Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Neslihan ERDOĞDU Serbest

http://blog.milliyet.com.tr/kariyerkoc

11 Eylül '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
840
 

Çırılçıplak olmak

Çırılçıplak olmak
 

Yaşamda; karşısında, çırıl çıplak olduğumuz kaç kişi vardır ?

Kaç kişi için kendimizi farklı gösterme ihtiyacı hissetmeden ”apaçık” olmuşuzdur? Apaçık, şeffaf, gizlisiz saklısız , hesapsız kitapsız, ölçüsüz, biçkisiz. Kaç kişi karşısında savunma kalkanlarımızı açmadan oturabiliriz? Kaç kişi vardır hayatlarımızda ya da var mıdır?

Bu türden “özel” duyguları yaşadığımız insanlardan mı kaynaklanır bu çıplaklık, bizim öz değerlerimizden mi? Yani biz kendini aşabilmiş, kendinin farkında olmanın verdiği özgüvenle mi “çırıl çıplak” kalırız ? Yoksa karşımızdakinin kişilik değerlerinin ve özelliklerinin etkisiyle mi ? Karşımızdakine duyduğumuz güven ve verdiğimiz değer de olabilir…

Çocuklar bir döneme kadar ne kadar “çırıl çıplak”tır. Ne kadar ap açık, ne kadar saf ve yalındır, beğenmek beğendirmek gibi kaygıları yoktur.Akıllarından geçen onlara doğru gelen her şeyi söyleyiverirler, öyle doğaldırlar ki ”.Anne çok çirkin olmuşsun”, “bu sana hiç yakışmamış “, ”ben Ayşe teyzeyi hiç sevmiyorum, Mehmet amca çok kaba” , ben Serpil teyzelere gitmek istemiyorum “ şeklinde tamamen hissettiklerini ortaya koyan söylemlere sahiptirler. Böyle söylemler karşısında biz ne yaparız” aaaa oğlum ayıp öyle denmez”, “sakın kızım bi daha böyle söyleme üzülürüm “, “bazen istemesen de istiyormuş gibi görüneceksin , istemediğin şeyleri de yapacaksın “ diyerek aslında “ ikiyüzlülüğü” öyle güzel kendimiz öğretiyoruz ki…

Sonra da birinin karşısında “açık “, “dürüst”, “hesapsız “, “neyse o olan ” biri olmakta zorlanıyoruz. Açık, dürüst, hesapsız, neyse o olan olmak bir ayrıcalık durumuna düşüyor..

Oysa “orjinalimiz” bu…Bu üstün tuttuğumuz değerlerle yaratılmışız..

Peki böyle özelliklere sahip insanlar ne durumda? Yani toplumsal yaşam bunu ne kadar önemsiyor ve ne kadar takdirle karşılıyor? Çırıl çıplak bulduğumuz insanlar üzerine ne tür giysiler giydiriyoruz, ne tür düşünce kalıplarıyla bu kişilere “sen böylesin ama böyle olmamalısın” diyoruz, bir yandan çırıl çıplak olma kavramını yaratan değerlere alkış tutarken, bir taraftan da elimizin tersiyle itiyoruz onları …Bir taraftan bunları dilimize dolayıp bayrak yaparken, diğer taraftan acı çektiriyoruz bu özelliklere sahip olanlara..Keşke dedirtiyoruz “keşke”..

Hesapsız ve kendini ortaya koyan birine “hayır diyoruz bu beni rahatsız ediyor, sen kendini bana çok açtın, her şeyini biliyorum, bana verdiğin değeri, bana olan sevgini, bana duyduğun her şeyi..hesap karşı tarafta başlıyor bu defa “ böyle yapıyorsa şöyle olabilir, beni şu noktaya getirir, bana zarar verir, önlem almalıyım, sınır koymalıyım.

Mutlak” doğru “var mıdır? Görecelilik tıpkı fizikte olduğu gibi insan ve toplum yaşamında da var mıdır?…Einstein “izafiyet-görecelilik” kanunu doğa bilimleri için ortaya koyduğunda bunun toplumbilim açısından da geçerli olabileceğini düşünmüş müydü? bilinmez ancak , bildiğimiz o ki mutlak “doğru” ve mutlak “iyi”, mutlak “değer”, mutlak” gerçek” sadece inanç sistemlerinde var.İnanç sistemlerinde dogmatik bir kabul ediş bu mutlaklığı yaratıyor zaten…

Belki de güzel bir durum yaratıyor çünkü sorgulamak çok yorucu ve zorlayıcı bir süreç…

Sorgulamadan yaşamayı çok isterdim!!!!, bir yıl öncesine kadar olduğu gibi, işe gidip eve gelip , görev bilinci ile programlandığım şeyleri yaşamak daha mı az yıpratıcıydı?

Sorgulamadan doğal bir kabul edişle yaşamak “kurban” olma duygusu yaratmakta mıydı?

“Kurban” elinden bir şey gelmeden , çaresiz bir kabul edişle yaşama bakma durumu kısaca,

“kurban”lıktan çıkmak belki önemli bir cesaret ve risk alma becerisi gerektiriyor…

Dağlarının, dağlarının ardı,
Nasıl anlatsam...
Ağaçsız, kuşsuz, gölgesiz.
Çırılçıplak,
Vay kurban...
"Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda."
Yiğitlik, sen cehennem olsan da bile
Fedayı kabul etmektir,
Cennet yapabilmek için seni,
Yoksul ve namuslu halka.
Bu'dur ol hikayet,
Ol kara sevda.

Ahmet Arif

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gayet güzel başlayıp, bir resmin henüz kurumadan önemli bir bölümünün süngerle üzerinde geçilmesi, boyaların ve temanın karışık hale getirilmesi gibi bulanık bir finalle bitirilen bu yazı için yorum yazmak da enteresan. Bir şeyler yapılmalı deyip de ne yapılacağını bir türlü kestiremeyen telaşlı, tedirgin, ürkek halinizin sebebi bu yazıda çok açık görülüyor. Bilmem ki bu noktadan sonra asıl bunu sorgular ve aklı ve iradeniz yeteneğinde olan alan içinde GERÇEKle yüzleşir misiniz... Selamlar.

Mehmet Arda 
 08.05.2008 9:14
Cevap :
Mehmet bey saptamalarınız be betimlemeniz çok etkileyici... Zaman içinde bu duygulara kapıldığımız olur..Ben de karşıklıklaırmı yansttığım bu yazı da belki bir özlem ,belçi bir çığlık atmatyadım...Ancak şu gün biliyorum ki benim yaşamış olduğum süreç zor olsa da geliştirici ve içten içe yıllarca istemiş olduğum bir şeydi.....Sorguladım ve bir u dönüşü ile farklılaştırdım yaşamımı...Ama elbette sorgulanacak ve yüzleişlecek çok fazla şey.... Teşekkür ederim::)))  08.05.2008 10:31
 

Çırılçıplak olmak cam ev olmaktır. Dıştan iöersini, içerden dışarsını çok net görmektir. Her şey görüldüğü kadar beyine iletilmeli, önyargılar işin içine girmemelidir. Vestiyere asmadığımız tek şey çıplaklığımızdır.
Elinize sağlık.
Sevgilerimle

Bülent Göncü 
 16.09.2007 16:19
Cevap :
Aynı yerden bakabilenlerin olması insanı daha da yüreklendiriyor... Teşekkürler  16.09.2007 20:29
 

Çoğumuz kendimize karşı bile dürüst ve samimi olamıyoruz. Etrafa karşı yapmacık davranışlarımızı kendi belleğimize yükleyen -önceleri ailemiz de olsa- sonuçta biziz. Yalnız hayat, insan dışındaki canlılar için aslında o kadar doğal da değil. Bu doğallığın bozulması, çarpıtılması anlamına gelmiyor belki ama, bizzat yaratıcı bile bize doğallığımızı değiştiren kurallar koymuş. İnsan olmak belki de bir anlamda bu doğallığa uygun yeni bir yaşam biçimi ortaya koyabilmek... Bu kuralları koyarken kendi bildiğimiz gibi bencilce davranmayalım diye yine kurallar koymuş Tanrı... Sahipsiz değiliz, yalnız değiliz, başıboş hiç değiliz. İnsan olmanın bilinci ve sorumluluğuyla davranışlarımızı düzenlerken, doğaya renk katacak doğal bir güzellik yaratmamız bekleniyor bizden. Bunu başarabildiğimiz ölçüde insanız sanki...

Ahmet YILMAZ 
 15.09.2007 22:10
Cevap :
En doğal halimiz olan çocukluğumuza dönsek...Katkılarınız için teşekkür ederim.  16.09.2007 20:32
 

her şeyin bir bedeli oluyor hayatta. resim değişse de, çekilen sıkıntı değişmiyor. insan idealleri doğrultusunda zahmet çektikçe olgunlaşıyor.

Übeydullah Tanrıöver 
 12.09.2007 20:28
Cevap :
Haklısınız,ödediğimiz bedeller inşallah yerini buluyordur.... Katkılarınız için teşekkür ederim.  16.09.2007 20:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 157
Toplam yorum
: 153
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 825
Kayıt tarihi
: 10.09.07
 
 

HAYAT YÜZ ÇİZGİLERİ YÖNÜNDE İLERLER.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster