Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
3902
 

Çin’de Türk Katliamı

Çin’de Türk Katliamı
 

Çin, dünyanın en tehlikeli silahıyla oynuyor. Etnisite !..


İki gündür televizyonlardan izliyorsunuz. Çin’in Uygur özerk bölgesinde feci çatışmalar oluyor. Basit bir ayaklanma, müdahale edilmeseydi belki büyümeyecekti ama Çin güvenlik güçlerinin Uygurlu Türklerin üzerine rast gele ateş açması sonucu ilk gün 140 ölü olduğunu duyurdu televizyonlar. Bugün ise 1000’in üzerinde olabileceğine dair haberler geçiyor, internet gazetelerinde. Durum gittikçe kronik ve içinden çıkılmaz bir hal alacak, sanırım ayaklanmalar, karşılıklı bir çatışmaya dönüşecek. Ölenlerin sayısı bu kadarla da kalmayacak ve o bölgede tam bir vahşet, bir anlamda tam bir SOYKIRIM işlenecek ve tarihe öyle geçecek.

Peki, buralara nasıl gelindi? Yani bu olaylar nasıl başladı? Buna bir projeksiyon yapacak olursak, öncelikle bu bölge hakkında biraz bilgi vermeye çalışayım:

Sincan Uygur Özerk Bölgesi, Çin Halk Cumhuriyeti sınırları içerisinde yer alan, kendine ait eyaletleri ve bir başkenti ( Urumçi) olan, özerk bir bölge yönetimine sahip, bağımsız olmamış bir bölgedir. Bölgenin yüzölçümü 1.646.700 km² olup, Çin Cumhuriyetinin en geniş özerk bölgesidir ve 21 milyonluk bir nüfusa sahiptir ve bu nüfusun yaklaşık 11 milyonu ise Uygur Türklerinden oluşur. Bölgeye Doğu Türkistan da denilir. Bölgenin GSMH’si 310 milyar Yuan ve kişi başına düşen milli gelir ise 15 bin yuanın üzerinde.. Bölgede resmi olarak Çince konuşulsa da, ikinci dil olarak Asya Türkçesi (Uygurca) konuşulduğu bilinmektedir. Bölgenin güneyinde Tibet Özerk bölgesi, güneydoğusunda Çinghay ve Gansu eyaletleri, doğusunda Moğolistan, kuzeyde Rusya ve kuzeybatısında Kazakistan bulunmakla birlikte, diğer komşuları, Kırgızistan, Tacikistan, Afganistan, Pakistan bulunmaktadır.

Aslında tarihler öncesinde burası Mançular hanedanı zamanında kurulmuş bir bölge olmasından ötürü adına Shinkyang denmesini isteyen Çin’in, Doğu Türkistan veya Çin Türkistan’ı gibi isimleri bir tür ayrılıkçılık olarak varsaydığı ve bu isimleri resmi söylemlerde kullanmadığı kayıtlara geçmiştir.

Uygur Türklerinin sosyal yaşamlarını idame ettirmeleri, dillerine ve kültürlerine sahip çıkmaları, özerk olmada diretmeleri bir tür Pan-Türkizm olarak nitelendiriliyorsa da aslında çevrelendiği bölgeye baktığınızda pek de haksız bir eleştiri sayılmaz. Ama onların damarlarına işlemiş Türklük izlerini kim söküp atabilir ki içlerinden. Ama Çin’İn Türk takıntısı Çin seddinin yapıldığı yıllara kadar dayanıyor sanıyorum. Ne de olsa bu duvarları Türklerden korktukları için yapmadılar mı ?

Olaylara geri dönecek olursak. Çin bu kadar insanın ölmesini meydana gelen ayaklanmaların bastırılma karşılığında olduğunu söylemiş. Doğrudur! Ama bu ayaklanmalar nasıl meydana geldi onu sorgulamak lazım. Olayların başlangıcında, Urumçi’de 26 Haziran'da Guangdong eyaletindeki bir oyuncak fabrikasında Han milliyetinden bir kadın işçinin bir Uygur işçinin tacizine uğradığı iddiasıyla, fabrikada çalışan 2 Uygur Türkü gencin, Han Çinlisi bir grup tarafından öldürülmelerini protesto etmek için sokaklara dökülen yaklaşık 3 bin Uygur Türkünün üzerine Çin Halk Kurtuluş Ordusu mensuplarınca rastgele ateş açılması ile olaylar vahim noktalara ulaştı ve bugün itibari ile bu katliamda ölenlerin sayısı yüzlerce, yaralananların da binlere ulaştığı ifade ediliyor.

Uygur Türkleri, aslında öldürülen iki genci protesto etmek ve ikinci sınıf vatandaş olarak görüldüklerini ve köle işçi olarak sınıflandırıldıklarını, kendilerine yönelik etnik temizlik ve ırkçılık yapıldığını belirterek adalet istemek için yürümüşlerdi. Fakat Çin Halk Kurtuluş Ordusu'nun, sayısı 50'yi bulan tank, zırhlı araç ve yüzlerce askerle silahlı müdahalesi ölen ve yaralananların sayıları bine ulaştığı konuşulan bir katliamla sonuçlandı.

Aslında, çoktandır bu bölgede bir gerilim olduğu bilinmekteydi. Zaman zaman küçük çatışmaların ileride büyük bir etnik savaşa sebebiyet vereceği de biliniyordu. Zira bölge Çin Halk Cumhuriyeti’nin ezici bir hegemonyasını hissediyordu. Bölgeden gelen haberlerde yakın zamanda “<ı>Doğu Türkistanlıların, köle işçi olarak götürülüp çalıştırıldığı fabrikalardaki yatakhaneleri basılıp, 300 kişnini katledildiği, Çin devletinin bütün yayın ve iletişim imkanlarını Doğu Türkistan'da durdurmuş olduğu, hatta Çin ile dahi iletişim kurulamadığı, Uygurlu’ların sürekli tartaklandığı ve Türklerin bilerek ve planlı bir şekilde katledildiği” gibi bilgi ve haberlerin gelmesi bu olayların nerelere varacağı konusunda bir bilgi veriyordu aslında. Tarihin arka sayfalarına baktığımız zamanda da, önce Kaşgar’da 1933’de ‘Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti ‘ adında bir devlet kurulduğu ilan ediliyor, daha sonra Çinli general Şıng Şışay tarafından burası kontrol altına alınıyor. Daha sonra 1944–1949 yılları arasında Sincan’In kuzeyindeki bugünkü Kazak Özerk bölgesinde ikinci “'Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti' kuruluyor. Fakat bu ikinci adım da 1949'da Çin Halk Kurtuluş Ordusu'nun Sincan'a girmesiyle sona eriyor. Daha sonra 1 Ekim 1955'te Türkistan İslam Cumhuriyeti Çin tarafından, Özerk Bölge olarak ilan ediliyor.

Görüldüğü gibi Çinlilerin baskı ve şiddeti yeni değil. Bu bölgede Uygurlardan başka Kazak ve Kırgız gibi Türkî topluluklar da bulunmakta ve yukarıdakine benzer etnik kavgalar oralarda da görülmekte. Zaten 20. yüzyılda Türkiyeye göç etmiş Orta Asya Türk halklarının de çoğu Çin esaretinden kaçmıştır. Şimdilerde ise halk içindeki bu kıpırdanma etnik çatışma süsü verilerek bastırılmaya çalışıyor. Yoksa buradaki amaç 3. bir devlet olma girişimini engelleme sürece mi? Ne de olsa tarih tekerrürden ibarettir. Belki de !.. Çünkü Uygurlu’ların kendi bağımsızlıklarını ilan etmeleri, bölgede başka grupların ve özerk bölgelerin de birbiri ardına bağımsızlıklarını ilan etmeleri ve çok yakın bir gelecekte 3. büyük Türk devletinin oluşmasına sebebiyle verebilir. Bu muhtemeldir. Sanırım, Çinlilerin de korkusu bundan dolayıdır..

../..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 668
Toplam yorum
: 692
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 1907
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster