Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Şubat '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
481
 

Çilingir Sofrası Aydınları

Çilingir Sofrası Aydınları
 

Haftada bir ya da bir kaç defa iş çıkışında gittiğiniz, arkadaşlarınızla buluştuğunuz bir yer yaşamınızın belli bir döneminde mutlaka olmuştur.

Lokanta,meyhane ya da cafe-bar’a girersiniz. Zaten sürekli gittiğiniz bir yer olduğu için garsonlar sizi kapıda karşılar.Hemen size bir masa gösterilir. Siz oturacağınız masanın mümkün olduğunca uzun olmasını istersiniz garsondan.Çünkü, en geç bir saat’e kadar oturduğunuz masanın dolacağını bilmektesinizdir.

Aradan kısa bir süre geçtikten sonra arkadaşlarınız birer, ikişer kapıda görünür ve masa yavaş yavaş dolmaya başlar. “Vay arkadaşım,mir’im bunca zamandır nerelerdeydin “ diyerek bazı arkadaşlar ayakta karşılanılır. Bir süre sonra bütün arkadaşlarınız gelmiştir. Masada bulunanların büyük bir kısmı rakı, kimisi de başka alkollü içecek ısmarlar.Konuşma başlar.Önce yeni çıkan kitaplardan, gösterime giren filmlerden, tiyatro oyunlarından,gazete yazılarından ve diğer konulardan konuşulur.Masadaki kişiler arkadaşlarına okuduğu kitap,seyrettiği film, gittiği sergi ya da tiyatro oyununu anlatarak okumasını,izlemesini ya da gitmesini önerir.Ayrıca,günlük olaylardan, çalıştıkları işyerlerinde yaşananlardan bahsedilerek bir süre zaman geçirilir.

Zaman geçtikçe kadehlerdeki içkiler yenilenir.İkinci içkiler içilmeye başlanıldığında konu dönüp dolaşıp ülke sorunlarına çoktan gelmiştir bile.Masada oturan herkes bu konu ile ilgili fikirlerini söyler.Yapılan ya da yapılmak istenilen bir düzenlemenin hatalı yanlarından ,ortaya çıkartacağı problemlerden, ülkeyi yönetenlerin uyguladıkları yanlış politikalardan ve ülkeyi ilgilendiren her türlü konudan söz edilir. Kısaca,ülke ve ülke sorunları,ülkeyi yönetenlerin yanlış davranışları,politikaları adeta ameliyata alınır.Bu ameliyatın sonunda ise tüm sorunlardan arınmış nur topu gibi bir ülke ortaya çıkarılır.

Bu konuşmalara tanık olan kişi ister istemez “Oh ne güzel bu ülke için ne kadar güzel şeyler düşünülmekte. Masadakilere fırsat verilse –ki genelde masada bulunan kişiler önemli makamlarda ya da önemli makamlara gelmek üzere olan kişiler,yazarlar, gazeteciler ve benzeri meslek sahibi kişilerden oluşmaktadır- ülkemizde şu anda sorun olarak görülen pek çok şey sonuca bağlanmış olur” diye düşünür.Böyle düşünmekte de haklıdır bir anlamda.

Aradan biraz zaman geçer herhangi bir konuda imza kampanyası başlatılır.Siz koştura koştura o masada sohbet ettiğiniz kişilerin çalıştıkları iş yerlerine gidersiniz. Çünkü o kişilerin gözü kapalı elinizdeki kağıdı imzalayacağını düşünmektesinizdir. Ancak hiç de düşündüğünüz gibi olmaz.Karşınızdaki kişinin yazılı metni okuduktan sonra size verdiği cevap “Yaa, kalbim bu düşünceyi savunanlardan yana ama şimdi ben bu metnin altına imza atarsam ve ismim diğer imzalayan kişiler arasında görülürse çevremdeki kişiler tarafından pek hoş karşılanmaz” şeklinde olur.Karşınızdaki kişinin bir bildiği olduğunu düşünerek yanından ayrılırsınız. Ama birkaç gün sonra aynı kişinin çilingir sofrasında arkadaşlarına “Ağabey, şu çıkan yasanın yürürlüğe girmemesi için imza kampanyası başlatılmış, getirsinler bana hem kendim imzalarım hem de arkadaşlarıma imzalattırırım” dediğine tanık olursunuz.İşte o anda damarlarınızdaki kan buz tutar.Çünkü siz o kişiye sözünü ettiği metni imzalaması için götürmüşsünüzdür zaten.

Kısaca “Çilingir Sofrası Aydınları”nın büyük kısmının en büyük özelliği söyledikleri hiç bir sözün arkasında durmamalarıdır. Ancak aralarında istisnalarda bulunmaktadır. Bu istisna kişilerin bir kısmı öldürülmüştür.Karlı bir Ocak ayında arabasına yerleştirilen bomba sonucu hayatını kaybeden gazeteci Uğur Mumcu gibi...Kimileri yurt dışına çıkmak zorunda bırakılmış,kimileri yazdığı bir yazıdan,kitaptan, çizdiği bir karikatürden dolayı hapis yatmıştır

Kimileri ise Çankaya Köşkünde edebiyatçılar için düzenlenen yemeğe katılmak için davetiye beklemekte ya da kendilerine sunulan balığın yanında meyve suyu içmekte

Bugün ne zaman içki sofrasında ülke sorunlarından bahsedilmeye başlanılsa yukarıda sözünü ettiğim, gençliğimde şahit olduğum olaylar ve “Çilingir Sofrası Aydınları” aklıma gelir. Yüzümde buruk bir gülümseme belirir.Kalbimde ise derin bir sızı hissederim.

Diyeceğim o dur ki söz ağızdan çıkar ve kişi söylediği sözün arkasında duramayacaksa bulunduğu ortama ayak uydurmak için riyakarlık etmemeli ya da “Çilingir Sofrası Aydın"ı olmamalıdır.


var gaJsHost = (("https:" == document.location.protocol) ? "https://ssl." : "http://www."); document.write(unescape("%3Cscript src='" + gaJsHost + "google-analytics.com/ga.js' type='text/javascript'%3E%3C/script%3E")); try { var pageTracker = _gat._getTracker("UA-7006964-1"); pageTracker._trackPageview(); } catch(err) {}

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"ÇİLİNGİR SOFRASI AYDINLARI"...ÇOK ÇOK GÜZEL BİR DEYİM ve ÇOK ÇOK DOĞRU..! BİZDEKİ MEYHANELER,BATIDAKİ PUB-BARLAR (PUB=Public House kelimelerinin kısaltılmasından oluşur.İnsanların boş vakitlerini geçirdiği,dinlendiği ve bir arada bulunduğu , alkol tüketilen yerlerdir.) İNSANLARIN GÜNÜN YORGUNLUĞUNU ATMAK İÇİN GİTTİKLERİ BİR-İKİ TEK veya DUBLE İÇKİ ile BİR-İKİ SAATLİK SOHBET-MUHABBET YAPTIKLARI MEKANLARDIR..! İNANIRMISINIZ,BURALARDA İNSAN İÇKİ ve MUHABBETDEN KAFAYI BULUNCA,DEVLETİN BAŞINA GEÇİP KRAL,HÜKÜMDAR DAHİ OLABİLİR,DEVLETİ BATIRIP,GÖKLERE DAHİ ÇIKARTABİLİR..! KEDERDEN veya NEŞEDEN SİYAH-BEYAZ veya RENKLİ TABLOLARDA DOLAŞABİLİR..! SEVGİLİSİ ONU TERK ETMİŞTİR,ACABA ONU NASIL TEKRAR ELDE EDEBİLİRİM DİYE EFKARINDAN İÇER..İŞLERİ BOZULMUŞTUR,ÜZÜNTÜSÜNDEN İÇER,TUTTUĞU TAKIM MAÇI KAZANMIŞTIR,NEŞESİNDEN İÇER...İŞTE BU ÇİLİNGİR SOFRALARI,ADAMI HER TÜRLÜ İÇİRİR,ANCAK EN ÖNEMLİSİ SAĞLIKTIR,ONU KAYBEDERSE,BİR DAHA KOLAYCA BU ORTAMI YAKALAYAMAZ..! SEVGİ ve SELAMLARIMLA...ŞEREFE..! NECİP...

Necip Köni - Adana / TR 
 09.02.2008 9:37
Cevap :
Şerefe Necip Bey.Çilingir sofrası gerçekten çok farklı.İçki içmek için bahanemiz her zaman hazır.Sevgilisinden ayrılan kişi efkarından içer,arkadaşlarına sevgilisi geri dönerse ayaklarına kapanacağını söyler .Eğer sevdiği kişi gerçekten kendisine geri dönerse o zamanda söylediklerini tam tersini yapmaktan çekinmez.Kısaca sözü ile davranışları tutmayan kişilere ben "Çilingir Sofrası Aydını" diyorum.Ama en önemlisi sağlık. Selam ve Sevgilerimle  09.02.2008 16:56
 

Siz de o çilingir sofrasında oturuyorsunuz ama. Şimdi çilingir sofrasındakiler aydın mıdır, yoksa aydın özentili midir nasıl karar vereceğiz?

Erdal Aydın 
 08.02.2008 14:42
Cevap :
Yazımda belirttiğim nedenlerden dolayı çilingir sofrasında oturmayı bıraktım.Çünkü özü sözü bir olan,savundukları düşüncelerin sonuna kadar arkasında duran insanlar benim için daha önemli.Kısaca aydın var aydın(cık) var Selamlarımla  08.02.2008 14:59
 

Yazinizi okuyunca ulked bulundugum siradaki o sofralar aklima geldi.Birinci grup anadolunun sanayici ve tuccarlari olurdu onlar icin istanbul yeni degisik mekanlar enterasan olur cogu kezde alimlarini bu sofralarda yapar zaman zamanda sofranin hatirina pazarligi kisa keserlerdi. Ikinci grup sizin tarifinize cok cakisan kesimki cogu sanayici ve tuccardan bir kisimda kose yazarlari, az sayidaki burokratlardan olusurdu.Genellikle memleket meseleleri ve ekonomi oludu konusmalar.Suyun ve iktidarin akisina uygun insanlar malesef bu grup olurduki buda insan yapisinin dogasiyla uygun.Sizin ve hepimizin ozlem duydugu entellektueller galiba 60'li yillara kadar yer yuzunde sonralari kabuklarina cekildiler galiba. Cok ihtiyaci olan ulkemin bu grup insanlari ortada gorebilmek umidiyle. Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 08.02.2008 5:12
Cevap :
Sizinde belirtmiş olduğunuz gibi ülkemizin özü sözü bir,savunduğu düşüncenin arkasında durmaktan hiç bir koşulda vazgeçmeyecek kişilere her zamankinden daha çok ihtiyacı bulunmakta.Umarım ve dilerim ki çok geç olmadan, gücendirdiğimiz bu kişilerin fikirlerini açıkca söylebilecekleri ortamlar tekrardan yaratılabilir. Selamlarımla  08.02.2008 18:17
 

Toplum içerisinde kültürel farklılık, siyaset bilmi ve belirli bir alanda ihtisas yapmış aydınlarımız sayıca azımsanmayacak ölçülerde. Ama bu aydınlarımız genellikle Türk toplumunun hep arkasındadırlar aslında. Çünkü; yaşadıkları toplum, kültürel değerler, sosyo ekonomik yapısal farklılıklar onları hep geriye itmiştir. Buna rağmen, 15. kattan Hakkari'yi, Adıyaman'ı ve Şırnak'ı yazabilmiş ve topluma kendilerini kabullendirmişlerdir. Aslında yaptıkları bir fantazi ve olasıllıklar üzerine varsayımdan ibarettir...Zaten öyle olmayan aydınlar, halk katmanlarınca benimsenmiş fakat terörle de yok edilmişlerdir...Selamlar...

Yalnıztürk 
 07.02.2008 21:33
Cevap :
Sizinde belirttiğiniz gibi ülkemizde gerçek aydınlar bulunmakta ama ne acıdır ki bu aydınlar ya öldürülmekte ya yurt dışına sürgün edilmekte ya da düşünceleri ve savundukları fikirler doğru olmasına rağmen bir takım kesimlerin işine gelmediği için üstü kapatılabilmekteve bir anlamda toplum dışına itilmekteler.Ne yazık ki içinde bulunduğumuz dönem Çilingir Sofrası Aydınları'nın dönemi Selam ve Saygılarımla  07.02.2008 23:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 225
Toplam yorum
: 476
Toplam mesaj
: 111
Ort. okunma sayısı
: 1313
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

1960 İstanbul doğumluyum. Kitap okumayı, yazı yazmayı, resim yapmayı ve yabancı dil'den Türkçe'ye..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster