktur. Eğitim sistemi yozlaşmıştır. İnsan tek başına kalmıştır. Ama tek başına , bu gidişten, bu yalnızlıktan  nasıl kurutulacağını bilemez. Ve inanca sarılır. Cami kovalar; imam arar… Ama çoğu kez gönlünü onlar da kesmez…
 
İnsanlığın yapacağı bir şey daha vardır:
 
İsyan etmek !
 
Düzene.. Düzen diye bize sunulan yanlış düzene… Bu düzenden yararlanıp, herkesi soyup soğana çeviren soygunculara . Yalancılara… Edepsizlere…Esrar, eroin satıcılarına… Toplumu ilk fırsatta coplayan, Toma ile havalara fırlatan polislere… Ve kendisini kötü kullanan herkese isyan etmek. Bu herkes, patronu olabilir. Kendisine bir şey öğretmeyen öğretmeni olabilir … Veya… İşte siz anlayın!  “Evet, isyan” bu İsmet Özel’in efsanevi bir şiir kitabıdır ama, şimdi kimse hatırlamaz.
 
Bakın neler oluyor … 
 
2013’te en az 214 kadın erkekler tarafından öldürülürken, bu sayı 2014’te en az 268 oldu… (Gazeteler)
 
Yılın son cinayeti, İstanbul Sancaktepe’de meydana geldi. Merdan K. adlı adam, 25 yaşındaki eşi Meltem K.’yı kendisini aldattığı gerekçesiyle öldürdü…
 
“ Kayseri’de Fatih Vanlı, boşanma davası açtığı Firdevs Vanlı’yı öldürdükten sonra, “Öldürme hakkımı kullandım. Böyle bir hakkı yeni öğrendim” dedi.
 
“Gaziantep’te eşini öldüren Mehmet Şahin, gazetecilere, “Her şey Fatma Şahin yüzünden oldu. Kadınlar için çıkardığı kanunlar yüzünden oldu” dedi. İfadesinde ise “Akşam üzeri eve geldim. Yemek bile hazırlanmamıştı” dedi.
 
“Sarıyer’de gelini Shell&Turcas Kurumsal İletişim Müdürü Yankı Özkan’ı silahla vurarak öldüren Kemal Yıldırır (78), “Eşimle aramız bozuktu. Gelinimden barışmamızı sağlaması için yardım istemiştim. Olay günü ‘Ne oldu bizim barışma işimiz’ dediğimde, ‘Eh yeter artık’ dedi. Kendimi kaybedip ateş ettim” dedi.
 
”Adana’da Sevgi Dinçer’i ruhsatlı tabancasıyla öldüren emekli polis Cemal Dinçer, “‘Geçmişi unutalım, seni çok seviyorum’ dedim. ‘Bir sürü erkek var’ dedi. Kanım dondu, gözlerim karardı. Ne yaptığımı hatırlamıyorum. Şeker hastasıyım” dedi.
 
“Balıkesir’de eşi Naime Yılmaz’ı yastıkla boğarak öldüren Hasan Erkan Yılmaz, “Evlilik bana zor geliyordu. Benim ruhsal durumum iyi değil” dedi. (http://www.milliyet.com.tr.4.1.15)
 
Bunlar hayatın zorluğundan birbirine sardıranlar… Daha doğrusu saldıranlar. İnsanlar mutsuz mu, sebebi olarak karşıdakini görür önce onu ortadan kaldırmak ister. Bilmez ki, nedeni çok daha derinlerdedir bunu görmek istemez.
 
Ve son çare … İnsanın kendini yok etmesi. Başkasını yok edemeyen insan, bu dünyada kendisinin gereksiz olduğunu düşünüp, kendisini yok eder. İntihar yoluna gider… Dinleyin, çok yeni:
 
“Boğaziçi Köprüsü korkuluklarına çıkan bir kadın polis memurlarının ikna çalışmalarına rağmen köprüden atlayarak intihar etti..”(milliyet.com.tr.4.1.15)
 
“İzmir'in Bornova İlçesi'nde, boşanmak üzere olduğu ve eşinden ayrı yaşadığı için bunalıma girdiği öne sürülen 37 yaşındaki Ayla Akyıldız evinin balkon demirine bağladığı iple intihar etti.”
 
“Hakkari'ye tayininin çıkmasının ardından dün başına silahını dayayıp intihar girişiminde bulunan polis memuru öldü…”
 
Karıştırın haber kayıtlarını, böyle yüzlerce olay duyacaksınız, şahit olacaksınız…
 
Nedir bu?
 
Arkadaş, bu toplumun düzeni bozuk. Daha da bozuluyor. Dengesi bozuluyor… Ne yapacağını bilemez hale gelmiş. 
 
Saldırganlaşmış… Olmazsa kendini yok etmeye yönlenmiş…
 
İnsan bitmiş. Ruhunu kaybetmiş… Ona umut gerek. Yürek gerek …
 
Bu nereden geçer. Yeniden insan olmasından. Yoksa yazık olacak…
 
Peki, insanı nasıl insan yaparız. Herhalde ona insanlığı öğreterek. İnsan olduğunu göstererek…
 
Yoksa…. İşte halimiz ortada. Bazıları kendilerini kurtarıyorlar da… Kurtaramayanlar ne halt edecek….
 
Vatandaş çare senin elinde. Yoksa!
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili hocam, öğrendiğimiz doğrulardan, erdemlerden, hak ve hukuktan arındırılmış, beyin fonksiyonları, ruh, duygu ve düşünce yeteneği dumura uğratılmış, başka dünyaların robot insanları haline dönüştürüldüğümüzü görür gibi oluyorum. DOĞANIN İNTİKAMI şiirimden. Farkında değiliz, sonu geliyor evrenin.// Bu kederim, bu endişem niye...?// Yaşamaya ne kalmış be gülüm // Ha beş vakte, ha yediye.// Selam ve saygılarımla. Refik BAŞDERE

Refik Başdere 
 04.02.2015 4:00
Cevap :
Tam dediğin gibi... Belki biraz daha fazlası : "İntikam alan robotlar.." Hani robotlar insanlara hiç bir kötülük yapamazdı? Onlar bile çıldırıyor.. Bu kadar haksızlığa ve adaletsizliğe.. Dur bakalım, bunun filmini yakında görürü..Diyecektim ama... Ama zaten her gün görüyoruz. Saygılarımı, selamlarımı sunuyorum Sayın Refik Başdere.  04.02.2015 18:01
 

hemi de çok oldu...öyle çok zaman geçti ki üstünden çıldırdığımızı bile unuttuk üstelik...nafile...:)))...güzel olsun yıllarınız...

nedim üstün 
 05.01.2015 8:18
Cevap :
Abi,artık bu durgunluk dönemi.. Her deliliğin bir taşkınlık Dönemi olurmuş (Gezi Parkı'nı anımsa..) Sonra da böyle Bir Durgunluk Dönemi.. Ne denir Psikolojide ona.! İşte ondan. Hepimiz sersem haldeyiz. ve galiba nereye gittiğimizi de pek iyi bilmiyoruz! Selamlar Nedim Usta..Nerde şiirler?  05.01.2015 13:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 780
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster