Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Temmuz '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
2276
 

Çingene kızın rüzgarla dansı...

Çingene kızın rüzgarla dansı...
 

Kim demiş özgürlükler kısıtlı diye. Öylesine sınırsız ve de net bir özgürlük ve insanca anlayış var ki. Bursamda bunu bir kez daha teneffüs ettim bu sabah.

Yaysat bayine giderken, bir gurup çingene kız, yanlarında getirdikleri kasetçalardan yayılan son desibel nağmelerle caddenin kordon boyunda öylesine fütürsüzce dans ediyorlardı ki yanlarında çay demleyerek onları zevkle izleyen ROMEN komşuları da el çırparak eşlik ediyorlardı.

Kimse onlara ;
-Hadi oradan çekin gidin evlerinize nedir bu sokak ortasındaki göbek dansı demiyordu.

Kimse çıkıp da nedir bu mangalda çay sefası da demiyordu.

Biri çıkarak, aman kızım ellerindeki ziller hadi neyse de bari çıplak ayakla oynama, görüntü çok! (! buraya koyabileceğim bir kelime bulamadığım için sadece ünlem), demiyordu.

Ayrıca hiç kimse nedir bu gürültü kirliliği, nedir bu keyfiyet de dememekteydi.
Sanki sadece onlar vardı o anda ve orada.

Tipik bir çingene zevki ile bezeli kırmızıdan sarıya tüm yedi rengin sığdığı bol fırfırlı kısacık eteği savruldukça, el çırpmalar da arttıkça artıyor ve şarkıya sözlü eşlik de belirginleşiyordu.

Hayret gelip geçen araç trafiğindeki akıcılıkda da bir duraksama da olmuyordu.

Çevre esnaf da sanki en olağan bir manzaraymış gibi olaya sade bir tevazu ile gülümsüyordu.

Bursa Haşim İşcan meydanına yakın bir mesire yeridir ve Bursanın nabzının attığı bir platformdur.

Ben ulaştığımız bu medeni hallerimizin lütfuna, oracıkta bir banka çökerek bu mısralarımı cep telefonuma alel acele yazdım. Nilgün'ce...

Umarım o anımın efsunlu nabzını hissettirebilirim sizlere...

İşte Haşim İşcandaki medeniyetin ve sınırsız Çingene özgürlüğünün tutkulu ATEŞ DANSInın dizeleri...

Çingene kızın dansı.

Bir ateş vardı meydanda,

kızıl alevler gökyüzünü sarmış,

sanki bayram yapıyordu semada gizlenen yıldızlar.

Ateşin etrafında coşkulu dev bir halka,

AYİN GİBİYDİ o anki yüzlerde,

huzurun yaydığı yedi renk dalga.

Sarı elbisesinin inecik beline sardığı,

bembeyaz kuşağı ile,

harkulade bir kırçiçeği gibiydi,

hatta dalında görkemli bir papatya...

Öyle orada,

kendiliğinden, usulca ayağa kalkarak,

yavaşça dönmeye başladı.

Beline inen, kumral ve gür saçları,

elindeki zillere her dokunduğunda,

yıldızlara çarpıyordu sanki,

kıvrak oynayışları.

Gözleri koyu kahverengi,

sanki iri ceviz taneleri gibiydi.

Bakışları, adımları ile aynı tempoda,

zillerini her çalışında,

alevler çıkıyordu,

tılsımlı notalardan,

Dilinde eski bir Romen şarkısı,

görmüyordu dünyası sadece raksıydı o anda.

Mutluydu göçebe hayatında,

güzel çingene kızı.

Yemyeşil çimenlerde ahenkle dönerken çıplak ayakları,

titriyordu sanki zemin,

her bastığında.

Bu; çingene kızın ,

ateşle dansıydı,

özgürlükler coğrafyasında...


Nilgün Çakıcı/Bursa

14 temmuz 2007/23.49


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nilgun hanim ilk defa denk gelmissiniz herhalde cingene dansina, onun icin sizi bu kadar etkilemis. Onlar genelde okula gitmezler, okuma ve yazmalari olmaz, kendilerine ozgu bir yasam tarzlari vardir. Ne yiyeceklerini dusunmezler ama muziksiz yapamazlar. Agizlarindan kufur eksik olmaz, hep mutludurlar, gelecek dusunleri olmaz, cunku dusunemezler. Ama ortamlarina girdiginizde sinirsiz saygi gosterirler misafirlerine. Onun icin muzik ve dans onlar icin olmazsa olmazdir. Bir baskadir cingenelerin dunyasi, Taksicilik yaparken ayakkabi boyacisini evine goturdugumde mahallede dugun var gibiydi. Her evin onunde calinmakta olan bir muzik aleti ve dans edenler. Birisimi evleniyor diye sordugumda yok be yav biz hergun boyleyiz diyordu. O sokaklar Kibariyenin geldigi ikicesmelik semti idi. Sahis arabanin on koltuguna oyle bir kurukmustuki, akli sira komsularina hava atiyordu. Bu guzel aninizi bizimle paylasip bana yorum yapma imkani sagladiginiz icin tesekkur ederim. Sevgiyle kalin

İsmail Keles 
 19.07.2007 1:22
Cevap :
Ne güzeldi İsmail Bey, içtenlikle bunları bizimle paylaştığınız için de ayrıca çok sağolun. Sevgiler. Not= Biz sahiden burada dev bir aile olmayı başardık gibi ne dersiniz!  22.07.2007 19:01
 

ben buna farketmek diyorum işte. Ne çok benzer o çingene kızı gibi farkedenlerin yaşamı. Onlar da hayatın tam kenarında hayatın yeşil çimenlerinde kendi ayinlerini yaparlar bazen tango, bazen vals, ama çokça bir yazmak tutkusudur, anlatmak tutkusu. Anlaşılmazlar. Ne güzel gözlem ve ne güzel yazı ve de şiir.

Engin M AĞIN 
 15.07.2007 12:54
Cevap :
Galiba en çok da yaşamayı farketmenin farkıydı o parmak ucundaki dansın nüanslarındaki zarif hatlar... Zarif ziyaretin için çok teşekürler Engin. Kaybolma işte böyle sık sık aramızda ol. sevgiler ve çocuklarınla huzurlu tatiller...  15.07.2007 13:35
 

özgürlük bu ise kısıtlı deği tabi. ne güzel dir bu çingenelerin kendi aralarında yaptıkları eğlenceler. çok güzel bir yazı olmuş. (fotorafı değiştirmişisiniz)sevgiler

Zadig 
 15.07.2007 10:15
Cevap :
Sizinkilerin düzeyine gelebilmem için daha kırk fırın ekmek gerek, rejimdeyim de nasıl olacak? Şaka bir yana ilgin ve zarif yorumuna teşekkürler güzel dost. sevgiler.  15.07.2007 12:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 250
Toplam yorum
: 966
Toplam mesaj
: 227
Ort. okunma sayısı
: 1237
Kayıt tarihi
: 26.03.07
 
 

Bursa'dan bir milliyet okuru olarak, burada sizlerle olmak çok güzel. Bir ev hanımıyım, iki çocuk ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster