Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Aralık '06

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
769
 

Cinsel şiddete hayır!!!

Cinsel şiddete hayır!!!
 

Bebek ve çocuklara taciz ve tecavüzler ile ülke adeta ayakta!

Bu kez Şırnaklılar infial içinde. İki kız çocuğuna tecavüz edip öldüren ve 6 kız çocuğuna da tacizde bulunduğu iddia edilen AB'ye tepkiler linç girişimleriyle saldırıya dönüştü.

17 aylık bebeğe yapılan tecavüzün yaralarını dahi saramayan kamuoyu bu son hadiseler ile adeta çıldırdı!

Neler oluyor? Daha bilemediğimiz vaka sayısı ne kadar? İstatistikler bu sorunun çok derinlerde olduğunu haykırmakta!

Yapılan bir araştırmaya göre; liseli gençlerin yüzde 11.8'i çocukken aile dışından birisi tarafından cinsel tacize uğramış. Aile bireyleri tarafından tacize uğrayan çocuk oranı ise yüzde 9.2'dir. (www.yeniden.org ) Şimdiye kadar cinsel şiddetin ancak yüzde 12'si su yüzüne çıkarılmış.

Korkuya ve endişeye düşülmesi mi gerekiyor?

Taciz ve tecavüze uğrayan bireyin cinsiyeti, yaşı ne olursa olsun kendisine yapılan bir insanlık suçudur. Uzmanlar bunu bireye yönelik cinsel şiddet olarak yorumlamaktadırlar. Travmatik sonuçları bireyin üzerinde kalıcı etkiler bırakmakta, adeta yaşamdan kopmasına sebep olmaktadır.

Suç ve cezanın dışında bir değerlendirmeye tabi tutacak olursak; Psikolog Ufuk Sezgin, cinsel şiddet ile karşılaşmış bir kimsede ne gibi rahatsızlıklar oluştuğunu bizlere şöyle aktarmaktadır;

1. Travmanın yeniden yaşantılanması

a) Olayın gerçekleşmeyeceği yerlerde sık sık akla gelmesinin kişiyi rahatsız etmesi.

b) Sık sık rüyalarda ortaya çıkabilir.

c) Sanki olay yeniden yaşanacakmış gibi olabilir.

d) Kendi bedenine dokunulduğunda hatırlayıp, psikolojik sıkıntılar yaşanabilir.

e) Fiziksel semptomlar ortaya çıkabilir.

2. Kaçınma ve duygusal yoğunluk

a) Olayı düşünmeye eşlik eden duygu ya da kişilerden uzak durma çabaları.

b) Travma anılarını hatırlatacak etkinlik yer ya da kişilerden uzak durma çabaları.

c) Yaşadıklarının bir kısmını hatırlayamama.

d) Daha önce katıldığı etkinliklere katılamama.

e) İnsanlardan uzaklaşma

f) Duygulardan uzaklaşma, sevememe, hissedememe gibi.

g) Gelecek ile ilgili ümitsizlik, iştahta değişme, kilo kaybı ya da aşırı yemek yeme.

3. Artmış uyarılmışlık depresif belirtiler ( Depresif mizaç, yeme bozuklukları, intihar düşünceleri, haz alamama, yorgunluk, dikkat bozuklukları, değersizlik hisleri.)

4. Bu yakınmalar bir aydan fazla sürdüğünde travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) tanısı konulabilmekte. TSSB yıllar sonra bile başlayabilmekte, tecavüze uğrayanların yüzde 16,5'unda 10 yıl sonra bile belirtilere rastlanabilmekte. Cinsel saldırılarda TSSB gelişme olasılığı fazla olmakta.

5. İşlevlerde genel bir zayıflama görülmekte. Gözaltında tecavüze uğrayan ile dışarıda uğrayan arasında yaşanılanlar açısından fark bulunmamakta. ( www.turkhukuksitesi)

Cinsel şiddete dünyanın her yerinde rastlamak mümkün. Bireyi koruma adına bir çok program, proje uygulamaya sokulmakta. Özellikle Amerika'da cinsel şiddet ile nasıl mücadele verilmekte?

Kent Eyalat Üniversitesi Şiddeti Önleme Çalışmaları Enstitü'sünde sürdürülmekte. Müdehalede emniyet yetkilileri kaynak alınmış. Tanık ile birlikte Şiddete Tanık Olmuş Çocuklar programına yönlendirilmekte. Oluşturulmuş müdehale ekipleri; 24 saat içinde kriz hizmetleri sunmak, vaka hakkında ve çocuğun ruh sağlığı ve ailenin fonksiyonuna ilişkin bilgi toplamak üzere devreye giriyorlar.

Enstitü, şiddet vakaları ve bunların çocuğun ruh sağlığı ile ilişkisi hakkında bilgi derlemekte ve analiz etmekte, proje uygulamasının etkinliğini değerlendirmekte, hizmet sunanların ve emniyet güçlerinin eğitimine katılmakta, risk altındaki gruplara yönelik kriz hizmetlerinin politikalara etkisini incelemektedir. (Dr. Eric Jefferis, meb.gov.tr 28-31 Mart 2006)

Cinsel şiddet ile mücadelede Türkiye'nin de bir Enstitü'ye ihtiyacı var. Sorun gerçekten çok derin!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 1233
Kayıt tarihi
: 08.09.06
 
 

Tarihi kent Niğde'de doğdum. Ankara Üniversitesi S.B.F Basın Yayın Yüksek Okulundan mezun oldum. Ara..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster