Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

13 Mart '18

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
647
 

Çin’in Geleceği

Çin’in Geleceği
 

1978 yılından beri Sosyalist Pazar Ekonomisi uygulayan Çin yaklaşık 40 yıldır, hızla %10 üzerinde, çift rakamlı kalkınarak Dünya’nın ikinci büyük ekonomisi oldu. Kalkınma hızı 2013 yılından beri artık tek rakamlı ve son altı yılın (2013-2018) ortalaması %7 sayılabilir.

Çin içeriye yöneldi. 2008 yılı Dünya finans krizinden sonra talep azlığı sebebiyle yavaşlayan ihracatının olumsuz etkilerini azaltmak için Çin içeride altyapı yol, köprü, baraj, konut, hızlı tren ve savunma yatırımlarına önem verdi ve olası durgunluk etkilerini artan hükümet yatırımlarıyla önlemeye çalıştı. İhracat odaklı, Dünya'nın  üretim merkezi Çin’in para birimi Yuan,  ABD’ye ve diğer ülkelere ihracatın devam etmesi için 40 yıldır dolara karşı 6-8 yuan =1 $ bandında seyrediyor.

Çin artık üretimiyle olduğu kadar tüketimiyle de Dünya ekonomisinde önemli. Alüminyum, çelik, kömür, petrol ve çimento bu kapsamda sayılabilir.

Çin’de işçiliğin artık eskisi kadar ucuz olmadığı, işçilik bedeli yaklaşık üç kat pahalandı, tekstil, ayakkabı ve benzeri üretimlerin Kamboçya ve Vietnam’a kaydığı belirtiliyor.

Çin,  Almanya ile özellikle endüstri 4.0 ve patent alanında işbirliği yapıyor.    Çin 20 trilyon doları bulacağı söylenen İpek yolu projeleri için demiryolu ve otoyolu inşa ederek Berlin-Pekin arasını, 8 haftayı bulan deniz yolu+kara ulaşımı yerine,  18 günlük demiryolu ve oto yolu ile kısaltmak, yolun geçtiği tüm ülkelere ihracatını artırmak istiyor. Proje tarafların karşılıklı kazanmasına dayalı ve tam olarak gerçekleştirilirse Çin’in Dünya’da etkinliğini artıran bir başarı öyküsü olmaya aday. 

Çin, Afrika kıtasına yatırım yapıyor. Batılılara kıyasla demokrasi ve benzeri politik dayatmalar yapmadan Çin Afrika ülkelerinde ekonomik bir fiyatla, kısa sürede, ihtiyacı olan ham maddeler  karşılığında  altyapı liman, demir yolu, oto yollar, enerji santralleri kuruyor. 2015 yılında Afrika kıtasına gelen (83.4 milyar$) yatırımın dörtte birini,1/4ünü,  (20.9 milyar$) Çin yaptı. Çin bu yolla, Afrika’da ekonominin canlanması için en önemli sorun, alt yapı yetersizliğinin çözümüne yardımcı oluyor ve psikolojik üstünlüğe sahip, yumuşak bir güç profili çiziyor. Ayrıca Latin Amerika’ya özellikle Brezilya ve Arjantin’e yatırım çalışmaları yapmakta.

Çin’de ekonominin krize girebileceğini söyleyen uzmanlar en çok Çin’in 2008 sonrasında borç/GDP oranının %260 ‘lar seviyesine gelmesini riskli buluyorlar.  Bu artan borcun konut fazlasına, altyapıya harcandığı biliniyor. Bazı ekonomi uzmanlarınca ise enflasyona, yolsuzluk artışına  sebep olduğu ve yeterince etkili kullanılamadığı belirtiliyor.

Çin’de sağlık, emeklilik hizmetleri gelişmeye muhtaç. Bu yüzden halkın geleceğini garantiye almak için tasarrufu önemsediği biliniyor. ABD’deki gibi uzun vadeli, düşük faizli kredi bulmak güç. Son zamanlarda elektronik ortamdan yararlanarak küçük kredi çeken, 1000$ civarı,  kredi kullanıcıları sayısının arttığı ve fakir kesim için bunun önemli olduğu belirtiliyor.

Çin endüstriyel alanda sayısal teknoloji, havacılık, uzay ve temiz otomobile yatırım yapıyor ve çevre kirliliğini azaltmak, temiz su elde etmek için yatırım yapmakta. Güneş enerjisinden istifade, robotlar çalışma kapsamı içinde.

Sonuç, Önümüzdeki yıllarda zaman içinde Çin’in kalkınma hızının yavaşlayacağı söylenebilir. Çin’in bir müddet sonra %7-%3 bandına gelebileceği, artık Çin’e olan yatırımların azalacağı, mevcut aşırı kapasitenin yük haline gelebileceği belirtilmektedir. Ancak mevcut haliyle bile Çin, 2021’de, Komunist Partinin kuruluşunun 100. Yılında,  Jinping’in sözüyle “Çin Rüyası”nı gerçekleştirecek ve on (10) bin dolar yıllık ortalama gelirli, yüz milyonlarca orta direk vatandaşlı,  büyük bir ekonomi ve askeri güç olarak Dünya’da ekonomik ve siyasi etkinliğini artırmaya devam edecektir.

Çin lideri Xi Jinping, yeni bir Mao değildir. Kendisi ve Mao arasında siyasal zincirin bütün olduğunu, devam ettiğini vurgulamaktadır. Modern Çin’in mimarı, pragmatik, görevleri kurumlara delege eden ve yetkililerin belirli bir süre makamlarda kalmasını isteyen  Deng Xiaoping’e göre bazı farklılıkları vardır.

Xi Jinping’in farklılıkları  komünist ideolojinin, Marxizmin  anlaşılmasını önemsemesi ve yaşamın merkezine koymaya çalışmasıdır. Yolsuzluklara Deng’den daha fazla düşmandır. Xi Jinping görev süresini uzatmak için gerekli yasal değişikliği yapmıştır. Kritik yetkilerin kendisinde toplanmasını önemsemektedir. Jinping sosyalist pazar ekonomisine devam edecektir.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1646
Kayıt tarihi
: 14.10.12
 
 

Elektronik Y.Mühendisiyim. Teknik alan dışında Tasarruf ve tutumlu yaşam, Kişisel Finans Yönetimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster