Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Engin Şahin Karadeniz

http://blog.milliyet.com.tr/shaka35

19 Ekim '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1794
 

Çipli nüfus kağıdı

Çipli nüfus kağıdı
 

Çipli Kimlik Kartı (Örneği)


Zaman geçtikçe nüfus kağıtları hakkında haberler ve her zamanki gibi şüphe dalgası da yayılmaya başladı. Neden bir çipli sisteme ihtiyaç duyuyorduk? Oysa daha nüfus bilgilerinde yepyeni atılımlar geçirmiş ve T.C. Kimlik numarası adı ile bireylere bir numara devrini kapamıştık. Artık bir yere gittiğimizde bize kim olduğumuzu sormuyorlar, numaramızı soruyorlar. Senin numaran kaç? Hayatımızda numaralara alışmışız bir kere. Okul numarası, ehliyet numarası, pasaport numarası, ssk numarası, kredi kartı numarası. Herbir numarayı ezbere bilecek te değiliz ama bir şekilde beynimize yerleşiyor işte.

Tv reklamlarında cepten kredi verme imkanını sunuyorlar. "Kimlik numaranızı gönderin 10 saniye içinde kredinizi alın" bu slogan aslında bir uygulamanın ne kadar rahat olduğunu değil, her birimizin bir yerlerde tutulmuş bilgileri olduğunu gösterir. Kim bizim bilgilerimizi tutan? Neden bizim bilgilerimizi bir yere depolamak ve oradan gerekirse kullanmak ister?

Yeni kimlik uygulamasının SGK ile TÜBİTAK tarafından ortak bir proje olduğu söylenmektedir. Pilot olarak BOLU yöresinde de uygulanmaya başlamış ve 2010 yılında tüm ülkede uygulamaya girecekmiş. Bunun mali boyutlarını ele alacak ve irdeleyecek değilim. Ülkemizde genel laf üzeri 70 milyon kişi yaşarmış. Bu kartın bir tanesi 1 dolar ise 70 milyon dolarlık bir bütçe gerektirir. Bir de bu kartları okuyacak cihazlar hastane, eczane ve bilimum bölgelere verilecek. Bir de merkezi idare birimi içerisinde bilgi kontrol sistemi oturtulacak. Toplamda kaç liralık bir proje?

Bir zamanlar Avustralya da denenmiş olan bu projeye, bu ülkenin halkı karşı çıkmış ve uygulanmasına izin verilmemiş. Bu ülkedeki halk bunun bir fişlenme olacağına, bu çip sayesinde nerede olursa olsun yer bilgisinin iletileceğine ve insan haklarının serbest dolaşım ilkesine ters düştüğü kanaatını getirmiş.

Bu kimlik kartı ile birçok sorular, benim de kafama takılmıştır. Projeyi iki ortak kurum yürütüyor görülüyor. En azından basın ve internetten aldığımız bilgi bu. Bir sosyal işler kurumu olan ve yeni yasa ile biçimlenmiş SGK kurumu. Neden bu projeyi istemektedir? Eğer bu projenin oluşmasında en büyük etken SGK ise neden sigorta kartları çiplenmiyor da, nüfus kağıtları çipleniyor?

Daha da önemlisi bu çipli kartlar sayesinde parmak izlerimiz ve damar izlerimiz de alınacak bilgiler içerisinde imiş. Şimdi de büyük soru insanın dudakları arasına geliveriyor. Neden ülke içinde yaşayanların tümünün parmak izine ihtiyaç duyulur ki? Bilinen bir bilgiyi tekrarlamak isterim. Kredi kartları da çiplidir, bu kartlar içindeki bilgilerin bir şekilde çalınması ile kimler paralarını kaybetmiştir? Bu bilgilerin birilerine sunulması ile ne kadar parasal kaybımız olmuştur? Bütün bu teknolojik gelişmeleri göstererek bütün bireylerin adeta fişlenmesine ve en mahrem bilgilerin de bu bilgiler alınması, benim içimde çok kötü hisler oluşturmaktadır.

Farz edelim, bir şekilde benim bilgilerimin çalınmış olduğunu düşündüğümüzde, çalanlar nelere sahip olabilecek? En gizemli bilgim olan parmak izime bile sahip olamayacaklar mı? Ya bu izin kopyası ile birşeyler yapılırsa, ben kendimi nasıl koruyacağım? Bana mı inanılacak, parmak izimin olay mahalinde bulunmasına mı?

Hesapta bir kurumun kayıplarının engellemesi için düşünülen bu sisteme yapılan yatırımın, daha çok bir fişlenmeye olan bir yatırım gibi görünmesi ve büyüklerimizin bize sormadan onay vermesi beni rahatsız etmiştir. Bu tip uygulamaların, halkın tüm bilgilerinin bir arada tutulacağı uygulamaların halk oylaması ile olmalıdır.

Ben bireysel olarak bir çipli nüfus kağıdına karşı değilim. Bu çipli kimlikte genel bilgilerim olabilir. Adım, soyadım, ana adım, baba adım, doğum yerim ve tarihim ve kimlik numaram. Fakat parmak izimi ve daha da önemlisi damar izimin sadece ve sadece bana ait olduğunu ve ben istemeden hiçbir kimsenin ona sahip olmaması gerektiğine inanırım.

Büyük bir izlenme olayına dönüşecek bu olayın dijital kolaylıklar getirmesi yerine insanları dijital köleler haline gelmesi hoş bir uygulama olamaz. Saygılarımla...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir korku filminin karelerini gözümde canlandırarak okudum, ruhumun ele geçirildiği sahne gerilimin hat safhada olduğu sahneydi... Ülkeyi yönetenler aslında Türk görünümünde okyanus ötesi sömürgeci bir ülkeden gelen yaratıklardı... Gerisini anlatmayım, çocukkende hayalperestlik vardı zaten:)) ben kafa kağıdımdan memnunum... Sevgiler...

Demet 
 20.10.2008 11:27
Cevap :
Ben de memnunum, ama bize soran yok. Onlar da bize daha iyi hizmet etmek için, kuyruklarda bekletmemk için bu atılımları yapıyormuş. Kartı koyar koymaz daha önce ne hastalık geçirdiğin ve hangi ilaçları kullandığın da görünecekmiş. Bu programları da satacak taraf herhalde tekel haline gelecektir. Desteğine teşekkürler. Saygılarımla...  20.10.2008 16:00
 

Düşüncelerinize harfiyen katılıyorum. Global sermaye kölelerinin tüm bilgilerini istiyor. Konu bu kadar basit...Saygılar....

izmirli doksanyedi 
 19.10.2008 19:45
Cevap :
İnşallah bütün bunlar bir düşünce olmasından öte geçemez. Her bir bireyin suçlu gibi parmak izinin alınması oldukça nahoş olur. Halkın tepki duyacağı açık olan bir olay. Teşekkürler. Saygılarımla...  20.10.2008 16:01
 

Düşüncelerine katılıyorum. İnsanoğlu herşeyi kopyalayacak zekaya sahip. Bu durumda parmak izi ve damar izimin saklı kalmasını isterim. KAfamda şimdi bisürü soru oluşmaya başladı bile... Sevgiler.

Esma KAHRAMAN 
 19.10.2008 18:10
Cevap :
Benim de zihnimde oluşmuştu bazı sorular , inşallah gerçek dışı haline gelir. Bazı bilgiler evet ama parmak izi hikayesi bana oldukça garip göründü. Saygılarımla...  19.10.2008 19:25
 

Sevgideğer arkadaşım, son zamanlarda yayınlamış olduğum bir çeviri öyküm var. "Ad" başlıklı... Sizin yazınızı okuyunca, ilginç bir benzerlik gördüm sanki. Benim öyküm , fantastik bir öykü :)) Sizin yazınız gerçekçi bir yazı. Ortak paydaları ise, "insanın yok edimesi". Dilerseniz, siz de bir göz atın. Sevgiler..saygılar.. http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=136405

zelinartug 
 19.10.2008 17:39
Cevap :
Bir taraftan da yazınızı okudum. Gerçekten de ilginç ve düşündürücü. Bu ekenomik krizlerin sonucunda bir ülkenin bile satışına tanık oluyoruz, bırakın ki insanlar bedenini niye satmasın. Galiba gerçek hayattan bilimkurgu bir hayata doğru adım atıyoruz. Neredeyse atılan her adımda bir bilimkurgu hikayesini bulmak işten bile değil. Katkınız için teşekkürler. Saygılarımla...  19.10.2008 19:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 90
Toplam mesaj
: 45
Ort. okunma sayısı
: 5755
Kayıt tarihi
: 14.07.08
 
 

Bazen icatci, bazen inatçı, hayatın her tonunda yürüyüp giden biriyim. Amatör fotoğrafçılık son m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster