Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1858
 

Cinsellik namazdan önemliyse, libidon bitince ne yapacaksın?

Cinsellik namazdan önemliyse, libidon bitince ne yapacaksın?
 

İslamı anlamak konusundaki zaafiyetimiz, zaman zaman, sapla  samanı karıştırmaya neden oluyor. Üstelik, bu sapla saman karışımı üzerinden yine dine saldırı, yine İslamın içini boşaltma çabaları izleniyor.

Tüm doğal olan şeyler gibi cinsellik de dinin meşru yollardan olmak kaydıyla, tavsiye ettiği bir gerçekliktir. Tıpkı yemek, içmek, çalışmak ve ibadet etmek gibi...

Din yemeği emreder, haramı ve israfı yasaklar...

İçmeyi emreder, ancak sarhoş edici, zararlı ve pis şeyleri yasaklar...

Cinselliği de emreder, ancak zina'yı, gayrı meşruluğu yasaklar...

Kazanmayı emreden, ancak kul hakkı yemeyi yasaklar...

Bu listeyi uzatıp gidersiniz...Allah, kullarını zora sokmaz; onlara taşıyamayacağı yükler yüklemez...Ancak, insandır ki, kendini zora sokar; yanlış yollara sapar.

Son günlerde, namaz ve cinsellik üzerinden yapılan tartışmalar da aslında "dinimizi yeniden keşfetme"nin başka bir versiyoru...Cumhuriyet yıllarında din eğitimi öylesine horlanmış, öylesine kısıtlanmıştır ki, bugün ileri yaşlara gelmiş pek çok insan bile, en temel dini bilgilerden yoksun...

Bu nedenle, namazın yanında cinsellikten söz ettiğniz mi, kimileri çarpılmaktan korkuyor; kimileri buradan hareketle dine bire darbe daha vurmaya kalkışıyor. İşin aslı şu ki, buradaki iki tepki de yanlıştır. Bu yanlışlıkların kaynağı, Batı kültürüdür. Hristiyan doğmatizminin cinselliği "tabu"laştırmasına tepki olarak, modern Batı, cinselliği "porno"laştırmıştır bugün...

Diğer pek çok şey gibi, cinsellikle ilgili bilgi kaynağı Batı kültürü olanlar; ya Hristiyan doğmatizminin tepkisini ya da pornolaşmış modernizmin tepkisini veriyor. Oysa, Müslümanlığın hayatla ilgili pek çok şeyde olduğu gibi, cinsellik konusundaki bakışı da bu iki tutumdan çok farklıdır:

İslamda cinsellik, Allahın adıyla yapılmış nikahlı eşle olmak kaydıyla, elbette bir ibadettir. Çünkü, Allahın emrettiği ve yasaklamadığı her şey ibadettir. Bir yazıma konu etmiştim, tekrar edeyim; yıldızlara bakmak, onlardaki mükemmelliği görüp ibret almak da bir ibadettir.

Her ibadetin "sevap" olarak karşılığı vardır. Namazın da vardır, meşru cinsel birleşmelerinde...Ancak, bu durum, bu iki ibadeti aynı kefeye  koymayı gerektirmez. Niteliksel olarak farklı ibadetlerdir bunlar. 

Şöyle ki, namaz zorunlu bir ibadettir ve terki halinde günaha girilir. Ama cinsellik zorunlu bir ibadet değildir; ömrünüzü bekar olarak da geçirebilirsiniz. Yani, meşru bir cinsellik insana sevap kazandırır; ama terki insanı günahkar yapmaz....Halbuki, ihlaslı bir namaz size sevap kazandırırken, namazı terk etmek  sizi günaha sokar.

Sosyal hayatın içerisinde yapılan her türlü meşru iş, insana ibadet sevabı kazandırır. Yolda gördüğünüz bir taşı kenara çekmek, böylece ona çarpacak bir insanı korumuş olmak da sevaptır; küçücük bir kedi yavrusunun önüne bir tas süt koymak da sevaptır; çoluk çocuğunuz için pazardan öteberi taşımak da sevaptır...

Ancak, bütün bunlar, Allah'ın kulları üzerindeki hakkı olan, Namaz, Oruç ve Hac gibi ibadetlerin yerin tutmaz; bunları gereksiz  kılmaz.

Din, bilinç işidir. Kulluk bilincine erişmiş bir mümin,Allahın hakkını da insanların hakkını da evliyse eşinin hakkını da gözetmek durumundadır.

İşte, asıl sorun şu ki, günümüz Müslümanı, "kulluk bilincine" tam olarak erişmiş değil. Kulaktan dolma bilgilerle, herkes kendi kafasında ayrı bir "tanrı" oluşturursa, hakikatin izi kaybedilir. Allahı hakkıyla anlamak ve ona hakkıyla kulluk etmek için Kuran ve Sünnet ortadadır...Siz, bunları biliyor, inceliyorsanız; şu şunu demiş, bu bunu demiş, önemli olmaz.

Son bir şey daha: İnsanların dikkatini çekmek adına, cinselliği namazın önüne geçirirseniz; iyi niyetli olmayan birileri , buradan  "namaz kılma seviş" gibi bir sonuç ortaya çıkar ki, o zaman şu soruyu sormak hakkımız olur:

Ya libidolar bitip de cinsellikten "azat" olduğunuz da ne olacak?...

Cinselliğiniz bitince dininiz de bitecek mi??

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsanlar boş zamanarını eğlenceli hale getirmek için ne yapacaklarını şaşırdılar sanıyorum. Basın ve yayın ise izlnme oranını artırma uğruna her türlü zıtlığı yan yana getirmeye de başladı. Verdiğiniz örnek bunlardan biri. Günümüzde hala bir tabu olan cinsellik ile inanç ve ibadet kavramlarını karşılıklı tokuşturma girişimi de bu kepazeliğin yeni örneği olsa gerek. Belki anımsayacaksınız, birkaç yıl önce bir programda da Yaşar Nuri Öztürk ile Bülent Ersoy yanyana getirilip sohbet ettirilmişti. Aslında konunun özeti şu: "bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak" gibi bir zaafiyete toplumsal olarak düşümüş durumdayız bana göre. Okumak, araştırmak, yeni birşeyler öğrenmek yerine görünürdeki düşünce kirliğinin en alt düzeyde sunumunu "bilgi" olarak kabul etme yanılgısının temelinde, bu tembellik ve bilgisizlik yatıyor. Olay o kadar saçma ki gülüp geçin bile diyemiyorum. Saygılar.

Güz Özlemi 
 24.01.2013 9:10
Cevap :
Teşekkür ederim azizim...Sorun aynen böyle..Devir öyle bir satış devri oldu ki, insanlar kazanmadıkları, biriktirmedikleri şeyleri bile satışa çıkarıyorlar...Çoğu zaman gülünç olmak pahasına...Selamlarımla  24.01.2013 10:48
 

Etkileyici bir yazı olmuş Ali bey. Namaz kılma seviş sloganı yakında gerçekten dillere dolanırsa şaşırmamak lazım. Ekranlarda boy göstermek uğruna dini değerleri anlaşılmayacak üsluplarla kıyaslara sokmaya çalışmak zalimliktir. Sizin de buyurduğunuz gibi halis bir imanı olanın attığı adım dahi ibadettir. İşte esas sır halis imanda gizli. O da zordan da zordur. Kulluk bedava değildir. Peygamberlerin bile eriştiği son noktadır kulluk. Kul olabilene ne mutlu.. Sevgi ve muhabbetle..

Murat HACIOĞLU 
 21.01.2013 19:46
Cevap :
Din adına cömertlik(ibadetten azat anlamında) çok moda oldu son zamanlarda sevgili doktorum...Meğer,Allah kullarını Cennete koymaya mecburmuş(haşa),biz bilmezmişiz...La havle vela kuvve...Selamlar  21.01.2013 20:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1639
Toplam yorum
: 4240
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 792
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster