Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ocak '10

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
2242
 

Çince tek kişilik gösteri ve nam-ı değer stand up komedi

Çince tek kişilik gösteri ve nam-ı değer stand up komedi
 

Tayvan'ın tek komedi kulübünde yapılan gösteriler ile Çin sahnelerinde neşeli dakikalar yaşanıyor.


Birçoklarının her ne kadar başarılı komedyen Cem Yılmaz ile özdeşleştirdikleri bir sahne sanatı gösterisi olsa ve Türkçemizde de İngilizcede de aynı isim olarak kullandığımız “Stand Up” komedi şeklinde geçen tek kişilik oyunlar dünyanın birçok ülkesinde kimisi amatör kimisi profesyonel binlerce insan tarafından yapılmaya devam ediyor. İşte bu insanlardan biride benim, bende Tayvan Komedi Kulübünde sahneye çıkarak Uzakdoğu’da bir yabancı tarafından Çince olarak yapılan ve çok ender görülebilecek gösterilerimi Tayvan’da yaşayan Çince bilen yabancılar ve Çinliler ile paylaşıyorum.

Bugün biraz dünyadaki komedyenlerden birazda kendi oyunumdan bahsetmek hem de Uzakdoğu mizahından birkaç satır karalamak istiyorum. Dilerim yazım mizah ile ilgilenenlere, farklı gösteri türleri izlemek isteyenlere ve dünya sahnelerinden komedyenleri yakından tanımak isteyenlere keyif verebilir.

Her ne kadar kendisine “Stand Up” dense de, tek kişilik komedi sahnede ve tek bir kişi tarafından icra edilen bir nevi günümüzün Meddah gösterisidir. Günümüzdeki şekliyle özellikle Amerikan kültüründe komedyen elinde bir mikrofon ile sahneye gelir ve çeşitli hikâyeler, müzik, dans ya da taklitler ile süslediği oyununu oynar. Seyircilerde bu oyun esnasında kahkahalara boğulurlar. Bu tip tek kişilik oyun sahneleme özellikle Amerikan kültürünün dünyanın her yerine yaymış olduğu etkisiyle izleyicilerin kulaklarında ve beyinlerinde “Stand Up” olarak yer etmiş ve birçok dilde “Stand Up” olarak kalmıştır. Bu oyun türü günümüzde dünyadaki neredeyse tüm ülkelere yayılmıştır. Özellikle Amerika’da çok popüler olan bir gösteri türü olmasından ötürü, Amerika’nın hemen her kasabasında büyüklü küçüklü Komedi Kulüplerinde sayısız komedyen sahneye çıkmakta ve seyircilere çeşitli oyunlar oynamaktadırlar. Bu işe yeni başlayan komedyenler için bir okul gibidir bu mekânlar. Komedyenler ilk adımlarını bu mekânlarda atmaya başlarlar ve daha sonra performanslarına göre izleyici kitlelerini büyüterek tüm ülkeyi kapsayan turlara çıkarlar. İşi daha da ilerletenler ise ülke ülke gezmeye ve gösteriler sergilemeye başlar ve kazançlarını da katlarlar.

Günümüzün ve yakın geçmişteki Amerikan televizyonlarının birçok başarılı televizyoncusu ve komedyenleri işte bu küçük sahnelerden dünya vitrinine çıkmışlardır. Bu isimlerden bazıları artık aramızda olmasalar bile komedi kültürüne adlarını altın harfle yazdırmışlardır. Bu komedyenlerden bazıları, Johnny Carson (1925- 2005), Jay Leno (1950-?), David Letterman ( 1947-?), Conan O’Brien ( 1963-?), Robin Williams ( 1951-?), Jim Carrey ( 1962-?), Richard Pryor ( 1940-2005), Jerry Seinfeld (1954-?), Steve Martin (1945-?), Bill Murray ( 1950-?), Chris Rock (1965-?), Russel Peters (1970-?) Eddie Murphy (1961-?) vb…

Bu isimlerin yanında daha elbette ki daha onlarcası eklenebilir.

Amerikan kültürünün ve Amerika’da kurulmuş hayatın komedyenlere sunduğu malzeme ve bunun kullanılacağı bir ortamın doğmuş olması da Amerikan komedyenlerini dünya çapında bir üne kavuşturmuştur. Hem İngilizcenin dünya genelinde yaygın olması, hem de Amerikan sinemasına geçiş yapan komedyenlerin daha geniş kitlelere ulaşmış olması “Stand Up” komedi kültürünü Amerika ile özdeşleştirmiştir. Amerika’nın bir diğer özelliği ise; ülkede var olan özgürlüklerin ve izleyicilerin anlayışının diğer ülkelerin tersine daha geniş olması durumudur. Bu yüzden komedyenler, oyunların içeriklerinde daha sert dil ve eleştiri unsurları da sık sık kullanabilmektedirler. Böylece Amerikan komedisi ırkçılıktan, dine, devlet sisteminden, hak ve özgürlüklere kadar birçok konuda özgür bir eleştiri aracı olarak da komedyenler tarafından malzeme yapılmıştır.

Ülkemizin ve diğer ülkelerin kültürlerinde aslında Amerika’dan çok daha eski olan tek kişinin sergilediği oyun kültürü ne yazık ki dünyaya bir Amerikalının ulaştığı kadar ulaşamamış ve Amerika birçok alanda olduğu gibi bu alanda da diğer ülkelerin önüne geçmiştir. Bunun nedeni ise hepimizin bildiği gibi Amerikan medyasının gücüdür. Ülkemize Arap kültüründen geçen Meddahlık yani tek kişilik gösteri sanatı yüzyıllar boyunca izleyicileri eğlendirmiş ve Türk motifleri içerisinde gelişerek günümüze kadar gelmiştir. Türk tarihinde tek kişilik gösteri sergilemiş bazı ünlü meddahlar arasında; XIV. yy'da Harman Danası, XVI. yy'da Nakkaş Hasan, Çokyedi Reis, Med­dah Eğlence, XVII. yy'da Kıssahan Hamdi, 'Tıfli Ahmet Çelebi, XVIII. yy'da Derviş Mehmet, Rum Fahri Çelebi, XIX. yy'da Kör Osman, Âşık Hasan, Kız Ahmet, Yağcı İzzet, Şükrü Efendi, XX. yy'da Aşki Efendi, Sururi, Bora­zan Tevfik, Tahsin Efendi, Hakkı Efendi, İsmail Dümbüllü sayılabilirler. Daha yakın dönemde Münir Özkul, Erol Günaydın, Yılmaz Gruda, Metin Akpınar, Gazanfer Özcan, Ahmet Gülhan, Zeki Alasya, Erdoğan Akduman, vb. tiyatro sa­natçıları, taklitleri kapsayan meddahlık denemeleri yapmışlardır.[1]

Tüm bu ustaların yanında ise son 10–15 sene içerisinde sayıları çok fazla olmasa da yeni komedyenlerimiz yerlerini almaya başlamışlardır. Ülkemizde tek kişilik gösteri kültürü çok fazla kişi tarafından yapılmadığı için bir Amerikan kültüründe ki kadar farklı mizah anlayışı daha henüz tam gelişmemiştir. Özellikle Cem Yılmaz ile birlikte ülkemizde çok geniş kitlelere kadar ulaşan ve en popüler hale gelen tek kişilik sahne gösterileri ayrıca değerli ve başarılı sanatçımız Uğur Yücel tarafından Cem Yılmaz’dan çok daha önce başarı ile sahnelemiştir. Ayrıca geçmişteki Meddah görüntüsüne en yakın olan ve sahnede sadece öyküleri ile değil, ses, taklit ve kullandığı aksesuarlar ile de öne çıkan başarılı komedyen Ata Demirer de Türk mizahına farklı bir tat ve yorum katmıştır. Bu isimlerin yanına tek kişilik oyunları ile başarılı performans sergileyen usta oyuncu Ferhan Şensoy, tiyatro ve sinema sanatçısı Yılmaz Erdoğan ve eski performansını ne yazık ki kaybeden değerli şov adamı Beyazıt Öztürk’ü de eklememiz gerekir.

Gördüğünüz gibi ülkemizde komedyenlerin sayıları batılı ülkelerin komedyenleri kadar çok ve geniş yelpazeli değildir. Komedi Kulübü kültürünün Türkiye’de ölü bir yatırım olarak görülmesi ve bu endüstrinin daha gelişmemiş olması aramızdan yeni komedyen çıkartmamızın nedenlerinden sadece birisidir. Komedi Kulübü gibi mekânların açılması için aynı zamanda talebinde olmayışı mizahı kendi aramızda yapmamıza ve kendi aramızda tüketmemize neden olmaktadır. Bu işte yetenekli olanların sahneye çıkması ve komediye meydan okumasına olanak verilirse eminim birçok gencimiz yeni mizah anlayışları geliştireceklerdir. Bildiğim kadarı ile şu anda ülkemizde bir tane komedi kulübü bulunmaktadır, eğer o da kapanmadıysa.

Aynı durum Uzakdoğu ve benim gösterilerimi sergilediğim Tayvan’da da geçerli. Büyük Çin’de de durum hemen hemen aynı, Çin kültüründe “Şiang Şın” denen ve iki ya da daha fazla kişinin birbirleri ile atışarak yaptıkları bir gösteri türü var fakat batılı anlamda ve ülkemizdeki gibi tek bir komedyenin sahne alarak hikâyeler anlattığı gösterilerin sayısı çok az. Ben Tayvan’da Tayvanlı diğer komedyenlerin de sahne aldıkları ülkenin tek Komedi Kulübünde mizaha ve izleyiciye farklı bir boyut katmak için Çince olarak batılı tarzda “Stand Up” komedi oynuyorum. Benim diğer komedyenlerden farkım anadilimin dışına çıkıyor olmam ve bu yüzden de çok soyut anlamlardan ve karışık kelime oyunlarına dayanmayan sade oyunlar oynamam. Gösterilerimi anadilimin dışında yapıyor olmam her ne kadar sorun gibi gözükse alıştıktan ve hikâyeleri iyi kurguladıktan sonra farklı ülkelerin insanlarının da çok süper Çince bilmeseler dahi oyunuma dâhil olmalarını sağlıyor. En azından yapılmamış ya da çok az denenmiş bir tür olan bir yabancının Çince komedi oyunu oynama tecrübesini insanlarla paylaşmak bile oyunun kendisinden daha eğlenceli.

50’den fazla oyun oynadım ve hayatın içerisinde yakaladığım yeni komik yönleri izleyenlere farklı bir aksanla sunmak seyircileri de keyiflendiriyor. Bunun yanında Tayvan’da diğer Tayvanlı komedyenlerde farklı komedi türlerini deniyorlar. Kimisi müzik eşliğinde komedi oyunu oynarken, kimisi rap söyleyerek komedi yapıyor. Bu sayede ülkenin dar olan mizah çerçevesi de bir nevi yeni boyutlara taşınarak gelişme gösteriyor. Bu yüzden de Tayvan hükümeti bizim gösterileri sahnelediğimiz komedi kulübünü sanat desteği ile maddi olarak destekliyor. Dileğim Uzakdoğu sahnelerine bir Türk olarak keyif katabilmek ve ülkemin ismini buralarda daha geniş kitlelere yaymak. Gösterilerimi internetteki sitelerden izleyebilirsiniz. Sevdiğim bazı komedyenlerin isimleri ve kısa bilgileri ile yazıma son veriyorum. Ha birde küçük fıkra.

Russel Peters, Hint asıllı Kanadalı komedyen. Çeşitli ülkelerin insanları (Çinli, Hintli, Kanadalı vb…) hakkında yapmış olduğu komik tespitleri ve farklı aksanları kullanması ile tanınır. Kanada’da parlamış ve ünü dünyanın her yerine yayılmıştır.

Eddie Izzard, benim en çok sevdiklerim arasında farklı tarzı ile İngiliz komedyen. Birikimlidir, hikâyelerini çok akıcı anlatır ve anlatırken sahneler, farklı kostümü ve süper mimikleri ile seyircileri her an her yere götürebilecek kadar dolu bir adam.

Robin Williams, hem kaliteli bir oyuncu hem de müthiş pratik zekâlı bir komedyendir. Ard arda makinelı tüfek gibi seri esprileri ile izleyenleri yerlere yatırır.

Jım Carrey, hem bir komedyen hem bir oyuncu, bir mimik ustası ve kontrol edilmez bir adam.

Jon Steward, Amerikan Televizyonlarının haşarı komedyeni, politik esprileri gediğine oturtması ve komedi haber programı ile milyonları güldüren başarılı bir komedyendir.

Ellen Degeneres, bayan komedyen ve program sunucusu. Bir bayanında en az bir erkek kadar komik olabileceğini kanıtlamıştır.

Kekemenin biri yolda adamın tekine sormuş:

Parrrr ddooonnnn ba b aba kaarr mıssınss mıss mıssınn sınız, buuu buuu raaalarrr daa daaaa bii bii ke ke ke me me okuululuuu varmışşş neeerree deee bii bii liyorr musunuz?

Adam cevap vermiş: Baba, napan ya sen kekeme okulunu, zaten süper kekeliyorsun.

Kahkahalarınızı bir hayat boyu atmanız dileğiyle.

Uğur Rıfat Karlova

www.rifatkarlova.com

[1] http://www.edebiyatsanat.com/halk-edebiyati/100-geleneksel-turk-tiyatrosu/811-meddah.html sitesinden alıntılanmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ço ço çook te te teşşşş şe şe şek kü kü ür eee ede ede rim, ço ço çok gü gü güldüm. :-))

Mehmet Sağlam 
 17.01.2010 22:42
Cevap :
riiii caaa caaa eeee ddee rrriiimmm.... Tayvandan selamlarimla Mehmet Bey.  18.01.2010 2:23
 

çin kültürünü, Türk bakış açısıyla harmanlaya bilmişseniz (hani Türk olduğunuz için diyorum, yoksa yazıda böyle bir şey yoktu:)) bu dili konuştuğunuza, yazdığınıza doğrusu inanmak zorken kalmış, stand up:)) başarılar. sevgiler.

Ruksan İLDAN 
 17.01.2010 21:10
Cevap :
Yorumunuz icin cok tesekkur ederim, Tayvan'dan selamlar ve saygilar.  18.01.2010 2:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 190
Toplam yorum
: 133
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 2432
Kayıt tarihi
: 13.11.06
 
 

Kariyerini Uzakdoğu sahne ve televizyonlarında geliştiren  sunucu, şovmen, yazar, oyuncu Uğur Rıf..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster