Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
592
 

Cinsellikte çağ atlıyoruz!

Cinsellikte çağ atlıyoruz!
 

Kaynak:hurhaber.com


Tabularla cinselliğin bastırılması kimin ne zaman aklına ve neden gelmiştir gibi abes bir soru sormayacağım, ısrar etmeyin ne olur!

Yanıtını ben, sen, o, biz, siz ve onlar gayet iyi biliyoruz!...

Bir çağ atlanacaktı, olması gerekendi, lakin böyle yan çizgi şeklinde olması gerekmezdi, yani…

Hani, beklerdim ki tabular ile insan doğasının yarışamayacağı anlaşılsaydı, erkek çocuklarına tanınan haklar kızlara da verilseydi, falan…

Buydu yani olması arzulanan, zira doğanın karşısında durulamayacağını bilmeliydi insan!

Bilenler yok muydu, vardılar elbet, onlar az buçuk bize uzak az biraz da yakın yerde ikamet etmektedirler, insanı daha fazla sevmekte, insan doğasına daha fazla hürmet etmektedirler…

Daha az cinsel çatışma yaşamakta, dolayısıyla duyguya hem de iş gücüne daha fazla vakit ve enerji harcamaktalar.

Biz onlara Avrupalı diyoruz, kısaca…

……

Kadın, erkek öykünüyoruz, dilimizde ise bir “gavur” ifadesi…

……

Cinsellikte çağ atlıyoruz, farkında mısınız, Avrupalaşmıyoruz, hunharlaşıyoruz!

……

Yaşlı bir arkadaşım anlatmıştı, yıllar öncesi Almanya’da üniversitede okurken, salt kız tavlasın diye üye olmak istediği bazı gençlik derneklerine alınmadığını, zira yaş sınırı varmış, örneğin on dokuz yaşındaysanız on yedi yaşındaki gençlerin üye oldukları derneklere alınmıyormuşsunuz!

Ancak bu arada evinde kaldığı hanımın genç kızı erkek arkadaşıyla ilk kez birlikte olacağı için de hanımın diğer çocukları ile birlikte kendisini de bilgilendirdiğini, genç kızın yüzünde kızarıklıklar olabileceği ve hiç kimsenin gözünü o kızarıklıklara dikmemesini, “ne oldu” gibi sorular sorulmaması gerektiğini zira kızın bu tepkiler karşısında olumsuz etkilenebileceği yönünde uyarıldıklarını anlatmıştı…

Pek iyi anımsıyorum, “işte sevgi budur!” demiştim…

……

Tecavüze uğrayan kızlarını elleriyle öldüren, adını da “namus” koyanların kızlarını sevdiğine gerçekten de inanmamaktayım!

Kendi ayakları üzerinde durmasını öğretmek yerine kaç-göç, kendini korumasını öğretmektense çarşaflar, türbanlar arkasına gizlemek…

On üç, on dört yaşında evlendirmek…

Sevgi, söyler misiniz, bunun neresinde?

……

Pipisi gösterilerek büyütülen erkek çocuklarının yanında etekleri çekiştirilen kız çocukları vardı hep, çağ atladık artık, tecavüz eden erkek çocuklarının yanında tecavüz edilen kız çocukları var!

Tecavüz eden koskoca adamlar, tecavüze yeltenen adamlar var, bir de bu adamları salıveren bir sistem var!

Eskiden tecavüzcülerde bir utanç olurdu, yüzü kızarır, uçkuruna sahip olamadı diye utanırdı, çağ atladık diyorum ya, “o istedi” diyorlar artık, ellerini ve de kollarını sallaya sallaya da çıkıyorlar vallaha da emniyetten, ya da “iftira!” diyorlar, hadi sana eyvallah!

Öyle yani, baş baş yapıp çıkıyorlar, bu adamlar salınıverildikçe, kız çocukları koruma(!) amaçlı ev içinde tutuluyor, mahalle baskısı kızlara karşı çalışıyor, adamlar kıstırıverdikleri kızları, kadınları, artık üç yaşında mıdır, seksen mi, umursamadan, yani öyle aşk olsun da meşk olsun gibi dertlere(!), bir buket çiçek, bir buse gibi vakit kaybettirici eziyetlere girmeden cinsel aktivitelerini şeyttiriveriyorlar!

Vallaha çağ atladık, bizimki geriye bir atlayış gerçi, epey bir hunharlığa dönüş, ancak ne çare ki “sevgi” anlaşılamamış ezber bir kelime bizim gibi ülkelerde…

Doğurduğu, doğmasına sebep olduğu insanı sevmeyi beceremeyip Allah’a, Müslümanlığa aşk duyduğuna inanan insanların coğrafyası…

Acıların çoğaltıldığı yerler burası…

İnsanların kendi kendilerinin, can verdiklerinin canlarını yaktıkları, kanattıkları yerler buraları…

Gülgün Karaoğlu

Kasım,06/09

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

DEĞİŞİM Mİ YOKSA SANAL ORTAMLAR YÜZÜNDEN ORTAYA ÇIKAN RAHATLIKLARMI..TACİZLERİN ARTMASI NEDEN SENCE..İNTERNET ORTAMI YOKKEN VEYA AZ KULLANILDIĞI DÖNEMLERDE CİNSEL TACİZLER BU KADAR ÇOKMUYDU...BİZLER LİSE YILLARINDA Kİ EN BÜYÜK HEYECANIMIZ KIZ ARKADAŞIMIZLA PASTAHANEDE OTURMAK TI...BİR GECE EVVELİNDE UYUYAMAZDIK..ŞİMDİ..NE DEĞİŞTİ VEYA NELER DEĞİŞTİRDİ HAYATIMIZI...SEVGİLER

eray bingöl 
 09.11.2009 0:11
Cevap :
Eray Bey, interneti kullanmayalım, tv de olmasın, böylelikle namuslu olur muyuz mu diyorsunuz yani? Namus nedir, mesela, sizce? Neden bizim gibi ülkelerde en çok rağbet edilen siteler porno içerikliler? Zira bastırılan hormonlar yüzünden! Neden Avrupa'da örneğin taciz, tecavüz ve sonrası cinayet olayları azdır sizce, mesela? Katılımınıza çok teşekkürler, selam ve sevgilier...  09.11.2009 18:42
 

"Bir sevdiğim var. Onu gördükçe içim kayıyor. Öyle ki köyün kuytu yerinde ağaçların altına çekip günlerce sevişmek geliyor içimden. Ama bunu kimseye söyleyemiyorum. Allahım beni affet. Çevremdeki şiddetli hayata bir türlü uyum sağlayamıyorum. İçimden ya sevdiğimle kaçmak ya da intihar etmek geliyor. Eğer bunları yapamazsam sevmediğim bir erkekle istemediğim bir hayatı yaşamak zorunda kalacağım. Çevreme göre hangisi daha iyi bilmiyorum ama sevmeyeceğim bir erkekle yaşamayı içime sindiremiyorum." Sadece doğudaki kızların durumunu gözlemleyerek yaptığım bir yorumdur. Hatam varsa cezam verile... Saygılar.

Ali Haydar ÖZKAN 
 07.11.2009 11:16
Cevap :
Şekerim, çok doğrusun lakin bir yanlışın var ki salt doğudaki kızlar değil, ülkenin bir çok yerindeki kızlar aynı dertten musdarip! Çok selam ve sevgilerimle...  08.11.2009 1:56
 

İnsana dair her durumun en makul şekilde konuşulduğu, öğretildiği, yaşanabildiği bir dünya için, eğitim, hoşgörü, empati gerekir. Düşünün şahsen cinselliği yaşayan ebeveynler diğer odada ergenlikten itibaren cinsel ızdırap çeken çocuklarının; beslenme, giyinme, eğitim ve sısyal yaşamlarının tamamı ile ilgilenirken; hormonlarını yok sayıyorlar ama işkenceye neden olmuyorlarmış gibi. Ebeveyn yaşadığı herşeyi çocuğuna yaşatabilendir.

İstanbul DENETMENİ 
 07.11.2009 10:28
Cevap :
:) Hah işte! Budur! Başka da söze gerek yoktur! Paylaşımınıza çok teşekkürler, selam sevgiler!...  08.11.2009 1:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1278
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster