Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

26 Temmuz '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
616
 

Cinsel şiddet

Cinsel şiddet
 

Cinsellik, insanlık tarihi ile birlikte var ola gelmişbir kavram. Uğruna savaşlar yapılan, çekinmeden kan dökülen, yuvalar yıkan, canlar yakan bir kavram.

Cinsellik deyince hemen akla kadınlar gelir. Halen bazı toplumlarda kadınlar sadececinsel bir obje olarak görülür, erkeğini memnun eden, çocuk doğuran bir obje.

Kadınlarakarşı duyulan bu cinsel istek ve arzu, çoğu zaman dozunu ve ayarını yitirerek, şiddete yönelmekte, bu durum ise kadınlara karşı “cinsel şiddeti”oluşturmaktadır.

Cinsel şiddet, dünyada milyonlarca insanı etkileyen ciddi bir sorun. Bu sorun sosyal, kültürel ve ekonomik içerikli geniş bir alan içersinde yer bulan faktörlerdenkaynaklanıyor.

Özellikle ülkelerin ve toplumların iç kargaşave çatışma ortamlarında, savaş ve işgal şartlarında sivil halka açıkça uygulanan “Cinsel şiddetin” boyutları daha da artmakta, çocuk, genç, kadın ayrımı yapılmaksızın şiddet uygulanmaktadır.

Cinsel şiddet ve tecavüz savaş ve kargaşa ortamlarında “savaş taktiği” olarak kullanılmıştır.

Cinsel şiddeti en çok yaşayan ülkeler ise Cezayir, Bangladeş, Bosna Hersek, Endenozya, Raunda ve Uganda’dır. Meydana gelen kargaşa ve çatışmalarda bu yol sıkçakullanılmıştır.

Hafızalarımıza kazınan ve en taze olay ise Bosna’da yaşanmış, bu savaşta on bin ila kırk bin arasında kadın tecavüze uğramıştır.

Cinsel şiddete maruz kalan diğer bir ülke ise Sudan’dır. Açlık, yoksulluk ve iç çatışmaların halen sürdüğü Sudan’da Darfur bölgesinde yüzlerce kadın, milis güçlerininÇinsel şiddetine uğramıştır.

1991, 1992 yıllarında açlık ve iç savaştan kaçan yaklaşık 300 bin Somalilinin (çoğunluğukadınlardan oluşan) Kenya’daki mülteci kamplarında görevli askerler tarafındantecavüze uğramıştır.

Cinselşiddetin yaşandığı bir diğer Afrika ülkesi ise Ruanda’dır.1994–95 yıllarıarasında on beş binin üzerinde Ruanda’lı kadın tecavüze uğramış, “savaşganimeti” olarak da milislerce evlere kapatıldı.

Dünya kamu oyunda ve medyasında yer bulan ve insanlığın yüreğini sızlatan diğer bir “cinselşiddet” olayının yaşandığı yer ise komşumuz Irak’tır.

ABD nin“Demokrasi getireceğim, Saddam terörünü bitireceğim” diyerek işgal altınaaldığı Irak’ta yaşananlar, özellikle de Ebugarip cezaevindeki cinsel şiddet vetaciz tarihe “insanlı ayıbı olarak” not düşülecektir.

Irak’takadına yönelik cinsel şiddet, sadece işgalci ABD ordusu tarafından yapılmamış, İslami inançlara dayalı” namus” anlayışı da etkili olmuş, cezaevlerindeişgalciler tarafından tecavüze uğrayan kızlarını ve eşlerini bizzat Irak’lı aileler İslam adına “kirlenmiş” görerek öldürdükleri ortaya çıkmıştır.

Kanayan bu toplumsal yarayı BM. Güvenlik Konseyi ele alarak önemli bir karara imzaatmıştır.

BM“Cinsel şiddetin, aşağılanmak, hâkim olmak, korku salmak için bir savaş taktiğiolduğuna” karar vermiştir.

BM tarafından böylesine önemli bir konuda karar alınması sevindiricidir, ilerisi için umut vericidir.

Ancakişin garip ve ilginç tarafı ise bu kararın ABD’nin desteğiyle hazırlanması ve gündeme getirilmesidir.

12 Eylül terör saldırısından sonra kendisini “Dünyanın jandarması” ilan eden;

Irak’ademokrasi ve insan hakları götüreceğini vaat ederek, bu ülkeyi işgal eden, bizzat kendi askerleri tarafından sivil Irak halkına “cinsel şiddet”te bulunulmuştur.

BM alınan bu kararı ABD öncelikle kendisineuygulamalıdır.

Bukararın ABD desteğiyle hazırlanması, Güvenlik Konseyince “cinsel şiddetin”savaş suçu sayılması yine de önemli bir karardır.

Alınanbu kararla “cinsel şiddetin artık yalnızca kadınların sağlığını ve güvenliğini değil, ülkelerin ekonomik ve sosyal istikrarını da derinden etkileyen bir olgu olduğu” kabul edildi.

Bugünekadar cinsel şiddetten büyük acılar çeken ve halen bazı ülkelerde devam eden buinsanlık ayıbına bir an önce dur denilmeli, gerekli tedbirler ve yaptırımlar vakit geçirilmeden ele alınmalıdır.

Öyle görünüyor ki; BM Güvenlik Konseyince alınan bu karardan sonra, çatışan tarafların artık bu konuda önlem alması, “cinsel şiddet suçlarının bir savaş suçu” olacağını görmeleri gerekecektir.

Aksi takdirde BM “cinsel şiddet uygulandığına dair” tespit yaparsa bu ülkelere müdahaleedecektir.

Bilgi vebilim çağı ilan edilen yüzyılımızda artık şiddetin ve terörün her türlüsününortadan kalkacağı, “insanlara insan gibi” değer verileceği güzel ve mutlu yarınların olması dileğimle.

SONSUZLUK (Osman Özeker)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kabilecilik insanoglunun en temel içgüdülerinden biri. Ayni kabileden olanlar dost, olmayanlar ise potansiyel düsmandir. Bilinen etik degerler sadece kabile içinde geçerlidir, yabancilara karsi ise kendi kabilenin çikarlari ugruna her türlü vahset mübahtir. Milliyetçilik, ümmetçilik vs. sadece kabileciligin genisletilmis sekilleridir. Görünen o ki, insanlarin, özellikle de erkeklerin, birilerini sevmek kadar birilerinden nefret etmeye de ihtiyaci var. Aksi halde dünyada bütün bu olup bitenleri nasil açiklayacaksiniz? Komsuna zarar verirsen haydut olur hapse girersin. Ama sözde ülke çikarlari ugruna Irak'i isgal edip binlerce insanin kanina girersen real politika yapmis olursun.

Mustafa Tümener 
 26.07.2008 15:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 282
Toplam yorum
: 232
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 2921
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster