Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '07

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
26098
 

Cinler gerçekten var mı?

Cinler gerçekten var mı?
 

Bu hafta kafam, bir olay yüzünden oldukça meşgul. Başımı yastığa koyduğum anda o eski anım aklıma geliyor ürperiyorum. Buna sebep, komşumuzun evli, iki çocuk annesi genç bir hanımın başına gelenlerdi. Ona bir çok kimse inanmıyor ama, ben inanıyorum. Çünkü çocukluğumda buna benzer bir şeyi bende yaşamıştım... eşimde çocukluğunda yaşadığını söylüyor.

Bayanın başına gelen olaylar nerdeyse altı aydır devam ediyormuş, pisikiyatriye gidiyor bir sürü ilaç kullanıyor ama, nafile bir faydasını görmediğini söylüyor. Şimdi de hocaların kapısını aşındırmaya başladılar... Onun olayı gece başlıyormuş... Uykuya geçmeden, uyanıkken, ufacık insanların odanın ortasında hareket halinde görüyor, onlarla konuşuyormuş, onların dediğini yapmadığı zaman onu boğmaya kalkışıyorlarmış.

En yakınındakiler tabii buna inanmıyorlar! kapris yaptığını düşünüyorlar ama bence değil..! Niye değil? Anlatayım; Henüz dokuz, on yaşlarındaydım, yaz mevsimiydi, sabah saatleriydi, daha yataktan kalkmamıştım ama uyanıktım, evde kız kardeşimle yanlızdık. Birden öbür odadan yere düşen sandalyelerin çıkardığı sese benzer sesler gelmeye başladı, hemen kalkıp baktım, hiç bir şey düşmemişti, her şey yerli yerindeydi, aklım sıra camı açık unutmuş içeri kediler dolmuştu da bir şeyleri deviriyorlardı, bana öyle gelmişti... Tekrar yatağa girdim, kardeşim mışıl, mışıl uyuyordu, annem hastahanede yatıyordu, babam vardiyalı işindeydi, ablam ve abim çalışıyorlardı... O sesler, daha gözümü yummadan tekrar daha şiddetli duyulmaya başlandı, hemen kardeşimi çağırdım, o da duyduğunu söyledi, bu kez beraber kalkıp baktık, hiç bir şey olmamıştı... korkuyla cama çıkıp komşumuza seslendik, olanları anlattık, oda hemen ''bildiğiniz duaları hemen okuyun çocuklar, ben şimdi geliyorum'' dedi... Okuduk, komşumuz gelip camları açtı, bize'' cinler gelmiş eve, dua etmeden yatmayın sakın ''dedi. bizde çocukluğun verdiği unutkanlıkla bir süre sonra bunu unuttuk ama dua etmeden yatmamayı asla!. Bir daha da böyle bir şey yaşamadım... Arasıra uyku anında boğulma hissini yaşamamın dışında. Ona da karabasan diyorlar... elinin ortası delikmişte o yüzden boğamıyormuş!!!! Kimbilir kaç kişi bunu duymuştur.

Birde benim gördüğüm rüyanın aynısını mahellede bir kaç kişinin görmesine ne demeli? Evimizin önünde asırlık bir kestane ağacı var, rahmetli babam onu , graydere zincir bağlatıp devirmek istediydi de her seferinde zinzirler kopmuştu... bu yüzden bundan vazgeçildiydi, hala da kökü duruyor, ortasında bir çam ağacı var yetişmiş! İşte bu ağacın dibinde mum yanarken, ağacın secde ettiğini gördümüştüm rüyamda... aynı rüyayı gelip bize anlatanlar olmuştu.

Şimdi bunların açıklaması ne acaba? Bu hanımı yaşadığı bu sıkıntılardan ne kurtaracak? Gitmedikleri doktor kalmadı burada... hatta İstanbulda da gitmişler..! Merakla bekliyorum..!

Bu yüzden istemesemde inanıyorum..! Kınamayın sakın ''hangi devirdeyiz'' diye... Başına gelmeyen bilmez!

(kesinlikle hurafelerden yana değilim, sadece bir sebeple bir anımı yazdım)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben karabasan mevzusunu 3 kez yaşadım. Son seferinde serin kanlılık ile test ettim. Korkmam böyle şeylerden. Kesinlikle rüya olduğuna emin oldum.Yöntem şu, kalkmaya çalıştığımda kalkamadım ama kıpırdandım, gölgeyi üzerimde gördüm ve dikkatlice inceledim. Yerini kezledim. Çevredeki eşyaların yerlerini kezledim. Sonra sonunda kalkmadan uyanmayı bekledim, hareket edebilmeye başladım. Ama sanki hep uyanıkmışım gibi hissediyordum. Etraf hatırladığımdan biraz daha karanlıktı, ve eşime kıpırdanıp kıpırdanmadığımı sordum, kıpırdanmadığımı söyledi, o uyanıkmış. Ve yattığım açı hatırladığımdan azıcık farklıydı, demek ki hayal etmişim. Böylelikle emin oldum ki bu olay rüyadayken zihnin uyanmasından başka birşey değil. Zihin uyanıyor ama motor kontrol bölümleri henüz uyanamadığı için kalkamıyorsunuz. Çevredeki görüntülerin bir kısmını görüyorsunuz ve sanki biri sizi tutuyor sanıyorsunuz. Oysa hepsi rüya. Cin falan yok, içinizi ferah tutun.

Can Arbaz 
 15.08.2013 15:21
 

YAZIMI BİR DAHA OKUDUM VE YORUM YAZMA İHTİYACINI HİSSETTİM..OLAYIN KAHRAMANI KADIN ÖNCE EŞİNDEN BOŞANDI..İKİ YIL GEÇTİKTEN SONRA DA, ESKİ EŞİYLE TEKRAR EVLENDİ..ŞİMDİ DURUM SUKUNETTEYMİŞ..CİN FALAN DA KALMAMIŞ..

Gülden Işık 
 01.11.2011 23:57
 

Bu yazıda anlattığım olayın kişileri ne yazıkki boşanıyorlar,sonuç buraya kadar dayandı..merak edenler için yazmak istedim.Kadınsa daha iyi..

Gülden Işık 
 27.02.2007 20:31
 

Gülden Ablacığım, anlattıklarınızın doğru olduğuna yürekten inanıyorum ama bunları cinlere bağlamak ne derecede doğru bilmiyorum. Bu tip olayları cinlere bağlama içinde bulunulan çağla değil, içinde bulunulan toplumun gelişmişlik seviyesi ile ilgili. Sormamız gereken soru, bu tip olaylar (veya doğru ifadesiyle bu olaylara getirilen yorumlar) neden sadece gelişmemiş toplumlarda yaşanıyor. Cin diye bir şey yok demiyorum ama, bunların hiç mi işi gücü yok, kafalarına esince (gelişmemiş ülkelerdeki) bazı insanlarla uğraşıyorlar. Cinlere de haksızlık yapmayalım. Biliyorsunuz, Avrupa orta çağın karanlığındayken hep cadı olayları yaşanıyor, cadı avları yapılıyordu. Ne zaman ki Avrupa ilimde, fende, teknolojide gelişti tüm bunlar kesildi. Bunun cevabı, çocukluğumuzdan ve hatta bebekliğimizden beri etrafımızdan, ailemizden, büyüklerimizden duyduğumuz hikayeler olabilir. Son söz: Hayatta en hakiki mürşid ilimdir, fendir. İlimden başka yol gösterici aramak.....

Postacı 
 08.02.2007 17:08
Cevap :
Bu konuya yaptığınız yoruma çok teşekkür edrim..hala o genç kadınla uğraşılıyor...aile şaşırmış bir vaziyette...yarın akşam o kişiyle birebir konuşmayı deneyeceğim...ve dilimin döndüğünce bütün bunları anlatacağım....  08.02.2007 22:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 285
Toplam yorum
: 585
Toplam mesaj
: 149
Ort. okunma sayısı
: 1284
Kayıt tarihi
: 09.12.06
 
 

Zonguldak doğumluyum. AÖF Mezunu olup, üç çocuk annesiyim. İki de torunum var. Şiir, doğa yürüyüş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster