Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Nisan '19

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
134
 

Çin ve Japonya Sömürge mi (7)

Dünya nüfusunun yaklaşık % 25’i Çin’de yaşamaktadır. 1979’da Başkan Deng Şaoping tarafından başlatılan dışa açılma politikasıyla birlikte dünyanın en büyük 500 Şirketinden 425’ini Çin’de faaliyet göstermeye başlamıştır. Bahsekonu yabancı şirketlerin, 1979-2009 döneminde Çin'de yaptıkları yatırımın tutarı yaklaşık, 900 Milyar Dolar’dır. (1)

...

Yabancı sermaye ve Japonya

Japon şirketlerinin hisse senetleri ile emlak fiyatları düşünce, bu ülkeye yabancı sermaye yatırımları geçen üç yılda rekor kırdı.

Japon Maliye Bakanlığı'nın verilerine göre, 31 Mart'ta sona eren 2000-2001 mali yılında, bu ülkeye sermaye katılımı, şirket satınalmalar ve kredilerle, 25.99 milyar  dolar doğrudan yabancı sermaye yatırımı  girdi.

Japon ekonomisinde uzun süren durgunluk nedeniyle dara giren Japon perakendecilik ve mali sektör şirketleri malvarlıklarını satışa çıkardı ya da rekabet edebilmek için yabancı ortak aldı.

Arazi, arsa, gayrimenkul fiyatlarının astronomik rakamlara vardığı Japonya'da ticari emlak fiyatları geçen 10 yılda yüzde 58.5 düşmesi de yabancı yatırımcıyı cezbetti.

Dünyanın ikinci büyük perakendecilik şirketi Fransız Carrefour geçen yıl Japonya'da şirket kurdu, mağazalar açtı. Amerikan toptancılık şirketi Costco Wholesale şirketi de Aralık'da Japonya'daki ikinci toptan mağazasını hizmete sundu.

Japon ticaret şirketi Marubeni ile dünyanın üçüncü büyük perakendecisi Alman Metro şirketi gıda toptancılığında ortak yatırıma girdi. Amerikan Wall Mart, İngiltere'nin en büyük perakende şirketi Tesco ile Hollanda'nın Ahold zinciri yakın gelecekte Japonya'da mağazalar açacak.

SATINALMA VE BİRLEŞMELER ARTTI

Yabancı şirketlerin Japonya'daki birleşmeler ve satınalmalar operasyonlarının sayısı geçen yıl yüzde 34.7 artışla 136'ya çıktı. Alman-Amerikan otomotiv şirketi DaimlerChrysler Mitsubishi Motors'un yüzde 34 hissesini aldı.

Japonya'ya 1992'de 530.6 milyar yen olan FDI girişi, özellikle 1997'den sonra hızlanıp 2000'de 3 trilyon yeni (25.9 milyar dolar) aştı. Daha fazlası için bakınız: (2)

...

Türkiye Ekonomisi ve Yabancı Yatırım

Türkiye’ye 16 yılda 11,5 kat yabancı sermaye

1980-2002 yılları arasını kapsayan 22 yıllık dönemde Türkiye’ye ortalama 17 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım gelirken, bu oran 2002'den 2018'in nisan ayına kadar olan yılları kapsayan yaklaşık 16 yıllık dönemde "net yükümlülük oluşumunda" toplam 197 milyar dolara ulaştı. Türkiye'nin bu dönemde bu kadar büyük oranda bir artış elde etmesindeki en önemli etken ise ekonomideki yapısal reformların küresel çapta yoğun ilgi görmesi oldu...

Ülkeler bazında bakıldığında 2002'den bu yana Türkiye'ye en çok yatırımı ise 24 milyar dolar ve yüzde 16,1'lik oranla Hollandalılar gerçekleştirdi. Bölgesel bazda bakıldığında da söz konusu dönemde Türkiye en çok doğrudan yabancı yatırımı 111 milyar dolar ve yüzde 74 oranla Avrupa'dan aldı. Aynı ilginin kurulan yabancı sermayeli şirket sayısında da görmek mümkün. (3)

...

Yabancı yatırım nedir, yabancılar neden başka bir ülkeye neden yatırım yapar?

Yabancı yatırım, bir ülkeden diğerine “sermaye akışı” demektir.

Yabancı yatırım, "gelecekteki ekonomik büyüme için bir yerel unsurları harekete geçiren unsurlar olarak  görülmektedir."

Yabancı yatırımcılar, daha ucuz üretim, daha düşük işçilik ve daha düşük vergi fırsatlarından dolayı farklı bir ülkede yeni üretim ve üretim tesisleri açmaktadır.

Yabancı yatırımlar iki sınıfta değerlendirilebilir. Doğrudan ve dolaylı yatırımlar.

Doğrudan yabancı yatırımlar: Hedef ülkede, fabrika binaları/Üretim tesisleri kurarak gerçekleştirilen fiziksel yatırımlardır.

Dolaylı yatırımlar, (Hedef ülkede) yabancı bir borsada işlem gören hisse senedi veya pozisyon satın alınması, finansal kuruluşlara veya özel yatırımcılara ortak olunmasıdır.

Bunların dışında iki tür yabancı yatırım daha vardır: Ticari Krediler ve Resmi Akışlar. Ticari krediler; tipik olarak, yerel bir banka tarafından yabancı ülkelerdeki işletmelere veya bu ülkelerin hükümetlerine verilen banka kredileri şeklindedir.

Resmi akışlar: Gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelere bir ülke tarafından verilen farklı türdeki gelişimsel yardım biçimlerini ifade eden genel bir terimdir.

...

Mustafa Kemal Paşa ve Yabancı Sermaye:

“...İzmir İktisat Kongresi'nde yabancı sermaye konusu da tartışılmış, yabancı sermayeye karşı olunmadığı önemle vurgulanmıştır. Atatürk Kongre'nin açılış konuşmasında yabancı sermayeye karşı olmadığını söylemiştir. Ancak, Türk yasalarına ve örfüne saygılı yabancı sermaye istediğini, yabancı sermayenin bundan değişik bir düzenleme biçimindeki varlığına kesinlikle karşı olduğunun da altını çizmiştir. Atatürk'ün bu düşüncesi "Misakı İktisadî" belgesinin 9. maddesinde yer almıştır. Bu maddenin gereği Ocak 1924'te yabancıların mülk edinmelerini serbestleştiren bir yasa ile yerine getirilmiştir. Ayrıca 1927 Teşviki Sanayi Kanunu'ndan yabancı sermayenin de yararlanması düşünülmüştür. (Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam, 1981: 348) (4)

...

Yabancı Yatırım/Yatırımcı'nın adı bugün, "Küresel Sermaye"dir. Ve Küresel Sermaye'nin (görünürde) dini ve siyasi inancı yoktur. Ancak, bu bir aldatmacadır. "Sömürge-Sömürgecilik", anlayışını ve amacını öğrenmeden bu aldatmacanın arka yüzü anlaşılamaz. Bu nedenle gelecek bölümde "Sömürgecilik" anlatılacaktır.

Devam edecek

-Sömürge nedir, kaç çeşit sömürge vardır, Yabancı Yatırım, Yoksul ülkelerin kurtuluşu mu yoksa, sermayenin yoksulların soymak için bir araç mıdır?

www.canmehmet.com

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Türkiye de yabancı yatırımcı sadece gayrimenkul ve Kamu İktisadi Kuruluşu satın almış.Üretim ve Ar-ge üzerine yatırım yapmamıştır. Yabancıya Konut Satışı özellikle Tarım'a elverişli Toprakların yok edilmesi tehlikesini beraberinde getirmiştir.

mehmet binlik 
 23.04.2019 13:17
Cevap :
Değerli Mehmet Binlik, Yabancı yatırımcı, bir başka ülkenin kalkınması için altyapı veya ağır sanayi gibi stratejik alanlara değil, kısa vadede kazanç sağlayacak tüketime dayalı mallara yatırım yapmaktadır. Bu, Çin, Japonya'da olduğu gibi ülkemiz için de böyledir. Geçen yüzyılda büyük devletlere ait olan bu strateji, bugün Küresel Şirketler tarafından yürütülmektedir. Geçen yüzyılda büyük devletler, büyük şirketlere yön verirken; bu yüzyılda, Küresel/Büyük Şirketler Devletlere yön vermektedir. Amerika'da yeni bir başkanlık seçiminden sonra en çok yardımı yapan şirketin-şirketlerin yöneticileri bakan olarak atanmaktadır. Çözüm: Halkımızın, ülkemizin ihtiyacı olan bilgi-teknolojinin üretilmesi için bir yılda en az 25 kitap okuması; (Devletin yatırımında) yabancı sermayeye muhtaç olunmaması için kazancının %20-30'unu "ama" demeden tasarruf etmesi gerekmektedir. Bizler, Kırım Savaşında (1853)aldığımız borçtan dolayı girdiğimiz daireden maalesef henüz çıkamadık. Sağlıcakla kalınız.  23.04.2019 17:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1025
Toplam yorum
: 2652
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1733
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster