Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mart '11

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
2897
 

Çınar Ağacı - Sinema

Çınar Ağacı - Sinema
 

Filmin fragmanlarını birkaç kez izlediğimde kesinlikle görme isteğim uyandı. Kadro çok iyiydi, küçük oyuncu Deniz Deha Lostar fragman gösteriminde bile ne kadar iyi oynadığını belli ediyordu. Zaten bana göre en önemli iki başrol oyuncusu vardı: Celile Toyon ve Deniz Deha Lostar. Senaryo öncelikle anaane (Barış’ın söyleyiş şekliyle) Adviye hanım ve torunu Barış (küçük kızı tekne kazıntısı dediği Sonay’ın oğlu) arasında yoğunlaşmıştı. 

Öncelikle belirtmek istediğim konu, filmlerin daha önce oynamış filmlerle mukayese edilmesi bence yanlış. Her film kendi bünyesinde değerlendirilmelidir. Benzer senaryolar da olsa hepsinin lezzeti ayrıdır. Babam ve Oğlum’la mukayese edildiğini duydum. Ben o filmde hem çok gülmüş hem çok ağlamıştım, muhteşem bir filmdi bana göre. Bu film onun kadar muhteşem olmasa da yine gülüp ağladığım, keyifle izlediğim bir film oldu. 

İnternette filmi yerden yere vuran yorumlara bakıp da şaşırdım. Ben mi anlamıyordum filmden acaba? Bir filmi bu kadar yerden yere vururken biraz düşünmek gerekir. Bu yorumlara bakıp da filme gitmeyen kişiler de olacaktır. Bu kadar emek verilmiş, para harcanmış, bir sürü insan ekmek yemiş. Emeğe yazık değil mi? 

Ben de izlerken mantıksız gelen ya da saçma bulduğum sahneler olabiliyor. Bunların üzerinde fazla durup da keyfimi bozmak yerine görmezden gelmek daha işime geliyor. Bu demek değil ki her filmi övelim, göklere çıkaralım, kusur bulmayalım. İnternet ortamında filmin gişe yapışını etkileyecek görüşlerde daha dikkatli olarak, eleştiriyi de dozunda yapıp emeğe saygıyı ön planda tutalım derim. 

Filmin kısaca konusuna gelince: Emekli öğretmen Adviye hanım, iki aylık dönemlerle dört evladının yanında kalmaktadır. Bu iki aylık dönemlerin sonunda tüm ailenin katıldığı ulu bir çınar ağacının altında pikniğe gidilmekte ve pikniğin akşamında da anne sırası gelen evladının evine gitmektedir. Onun için de pikniğe giderken antika sandık, çiçekler, plaklar, gramofon vs özel eşyaları da taşınmaktadır. 

Adviye Hanım’ın biraz muzip, biraz huysuz kişiliği çocuklarına hayatı zorlaştırıyor görünse de torunu Barış’ın hayatındaki en anlamlı şey “anneannesi”dir. Bir tek Barış, anneanneye kavuşulacak “Çınar Ağacı” buluşmalarını ve sıranın onların evine gelmesini iple çekmektedir! 

5, 5 yaşındaki oyuncu Deniz’e hayran olmamak elde değil. O kadar doğal ve yaşına göre oynamış ki bayıldım diyebilirim. Anneannesi yoğun bakımdayken uyanması için 3’e kadar saymak istemesiyle 2’ye gelip de hala uyanmayınca 2, 5 demesi, sonra “bak anane 2, 5 diyorum hadi uyan” diye haykırması beni bitiren sahnelerden birisiydi. 

Tüm oyuncuların performanslarını mükemmel buldum. 

Filmde Adviye hanımın evlatlarına öğütler verirken ve düştüğü durumlardan dolayı söylediği atasözleri pek bir hoşuma gitti. Hatırımda kalan birkaç tanesini belirtmek istiyorum: 

Ağaca balta vurmuşlar sapı bedenimden demiş. Bir kimseye en büyük kötülük, nankör
olan yakınlarından ve kendi yetiştirdiklerinden gelir. 

Tatlı tatlı yemenin acı acı geğirmesi olur. Sonunu düşünmeden hoşlandığı şeyleri
yapan kişi, bir süre sonra bunun sıkıntısını çeker. 

Çekişilmeyince pekişilmez“ düşünceler karşılıklı tartışılmadan sağlam bir anlaşma
ve uzlaşma ortaya çıkmaz” 

Uzun lafın kısası ben filmi çok beğendim ve büyük bir keyifle izledim. Başkalarının söylediği kötü eleştirileri göz ardı edip gittiğim filmlerden büyük keyif aldığım çok oldu. İzlemenizi öneriyorum, artık tercih size kalmış… 

Sevgilerimle… 

ÇINAR AĞACI 

Yönetmen : Handan İpekçi 

Senaryo : Handan İpekçi 

Türü : Aile, dram, komedi 

Oyuncular : 

Adviye : Celile Toyon 

Barış : Deniz Deha Lostar 

Sonay : Nurgül Yeşilçay 

İhsan : Settar Tanrıöğen 

Feriha : Suzan Aksoy 

Uğur : Hüseyin Avni Danyal 

Murat : Ragıp Savaş 

Yağız : Nejat İşler 

Berrin : Ebru Özkan 

Nihal : Jülide Kural 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sinama eleştirmenlerinin gazete köşelerinden film hakkında biraz fikir edinmiştim. Paylaşımınızdan sonra izlemeliyim diyorum:). Kaleminize ve yüreğinize sağlık sayın yazarım. Yolu sevgiden geçenler yoldaşımız olsun! Sağlıcakla kalın...

Dilek Yaka 
 24.03.2011 16:49
Cevap :
Ben beğendim ve önerdim, umarım izledikten sonra siz de beğenmiş olursunuz... Yorumunuz için çok teşekkürler... Sevgiyle kalın...:))  25.03.2011 1:01
 

Beğeni konusunda herkesin hemfikir olması imkansız. Sizde beğeni ağırlıkta, oysa ben hiç beğenmedim. Bu, ikimizden birinin yanlış olduğunu göstermez elbette. Belki sizin hoşgörünüzün ve anlayışınızın daha fazla olmasıdır bunun sebebi. Emeğinize sağlık.

Hilmi Köksal Alişanoğlu 
 21.03.2011 12:06
Cevap :
Zaten ben de bu yazımda belirtmiştim, tabii ki beğeni izafidir. Ama 300-500 okunma sayısı büyük bir rakamdır, okuyan kişilerin de çevreye fikri ulaştırması düşünülürse bir filme göre büyük bir rakam oluşur. Eleştirilerin biraz daha az yıkıcı olmasından yanayım. Hoşgörü ve anlayış fazlalığı yapımda var doğru bir tespit ve bundan da çok mutluyum... Yorumunuz için teşekkürler ve sevgiler...:))  21.03.2011 15:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 203
Toplam yorum
: 2287
Toplam mesaj
: 423
Ort. okunma sayısı
: 1985
Kayıt tarihi
: 23.10.06
 
 

İnsanların yapmaktan mutlu oldukları hobileri vardır. Benim de en severek yaptığım, hayatımda yen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster