Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
452
 

Çılgın plan ve çılgın yönetici

Çılgın plan ve çılgın yönetici
 

Yok, gerçekten de hiçbir umut yok. Bu AKP’nin bu ülke için bir planı, programı yok. Başlarda düşündüm ki, bilmiyorlar, gökten zembille iner gibi iktidar oldular, hazırlıksız geldiler, diye… 

Gerçekten de iki şiir okudu, sonra hapse girdi, ve birdenbire kahraman olup iktidara geldi. Siz hiç Sayın Başbakanı bir televizyon kanalında muhalifleriyle memleket meselelerini tartışırken gördünüz mü? Halbuki ülkeyi yöneten kendileri, en taze ve gerçek veriler onun elinde. Muhalefetin bildiğinden çok daha fazlasını biliyor olması gerekir. Eh, medya da kendi yanında… Yaptıklarına ve yapacaklarına biraz olsun güveni olsa çıkıp bunları muhalifleriyle tartışmaktan kaçınır mı? 

Konuşma yeteneği iyi, kitleleri etkileyebiliyor. Boyu posu da yerinde, sesinin tonu iyi, peki neden Kılıçdaroğlu’nun karşısına çıkmaktan kaçınıyor? 

Başkanlık sistemine geçilmesini ve başkan olmayı istiyor, ABD’de başkan adayları halkın önünde televizyon kameralarının karşısında kozlarını paylaşıyorlar. Ama Tayyip Bey buna yanaşmıyor. O kendine yakın kanallarda, kendine yakın gazetelerle güya tartışarak düşüncelerini anlatmayı tercih ediyor. 

*** 

Evet, AKP’nin bir planı yok. İlk dönemlerinde Kemal Derviş programını uygulayarak işi götürdüler. İkinci dönemlerinde üretim, istihdam, ticari hayatın geliştirilmesi anlamında hiçbir girişimleri olmadı. Bunun yerine yoruma açık, her yere çekilebilen demokrasi, özgürlük ve açılım gibi söylemlerle günü geçirdiler. Tek bir olumlu sonuç bile elde edemedikleri gibi, toplumsal bir ayrışmanın da eşiğine gelindi. Şimdi de çılgın planlardan bahsediliyor. 

*** 

Sevgili okuyucu, bizim çılgın yöneticilere ihtiyacımız yok. Biz aklıselime inanırız ve bizi akıllı insanların yönetmesini isteriz. Bu ülke çok şükür bir Kurtuluş Savaşı öncesinin çaresizliğinde değildir ki, çılgınca planlara ihtiyaç olsun. Burada bütün kurum ve kuruluşlarıyla büyük bir devlet vardır ve bu devleti yönetenler çılgınlık yapma hakkına sahip değillerdir. 

Saddam Hüseyin gibi, Muammer Kaddafi gibi çılgın planlar yapan çılgın liderlerin milletlerini ve ülkelerini ne hallere düşürdükleri ortadadır. Bu nedenle de bu ülkeyi yönetenlerin akıllı olmaları ve akıllı plan ve projelerle ortaya çıkmalarını isteriz. 

*** 

Son çılgınlık da sanki Türkiye’nin ufkunu açacak bir projeymiş gibi tanıtıldı. Karadeniz ile Marmara Denizi arasına bir kanal açılacakmış ve bu şekilde İstanbul iki kıta üzerinde ve iki deniz arasında bir kent olacakmış. 

Sayın Başbakan, İstanbul zaten dünyada iki kıta üzerine kurulmuş tek kenttir. Zaten iki denizi birleştiren bir boğaz var. Üstelik bu boğaz dünyanın en stratejik su yollarından biridir ve kontrolü bile tam olarak elimizde değildir. Boğazların statüsü Montrö Sözleşmesi ile belirlenmiştir. 

Başbakan bu çılgın(!) projesini anlatırken bu sayede yeni açılacak kanaldan büyük tonajlı petrol tankerlerinin geçebileceğini ifade etti. Peki başka?.. 

Başka ne yazık ki elle tutulur bir laf edilmedi. 

Peki şimdi sormak istiyorum; Boğazdan büyük tonajlı gemilerin geçerek Rusya’nın petrollerini açık denizlere ulaştırmasının bize, yani Türkiye Cumhuriyeti Devletine ne yararı olacaktır? 

Biz bu petrolün tankerlerle boğazlardan değil de, boru hattıyla taşınması için yıllarca mücadele etmedik mi? Bunu başarınca zafer şarkıları söylemedik mi? Neden şimdi değiştik? Neden o boru hatları yerine illa ki boğazlardan geçmesi isteniyor? Biz niye bu baskılara boyun eğip, bir de bunu “çılgın proje” diye takdim ediyoruz? 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 116
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 536
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

Emekli öğretmenim. Üç yıldır Söke Ekspres gazetesinde günlük yazılar yazıyorum. 2008 Yılında röpo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster