Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '13

 
Kategori
Dünya Şehirleri
Okunma Sayısı
981
 

Çin turu

Çin turu
 

"Kansav Arslan" Çin Seddi Hatırası


Çin 1 milyar 350 milyona yaklaşan nüfusu ile dünyanın en kalabalık ülkesi. Yüz ölçümü ise 9 milyon 700 bin kilometrekare ile Rusya ve Kanada'dan sonra dünyanın en büyük üçüncü ülkesi. Türkiye'den 12 kat büyük ve 18 kat daha kalabalık. Çin 8 trilyon dolarlık gayrisafi milli hasılası ile ABD'den sonra dünyanın ikinci büyük ekonomisi olmayı da başarmış. Bir başka deyişle Türkiye'nin en az 10 katı büyük bir ekonomiye sahip. Eskiden bisiklet dolu şehirler bile, artık son model lüks arabalar ile dolu...

İşte 2013 yılı ağustos ayında; İstanbul'dan yaklaşık dokuz buçuk saatlik yolculuk sonrası ulaştığımız Şanghay'dan başlayıp, Gulin, Yangshuo, Xian ve başkent Pekin gezisi ile biten Çin Turu izlenimleri;

Tempo Turizm ile yaptığımız Çin turumuz 11 gün sürdü. İstanbul’dan Şanghay'a THY ile yaptığımız yolculuk; yaklaşık dokuz buçuk saat sürmesine rağmen; gece uçuşu olması nedeniyle çok rahat ve kolay geçti. Şanghay'a öğleden sonra vardığımızda saatlerimizi Çin yerel saatine göre Türkiye'den 5 saat ileriye aldık.

Yangtze nehrinin deltasında kurulmuş Şanghay 23 milyon nüfusu ile dünyanın en kalabalık şehri. Günümüz Çin'in ticari merkezi olan şehirde; 1990 yılından beri Huangpu nehri kıyısına onlarca gökdelen inşa edilmiş. Dünyanın üçüncü en yüksek gökdelenin inşası da devam etmekte. Gezimize 468 metre yükseklikteki Pearl Tower ( İnci kulesi) gezisi ile başladık. Bu kulenin 263 metre yükseklikteki seyir katından modern Çin'in gökdelenleri ve nehir manzarası nefes kesiciydi, bir de bu yükseklikte saydam cam üstünde yürümek tabi ki !!!

 

Şanghay Çin'in modern vitrini olmuş. Ne bisiklet ne de motosiklet kalmış, her yer binlerce lüks ve son model otomobiller ile dolu. 
Eyalet sistemi ile yönetilen ülkede en yüksek maaş verilen şehirlerin başında geliyor. Öğretmen, polis gibi devlet memurlarının maaşları aylık 1.000 Amerikan doları civarında. Basit işlerde bile çalışanlar en az 300-400 Amerikan doları maaşlar ile çalışıyorlar.
Hayat da bu oranda pahalı, Türkiye'den daha ucuz bir şehir değil. Sadece benzin Türkiye'den %50 daha ucuz ve toplu taşım ücretleri Türkiye'nin 3'te 1'i civarında. 

Ülkeyi 1949 yılından günümüze yöneten; Komünist Partisi serbest piyasa ekonomisine geçmiş ama Çin’de Facebook ve Twitter başta olmak üzere internet ve medya üzerinde, erişim ve sansür yasağı var. 11 günlük Çin turu boyunca Gmail ile maillerimizi okuyabildik ama Facebook, Twiter, Youtube sitelerine kesinlikle giremedik.

 

Pekin, Xian gibi büyük şehirlerde de maaşlar Şanghay'dakine yakın olmasına rağmen, daha küçük şehirler ve kırsal kesimde devlet memuru maaşları aylık 200 Amerikan dolarına kadar düşüyor. Yabancı yatırımcıların tercih ettiği bu tip fakir bölgelerde hala insanlar kıt kanaat geçinerek hayatlarını sürdürüyorlar. Bu sebeple son yıllarda Çin devleti yabancı yatırımcılardan çok, yerli küçük işletmeleri destekleyen teşvik uygulamaları başlatmış. Ama hala Çin'de çok büyük bir gelir adaletsizliği var, zenginler çok zengin, fakirler ise çok fakir. Büyük şehirlerde çalışan bazı düşük maaşlı işçiler ancak 10-15 kişi birleşip aynı apartman dairesinde oturup, ev kirasını paylaşarak ayakta kalabiliyorlar...

 

Şanghay'daki ikinci günümüze Budist Tapınağı gezisi ile başladık. Uzak doğu ülkelerinde herhalde en az tapınağı olan ülke Çin diyebilirim. Tüm Çin gezisi boyunca birkaç Budist tapınağı ve iki cami gezdik sadece, gezdiğimiz en güzel Budist tapınağı ise Şanghay'daki Jade Buda (Yeşim Buda) tapınağı idi.

 

Çin'de de aynı Türkiye'de olduğu gibi sürekli yeni alışveriş merkezleri de açılıyor. Çok lüks ve pahalı markaların yanı sıra adını hiç duymadığımız Çin'in kendi giyim markaları da var bu AVM'lerde. Çinliler sürekli yabancı markalara üretim yapmaktan sıkılmışlar herhalde ki, artık kendi giyim markalarını oluşturmaya başlamışlar...

Fiyatlar Türkiye ile ya aynı yada daha pahalı ! Bu tür lüks mağazaları gezmek için en iyisi Nanjing caddesine gitmek ki, biz de yaklaşık 2 saat burada hem gezdik, hem de kafelerde oturup dinlendik. Çin'in lüks mahallelerinde ki kafelerde; ortalama içecek fiyatı yaklaşık 30 yuan yani 10 TL !!

 

Çin pahalı markaların sahtelerini üretmede de dünya lideri ve bu ürünlerin satıldığı yerler de var. Şanghay'da iki büyük AVM de sadece sahte ürünler satılmasına izin veriliyor. Biz de Hancity Fashion & Accessories isimli bir AVM'ye gittik. Bir çok ünlü giyim, saat, gözlük ve elektronik markasının satıldığı bu alışveriş merkezlerinde pazarlık yapmak da şart. Genelde ilk verilen fiyatın %30'una satın alabiliyorsunuz. Yani 100 Yuan dedikleri bir ürünü genelde 30 yuan'a satın alabilirsiniz (1 TL = 3 Yuan).

 

Şanghay'a yaklaşık bir saatlik otobüs yolculuğu ile gittiğimiz Su Şehri olarak bilinen Zhujiajio ise Şanghay gezisinin belki de en güzel yeriydi. Nehir kıyısında,  kazıklar üzerinde, klasik Çin mimarisinde yapılmış ev ve dükkanların bulunduğu Zhujiajio; Şanghay'ın Venedik'i olarak adlandırılıyor.

Şangay Müzesi'nde ise; porselen, heykel, madeni para, mobilya, resim, mühür, seramik koleksiyonlarının yer aldığı salonları gezmek için 2 saat bile az geldi, gerçekten çok güzel bir müzeydi... Yu Yuan Bahçeleri ise şehir merkezinde ki Çin mimarisi ve yaşamını görmek için en güzel yer diyebilirim. Restorasyon çalışmaları ile 15.YY Ming Hanedanlığı dönemi tarzında yeniden düzenlenen Çin bahçesi; nehir, havuz, sazan balıkları, Fengşui'ye göre yerleştirilmiş ağaç, taş ve evleri ile harikulade bir yer. Bu mahallede; hediyelik eşya almak için, turistik mağazaları gezerek de çok güzel vakit geçirdik.

 

Şangay'dan sonra uçakla yaklaşık iki saatlik bir yolculuk sonrası Gulin ve Yangshuo gezimize başladık. Bu iki şehir arası otobüs ile iki saat, Gulin hızla gelişmekte ve sanayileşmekte olan şehirlerden bir tanesi, Yangshuo ise Avatar filmine de ilham veren kaya oluşumları ve Lee nehri ile Çin'in yeni turistik güzergahlarının başında geliyor. 

 

Çin'de neredeyse kimse İngilizce bilmiyor, en turistik yerlerde dahi durum böyle ...Yangshuo'da gittiğimiz Prenses Lee ışık ve tiyatro gösteri muhteşemdi. West Street dedikleri bizim Bodrum barlar sokağını aratmayan yerler de Çinli yerli turistlerle doluydu !!! Çin'de iç turizm çok gelişmekte, hangi şehre gidersek, yabancı turistin en az 10 katı yerli Çin'li turist vardı.
Yabancılar ise; en turistik yerlerde bile sokakta gezerken çok dikkat çekiyorlar. Gezimiz boyunca biz Çinliler'in fotoğrafını çektik, onlar da bizim fotoğraflarımızı çekti. Bazen de yanımıza gelip beraber fotoğraf çektirdiler... 


Gulin ve Yangshuo'da yaptığımız iki günlük gezi sonrası; yine yaklaşık iki saat süren iç hat uçuşu ile Xian'a geldik. Bu arada Çin'de China Eastern, China Southern gibi iç hatlarda kullandığımız uçaklar da gerek ikram, gerek de kalite ve konfor bakımından gayet iyiydiler.

 

Xian şehrinde görülecek en önemli yer “Yeraltı Heykel Ordusu” olarak bilinen “Terracotta Savaşçıları ve Atları” müzesi. Üç önemli kazı alanında bulunan binlerce asker Çin devletine adını vermiş ve günümüzden 2200 yıl önce yaşamış olan “Qin Shi Huang” isimli Çin’in ilk imparatorunun mezarını koruyorlar. Çin seddi de yine aynı yıllarda aynı hükümdar zamanında tamamlanmış.

 

Toprak Askerler ya da Terrakotta Ordusu : İlk Çin imparatoru Qin Shi Huang'ın mezarında bulunan terrakotta heykeller.

MÖ 210 tarihinde yapılmış olan heykeller, 1974'te Çin Halk Cumhuriyeti'nin Shaanxi eyaletine bağlı Xi'an yakınlarında bir çiftçi tarafından bulunmuştur. Ordunun "İlklerin imparatoru" olarak bilinen Çin Şı Huang'ın mezarını koruduğuna inanılır.

Çin'deki tüm beylikleri yenip Savaşan Devletler dönemine son veren Qin Shi Huang, Qin Hanedanı'nı kurarak kendini imparator ilan etmiştir. Tarihçi Si Maqian'in kaydettiğine göre, Qin Shi Huang henüz hayattayken MÖ 246 yılında başlanan mezarının inşası 30 küsür yıl sürmüş, inşaatta 700 bin kişi çalıştırılmıştır.

 

Çin’in Shaanxi eyaletinin Xi’an kenti civarındaki Lishan bölgesinde bulunan mezarın temeli dörtgen şeklinde, güneyden kuzeye 350 metre uzunluğunda, doğudan batıya 345 metre genişliğindedir; 76 metre yüksekliğinde toprak bir piramit şeklindedir.

 

Boyları 183-195 santimetre arasında değişen bu heykel askerlerin her birinin yüz ifadesi farklıdır. Kazı alanında çoğu hala toprak altında 8000 asker, 520 atıyla birlikte 130 savaş arabası, 150 süvari atı bulunduğu tahmin edilmektedir.

Qin Shihuang Mezarı ve Terra Cotta Ordusu, 1987 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirasları Listesi’ne alınmıştır.

 

 

 Xian’da gezilecek bir başka etkileyici yer ise Çin mimarisi tarzında camisi ve minaresi ile ilgi çekici 742 yılında inşa edilmiş “Xian Ulu Camisi” ve  “Müslüman Mahallesi”. Bu cami Türkiye’deki tüm camilerden daha da eski ve yaklaşık 1270 yaşında !!!

 

Çin’de Müslüman olanlar azınlık sayılıyor ve onların iki çocuk yapma hakları var. Çin’in nüfusunun yaklaşık %90’ını oluşturan, Han soyundan gelenlerin ise sadece bir çocuk yapmalarına izin var.. Bazı istisnalar ile yeni yapılan devlet düzenlemesine göre, kırsal kesimde yaşayanlar eğer ilk çocukları kız olursa, onlara ikinci çocuk yapma hakkı veriyorlar. Ayrıca şehirlerde yaşayanlar da karı-koca eğer kendileri ailenin tek çocukları ise, yani ikisinin de hiç kardeşi yoksa iki çocuk yapmalarına izin veriliyor. Bu kurala uymayanlara 5.000 Amerikan doları civarında ceza kesiliyor ve eğer devlette çalışıyorlarsa memuriyetten atılıyorlar. Bu kadar katı “tek çocuk” politikası ise 1980’lerden sonra yasalaşmış. 1949-1976 Mao’nun iktidarı döneminde ise “çok çocuklu aileler” destekleniyordu, fakat 1980’lerde cahil ve fakir kalabalık nüfusun kendilerine yarar değil zarar getirdiğine kanaat getiren Komünist Parti; birden fazla çocuk yapmayı engelleyici yasalar çıkartmış. Eski Sovyetler Birliği ve Doğu Bloku komünist ülkelerindeki yüksek öğrenim oranı %80’lerde olmasına rağmen; bu oran Çin’de yeni eğitim politikaları ile ancak %27’ye çıkabildi. Dünyanın en kalabalık ülkesinde devletin eğitime ayırdığı bütçe 2013 yılınında 350 milyar dolara ulaşmış …

 

Xian’da tekrar iç hatlar uçuşu ile Pekin’e geldik. Başkentin adı; Fransızlar’ın eskiden Çin yazı karakterlerini farklı çevirdikleri için Pekin olarak adlandırılırken; bu isim günümüzde “Kuzeyin Başkenti” olarak tercüme edilen, Mandarin lehçesine göre okunuşu ile Beijing’e çevrilmiş.  Pekin Şangay’dan sonra ülkenin en kalabalık ikinci şehri. Yollar yeni model lüks araçlarla dolu ve sekiz şeritli caddelerde bile inanılmaz yoğun bir trafik var. Buna rağmen üç gün boyunca sabah 08:30, akşam 20:00 arasında; Tiananmen Meydanı, Yasak Şehir, Cennet Tapınağı, Ulusal Müze ve Çin Hanedanlığı’nın Yazlık Sarayını gezmeyi başardık. Ayrıca, yaklaşık 4,500 km uzunluğundaki Çin Seddi’nin başkent Pekin’e giriş kapısını tutan bölümü olan “Juyong Geçidi” bölümünü de gezdik.

 

ÇİN SEDDİ: Çin'in Savaşan Beylikler döneminde (M.Ö.403 M.Ö.221), Çin seddinin temeli 20'den fazla ayrı ayrı krallık tarafından atılmıştı. Chu, Qi, Yan, Wei, Han, Zhao, Qin Krallıkları birbirinden korumak için sınırlarında ilk setler inşa ettiler. Qin,Zhao,Yan kralıkları ise XiongNu, DongHu, LinHu, Hiung-nu'ların saldırılarını durdurmak ve ülkenin kuzey sınırlarını koruma amacıyla da inşa ettiler. Çin'in ilk İmparatoru Qin Shi Huang, burayı boydan boya aşılmaz bir savunma duvarıyla kapatmaya karar verdi. Bu devasa inşaata girişmekteki amacı konusunda tarihçiler farklı görüşler öne sürmüşlerdir. Bunlardan bazıları:

-Ülkenin sınırlarını başta Hiung-nu olmak üzere kuzeyden Çin'e karşı Türk boylarının saldırısına karşı savunmak.

-Uzun savaşlar sonunda yıktığı beyliklerin esir düşen yöneticilerini sürgün ve ağır işe sürerek cezalandırmak.

-Ülkeden kaçışları önlemek.

-Ülkenin tek yönetim altında birleştiğini içeriye ve dışarıya göstermek.

-Kuzeyden gelen Moğol saldırılarına karşı ülkeyi savunmak için.

Qin Shi Huang M.Ö. 221 yılında daha önceki krallıkların yaptırdığı duvarları birleştirerek uzattı. M.Ö. 3. yüzyıldan M.S. 17. yüzyıla kadar Çinliler seddi uzatmaya devam etmişlerdir. Seddi onaran ve savunma amaçlı kullanan son hanedan Ming Hanedanı (1368-1644) olmuştur.

Seddin yıkılmış olan kısımlarıyla birlikte uzunluğu 120 km bulur. Bugün ayakta duran kısım Ming Hanedanı devrinden kalan 2.500 kilometrelik settir. Ancak asıl inşaat, M. Ö. 221 ile M. S. 608 yılları arasında yapılmıştır.

 

 

Şimdi gelelim önemli notlara ;

Çin’de ne yenir ?
Otellerde açık büfe kahvaltı gayet zengin ve doyurucu. Akşam yemeklerinde ise Çin’de en başta Çin yemeği yenir.. ama fastfood tarzı Mc Donalds, Kentucky Fried Chicken gibi yerler de var, pizzacı da var. Biz gezimiz boyunca öğle ve akşam yemeklerinde ağırlıklı olarak "ortası dönen masalarda" Çin mutfağı yemeklerini yedik ama bazı günler de açık büfe (batı tarzı) yemekler aldık, zaten turumuz tam pansiyon olduğu için sürekli yemek yedik, kimisi yemeklere bayıldı, kimisi yadırgadı ama kimse aç kalmadı ve yemeklerden en çok korkan bile ; -Beklediğimden çok güzel çıktı, dedi.

 

Çin’den ne alınır ? 
Çin’den cep telefonu, fotoğraf makinesi, tablet bilgisayar gibi ürünler almak için sipariş alanlar vardı ki ellerinde dükkan adreslerine varana kadar hazırlıklı gelmişlerdi, ama umdukları kadar iyi fiyatlar ve güvenilir ürünler bulamadılar.
Taklit markaların çanta, elbise gibi ürünlerini ucuza alanlar çoktu..
Ayrıca tur güzergahında gittiğimiz ipek yorgan satan mağazada kilo ile ipek yorgan aldık, 220x200 cm boyutunda, 2 kilo gelen ipek yorganın fiyatı 780 Yuan ( yaklaşık 260 TL). Yanık ve ağrılara iyi gelen “Çin Kremi” ve Çin tıbbına göre şifa veren hap tarzındaki ilaçların kutuları yaklaşık 120 Amerikan Doları civarındaydı … Çaylardan en pahalısı ise sadece çay tomurcuğundan elde edilen “Beyaz Çay” dı. Üzerinde Çin Seddi olan t-shirtler 50 yuan (15 TL), Çin bebekleri 60 Yuan (20TL) . Su 3 yuna ( 1TL), çay, kahve ise 20-30 yuan (8-10 TL) …

 

Çin güvenli mi? 
Çin birçok ülkeye oranla oldukça güvenli olmasına karşın, yankesicilik, hırsızlık oluyor. Türkiye’dekine benzer yoldan müşteri bulup “bar-pavyon” diyerek turistleri kazıklamaya götürdükleri mafya tarzı yerler de var. Gezimizde akşam Yangshuo’da West Steet olarak adlandırılan yer gece geç saatlere kadar Türkiye’de Marmaris, Bodrum, Alanya gibi turistik gece hayatını aratmayacak bar ve diskolar ile doluydu. Alışveriş yaparken de dikkatli olun, bazen para üstünü sahte para ile veriyorlar. Ama Çin’de arkadaşlarınızla gece gündüz kalabalık ve işlek yerlerde dolaşırsanız gayet rahat ve güvenli gezersiniz…


Son söz olarak; Çin çok kalabalık bir ülke ve Çin’de gündemdeki konular: Çin ve Uzak doğu ülkeleri ile ABD . Türkiye’yi neredeyse hiç bilmiyorlar, Orta doğu ve Avrupa’da neler oluyor haberleri yok …
Dünyaya kapalı yaşayan yüz milyonlarca Çinli var. Büyük şehirler gökdelenler, AVM ve iş merkezleri ile dolu ama tertemiz !!!  Bisiklet ve motosiklet sayısı şehirlerde çok az ve yeni model lüks arabalar ile dolu …
Ucuz iş gücü az gelişmiş şehirlere kaymış, gelişmiş şehirlerde maaşlar da yüksek, yaşam da pahalı… Yemekler çok çeşitli kimse aç kalmaz…

Çin inanılmaz hızlı gelişen bir ülke.. Çinlilerin bile bu hızlı gelişmelerden başı dönüyor … Çin turu bizim de başımızı döndürdü, keyifle gezdik ve çok güzel anılarla döndük !

 

Kansav Arslan

 “Çin Turu” , 2013 Ağustos

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 4319
Kayıt tarihi
: 26.02.12
 
 

  "Turist Rehberi" kokartı ile Türkiye'de bütün bölgeleri defalarca Amerika'lı, Japon, Avustr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster