Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Eylül '06

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
502
 

Çin kadar cesur olabilecek miyiz?

Çin kadar cesur olabilecek miyiz?
 

İki tür cesaret vardır. Birincisi, hedefleriniz doğrultusunda çalışırken –ama gerçekten çalışırken- kendinize değiştirmeyi göze almaktır. İyi bir dalgıç olmak için kas yapınızı ve vital kapasitenizi (oksijen kullanma yeteneğiniz diyebiliriz) geliştirmeniz, iyi bir mühendis olmak için temel bilimlerden malzeme bilimine kadar altyapınızı geliştirmeniz ve iyi bir yönetici olmak için dikkatinizi odaklamayı ve geniş açıyla bakmayı yaşam tarzı haline getirmeniz aslında hep bir cesaret göstergesidir. Çünkü ulaştığınız yeni noktada, o zamana kadarki kimliğinizden daha farklı bir yapıya sahip olursunuz ve bu genellikle bizimki gibi toplumlarda yadırganır. Bu adam değişti, derler. Ama daha önemlisi kendi içinizde eski yaşam koşullarınızın ve kayıtsızlığınızın rahatlığını yitirirsiniz.
Bunun en çarpıcı örneği, kozasından kelebek olarak çıkan bir tırtılda görülebilir. Canı çıkarcasına kozasını delen bir kelebek – kanatlarının sertleşmesi için bu zorunludur- bize çok şık görünse de, çok daha farklı bir dünyaya uyum sağlamanın bütün zorluklarını yaşamak durumundadır. Ve tabii yeni konumunun gerektirdiği şekilde düşünmek… Kelebek örneği biraz yavan gelmiş olabilir ancak yaşam süresi düşünüldüğünde, bence cuk oturan bir örnektir.
Diğer cesaret örneği, ağabeye, babaya, amcaya güvenerek cesur olmaktır ki ben bunu genellikle “dayı sahibi olmak” terimiyle açıklarım (tabii bana sorarlarsa). Dayı, dayılanmak deyiminde ifadesini bulan, horoz gibi gagasını ileri çıkararak kendisini göstermede simgeleşen ve tam olarak ortama hakim olarak çekinmeye yol açan kişiye ad anlamına gelen bir terim. Bizde bu “cesaret” ilkine göre daha yaygındır.
Bunun bir de toplumsal kökeni var. Kadıköy Anadolu’da iken ABD’den öğrenci değişim programıyla gelen bir Ted’imiz vardı. Bize Amerikan futbolu oynatıyordu güya. İkide bir kuralları değiştiriyordu. Oynadığımız yer asfalt olduğu için yere devirmeden durdurma kuralı ile başlamış, sonra biz onu kolayca yakalayınca yere devirmeden durdurma zorunluluğu koymuştu. Sorunca “I make the rules” diye yanıt vermişti. Kuralları o koyuyordu. Bizim dayıoğlu olmasından kaynaklanan bir cesareti vardı.
New York Times’ın abone olduğum e-bülteninin 1 Eylül tarihli yazılarından birinde Çin’in eğitim sisteminde köklü değişikliğe gideceği belirtiliyor. Yazıldığına göre, ekonomi mucizesini sürdüren Çin, ders kitaplarını savaşlar, hanedanlar ve Komünist Devrim’e övgülerden kurtarıp ekonomi, teknoloji, toplumsal gelenekler ve globalleşme üzerine yeniden kuruyor.
Bizim Cumhuriyet’in ilk yıllarında oluşan yeni toplum yapımıza paralel olarak eğitimde gerçekleştirdiğimiz ancak sonra kafa sallamacı insan tipini belirleyip bir kenara bıraktığımız çabayı hatırlatıyor. Biz üç tane ekonomik veriye bakıp iyiye gidiyoruz diye yayarken, bizden çok daha büyük ve daha hızlı büyüyen bir ekonomi gücü olan Çin’in bu hareketini anlamamız bana pek mümkün görünmüyor. Ama bizde de biraz bu türden cesaret olsa demeden de edemiyorum.
Yoksa kozamızın içinde rahat ve huzur içinde yaşarken, birden kozamızın kaynar suya atılmasıyla ipek bir çorabın ipliği olmak üzere hayatımızın son bulmasından endişe ediyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mao'nun Kultur Devrimi'nden ABD'nin on gordugu egitim sistemine... Bu mu Cin'i ileriye tasiyacak. Bu bir masal... Veya gunumuz deyisiyle ABD sinerjisi... Bizim egitim sistemimizde koyluyu topragiyla birlikte egitip onu uretken hale getirme, bir sonraki asmada yerinde doyan bu insanlarin yasadiklari yerleri de koy-kent haline getirme vardi. 600 yillik saltanatin yanisira 350 yilllik halifeligini Anadolu insanin savas gucune dayanarak surduren, onlari yerlesik olmaktan cikararak bir safaktan diger bir safaga savasa kosturan duzene son veren bu insanlar gunumuzde uretim kavramini daha yeni yeni kavriyor. Koy enstitulerini kurarak egitimi ayaklarina getirme projeleri ABD'nin Marshall projelerine gonul vrenler tarafindan yerle bir edilmistir. Sevgili dostum siz NYT yi okuyarak turk gencliginin sorunlarina cozum aramayi surdurun. Bu hicbirsey yapmamaktan daha iyidir. Ama yeryuzunde bir Isvec, Irlanda, Finlandya olgusu var buralari da kesfetmeyi ihmal etmeyin demek istiyorum. Sevgilerimle

Fatih Ozbatur 
 05.09.2006 17:31
Cevap :
Size bir blog açıp görüşlerinizi paylaşmanızı öneriyorum. Sadece benimle yazışmanız çok anlamlı değil. Tabii bunu yaparken biz yapmıştık da onlar bozdunun ötesinde tarihsel toplumsal analiz yaparsanız herkes için daha yararlı olur. Mesela Demokrat Parti'yi kuranların nereye kadar Cumhuriyet Halk Partisi içinde yer aldığını anlatırsanız çok sevinirim. Köylülük gibi bugün sağın payandası olan bir kesimi bu kadar iyi eğitmişken neden elinde tutup ülke kalkınmasına kanalize edemediğinizi de lütfen açıklayın. Tekrarlayayım: Devlet kapitalizminden devlet denetiminde liberalizme (!) geçen bir ülkenin Mao'nun arkasına sığınmaktan vazgeçmesi cesur bir adımdır. Bu yolu seçen bir devletin buna uygun eğitim sistemini kurması cesur ve yerinde bir adımdır. Bunu Mao'yu sildiler şeklinde verecek kadar cahil olan yerli yayınlar yerine analizini yapan uluslararası yayınları takip etmek benim tercihimdir. Bunu yapıp yapmama konusunda size sormadığım için bu konuda bana öğüt vermeniz yersizdir. Sevgiler.  08.09.2006 11:06
 

Cindeki gelisimi NT'den okumaniz ve degerlendirmeniz sizi eksik goruslere tasiyacaktir ve oyle olmus. Bir bucuk milyarlik nufusta 300 milyonluk mutlu azinlik yaratanlar bunu genele yayacaklar mi saniyorsunuz? Yaniliyorsunuz. Marshall ile baslayan bu akima kapilan ulkemizin durumunu siz guzel ozetlemissiniz. Cin'in gelecekteki durumunu da cocuklariniz ozetleyecek. Ama sizin NT gozluklerinizle degil. Biraz daha objektif tesbitler yapabileceginize inaniyorum. Unutmayin Cin Kyoto sozlesmesine ABD ile birlikte imza koymayan ulkelerden biridir. Eh global denilince biz sadece ekonomiyi dusunup insan ve doga unsurlarini gozardi etmeyi surdurelim bakalim. Umarim gelecekteki cinli ve bizim cocuklarimiz bu hatamizdan dolayi bizi affederler. Sevgilerimle. Fatih Ozbatur

Fatih Ozbatur 
 03.09.2006 3:55
Cevap :
Yorumunuza teşekkür ederim ama ben dönüşümü zaten gerçekleştiren bir ülkenin insanlarını buna göre eğitmeme lüksünün olmadığını vurguluyorum. Çin'i tartışacaksak, hamburger yemeye başladıktan sonra geçirmeye başladıkları kalp krizlerinden Üç Boğazlar barajının su sistemini bozması sonucunda yok olan balık havzalarına kadar birçok konuyu tartışabiliriz ama bunlar beni ilgilendirmiyor. Beni ilgilendirenlerden biri, eğitim sisteminin ülkenin tercihlerine uyumlu olmasıdır. Bunu anlarsak, gencecik çocukların belirsizlik içinde uyuşturucuya ve ötesine uzanan yollara neden mahkum olduklarını görürüz. Harıl harıl Arapça kurslarını teşvik ederken, Lübnan'daki 'sorunsuz' göreve için Arapça bilenlerden faydalanmak yerine askerimize üç beş kelime Arapça ezberletmeye çalıştığımızı sorabiliriz. Okullarımızda bilgisayar öğretimi görenlerin neden sertifikasyon programlarına mahkum edildiğini de. Bu benim Türk gözlüğüm ve ben yorum yaparken yerli gazeteler yerine NYT'yi tercih edeceğim.  04.09.2006 12:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 954
Kayıt tarihi
: 04.08.06
 
 

1968 İstanbul doğumluyum. Hayatım boyunca elemelerden geçerek önce Kadıköy Anadolu Lisesi'ni, sonra ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster