Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
867
 

Çin zulmünde Sincan-Uygur

Çin zulmünde Sincan-Uygur
 

.


Sincan Uygur Özerk Bölgesi (Doğu Türkistan) (Turan İlleri)

Yüzölçümü : 1 828 418 km2

Nüfusu : 30 milyon (Yaklaşık)

Başkenti : Urumçi

COĞRAFİ KONUMU Sincan Uygur Özerk Bölgesi (Doğu Türkistan), Çin Halk Cumhuriyeti içerisinde ve ülkenin batı bölgesinde yeralmaktadırlar.

TARİHÇE Uzun tarihi boyunca Doğu Türkistan, İç ve Orta Asya’da kurulmuş olan Türk devletlerinin ve hanlıklarının merkezi olmuştur. M.Ö. 8-3 asırlarda İskitlere; M.Ö. 300- M.S. 93 yıllarında Hunlara; 522-744 döneminde Göktürk İmparatorluğuna; 744-840 devresinde Uygur devletine; 751-870 Karluk ve Karahanlılar İmparatorluğuna ve Saidiye Hanlığına merkez olan (1509-1679) bu Türk yurdu, tarihte daima önemli olmuş ve dikkatleri üzerine çekmiştir. 8. ve 18. asırlar arasındaki bin yıllık dönem, Çin İmparatorluğu ile önemli derecede kültürel ve siyasî işbirliğinin gerçekleştirildiği bir barış dönemi olmuştur. Ancak bu barış dönemi, Doğu Türkistan’ın 1759 yılında Çin Mançu İmparatorluğu’nun işgali ile son bulmuştur. 1759'dan bu yana Doğu Türkistan’da 200'den fazla silahlı ayaklanma olmuş ve Doğu Türkistan halkı 3 defa hürriyetin tadını tatma fırsatı bulmuştur. 1863'te bağımsızlığına kavuşan Doğu Türkistan’da Yakup Han başkanlığında “Doğu Türkistan İslâm Devleti” kurulmuş ve bu devlet; Osmanlılar, İngiltere ve Rusya tarafından resmen tanınmıştır. Ancak bu bağımsız Türk devletinin ömrü kısa sürmüş ve 1876 yılında Çin-Mançu devletince yeniden işgal edilmiş ve 1884'te Sincan “Yeni Toprak” adıyla Çin İmparatorluğuna bağlanmıştır. 20. asrın başlarında Ortaasya’da oluşan milliyetçilik akımı neticesinde 1933 yılında Kaşgar’da Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti kurulmuştur. Bu Cumhuriyetin ömrü 1937'de sona ermiştir. 1944'de Gulca şehri Çinlilerden temizlenmiş, “Üç Vilayet İnkılâbı” olarak bilinen bu ayaklanmalar neticesinde Doğu Türkistan Türkleri, Ali Han Töre başkanlığında Doğu Türkistan Cumhuriyeti’ni kurmuştur. Bütün Çin’e hakim olan Komünist Çin Kuvvetleri, 1949'da Stalin’in de onayı ile Doğu Türkistan’a girerek bu tarihi Türk ülkesini resmen işgal etmiştir.

YÖNETİM BİÇİMİ Özerk bölge içinde etnik grupların dağılımına göre 8 Ağustos 1952'de 10 ayrı muhtar bölge tesis edilmiştir. Sincan (Uygur) Özerk Bölgesi bunlardan biri ise de, yönetim hakları, Pekin yönetimince çiğnenmektedir. Tüm idarede bütün yetkiler Çinlilerdedir. Özerk yönetim organlarında görevlendirilen etnik unsurların siyasî, ekonomik ve askerî karar verme, denetleme yetkileri Çin Komünist Partisi kontrolü altındadır.

Şimdi bu mazlum ve mağdur olmuş ülkenin nerde olduğunu sokakta, işte, aile ve arkadaş ortamınızda denk geldiğiniz eğitimli veya eğitimsiz insanlara sorun; kaçı size doğru ve yeterli cevap verecektir bir bakın. Okul senelerimizde tarih okutulurken pek öyle tatmin edici bir bilgi donanımına sahip olamadık malesef. Normaldir, çünkü müfredat ve süre kısıtlı. Tarih bölümleri ve kürsüleri bu konuları daha bir ince eleyerek milli bilinci okşayarak ve belleklerimizde yer edecek tarzda işleyebilir. Kanımca işleniyordur da tarih bölümlerinde. Gel gör ki, tarih bölümünden mezun arkadaşım öğretmen olayım da şöyle bir güzel donanmış halimle taze beyinleri donatayım hayaliyle kıvranıp durur senelerdir. Ya kadro darlığı vardır, ya sınav engeli. Dört sene boyunca her ay girip başardığı sınavlar kafi görülmemiş demek ki.

Bir çok ülke coğrafyasında bir şekilde biraraya gelmiş halklar "millet" olmaya çabalarken senelerce, asırlarca, biz koca bir coğrafyaya yayılmış ve en az iki bin senelik bir mazi ile dünya yüzünde var olmuşken mevcudu korumaktan acze düşmüşüz. Göçler, işgaller, savaşlar her ülkede var ama, onların çoğu toparlanıp etnik ve kültürel bilinçlerini daima diri tutmaktalar.

Yarına daha güçlü kavuşmasak da bari daha zayıf ve darmadağın girmeyelim bari. Bir devlet kurmanın zorluğunu görmek isteyen yeni kuşak, senelerdir tek tanıyanının Türkiye olduğu KKTC ine baksın. Filistin e baksın yeter. Elimiz ermez gücümüz yetmez biz olarak, birey olarak ama devletin kendi dış politikası, dışardaki Türklerle ilgili yani soydaşlarımızla ilgili politikası olmalı. Vardır da, bir an önce gücümüz yettiğince devletin yaptırımı ve uzanan eli gücünce bu mağdur soydaşlarımıza uzanmasını bekleriz. Her yurttaş kendine düşeni yapmalı.

Ey gençlik! Her saat internet başında şarkı, video, oyun tıklamaktan yorulmadın mı? Oyun oynamaktan oynanan "oyun"ların bir gün senin de başında ekmeğinde, ülkende oynanacağını hatırlatırım. Tarkan ın her özelliğini bildiğin kadar, internetteki her abidik gubidik özelliği bildiğin kadar, kafe, bar arkadaş toplantısı, beş bin sms ucubesi kadar kendini tanımak ve dünya yüzünde senin kanından olanları bilmekle de uğraş. Bugün onlarla uğraşanlar fırsatı bulunca senle de uğraşacaktır unutma! Tahsin olrak benden bu kadar. Allah yardımcısı ve tez elden kurtarıcıları olsun demekten öte gücüm yok benim el vermeye.... Demeden geçilmeyecek iki manidar olay: Sayın Başbakan, İsrail'e gidince, Filistin yerle bir, Sayın Abdullah Gül, Çin'e gidince Sincan - Uygur Bölgesi katlima maruz kaldı nedendir:(!? Yani sayın Gül gidince Çin'e, Çin daldı Maçin'e....ve başladı katliama aynı hafta içinde....Gel de şaşma...Bir nevi uğurlama töreni mi dersiniz!!??

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 61
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 694
Kayıt tarihi
: 13.09.07
 
 

Yazmak bir yetenek işinden çok,duygu işi olmalı. Arada yazdığım oldu ama öylesine...Yıllar sonra ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster