Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Nisan '18

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
147
 

Cinsi Cazibe

Cinsi Cazibe
 

Geçmişin perdesini araladığında ürperdi bir an Beyza. Üzerindeki dantelli siyah gecelik tiril tirildi, hafif rüzgarın etkisiyle üzerine sabahlığını giyen genç ve güzel kadın mutfağa geçerek  süzme mokka kahve süzdü, ancak şekersiz, koyu bir kahve onu kendine getirecekti. Uzun zamandır uykusuzluk çekiyor yine gece uyuyamamış-lığın tedirginliğinde, sağ elini karnının üzerine gezdiren Beyza  - Bugün kendimi dinleyeceğim, seninle yüzleşmem gerek minik bebeğim, gerçeklerden daha nereye kadar kaçacağım? 

Çocukluğu çok iyi geçen Beyza ailenin iki kızından küçüğüydü. Ablası Eda, yüksek eğitimli olmamasına rağmen kız kardeşinden daha mantıklı düşüncelere sahipti. Bir bankada çalışan ablası aynı bankada çalışan müdür muavini İlker ile evlenmiş mutlu, huzurlu bir hayatın kollarında eşiyle adeta ruh ikiziydi, ta ki, kız kardeşi devreye girene kadar. Beyza, orta okul, lise, özellikle de  üniversite de değiştirdiği  erkek arkadaşları ile  kendini  yüzeysel aşkları ile oyaladığını  sanıyordu ve her kısa ilişkinin sonradan kendi psikolojisini  etkileyeceğinin farkına yaşı kırkı geçtiğinde anlayacaktı!  Kapının zili uzun uzadıya çalınıyordu. Beyza neden sonra kapıyı açmak için ayağa kalkıp kapı deliğinden baktığında. Gelenin ablası olduğunu gördü, kısa bir tedirginlik yaşayan kadın kapıyı açıp - İyi ki geldin abla  diye sarılan ve ablasına hoş geldin diyen Beyza,  Edanın hangi his ile onu ziyaret ettiğini tahmin ediyordu. Eda - Hoş buldum, iyi görünmüyorsun Beyza.  - Evet abla, anneme babama yaptığım haksız davranışlar, yersiz şimarıklıkları düşündükçe! Eda - Peki ya başkalarına? Bana, eşime, arkadaşlarına, iş yerinde seni sayıp sevenlere? Hayır, sen ne yaptın?  Beyza - Abla, dur bir sakin ol! Zaten uykusuzluk, depresyon almış başını gidiyor, tamam kahveni iç konuşalım. Abla çok hata yaptım, herkese karşı mahçup durumdayım, ne annem ne de babam benimle konuşuyor. Eda - Ya sen enişteni ayarttın, benim çok sevdiğim adamı, ruh ikizim dediğim şahsiyeti, sen neden bahsediyorsun! Demek şapkanı önüne koyup düşünme gününe denk gelmişim, ne güzel, o halde konuşalım, nereden başlıyacaksın merak ediyorum!

Beyza -  Önceleri sen benim rol modelimdin, arada ki üç yaş fark bana çok fazla gibi görünüyordu, genç kız olduğumda yaş farkının o kadarda önemli olmadığını bu farkı senden daha alımlı olmamla kapatırım sandım, sen liseden sonra okumadın ben ise üniversite bitirmiştim. Sana ilgi duyan seninle konuşan genç erkekleri cinsi cazibemle kendime çekmiştim, bende olmayıp sende olan bir şey vardı, anlayamadığım şey! Bana bir nebze dahi olsa - Benim çıktığım veya bana ilgi gösteren gençlere neden ilgi duyup aramızı bozuyorsun demedin, yalan mı demedin!

Eda -  Ağır başlılığım, olgunluğum ya da başka bir olgu, kendime olan saygım olamaz mı? Dinle;  Çocukken yani,  cadde ve sokaklardan karşıdan karşıya  geçerken seni arkama nasıl sakladığımı düşünüyorum da! Beni sırtımdan vurman için miydi tüm bunlar. Annemin babamın korumacılığı ya! Orta halli aile yapımız sadece babamın çalışıp bize bakması, ya annemin babamdan gizli ev temizliğine gitmesi? Onun, el alemin kirini, pasağını temizlemesi ile sen üniversiteli oldun, okumak diyorsun da hakkını verdiğinde ' Bence okumak, adam olmaktır' sorarım sen ne oldun? Kızkardeşinin kocasını çalan bir 'cinsi cazibe'  bu hafif meşrep havandan artık kurtul. Annemin ve babamın bir ayağı çukurda, şimdi bakıma muhtaçlar. Ben ayrılığın eşiğinde ve de Allah kahretsin ki, ayrılacağım adamdan hamileyim.

Beyza - Oysa neler neler hayal ediyordum, ama rahat durmadım, isterik hallerim beni nefsime esir etti abla, üniversitede kader ve kadercilik tezi ile ilgili bir yazı yazmış, kader bir safsatadır, çizdiğin yoldur kader demiştim. Yanılmışım abla, attığım yalnış adımlar beni herkesle karşı karşıya getirdi.  Annem babam bakıma muhtaçlar ama yardım edemiyorum,  beni haklı olarakta evlatlıktan reddetmişler. Bir damattan iki kızı da hamile! Abla, bana yol göster,  lütfen yardım et. Bebeği aldırırsam belki ebeveynlerim beni affeder ne dersin, sen kocanla barışacak mısın, ya da olacak olan, ne?

Eda - İlkeri çok sevmiştim, onun bana seninle olan ihaneti kesinlikle yenilir, yutulur cinsten değil. Hayır, onun bebeğini istemiyorum.  Bende, senin gibi kürtaj olacağım! İlkerle olan beraberliğim sona erdi. Boşanacak olmamızı artık bebek dahi kurtaramaz, tam aksine ayak bağımız olacaktır. Mahkeme tutanağına İlkerden çocuk istemediğim de yazılı, boş ver şimdi bunları sen, aynı gün kürtaj olmaya ne dersin?  Beyza - Ablacığım, bana yine büyüklüğünü gösterdin. Sana layık bir kardeş olacağım bundan sonra da diplomamın hakkını vereceğim, emin ol.  Babamın ve annemin duasına ihtiyacım var. Acaba beni affedecekler mi abla?  Eda - Ben seni nasıl affettiysem onlarda seni mutlaka kabul edecektir, et tırnaktan ayrılmıyor ki, etmesem ben etmezdim.. Zaman hepimiz için gerekli ilaç olacaktır,  bekleyip görelim Beyzacığım!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dayanılması zor acı bir gerçek aslında.Özveri ise tavan yapmış.Böylesi önemli,ama zor bir rolü oynayan sevgi erdemi olsa gerek.Affedilir bir yanı yok çünkü bu olayın.Böylesi bir soğukkanlıklık hayırlara vesile olur diye düşünüyorum...Elinize sağlık Gülsen hanım.Selam ve saygılar.

Abbas Oğuz 
 27.04.2018 16:51
Cevap :
Merhaba Abbas bey, hayırlı cumalar. Dün akşam saatlerinde hanım arkadaşımla yürüyüş yaparken, yazmış olduğum bu öyküyü ona özetle anlatmıştım. Bana; Çok olmadı bir kaç yıl önce böyle bir dizi vardı, yoksa ondan mı esinlendin? Sonra o dizinin adını söyledi, hatırladım fakat sevdiğimiz programlar ile çakışınca izlenmediğinden emin oldum. Düşünüyorum da; Bu tür olaylar, benzeri yoğunlukta. Evet, kabul etmesi çok, çok zor. Kendini bilen insan ebeveynlerinin yüzüne nasıl bakar? Ölünceye kadar insanın içini kurt gibi kemirir diyorum. Her insanın yaşantısı bir roman niteliğinde eğrisi, doğrusu, kaderin cilvesi ile. Bir gerçek var ki, bu saatten sonra ahlak anlayışı kötü anlamda değişti, Allah cc sonumuzu hayır eylesin Abbas bey, saygılarımla.   27.04.2018 19:18
 

Merhaba Gülsen Hanım, denemizi bir öykü oylumunda heyecanla okudum. Dilinize sağlık. Ancak Beyza'nın işi zor. İtiraf ediyor. Samimi bir duruşu var.Suçunu da biliyor. Allah yardımcısı olsun. Aslında af etmek te bir erdemliktir. Dilinize sağlık. Genç kızlarımızın bu gibi işlerde çok dikkatli olmalarını dilerim. Beş dakikalık zevk onlara çok pahalıya mal oluyor...Selamlar.

Abdülkadir Güler 
 27.04.2018 4:15
Cevap :
Merhaba hocam. Aslında öykü bölümü ile blok a asmam gerekiyordu, daha sonra deneme bölümünden silip öykü olarak değiştireceğim. Beyza gibi nice kız ve kadınlarımız aklını kullanamayıp, kendi canlarını böyle yakıyor ve olan da kendilerine oluyor. Aklıma; Evlatlarının hatasını affetmeyen ebeveynler geldi, özellikle de doğu bölgelerinde 'Töre' cinayetleri ile sonlanan. Ve de nice can yakıp yürek dağlayan :( Yıllar önce bir gazete de üzülerek okumuştum, eskortluk yapan kadınlar genel olarak okumayan, dar kesimli çevreden geliyormuş. Allah cc ıslah etsin, iyi aklıma geldi birde onlar için bir öykü yazayım. Hangi anne, baba kendi evladının bu tarz bir yaşam sürmesini ister ki? Yokluk, aczi-yet, cahillik artık ne ise adı! Selam ve saygılarımla hocam..  27.04.2018 18:17
 

Bence samimi bir itiraf büyük bir erdemdir ancak bunu herkes yapamaz. Ben öyle insanlar tanıdım ki itiraf ederken bile samimi değillerdi, itiraflarında bile yalan, dolan vardı. Kısacası zor olan itiraf edebilmektir, affetmek ise nispeten daha kolay olandır. Elinize sağlık, güzel ve akıcı bir deneme. Selamlar

Matilla 
 25.04.2018 21:19
Cevap :
Güzel olan her olgu, eskilerde mi kaldı demeden edemiyorum sayın Matilla. Şimdilerde insanlardan ziyade hayvanları seviyorum desem buna inanın. Sizde mutlaka bilirsiniz. Gözler yalan söylemez, yalanı anında hissettirir diye. Aynen yazdığınız üzre, gözünüzün içine baka baka birde yemin şart gelmiyor mu? Pes dedirtiyor! Kim bilir daha ne olağan olmayan denemeler yazacağız. Malum, İnternet her evde var, yaşantı olarak geliştirmekle birlikte, ahlaki çöküntüye de sebebiyet verdi. Herkes mi derseniz, tabi ki değil, kendini geliştirmeyen ne oldum delileri diyeceğim. Bunu üzülerek söylüyorum; Çevremde gördüklerim, duyduğum bir olay üzerine yazdığım deneme yazımı beğenmeniz mutlu kıldı, teşekkür ederim. İyi geceler, selam ve saygılar..   26.04.2018 1:41
 

Gülsen Hanım, çok ilginç bir hikaye, merak ve heyecanla okudum. Sağlık esenlikler diliyorum.

Şahin ÖZŞAHİN 
 25.04.2018 18:23
Cevap :
İçinden kolaylıkla çıkılamayan ne hikayeler var aslında, kimi içinde kaybolup giden, kimiyse baş kaldıran. Eniştesinden hamile kalan zayıf karakterli bir kadını konu alıp deneme olarak yazdım. Olan ne yazık ki yüzü yerden kalkmayan ebeveynlerine olmuş. Allah cc ıslah etsin demekten başka ne diyebiliriz ki. İyi geceler dilerim. Selam ve saygılarımla..  26.04.2018 1:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 425
Toplam yorum
: 833
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 405
Kayıt tarihi
: 24.02.13
 
 

37 Yıldır  yurtdışında yaşıyorum , 1000 den fazla şiirim var,  çeşitli edebiyat sitelerinde, derg..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster