Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ekim '06

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
4253
 

Cimbomlu Metin Kurt 'u hatırlar mısınız ?

Cimbomlu Metin Kurt 'u hatırlar mısınız ?
 

70'li yılların fırtınası Metin Kurt bir yıldız gibi kaydı ve silindi. "Türkiye'de futbol bir sömürüdür" dediği için... Düzen'in dışına itildi. Çağdaşları meslek yaşamlarından sonra antrenörlük, spor yazarlığı yaparken, onun esamesi bile okunmuyor. Metin Kurt, o yürekli çıkışının bedelini ödemiş gibi görünüyor. Kendisine ulaşabilmek ve günümüzdeki düşüncelerini de öğrenebilmek isterdim.

Zaman Metin'i haklı çıkradı. On yıllardır kulüplerin yönetimine gelenlere bakın. Kimisi kara paracı, kimisi kaçakçı... Az sayıda idealist insanlar da var. Ama onlar da etkinlik açısından azınlıkta kalmaktalar. Amatör ruh tümüyle silindi neredeyse. Deniyor ki maçların her iki yarısı için bile "müşterek bahis" oynatılıyor. Şikenin ulaştığı boyutları en son İtalya gibi bir ülkede bulaştığı yerlerden gözlemek de mümkün.

Futbol niye bu kadar önemli? Çünkü neredeyse bir mabet. Milyonların gönüllü ve maddi karşılığı olmayan tek sevgisi. Bu sporun bu kadar maddiyata teslim olması da onun için düşündürücü. Azteklerin geleneğinden İngilizlerin sistemli hale getirmesine, futbolun ayak basmadığı ülke yok. Geçmişte iki Latin ülkesinin bir karşılaşmanın sonucu için savaşa tutuşmanın eşiğine geldikleri bilinir. Futbol öylesine etkili ki, Arjantin'deki diktatörlük bile düzenlediği dünya kupası ile tatnınmıştı. Metin Kurt, egemen ekonomik ilişkileri aksak kapitalizme dayanan ve sosyal düzeneği tarım toplumuna yaslanan bir çağda "ilerici" çıkışını yaptı. Ve, gitti!... O günden bugüne futbol, şifreli ve renkli TV yayınları ve reklam pastasıyla büyüdü. Merkezi kuşatan Anadolu kentleri de yerel yönetimlerinin desteği ile bu alanda rekabete girdiler. Geçmişte ve şimdi ülkede ne varsa, çekişme nasıl yaşanıyorsa, tıpkıbasımı futbolda da yaşanıyor.

Metin'lerin döneminde Trabzonspor'un önlenemeyen yükselişi bordo- mavi bir devrimdi. Ama büyüklük bir adım genişleyerek ve "artık 4 büyük olundu" denilerek, dış alanı yine bir köşeye itme eğiliminde. Onun için Anadolu'dan yeni bir şampiyonun çıkmasını çok istedim ve isterim. Tabii, kitle iletişim araçlarının demokrasinin vasatına kazandırdıkarı da var. Bir örnek de Ankara'dan. Ankaragücü takımının Ali Osman Renklibay adında mükemmel bir santraforu vardı. Mühendisti. Haketmesinden çok sonra ulusal takıma alınmasını bir demecinde "üç büyükler"in dışında forma giyiyor olmasına bağlanmıştı...

Şimdi artık öylesi kalıplar bir ölçüde kırıldı. Değişik yaş gruplarından alt yapıları besleyen takımlarımız var. Futbolda ve diğer sporlar da sahaya ne kadar çok insan indirebilirsek (kitlesel eğitimden geçirerek çocukları ve gençleri bilimsel tarzda yetiştirirsek) o kadar başarılı olacağız. Bununla birlikte, özkaynaklara dayalı yürümenin popüler tavırları dengelemesi çok olanaklı değil. Zorunlu da değil. Tribünlere oynama bir heves, işin kimyası, büyüsü, raconu, bu! Transfer yapılacak elbet. Ama ulusal ve sektörel bilinçle. Fenerbahçe'ye transfer edilen ve Sırp milliyetçisi olduğu söylenen birisine milyonlarca dolar verilmesinin yerindeliği tartışma konusu da olacak. Çünkü futbol, dünyamızın diğer alanlarının dışında değil tam tersine arzın merkezinde. Balkanlarda yaşayandan fazla Rumelili soydaşımızın yaşadığı İstanbul'da da hayat bazen futbolla kurulduğu gibi, mecazen dünyalar yıkılabilmektedir. Evet, Metin Kurt niye sırra kadem bastı. "Türkiye'de Futbol Tam bir Sömürüdür" dediği için mi... Öteki yanını bilmem ve kendisini bu sözleri dışında tanımam ama bu sözlerine katılmadan geçemem. Onun da arzuladığını sandığım sendikalaşma halen gerçekleştirilebilmiş değil... Federasyonumuz, özerkliğin ilk adım sancılarını yaşıyor. Bazen moral bedeller de ödenerek modern kurumsallaşma yolunda adım adım ilerlenebiliyor... O bedellerden birini ödedeiğini sandığım Metin Kurt gibilerin tavrını ve yürekli çıkışlarını selamlamak istedim. Tribünler bu işte ve işleyişte nerede dersiniz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hafızam beni yanıltmıyor ise lakabı "Çizgi Metin" dir ve kendisine yapılan jübile teklifini "profesyonel dilenci değilim" diyerekten reddetmiştir.Sendika olaylarıda hatırladıklarım arasındadır.Kişilik sahibi, onurlu bir futbolcu olarak hatırlanmaktadır.Saygı ve sevgilerimle...

TEKBAŞINA 
 02.04.2008 19:16
 

Osman Arpacıoğlu gibi daha iyi forvetler vardı. kaldı ki A.Osman futbolculuğu döneminde 3 İstanbul takımına transfer edilmek bile istenmemiştir. teknik trektörlük döneminde de arkası abilerince desteklenmiş ama başarılı olamamış bir futbolcudur. Bir diğer anekdot: Sedat III de aynı dönem futbolcudur ve Bursaspor da oynamıştır ama milli takımın ve o dönemin teknik drektörü Sabri Kiraz'ın vazgeçemediği oyuncu olmuştur, çünkü iyi futbolcudur. Keza kaleci Yaşar da aynı dönemlerde Antep'in kalecisi olarak mili takımda oynamıştır. Son söz, Ali Osman Renklibay hakkı yenmiş bir futbolcu da değildir hani Metin Kurt gibi. saygı ve sevgilerimle

ZAKKUM 
 27.06.2007 20:08
 

Tanımaz mıyım Brian Broch (Brayn Börç) lü 3 kez arka arkaya şampiyon olan kadroyu ve o kadronun yıldızı Metin Kurt'u; dediğiniz gibi dik duruşu nedeniyle tasfiye edilmiş bir futbolcudur o. Yanlız küçük detayları düzelteyim müsade ederseniz; Metin Kurt için "onun da arzuladığını sandığım futbolcuların sendikalaşmasını isterdi" cümlesine takıldım bir an; istemek ne kelime onun ilk mücadelesini başlatandır Metin Kurt. Bu nedenle yanılmıyorsam 1974 yılının Mayıs ayıydı; Yasin ve 7 GS li futbolcu FB ile olan lig liderliği mücadelesi sona erer ermez kadro dışı bırakıldı. Ve GS'dan gönderillip futbol bıraktırıldı. Bir parantez açıp Bahtiyar Yorulmaz'ı da aynı mücadelenin insanı olarak analım (Bursaspor, FB derken ve sanırım 7-8 takım değiştiren santrafor) Ali Osman'a gelirsek; size katılmıyorum, evet Ali Osman gol kralı da olmuş bir futbolcudur (17 goldü sanırım), ancak çok yavaş ve ağır bir futbolcuydu ve o nedenle milli takıma alınmamıştır çoğu kez. (Onun döneminde B.Mehmet, Gökmen, Cemil

ZAKKUM 
 27.06.2007 20:02
 

bir ankaragüçlü olarak bizde aynen böyle düşünüyoruz. anadolu takımlarının nasıl ezilip hor görüldüğünü gördükçe çıldırıyoruz. Ankara gibi dev bir metropolde ankaragücünün tüm klüplere karşı dev gibi duruşu bizim gözlerimizi yaşartır. Onurlu futbolcular ve futbol adamları hepimizin gönlünde. Çok güzel bir konuya değinmişsiniz. tebrik ederim. elinize sağlık. Yaşasın çağdaş futbola karşı tribün kültürü..:))

İsomel 
 15.12.2006 15:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 374
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 480
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Merhaba! Toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel olgularla ulusal ve evrensel düzlemde ilgilenme..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster