Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Temmuz '09

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
1874
 

Çin vahşetini asıl protesto etmesi gerekenler biz değiliz

Çin vahşetini asıl protesto etmesi gerekenler biz değiliz
 

.....Türkçesi: Bir Dakika & İngilizcesi: One Minute.....



Buradan sesleniyorum. Türkçe bilmiyorsanız öğrenin. Ya da bir bilene sorun. Bu sizin probleminiz.


Ey çok gelişmişler. Ey ensesi kalın, göbeği şişkin, sırtı pek, karnı toklar. Genel olarak “Batı” diye andığımız, Avrupa ve Yeni Dünya’nın paraca zengin ülkeleri, şirketleri, global güç merkezleri.


İnsan hakları bayraktarlığını, bilirim kimselere kaptırmazsınız. Her sene raporlar, listeler yayınlar; kendinizi hümanist-sosyal adaletçi ve özgürlükçü listelerin en başlarına, bizim gibi garibanları da dip köşelerine koyarsınız.


Cümle alem biliyor ki ucuza maledip, pahalıya satmak adına; iğneden ipliğe, dondan gömleğe, televizyondan çipli kartlara kadar ne var, ne yok ne alıyorsanız ihtiyacınız olan; özellikle Uzakdoğu, Kuzey Afrika gibi bölgelerin az gelişmiş memleketlerinde, iptidai şartlarda üretim yaptırdığınız fabrikalardan satın almaktasınız. Ama lafa gelince sosyal sorumluluk standartları, insan hakları, insanca yaşama ve çalışma şartları konularında kimse sizin elinize su dökemez.


Anlı şanlı dünya markalarının, sırtımızdan çıkarmadığımız giysilerin, kıçımızdan söküp atamadığımız donların, ayaklarımızda bir statü bayrağı gibi görünen hava tabanlı, bilmem ne marifetli spor pabuçlarının, Avrupa’nın bilmem kaç on bin kişilik statlarında oynan maçlarda kullanılan pek meşhur futbol toplarının, en şanlı markalı televizyon, laptop, cep telefonlarının, adını milyon defa duyduğumuz oyuncak bebeklerin ve aklımıza gelebilecek her bir markalı ve pek bir meşhur şeyin ne şartlarda üretildiğini siz; benden ve bizden çok daha iyi biliyorsunuz. Ama kapitalizm işte, ama emperyalizm.


Yıllarca karşı karşıya geldiğiniz sosyalizm ve komünizmle, para için nasıl da kol kola girdiniz son on senede değil mi? Onlar toplumcu ideallerini sattı, siz de demokratik ve insan hakçı-özgürlükçü doğrularınızı. Birleşiverdi elleriniz ve bilmem nereleriniz, yeşil banknotların çarşaf olarak serildiği şehvetli yataklarınızda.


Size sesleniyorum ey ensesi kalın, ekvatoral göbekli, global, hak yiyicileri. Sosyalizm ve komünizm adı altında halkını sömürdüğü için ucuza üretim yapan ve bu nedenle de tüm dünya ekonomisinin çivisini çıkartan, ülkemizde ve tüm dünyada milyonlarca insanın işsiz kalmasına yol açan haksız rekabetin baş ajanı konumundaki Çin’den milyonlarca adet mal satın alıp; gelişmiş, medeni, sosyal adaletçi, özgürlükçü, insan hakları, çevre ve sosyal sorumluk bilinciyle yunmuş yıkanmış memleketlerinizdeki daha değerli insanlarınıza pahalıya satıyorsunuz.


Çok merak ediyorum, eskiden beri devam eden ama son birkaç gündür tüm dünya gündemine yeniden oturan, Çin hükümetince gerçekleştirilen insanlık vahşeti hakkında ne düşünüyorsunuz. Oradaki bazı insanların yollarda boğazlanması, öldürülmesi, tüm insani özgürlüklerinin elinden alınması, bir sosyal linç ve vahşete maruz bırakılması; Sizlerin o çok gelişmiş insan hakları damarlarınızı biraz olsun attırdı mı?


Çin’den mal almayı kesiniz!


Tarihinizde bir kez olsun, paradan daha fazla önem verdiğiniz bir örneğe sahip olun.


İnsanların sokak ortasında devlet eliyle öldürüldüğü bir ülkeden ithalat yapıyor olmanın; bugüne kadar çizmeye çalıştığınız sevimli ve sorumlu portrenizle ne kadar uyuştuğunu derin derin düşününüz.


Ve sakın ola ki "bu durum bağımsız bir devletin kendi iç sorunudur" gibi martavallar okumaya da kalkmayınız. Yoksa bunun aksini uyguladığınız yüz tane örneğin bir tokat gibi suratınıza çarpılacağını unutmayınız.


Gelişmiş ve zengin Avrupalı ve Amerikalı karar alıcı ve firmaları; en azından Çin’in kuzey batısında yaşanan toplu cinayetler bitene kadar, bu ülkeden mal almamaya davet ediyorum.



Not1: Türkçe bilmiyorsanız bu sizin probleminiz dedim ama yine de içim rahat etmedi. Bu manifestoyu okuyan ve ilgi gösteren okurlarımız içerisinde özellikle İngilizce, Almanca ve Fransızca olmak üzere çeşitli dünya dillerini; yazıyı çevirecek düzeyde bilenler var ve çevirip bana göndermek isteyenler olur ise sevinc35.5@hotmail.com adresinden ulaştırabilirler. O halde sözkonusu dilden, çevireni de belirterek ya da istenirse belirtmeden yeniden yayınlayabilirim.

Not2: Yazı fotoğrafı www.hurriyet.com.tr adlı siteden alınmıştır.


@ "Doğu Türkistan, Çin Vahşeti ve Kocaman Bir Günaydın!": http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=190208

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 929
Toplam yorum
: 2451
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3530
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

İzmir'de yaşıyorum.    Çok uzun yıllar öncesinden başlayıp, hiç ara vermeden bugünlere kada..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster