Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ocak '09

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
6681
 

Çin'in büyük sorunu: Çevre kirliliği

Çin'in büyük sorunu: Çevre kirliliği
 

Çin'in bazı kentlerinde insanlar sokaklarda maske takarak dolaşmak zorundalar. (google pictures)


Özet

Çin’in 1978 yılından itibaren başlatmış olduğu dışa açılım politikası ve giderek sanayileşen yapısının bir sonucu olarak ortaya çıkan çevre kirliliği, giderek artarak Çin’i daha büyük sorunların içerisine çekiyor. Dünyanın hemen hemen her ülkesinde yaşanan çevre kirliliği özellikle son 10 yıldır dünyanın ekonomisini sürükleyen Çin’i diğer ülkelerden daha fazla etkiliyor. Dev ekonomisini beslemek ve üretimini sürekli arttırmak durumunda olan Çin, hem kendisi hem de diğer dünya ülkeleri için büyük bir çevre kirliliği yaratıyor. ABD’nin başını çektiği sera gazı sürümüne[1], Çin’de ekonomisinin sürekli büyümesiyle ABD’ye bu kötü ortaklıkta eşlik etmektedir. Bu iki ülkeyi Hindistan ve diğer gelişmiş ülkeler takip etmektedirler. Kyoto anlaşmasını[2] imzalamayan ABD bir süre daha dünyanın en büyük kirleticisi kalacak olmasına rağmen yakın bir zaman sonra Çin ve Hindistan gibi ülkeler Amerika’nın bu unvanını elinden alacak görünmektedirler. Yazımızda Çin’in 1978’den bu yana başlattığı ve durmadan hızlanan üretiminin sonucu olan çevre kirliliği sorununu değerlendireceğiz. Çin’in bu sorun ile nasıl mücadele ettiğini ve bu sorunun yol açtığı sağlık sorunlarını ortaya koyarak çevre kirliliğinin Çin için ne kadar büyük bir yıkım olduğunu bir kez daha göreceğiz.

Çin’in Ekonomik Kalkınması ve Çevre Kirliliği

a) Çin’in Ekonomik Kalkınmasına Kısa Bir Bakış<ı>

18. Yy’ da başlayan ve günümüze kadar sürekli artarak gelen sanayileşme dünyaya güç, zenginlik ve refahın yanında diğer birçok sorunu da beraberinde getirdi. 1978 senesine kadar gelişen ABD ve Avrupa’nın yanında Çin, bu sanayileşmeden kendisine pek fazla bir artı elde edemedi. Ne zaman ki Mao’nun hayata veda etmesi ile başa geçen Deng’ In ülkenin rotasını tamamen ters yöne çevirdiği o ana kadar. [3] “Zengin olmak güzeldir” diyordu Deng Xiao Ping.[4] Bu zamana kadar Çin çevresel olarak en büyük yıkımı Mao’nun başlattığı, “Büyük İleri Arılım” politikası zamanında görmüştü. Demir üretimini arttırmak için hazırlanan dev ocakların yakılması için binlerce ağaç kesilmiş ve halk bir süre sonra kuraklık ile yüz yüze kalmıştı. Bu kuraklığın sonucu olarak ise Çin’de binlerce insan açlıktan hayatını kaybetti. [5] Mao dönemi yıkımları gerisinde bırakarak Mao’nun 1976’da hayata veda etmesiyle son buldu. Yeni lider Deng ile başlayan ekonomik atılımlar kısa sürede kendisini gösterdi ve Çin bir anda kendisini ekonomik büyümenin içinde buldu. Çin gittikçe güçlenmeye ve dünya da gözle görülen bir Çin etkisinin doğmasına yol açtı. Yeni şehirler kuruldu, yeni yollar yapıldı ve dev Çin yavaş yavaş eski köhne yapısından sıyrılmaya başladı. Batılı ülkelerin de bu durumun farkına varmaları ve kendilerine pay kapmaları uzun sürmedi. Yıllar ilerledikçe Batının sermayesi Çin’e aktı, ülkenin rezervleri artmaya ve ülkede fakirliğin azalmasına neden oldu. Çin giderek güçlendi ve yeni yatırımlar ülkenin çehresini değiştirdi. Eski evlerin yerini gökdelenler ve iş merkezleri aldı. Deng dönemi ülkenin kaderini değiştirdi ve Mao’nun hayal edemeyeceği bir yeni bir Çin doğdu.

Deng’ ın ardından gelen Jiang Ze Min’de[6] ülkenin rotasını Deng’ ın hedefleri doğrultusunda tuttu ve Çin 90’lı yılları da büyüyerek geçirdi. Çin artık ekonomi merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerliyordu. Fakat ülkenin kalkınması yeni sorunları da beraberinde getirdi. Bisikletlerinden kurtulan Çinliler, araba almaya ve yolları doldurmaya başladı. Büyüyen kentler giderek daha fazla enerji tüketiyor buda Çin’in daha fazla kömür tüketmesine neden oluyordu. Kalkınma çok büyük bir hızla geliştiği için devlet kontrolünün olmadığı binlerce ton kalitesiz kömürde bu sayede Çin’ de yakılıp enerji tüketiminde kullanıldı. Sulama faaliyetleri, kentleşme, nüfus ve tüketim sürekli arttı ve bunun en doğal sonucu olarak ta ortaya dev bir çevre kirliliği manzarası çıkmaya başladı. Bir taraftan güçlenen Çin diğer taraftan sürekli yeni problemleri bünyesine katar bir duruma geldi. Jiang Ze Min’ in görevi Çin’in günümüzde ki Devlet Başkanı Hu Jin Tao’ya[7] vermesi de çevre kirliliği konusunda çok fazla bir şey değiştirmedi ve 2009 senesine geldiğimiz bu günlerde Çin 30 yıllık kalkınmanın arkasında kara bir çevre problemi bıraktı. Bu durumun farkında olan Çin Komünist Partisi ve Çin hükümeti daha etkili mücadele yöntemlerini de hayata geçirmeye başladılar. Bir taraftan yeni önlemler alırlarken diğer taraftan da Çin’in ekonomisinin kalkınmasını da sürdürmek zorunda oldukları için alınan önlemlerde çok fazla etkili olmadı. Ekonomik kalkınmanın yavaşlaması demek Çin’in dev nüfusunu besleyememesi demek, çevre kirliliği demek ise nüfusunun giderek daha fazla hastalanması ve Çin’in çevresel felaketle baş başa kalması demek. Bu iki durumunda bilincinde olan Çin yeni projeler geliştirerek en azından çevre kirliliğini daha makul bir seviyede tutmanın hesaplarını yapmaya başladı. Uzun vadeye yayılan bu planların sonuçlarını ancak gelecek 10 ya da 20 yıl gibi bir sürede görebilecek olmamız da işin diğer bir yönü. 1.3 Milyar insana sahip dev bir ülkenin aniden fren yapmasının imkânı olmadığı için. Çin’in bu durumunu kabul etmekten başkada bir seçeneğimizde şu anda ne yazık ki yok.

1952’den 2007 yılına kadar yaşanan Çin’in ekonomik büyümesi:[8]

Year

GDP Index in real terms

GDP Rmb billion at current prices

GDP per head Rmb

Real annual growth rate (%)

1952

100.0

67.9

119

1953

115.6

82.4

142

15.6

1954

120.5

85.9

144

4.2

1955

128.6

91.0

150

6.8

1956

147.9

102.8

165

15.0

1957

155.5

106.8

168

5.1

1958

188.6

130.7

200

21.3

1959

205.2

143.9

216

8.8

1960

204.6

145.7

218

-0.3

1961

148.7

122.0

185

-27.3

1962

140.4

114.9

173

-5.6

1963

154.7

123.3

181

10.2

1964

183.0

145.4

208

18.3

1965

214.2

171.6

240

17.0

1966

237.1

186.8

254

10.7

1967

223.6

177.4

235

-5.7

1968

214.4

172.3

222

-4.1

1969

250.6

193.8

243

16.9

1970

299.3

225.3

275

19.4

1971

320.2

242.6

288

7.0

1972

332.4

251.8

292

3.8

1973

358.6

272.1

309

7.9

1974

366.9

279.0

310

2.3

1975

398.8

299.7

327

8.7

1976

392.4

294.4

316

-1.6

1977

422.2

320.2

339

7.6

1978

471.6

362.4

379

11.7

1979

507.5

403.8

417

7.6

1980

547.1

451.8

460

7.8

1981

575.5

486.2

489

5.2

1982

629.0

529.5

525

9.1

1983

698.9

593.5

580

10.9

1984

805.8

717.1

692

15.2

1985

912.1

896.4

853

13.5

1986

989.7

1, 020.2

956

8.8

1987

1, 103.5

1, 196.3

1, 104

11.6

1988

1, 228.2

1, 492.8

1, 355

11.3

1989

1, 279.8

1, 690.9

1, 512

4.1

1990

1, 333.5

1, 854.8

1, 634

3.8

1991

1, 454.9

2, 161.8

1, 879

9.2

1992

1, 660.0

2663.8

2, 287

14.2

1993

1, 877.5

3, 463.4

2, 939

13.5

1994

2, 114.0

4, 675.9

3, 923

12.6

1995

2, 304.3

5, 847.8

4, 854

10.5

1996

2, 530.1

6, 788.5

5, 576

9.6

1997

2, 745.2

7, 446.3

6, 054

8.8

1998

2, 959.3

7, 834.5

6, 038

7.8

1999

3, 169.4

8, 206.8

7, 159

7.1

2000

3, 422.9

8, 946.8

7, 858

8.0

2001

10, 965.5

8, 622

8.3

2002

12, 033.3

9, 398

9.1

2003

13, 582.3

10, 542

10.0

2004

15, 987.8

12, 336

10.1

2005

18, 386.8

14, 040

9.9

2006

21, 087.1

16, 084

11.1

2007

24, 661.9

11.4

Çin’in son 4 yıldaki Ekonomik performansı:[9]

b) Çin’de ki Çevre Kirliliği ve Dünyaya Olan Etkileri

Dünya tarihinde eşi görülmemiş derecede büyüyen Çin, yine eşi görülmemiş derece de büyük bir çevre kirliliği ile mücadele etmek zorunda. Bu durumun farkında olan halk ve Çin Komünist Partisi çözüm arayışındalar. Çin Komünist Partisi ülkenin dünyada yükselen imajını da zedelememek için çevre kirliliğine büyük önem gösteriyor, fakat diğer taraftan bu durumun ülkenin ekonomisini etkileyeceğini bildiği için diğer ülkeler ile çevre antlaşmaları konularında yer yer sert tartışmalar yapmaktan da çekinmiyor. Batılı medya Çin’i ne kadar hedef alsa da, ortada Kyoto’yu imzalamayan bir ABD olduğu için Çin’in üzerine de çok fazla gelemiyorlar. ABD dünyayı en çok kirleten ülke olduğu sürece Çin bir süre daha tepkilerden ABD’nin yarattığı zararın arkasına sığınarak geçiştirebilir ama çözüm bulması ABD’nin arkasına saklanıp çevreyi kirletmesi için de bir mazeret olamaz.

Çin’de ki çevre kirliliğine neden olan birinci etken elbette ki Çin’de tüketilen; kömür miktarı. Çin enerjisinin en büyük bölümünü kömürden elde ettiği için Çin kentlerinin birçoğunda gökyüzü, gri kir bulutlarından gözükmeyecek derecede kötü durumda. Çin’in yarattığı bu kirlilik bulutları sadece Çin için değil aynı zamanda çevre ülkeler içinde büyük bir kirlilik habercisi durumunda. Çevre kentler; Seul, Tokyo ve hatta yüzlerce km uzaktaki Los Angeles bu hava kirliliğinden nasibini almış bulunmakta. Jeofizik Araştırma Dergisinin yaptığı araştırmaya göre Los Angeles üzerindeki kirli bulutların nedeni olarak ortaya bir tek adres çıkmış durumda, o da ne yazık ki; Çin.

Çin giderek büyüdükçe içinden çıkılmaz bir hal alan kirlilik diğer ülkeleri de tedirgin etmiş durumda. Çin hükümeti kirlilik ile mücadelede ilk olarak, daha verimli enerji üretimi, kömür tüketiminin azaltılması, su ve hava kalitesinin arttırılması gibi maddeler üzerinde yoğunlaşıyor. Fakat şu anada kadar henüz tam bir başarı elde edilmiş değil. Çin’de üretilen ve dünyanın dört bir yanına dağılan ürünlerin ardında kalan kirlilik ise Çin nehirlerine ve atmosfere karışıp duruyor. Çin’de tüketilen kömür miktarı ABD, Avrupa ve Japonya’nın birlikte tükettiği miktarın bile üzerinde. Çin her ne kadar daha akıllı teknolojiler ile çalışan santraller kurmakta olsa da, bu santrallerin batıdaki gibi etkili işletilememesi yüzünden Çin santrallerinden istediği gibi yararlanamıyor. Artan trafik ve kullanılan düşük kalitedeki yakıtta Çin’in havasını kirleten diğer etkenlerden sadece birkaçı olarak sıralanıyor. Çin’in şehirlerinde yaşayan insanların (560 milyon) sadece % 1’i temiz hava soluyabiliyor. Geri kalanlar ise kirli havayı içlerine çekip hayatlarını riske atıyorlar. [10]

Çin’de bulunan en kirli şehirlerin bazıları:[11]

Kirli Hava:

    Bayannur and Ulanqab (Inner Mongolia Otonom Bölge) Baiyin, Gansu Urumqi, Xinjiang Huanggang, Hubei

Kirli Su:

    Hengshui and Cangzhou, Hebei Linfen, Shanxi Fuyang, Anhui Tongchuan, Shaanxi Wuwei, Gansu

Aşağıdaki Çin şehirleri halkın memnuniyet oranının en yüksek olduğu şehirlerdir: (+%90)

    Linyi, Dongying, Rizhao and Yantai, Shandong Province Daqing, and Heihe, Heilongjiang Province

Aşağıdaki tabloda Çin’de yaşayan nüfusun su kirliliği hakkındaki görüşleri yansıtılmıştır.

[12]

[13]Amerikan Enerji Bakanlığı’ da yayınladığı bir analizde (2006), Çin’de yaşanan hava kirliliğinin birinci nedeni olarak kömür tüketimini göstermiş bulunmaktadır. Çin’ kömür enerji üretiminde % 65 gibi önemli bir yer tutarken diğer çevreye saygılı kaynaklar yeterince kullanılamamaktadır. Çin’in 2003 yılında tüketmiş olduğu kömür miktarı 1.53 Milyar tonla dünya tüketiminin % 28’ine tekabül etmektedir ki, bu korkunç bir miktardır. Bu miktar ise denetim altında olmayan kömür madenlerinin ürettiği kömür miktarını içermemektedir. Denetim altında olmayan yüzlerce maden ise hala kötü koşullar altında kömür üretimine devam etmektedirler. New York Times gazetesinin yaptığı bir saptamaya göre Çin’in artan enerji ihtiyacını karşılamak için neredeyse her 10 günde 1 tane Termik santral devreye sokulmaktadır. Bu santrallerin her biri Amerika’nın Seattle kentinde yaşayan tüm sakinlere enerji sağlayacak kapasitededir. [14] Böyle bir tüketimin ve üretimin olduğu bir ülkede çevre kirliliğinin bu boyutlara ulaşması pek şaşırtıcı olmamaktadır.

Çevre kirliliğinin beraberinde getirdiği sorunların bir tanesi de madenlerin aşırı yoğun ve son derece kötü şartlarda çalışmalarıdır. Bunun sonucu olarak ortaya çıkan kirliliğin yanında her yıl Çin’de yaşanan maden kazalarında 5000’den fazla madence çalışan kişi (Haftada 100’den fazla, günde 15 kişi) ne yazık ki yaşamını yitirmektedir. Çin bu soruna bir çare bulamadığı takdirde kayıpları çok daha ciddi boyutlara ulaşacaktır. New York Times’ ın bir makalesinde Çin’in önümüzdeki 25 yıl içerisinde ki kömür kullanımın dünyanın tüm gelişmiş ülkelerinin kullandığından daha fazla olacağı tahmin edilmektedir. Çin’in ve diğer ülkelerin çevre kirliliğine katkıları ise ne yazık ki dünyamızın daha fazla ısınmasına yol açacak ve birçok doğal afetti de beraberinde getirecektir.

Los Angeles Times gazetesinde yayınlanan bir makalede dünyanın bir tehlikenin tam yanı başında durduğu vurgulanmıştır. “Global Warming Threat is Seen in Siberian Thaw” isimli makalede, dünyanın giderek daha fazla ısınmasının Sibirya’da ki buzulları daha fazla erittiğini ve bu sayede buzulların arasında sıkışmış olan zehirli gazların atmosfere yayılmasının önünün açıldığı vurgulanmaktadır. Rus ve Amerikalı bilim adamlarının ortaklaşa yaptıkları araştırmaların sonucu olarak 1.000.000 kilometre kareden biraz daha fazla bir alandaki yoğun miktarda donmuş organik karbon gazına rastlamışlardır. Bu gaz günümüzden milyonlarca yıl öncesinde var olmuş ve daha sonra yok olarak çürümüş binlerce bitki varlığının bir araya gelmesiyle oluşmuş durumdadır. Dünyanın ısısında olabilecek ufak bir değişiklik bu donmuş gazların eriyerek açığa çıkmasına ve atmosfere yayılmasına neden olacaktır. Atmosfere yayılacak bu gazların miktarı ise milyarlarca ton karbondioksit olarak hesaplanmaktadır. Bu gazların açığa çıkması dünya atmosferinde şu anda bulunan 730 milyar tonluk karbondioksit miktarını birden arttıracak ve dünyada yaşayan tüm canlılar bu kadar yoğun zehirli gaz içeren bir atmosferde yaşayamayacak duruma geleceklerdir. NASA İklimbilimcisi olan James Hansen’ de yaptığı araştırmalar sonucunda bu sonuçları bir kez daha ortaya koymuştur. Hansen’ e göre dünyanın durumu çok kritiktir. Isının artması buzulların erimesine yol açarken, olabilecek ısı düşüşleri ise buzulların artmasına neden olacaktır. Dünyanın dengesi bu kadar hassas bir durumdayken hızla artan kirlilik önlem alınmadığı takdirde bir süre sonra dünyanın onarılamaz bir duruma gelmesine neden olacaktır. Hansen dünyanın şu anki ısısının 400.000 yıl öncesinden 1 derece daha fazla olduğunu belirtmektedir. Hansen bunun sonucu olarak ortaya çıkan buzulların erimesinin giderek daha tehlikeli bir hal alacağını öngörmektedir. Antarktika kıtasında yaşanacak olan erimenin dünyayı sular altında bırakmasının çok fazla sürmeyeceğini belirten Hansen, bu buzulların erimesiyle dünyadaki su seviyesinin yaklaşık 70 metre yükseleceğini ve bu kadar yükselen suyun dünya nüfusunun yarısından fazlasını etkileyeceğini hesaplamaktadır. Hansen’ in üzerinde durduğu diğer bir rakam ise dünya nüfusunun 3 milyar civarındaki kısmı deniz seviyesinden 50 metreye kadar olan kısımda yaşamakta olduğudur. Bu hesaplamalardan yola çıkarak dünyayı ne kadar büyük bir tehlikenin beklediği açıkça görülmektedir.

Çin’in Çevre Sorunları Hakkında Bazı Rakamlar:[15]

· 2002 senesinden bu yana Çin’de yaşayanlar her sene % 30 oranında artarak çevre kirliliğinden etkilendirdiklerini şikâyet etmektedirler. Bu rakam 2004 senesinde 600.000 kişiye ulaşmış durumdadır. Çevrecilerin bu durumu protesto etmelerindeki rakam ise her yıl % 29 artış göstermektedir.

· Xin Hua haber ajansın çevreyle ilgili görevlerde yer alan Wang Jin Nan ile yaptığı bir röportajda, Çin’de her yıl 410.000 insanın çevre kirliliği yüzünden yaşamını kaybettiğini ortaya çıkarmıştır.

· Dünya Bankası raporuna göre kirliliğin Çin’e olan bir diğer zararı ise, her yıl 760.000 ölü doğumun yaşanmasıdır. Bu ölü doğumların başlıca nedenini kirli su ve hava tüketimi oluşturmaktadır.

· Yüksek miktarda hava kirliliği içeren şehirlerde her yıl 350.000’den fazla ölü doğum vakası görülmektedir.

· Her yıl 300.000 kişi sadece kapalı alanlardaki hava kirliliği yüzünden yaşamlarını kaybetmektedirler. Sadece su kirliliği yüzünden yaşanan ölü doğumların sayısı her yıl 60.000’i bulmaktadır.

· Çin Hükümeti tüm ülke genelinde 100’den fazla şehirde “Arabasız Gün” etkinlikleri düzenlemektedir, fakat beklenen katılım sağlanamamaktadır.

4 Madde ve Kirlilik:[16]

· 1994 ile 2004 seneleri arasında Çin’in sera gazı salınım oranı her yıl % 4 oranında artış göstermiştir.

· Çin şu anda kullandığı enerjinin 3/2’sini kömürden elde etmektedir.

· Çin 2010 yılına kadar yenilebilir enerji kullanımını % 7’den % 10’a çıkarmayı hedeflemektedir.

· Çin böyle giderse yakın bir zamanda ABD’nin dünyanın en çok havasını kirleten unvanını devir alacaktır.

c) Çin’in Toprak ve Nehirlerin Kuruması Sorunu

Çin’in toplam yüzölçümünün yaklaşık % 30’u çöllerden oluşmaktadır. Çin’in bu hızla büyüyen ekonomisi ve çevre kirliliğinin artması yüzünden çöllerin alanları da giderek genişlemektedir. Yapılan araştırmalar Gobi Çölünün her yıl 2.500 kilometre kare genişlediğini göstermiştir. Geçmiş yıllarda Kuzey ovalarında Sarı nehrin taşması sonucunda yaşanan su baskınları ve seller artık yerini kuraklığa bırakmış durumdadır. Aşırı otlatma ve tarım alanlarının giderek arttırılması bu bölgelerin çölleşmesine neden olmaktadır. 1980’den bu yana artarak devam eden aşırı sulama sonucunda nehrin bazı bölgeleri kuruma tehlikesi altındadır. 1997 senesinde Sarı Nehir 230 gün hiç akmamıştır. 1988 yılı ile kıyasladığımızda bu rakam % 2000 dolayında artmış bulunmaktadır. Toprak erozyonu ve nehir yatağının lösle dolması yüzünden Sarı Nehir gemilerin artık geçemeyeceği kadar sığ bir nehir halini almıştır.

2001 yılında Çin, “Yeşil Çin Seddi” (Great Gren Wall) isimli projeyi hayata geçirmiştir. Bu projenin amacı 4.500 km uzunluğunda bir yeşil bitki seti kurarak çölleşmenin önüne geçmektir. Projenin ilk aşamasında 36.000 kilometre kare alan ağaçlandırılmıştır. Proje 2010 yılında tamamlandığı zaman maliyetinin 8 Milyar $ tutacağı tahmin edilmektedir. Çin Hükümeti 2050 yılına kadar çölleşen alanların çoğunu yeniden ağaçlandırmayı hedeflemektedir. 2006 yılından bu yana sıkı bir şekilde uygulanan yasalar ile ormanların korunması, kaçak ağaç kesiminin önlenmesi ve şehirlerin alanları ile golf sahalarının alanlarının kısıtlanması sağlanmıştır. Ne yazık ki yaşanan birçok uygulamada kanunlar yerel hükümetler tarafından yeterince uygulanamamaktadır.

d) Su Kirliliği

Çin’de yaşayan insanların yaklaşık 300 Milyon kadarı hala temiz suya ulaşma imkânından uzakta yaşamaktadırlar. 700 Milyon kişi ise Dünya Sağlık Örgütünün belirlediği su standartlarının altında su tüketmektedir. Çin’in yer altı sularının % 90’ı çevre kirliliğinden etkilenmektedir. Nehirlerin % 80’i balıkçılık faaliyetlerini gerektiği gibi yerine getirememektedir. Neredeyse Çin’de ki tüm nehirler çevre kirliliği ile az ya da çok tanışmış bulunmaktadırlar. Kent içerisinden geçen suların % 90’ı kirli durumdadır. Kuzey Çin’de yaşanan su kıtlığı Pekin ve Tianjin gibi dev şehirleri sık sık etkilemektedir. Bu şehirlerin susuz kalmamaları için Çin Hükümeti Yangzte nehrinden su taşıma projelerini hayata geçirmek için çalışmalara başlamıştır.

2008 yılında gerçekleştirilen Pekin Olimpiyatları için, Pekin’e Hebei ve Shanxi gibi eyaletlerden su aktarılmıştır. Bunun sonucu olarak ise diğer eyaletlerde kuraklık yaşanmış ve binlerce kişi bu durumdan etkilenmiştir. Hebei’ den aktarılan suyun sonucunda Hebei eyaletinde yalnız Baoding şehrinde 31.000 kişi su hattının değiştirilmesi yüzünden yerlerinden olmuştur. Çin’de su ile ilgili çalışmalar eyaletler ve merkezi yönetim arasında dağıtılmış durumdadır. Su kirliliği çevre kurumlarının sorumluluğu altındadır fakat su yönetimi Su Kaynakları Bakanlığı tarafından yürütülmektedir. Kanalizasyon işleri Yapı ve Kaynaklar Bakanlığının denetimi altındadır. Çin su kalitesini 5 dereceye ayırmıştır. Buna göre en kaliteli su derece 1’den başlayarak en kalitesiz olan derece 5’e kadar uzanmaktadır.

Çevre Kirliliği İçin Geliştirilen Bazı Çözümler

2005 Kasım ayında Çin araçların yakıt tüketimlerinde çeşitli kısıtlamalara gitmiştir. Buna göre Amerika’dan ithal edilen SUV, yani yakıt tüketimi fazla olan araçların denetimi sıkılaştırılmıştır. Ocak ayında Çin Çevre Koruma Ajansı 14 Milyar $ değerinde olan 30 büyük projeyi başlatmıştır. Şubat ayında Çin, tarihinde ilk kez yenilebilir kaynak kullanımında kullanılacak malzemelerin alımı için yasa çıkartmıştır. Çin, 2010 yılına kadar sülfür dioksit salınımını 2005 değerlerinin altına indirmek istemektedir. Çin 2000 kadar sivil çevreci organizasyona daha esnek bir tolerans göstermektedir. Çin’de tüketicilerin daha fazla doğaya saygılı ürünleri tüketmeleri için kampanyalar yapılmakta ve hükümet üreticileri çevreye saygılı yeşil enerji kullanımına teşvik etmektedir. Çevreye daha saygılı üreticilerin ürünlerini almak gibi kampanyaların yapılması, üreticileri daha temiz üretim yapmaya teşvik etmektedir. Bu sayede 3 Milyar $ olan çevreci teknoloji pazarı 18 Milyar $’a yükselmiştir. Pekin ve Shanghai’ da çevreci teknolojiler üreten üreticilerin fuarları düzenlenmiştir. Buraya katılan üreticiler yeni sistemlerin tanıtımlarını yapmışlardır. Çinli ve yabancı yatırımcılar büyük enerji kuruluşlarını ve çelik kuruluşlarını destekleyen Qinghua Venture Capital and Chinese Environment Fund isimli fonu kurmuşlardır. Bu fon Sun Oasis güneş enerjisi ve BJ Capital Çelik gibi iki dev kuruluşu desteklemektedir. Çinliler daha çevreci üretim yapabilmek için Japonya’dan yüklü miktarda teknoloji satın almayı da ihmal etmemektedirler. Çin dünya için çok büyük bir önem taşımaktadır. Çin topraklarının sadece % 18’i ormanlar ile kaplı olmuş olsa da bu rakam Çin’i dünyanın en geniş orman örtüsüne sahip ülkelerden biri yapmaktadır. Bu yüzden Çin orman korunmasına özel bir ilgi göstermektedir. 2001 yılında Birleşmiş Milletler Çevre Programı Çin’i dünyanın en önemli orman rezervlerine sahip 15 ülke arasında göstermiştir. Çin’in toplam alanın %12’ sini çok gür ormanlar oluşturmaktadır. BM’ e göre bu ormanların % 36’sı çevre kirliliği tehdidi altındadır. Çin çevre koruma yönünde yatırımlarını giderek arttırmaktadır ve gelecekte daha etkili bir çevre politikasına sahip olacağının altını çizmektedir. Bu politikaların ne kadar başarılı uygulanıyor olması dünyanın geleceğinin o kadar güvende olduğu bir çevrede yaşamak anlamına gelecektir. Çin’in dünyada üstlendiği görevin farkına varması ve çalışmalarını her gün daha fazla geliştirerek uygulaması tüm dünyanın çıkarınadır.

Kyoto Protokolü'ne katılım: Yeşil: İmzalayanlar, Sarı: İmzalama sürecinde olanlar, Kırmızı: Protokolü imzalayan fakat anlaşmayı reddeden ülkeler, Gri Protokolü İmzalamayanlar.[17]

Çin’in çevre kirliliğinden bazı fotoğraflar:[18]

Dünyanın Hava Kirliliği Haritası:

Referanslar:

http://www.china.org.cn/

http://news.bbc.co.uk/

http://www.dailyreckoning.co.uk/

http://en.wikipedia.org/

http://www.dailyreckoning.co.uk/

http://www.howardwfrench.com/

http://www.nytimes.com/

http://www.chinaenvironmentallaw.com/

http://www.nytimes.com/

http:/ /http://www.milliyet.com.tr/

http://www.time.com/

http://www.chinability.com/

http:// www.xinhuanet.com



[1] http://www.caginpolisi.com.tr/65/9-10.htm

[2] http://tr.wikipedia.org/wiki/Kyoto_Protokol%C3%BC

[3] http://www.isreview.org/issues/02/China_Part2.shtml

[4] Çin’in Mao dönemi sonrasında ki reformist ve batı yanlısı Başkanı Deng Xiao Ping, Türkçe okunuşu: Dıng Şiao Ping.

[5] http://en.wikipedia.org/wiki/Great_Leap_Forward

[6] Den’ın ardından Çin’in Devlet Başkanı olan Jiang Ze Min, Türkçe okunuşu: Ciang Zı Min.

[7] Çin’in Devlet Balkanı Hu Jin Tao, Türkçe okunuşu: Hu Cin Tao

[8] http://www.chinability.com/GDP.htm

[9] http://www.chinability.com/GDP.htm

[10] http://www.nytimes.com/2007/08/26/world/asia/26china.html?_r=1&pagewanted=2

[11] http://www.chinaenvironmentallaw.com/2008/10/10/chinas-blacklisted-cities/

[12] http://media.gallup.com/GPTB/religValue/20050301_2.gif

[13] Bu kısımda yer alan bilgiler Daily Reckoning’ in internet sayfasından yaralanılarak yazılmıştır. Byron King, Pittsburgh, Pennsylvania’da avukatlık yapmaktadır.

[14] http://www.howardwfrench.com/archives/2006/01/30/pollution_darkens_chinas_skies/

[15] http://en.wikipedia.org/wiki/Environment_of_China

[16] http://news.bbc.co.uk/2/hi/asia-pacific/6265098.stm

*Dünya Bankasının hazırladığı bir rapora göre Çin dünyanın en kirli 20 şehrin 16’sına ev sahipliği yapmaktadır.

[17] http://tr.wikipedia.org/wiki/Kyoto_Protokol%C3%BC

[18] Fotoğraflar www. google.com resimler bölümünden alınmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok yararlandım, teşekkürle, saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 26.01.2009 18:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 180
Toplam yorum
: 133
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 4113
Kayıt tarihi
: 13.11.06
 
 

Kariyerini Uzakdoğu sahne ve televizyonlarında geliştiren  sunucu, şovmen, yazar, oyuncu Uğur Rıf..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster