Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mayıs '09

 
Kategori
Çalışma Yaşamı
Okunma Sayısı
237
 

Çırak

Çırak
 

Çatı makasında nasıl kalınır


Bir kaç aydır büyük işlerin suyu kesildi herhalde ki bizden tarafa da akmaz, akıyor sanılanlarda hep kıytırık işler oldu. Kriz varya krizden dem vuralım elbette… Kriz çalışamayıp kazanamayana geliyor elbette… Hem zaten kıyametin de ölene geldiğini düşünürüm.

Geçenlerde de bir büyük sayılabilecek iş geldi. Alacağız umarım.

Ancak bu, diğerleri gibi temelden yapılan bir iş değil. Bir büyükçe prefabrik işler için kurulmuş bir fabrikanın sadece karkasından yararlanarak onu soğuk hava depoları haline çevirmek olacak. Yaklaşık beşbin m2 olunca karkas halinde bile olsa büyük iş diye görüyorum açıkçası…

Bu işler için bizim tecrübeli elemanlarımız vardır biz bu işi hep yaparız.

Bu sefer, kalfanın biri belinden çekiyor garibim kaç gündür göremiyorum. Bir diğeri Maraş’ta iş yapan ekibin başında… Birinin ise duymuşsunuzdur beklide iki gün önce Şırnak’ta yakınlarına mayın patlatıldı. O da şimdilik yok. Çelik ekibinin büyük kısmı kaç zamandır Antep’te ekibin küçük kısmı ise Maraş’taki işteler… Bir kısmı da Tarsus’ta iş yürütme çabasındalar…

Anlattığım eski prefabrik yapının da acilen rölevesi alınıp projelerinin çıkarılması ve inşaat keşfinin yapılması gerekli… Eh ne yapalım bir arkadaşımla, birde düz işçi alarak röleve için çıktık yola… Bu kadar uzun uzun anlatıyorum ki sıkışıklığımızı anlayın diye… Bu arada başka bir fabrikadan da arıyorlar, bundan iki ay önce verdiğimiz teklif için cevaplar yetiştirmeye çalışıyorum. Ama benim aklım makasın ölçüsünü nasıl alacağımızda… Lazer metre var makasın alt ölçüsü tamam ama makasın üst ölçüsü kayıp… Bizim düz işçiyi çıkarıyorum güvenli yerlere ama makasın üzerinde yürümesine izin vermiyorum.

Ne yapalım ne yapalım derken benim erkekliğim tuttu ve ben eskiden iyi yürürdüm makas üzerinde diyerek çatıya çıktım. Övünüyorum kendimle, ben askerdeyken filinta gibi her yere iyi tırmanırdım ya da çocukken dut ağacının en tepesindeki dutu almaya çalışırdım sözleri ile kendi kendime güven vermeye çalışıyorum. Bundan on yıl öncede çıkar makas üzerinde yürürdüm çatıda yalan yok. Ama o on yıl önceymiş tabii… Makasın üzerinde bir adım iki adım derken merdiven çıkıyormuş gibi başladım yürümeye… Uzun zamandır da makasta yürümemişim. O da ne bir baktım makasın tepesindeyim. Sen misin geriye dönüp bakan, geriye dönüp bakarken birde aşağı bakan… Zaten şu aralar bir baş dönmesinden muzdaribim. Bir korku aldı beni… Nasıl ineyim diye düşünürken oturdum bir kere… Makasın alt başlığından metreyi tutturdum ve son ölçümü aldım. Yüz kırk beş santim tamı tamına… Ama geriye nasıl gideceğim bilemiyorum. Kaldım mı orada…

Bu arada üniversiteden bir arkadaş aradı hal hatır sormak için… Halimi göz önüne getirip gülebilsin diye komik bir şekilde anlattım makasta kalışımı… Bu arada iş yerinden diğer arkadaş arıyor seramik ustası ile sıkıntısı varmış. Seramik ustasını da aradım. Hepsine cevap yetiştirmeye çalışıyorum ama ben nasıl ineceğim çözüm yok. Diğer arkadaş benim resmimi de çekmeye başladı bu arada… Ben telefonla konuşurken ya ne yapsam, merdiven mi buldursam; yok olmaz o kadar büyük merdiveni şimdi bulamazlar. İtfaiye mi çağırsak yok yok o hiç olmaz millete taklıt oluruz. Neme lazım çatıda kalan sakar mühendisin haberi diye haber yaparlar. Millet zanneder ağaçta kedi kalmış. Bir taş atın kendiliğinden düşer diyen bile çıkar. Neme lazım.

Bildiğim ne kadar dua varsa hepsini okudum. Namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmazmış misali bildiğim dualar çabuk bitti. Zaten değil midir yaratıcının en çok aklımıza gelen zamanı sıkışık olduğumuz zamandır. Böyle bir zamanda Kur’an-ı Kerim bile baştan sona okunabilir ve artık biraz kendime de güven geldi ve genişliği 35 cm’lik (ölçüsünü ben aldım) makas üzerinde korkulu bir gayretle yürüyerek güvenli tarafa ulaşabildim. Ben var ya askerdeyken de çok iyi sürünürdüm. Kısa dönemlerin içerisinde benden iyi sürünen olmaz idi. Neyse bundan da kendime bir pay çıkardım ya sürünmek sanki iyiymiş gibi…

Evet geriye kaldı bir su içip üstümüzü başımızı temizlemek... Ve çırak çıktık makas üzerinde yürümede sizin anlayacağınız… Kaldı banada bu çıraklığı mizah çeklinde sunmak...

Saygılar

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 535
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

2006 itibarıyla 36 yaşında, yolun yarısını geçmiş bir inşaat mühendisiyim. İşim ve ailem herşeyimdir..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster