Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Haziran '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
131
 

Çingeneyim…

Zihnimde sürekli alabildiğine neşeli dokuz sekizlik bir ritim var. Hayat mecburiyetlerini eğlenceli bir hale çevirebilmenin, bir melodi eşliğinde yorulmadan notalara basa basa yolumda ilerlemenin yöntemlerini buluyorum. Rengarenk, ışıltılı varoluşumun üzerine düşen gölgelerden, gri bulutlardan kıvraklığımla kaçmayı, yeniden bahar dalları açmayı başarabiliyorum.

Rüzgar nereye eserse değil de, rüzgar beni nereye iterse o yöne doğru ilerlerken, kendi hazinemi üzerimde  yorulmadan taşıyıp, kendimce, kendi lisanımca yaşamayı sürdürebiliyorum. Hayat denilen tanımsız tanım ne sunarsa ona göre kendimi değiştirmeden süremi tamamlamaya gayret ediyorum.

Kandırılıyorum biliyorum. İnanmak, kanmak, aldatılmak da insana dair işte. Sonra yeni  ritmimi belirleyip seke seke yola devam diyorum. Yine değişmiyorum. Neysem o. Çingeneler değişemez ya işte tam da böyle. Hayatın kabul edilse de edilmese de her birimiz için benzersiz yaratılmış bestesi var. Önemli olan sana bahşedilen besteni ne makamda, hangi tempoda yaşayacaksın. Hicaz mısın, rock mı, jazz mı yoksa Anadolu kokulu acıklı bir türkü mü? Karar senin. Nasıl bir bestesin? Hayatındaki insanlar seni nasıl bir beste olarak yorumluyor hiç merak ettin mi?

Hicazı çok, rengi silik bir dünyanın rengarenk insanlarıyız. Karanlık ve ışıltılıyız kimi zaman. Martı ya da kafeste bir kuş bazen. Renklerimi sildirmek, soldurmak istemiyorum. Gülüşüme engel gölgeler istemiyorum. Tanrı’nın rüzgarlarında dalgalanan saçlarımın arasına rengarenk çiçekler taktım, en az çiçekler kadar renkli insan kılıfımla, yeşilin içinden huzur alarak, mavide mutluluk yaşıyorum. Dalga köpüklerini izlerken keyifliyim ama geçici olduğunun bilincindeyim. Kuma yazılan yazıların bir an da silineceğinden haberdarım.

Pervanelerin etrafında dönerken nihayet bulduğu o ışıkta benim, kutsal ışığın etrafında dönen pervanede. Aşkça konuşmayı bilmeyenlere sağır, insanca yaşamayı başaramayanlara körüm. Kendi ritmimde kıvrak danslarla hayatıma neşe ve özgürlük katmak benim işim. Ne kurbanım, ne de katilim. İnsanım ve olması gerektiği kadar çingeneyim.

Hadi gel tut elimi dünyayı birlikte renklendirip kendi bestemizi dilediğimiz gibi yeniden yaratalım. Ne dersin?

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

9/8 Ritminde bir "Deneme" bence. Hop oturtup hop kaldırtan cinsten. Kalça göğüs, göbek değil tabi. Aklı, zihni, yüreği uyaran. "Hadi Gidelim" diyen, el uzatan, güven aşılayan, her insan için aşk davetini kaprissiz korkusuz sunan. Rüzgara kendini bırakan ama, esen rüzgara göre yön almayı reddeden bilgelik de cabası. Daha ne olsun! Bence okuyucudadır sıra. Şapka çıkarsın bu mesaja.. Selam ve saygılar..

Birkan Can 
 17.06.2017 20:51
Cevap :
Merhabalar, Yine eşsiz bir yorumlama olmuş. Teşekkürler  19.06.2017 10:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 156
Toplam yorum
: 85
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 231
Kayıt tarihi
: 22.08.15
 
 

Karşı kıyıdan kendi topraklarına geri dönmüş bir ailenin İstanbul'daki bolca edebiyat kokan evinde ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster