Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '15

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
356
 

Çıplak yara

Çıplak yara
 

(…)

Geçici bir dinginlik, düzmece bir erinç suyu boşalmış bir havuz, fişten çekilmiş bir alet kadar tehlikesiz bakınıp dururken duvarlara boş bir çuval gibi, çalmayan bir org gibi, plastik bir çiçek, unutulmuş bir oyuncak, eski bir çerçeve gibi, hani, unutsam eşyanın gürültüsünü, nesnelerin dünyasında kendime bir yer bulsam, dediğimiz zamanlar gibi…

Öyle bir zamandayım şimdi. Bu sabah nedensiz aklıma düştün yine. Üstelik kaç günlerdir iyiydim. Şaka değil! Baya baya iyiydim. Sabah öğle akşam arardın hep. Birini açmasam diğerinden arardın. Hiç yılmadın. İstediğini alıncaya kadar.

Şimdi kalbimi bana geri ver!

Sevme artık! Git artık! Sağ ol, iyi ol, uzak ol ama bir daha görme beni. Bu güzel güneşli günde içim kıpır kıpır olmalıydı. Oysa ben ağlıyorum. Yapılır mı bu bana ? Ağlanır mı bu güzel günde?

Sebepsiz ağlamak sanıyor ağladığımı görenler

Neden ağladığımı soranlara;

“ Bana gelirler böyle arada bir “ diyorum. Oysa arada bir senin bana geldiğini kastediyorum.

 Anlamıyorlar!

Murathan Mungan’ ın ‘Yalnız Bir Opera’ Şiirinde

gün gelir bir gün

başka bir mevsim, başka bir takvim, başka bir ilişkide

o eski ağrı 

ansızın geri teper.

Dilerim geri teper. Yoksa gerçekten

Bitmişsinizdir.

diyor. Ben de bilakis, geri teptiği anlarda bitiyorum. Bir yer arıyorum. İçine girsem, büzüşsem aynı anne karnındaki gibi ve biteviye ağlasam, tükenene kadar gözyaşım, ağlasam…Sana dökecek bir damla gözyaşım kalmamasına, ağlasam…

Sana hiçbir şey demiyorum.

Ölmüş saadeti karşılaştır yaşayan mutsuzlukla diyorum.

Bedduam büyük. Kendi halinde, sıradan dertleri olan biriydim. Ben sana yaklaşmazdım. Neden bana yaklaştın, neden günahıma girdin? Hep bunu soruyorum. Vebalin büyük en az bedduam kadar. Oysa Fotoromansız, trüksüz, hilesiz, klişesiz bir beraberlikti bizimki. Zamanla gözlerimiz açılmış, dilimiz çözülmüş ve güvenle ilerlemiştik birbirimize. Sonra her başlayan şeyin bitmesi gibi… Bittik işte!

Sensiz nefes alamıyorum derdin. Söyler misin şimdi nerenden nefes alıyorsun ?

Kitaplara sarılmak, dostlarla konuşmak, yazıya oturup sonu gelmeyen cümleler kurmak, camdan dışarı bakıp puslu şarkılar mırıldanmak...

Böyle zamanlarda her şey birbirinin yerini alıyor
çünkü her şey bir o kadar anlamsız.
içimdeki ıssızlığı doldurmuyor hiçbir oyun
para etmiyor kendimi avutmak için bulduğum numaralar
Bir aşkı yaşatan ayrıntıları nereye saklayacağımı bilemiyorum.

Çıplak bir yara gibi sızlıyor paylaştığımız anılar.          

Susturamıyorum..                                            

Melike Çelik

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzel bir yazı olmuş kutlarım ama gerçekte bu kadar acıya sarılınmamalı. Her son yeni bir başlangıçtır, unutulmamalı. Hayat devam ediyor neticede ve yaşamak öyle güzel ki...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 17.03.2015 18:22
Cevap :
Yeni bir baslangic icin fazlasiyla yorgunum. Bu duygulari bir daha yasayacak enerjim de istegim de yok. Tum enerjimi yasamak ve mutlu olmak icin harcayacagim. Arada bir vuruyor anilar. Iste böyle zamanlarda boyle yazilar cikiyor. Yoksa hergun boyle aciya can mi dayanir?   18.03.2015 14:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 47
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 278
Kayıt tarihi
: 02.07.11
 
 

1980 yılının buhranlı Ankara' sında gözlerimi dünyaya açmışım. Babamın işi nedeniyle çocukluk yılla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster